Cemil Tugay o rozeti takmasın gazeteciliği birakacağım…
Söyleyeceğimi en başında söyleyeyim.
Muhtemelen bu yazıyı yine yalanlayacak. Yine "Bunların hiçbiri doğru değil." diyecek.
Ama çok net ifade ediyorum, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti ile yürüttüğü sürecin bugün tamamladığını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da bu geçişe onay verdiği ve yakın zamanda Tugay'a AK Parti rozetinin takılacağını öğrendim…
Bu bilgi net…
Eğer Cemil Tugay. AK Parti'ye gitmesin "ben gazetecilik yapmayacağım” buradan söz veriyorum…
Vallahi billahi uzun yıllardır İzmir siyasetini takip ediyorum, İzmir siyasetinde ben böyle bir hikaye görmedim….
Başrolde...
Cemil Tugay.
CHP'den istifa etti.
Giderken ne dedi?
"Yeni bir parti kurulursa Özgür Özel ile birlikte olurum." dedi inandık mı? Tabii ki hayır…
Ben yayınlarda ifade etmiştim, gitmez AK Parti ile flört ediyor…
O açıklamasının ardından ne yaptı…
Özgür Özel'le kaç fotoğraf verdi?
Kaç ortak açıklama yaptı?
Kaç kez yan yana geldi?
Sıfır.
Koskoca bir sıfır.
Sonra ne oldu, benim gibi birçok gazeteci “AK Parti’ye mi geçiyor?” dedi…
Tugay’dan gelen cevap hep aynı: “Yalan, külliyen yalan.”
Peki, gerçek ne?
Cemil Tugay’ın yine doğruyu söylemediği yönünde…
Cemil Tugay’ın İzmir milletvekillerini by-pass ederek Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum üzerinden yürütülen bir sadakat trafiği, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan alınan vize ve takılmaya hazır bir rozet...
İzmir AK Parti teşkilatı ne düşünüyor?
İddiaya göre...
İzmir milletvekillerinin önemli bölümü bu olası geçişten rahatsız.
Haklı bir soru soruyorlar.
İki buçuk yıldır kim mücadele etti?
Kim sokakta siyaset yaptı?
AK Parti teşkilatlerı çalkalanıyor: “Çok yakında!”
Peki, ya İzmir’deki o AK Partili İzmir teşkilatı ve vekiller?
2,5 yıldır sahada dişini tırnağına takan, Tugay’ın en sert eleştirilerine, hatta hakarete varan sözlerine göğüs geren o isimlerin suçu ne?
Bir gecede hepsinin mücadelesini yok saymak...
Siyasetin matematiğini bilmeyen bir anlayışla, teşkilatın altına dinamit döşemek...
Sormak lazım: Bu bir "siyasi zafer" mi, yoksa İzmir AK Parti teşkilatına atılmış büyük bir kazık mı?
Madalyonun diğer yüzünde ise Tugay var.
Başarısızlığı tescilli, ittifak kurduğu partilerle bile geçinmekte zorlanan, tartışmalı bir profil.
AK Parti’nin vizyonuna mı yakışır?
Hayır.
İzmir’deki o yükseliş trendine katkı mı sağlar?
Asla.
Aksine, o yükselişe basılmış en büyük "fren" olur.
Cemil Tugay, AK Parti için bir kazanç değil; olsa olsa ağır bir "yük" olur.
İzmir siyasetini bilenler iyi bilir: Günü kurtarmak için atılan bu tür adımlar, yarın omuzlarda taşınamayacak kadar ağır bir fatura olarak döner.
Merak edilen o büyük soru şu: Cemil Tugay, AK Parti saflarına katıldığında eski evi CHP’de kimi "günah keçisi" ilan edecek?
Kime "bana zorluk çıkardılar" diyecek, kimi "ayağımı kaydırdılar" diyerek hedef tahtasına oturtacak?
İnanın, en çok bunu merak ediyorum.
Çünkü siyaset, yeni limanlara yanaşırken geride bırakılanları suçlamayı pek sever.
Bakalım Tugay’ın okları ilk kimi bulacak?