Dolar 45,1849
%0.16
Euro 52,9646
%0.23
Altın 6.716,090
%1.9
Bist-100 14.393,00
%0.57

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°

AK Parti İzmir’de kabuğunu kırıyor

AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, geçtiğimiz günlerde AK Partili İzmir Büyükşehir Belediye Meclis üyeleriyle bir toplantı yaptı.

Toplantıda ne konuşuldu?

Kim ne dedi?

Hangi başlıklar masaya yatırıldı?

Bunları geçelim.

Çünkü asıl mesele o toplantıda söylenen cümlelerden çok, o toplantının ne anlama geldiği.

Ara satırı okumak lazım. Satır arası şunu söylüyor: AK Parti İzmir’de artık sadece seçimden seçime hatırlanan bir parti olmak istemiyor.

Dahası…

Bunun için sahaya inmiş durumda.

Hem de eski çekingenliğinden uzak bir şekilde.

İzmir, AK Parti için hep zor kale oldu

İzmir kolay şehir değildir.

Siyasetçiyi tartar.

Ölçer.

Biçer.

Kolay kolay da vize vermez.

Nitekim 25 yıldır CHP’nin kalesi olmayı başarmış bir kentten söz ediyoruz.

AK Parti son beş yerel seçimde İzmir’e en güçlü isimlerini sürdü.

Binali Yıldırım…

Nihat Zeybekci…

Hamza Dağ…

Biri Türkiye’nin en başarılı bakanlarından, hatta başbakanlık koltuğuna oturmuş bir isimdi.

Biri eski bakandı.

Biri AK Parti Genel Başkan Yardımcısıydı.

Ama olmadı.

İzmirliler bu isimlere büyükşehir anahtarını teslim etmedi.

Neden?

Çünkü AK Parti, İzmir’de kendini İzmirlilere anlatmayı başaramadı.

Fazla Ankara dili kullandı,İzmir’in ruhunu okuyamadı,kendi seçmeninin dışına çıkmakta zorlandı.

Sonuç değişmedi.

CHP kazandı.

AK Parti baktı.

Ama bu dönem farklı bir tablo var

Şimdi tablo biraz değişmiş görünüyor.

Dikkat edin…

Bu kez AK Parti İzmir’de daha görünür.

Daha hareketli.

Daha özgüvenli.

Daha organize.

Eskiden AK Partili vekiller sokağa çıkarken kırk kere düşünürdü.

Televizyon yayınlarına çıkarken bin kere hesap yapardı.

Bir eleştiri gelir mi?

Bir protesto olur mu?

Bir ters soru sorulur mu?

Diye çekingen davranırlardı.

Ama bu dönem öyle değil.

Sokaktalar.

Ekrandalar.

Meclisteler.

Sahadalar.

Ve açık söyleyelim: Şov yapıyorlar.

Hem de öyle kötü anlamda değil.

Siyasi anlamda şov yapıyorlar.

Görünüyorlar.

Konuşuyorlar.

Tartışıyorlar.

Gündem kuruyorlar.

CHP’li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın bile bazı AK Partili milletvekillerinden etkilendiği, katıldığı televizyon programlarında övgüyle söz ettiği, hatta defalarca teşekkür ettiği İzmirliler gördü…

Bu az şey mi?

Hiç az şey değil.

AK Parti İzmir’de eski ezberini bozuyor

AK Parti İzmir’de yıllarca şu sorun vardı: Herkes kendi küçük alanında siyaset yapardı, herkes kendi ekibinin, kendi çevresinin, kendi dar kadrosunun sınırları içinde kalırdı,parti içi enerji çoğu zaman dışarıya değil, içeriye harcanırdı.

Kim kimin adamı?

Kim kimin ekibinden?

Kim hangi ilçede kime yakın?

Bu sorular, çoğu zaman “AK Parti İzmir’de ne yapıyor?” sorusunun önüne geçerdi.

Şimdi ise başka bir şey var.

En azından görüntü bu.

Bir hareketlenme var.

Bir rekabet var.

Bir görünürlük yarışı var.

Ama bu kez rekabet, partiyi aşağı çeken değil; sahaya iten bir rekabet gibi duruyor.

İlçeler arasında da var bu rekabet.

Milletvekilleri arasında da var.

Meclis üyeleri arasında da var.

Ve açık söylemek gerekirse…

Bu, AK Parti İzmir adına uzun zamandır görülmeyen bir tablo.

Bu tablonun arkasındaki isimlerden biri: Eyyüp Kadir İnan

Gelelim işin en kritik yerine.

Bu yeni dönemin en önemli mimarlarından biri kim?

Bana göre AK Parti İzmir Milletvekili ve AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan.

Neden?

Çünkü kendi milletvekillerinin önünü kesmek yerine önünü açtı.

Rekabet etmek yerine alan açtı, kıskanmak yerine destek verdi.

“Ben görüneyim, diğerleri gölgede kalsın” anlayışıyla değil, “Parti görünsün, ekip büyüsün, herkes sahaya insin” anlayışıyla hareket etti. Bu da sadece milletvekillerinin çalışma azmini artırmadı.

İlçelere de yansıdı.

Teşkilatlara da yansıdı.

Meclis üyelerine de yansıdı. Yani AK Parti İzmir’de uzun zamandır eksik olan o duygu yeniden canlanmaya başladı: Birlikte siyaset yapma duygusu.‘Onun bunun adamı’ dönemi kapanıyor...

AK Parti İzmir’de yıllarca en büyük sorunlardan biri buydu.

Partililik duygusunun önüne isimler geçerdi, kişisel ekipler, parti kimliğini gölgelerdi.

Birinin adamı olmak, bazen AK Partili olmaktan daha belirleyici hale gelirdi.

İşte bu dönem sanki o anlayış yavaş yavaş geride kalıyor.

En azından görüntü böyle.

Artık sahada şu hava var: “Ben falancanın adamıyım” değil…

“Ben AK Partiliyim.”

Bu duygu önemli.

Siyaset, sahadaki aidiyet duygusuyla kazanılır.

AK Parti İzmir’de bugün hissedilen şey biraz da bu.

Bu nedenle Ceyda Bölünmez Çankırı’nın yaptığı toplantı bu nedenle önemli?

 Çankırı’nın Büyükşehir Belediye Meclis üyeleriyle yaptığı toplantıya bu gözle bakmak lazım, bu sadece rutin bir toplantı değil.

Bu, AK Parti’nin İzmir’de yerel siyaseti daha sıkı takip etme hamlesidir.

Bu, meclis üyelerini daha görünür kılma çabasıdır.

Bu, CHP’li Büyükşehir yönetimini daha organize bir muhalefetle sıkıştırma arayışıdır.

Bu, “Biz buradayız” deme biçimidir.

Ve belki de en önemlisi…

Bu, AK Parti’nin İzmir’de artık sadece seçim zamanı değil, seçim aralarında da siyaset yapmaya başladığının göstergesidir.

CHP rahat mı? Bence değil

CHP İzmir’de hala güçlü.

Bunu kimse inkar edemez.

Ama CHP’nin gücü, AK Parti’nin zayıflığından da besleniyordu.

AK Parti görünmez oldukça CHP rahat ediyordu.

AK Parti sahaya inmediği sürece CHP hata yapsa da bedel ödemiyordu.

AK Parti kendi içinde boğuldukça CHP kalesinde huzurla oturuyordu.

Ama şimdi tablo değişiyor.

AK Parti sahaya indikçe…

CHP’nin hataları daha görünür oluyor.

Cemil Tugay’ın her gerilimi, her polemiği, her çıkışı daha fazla tartışılıyor.

AK Parti vekilleri bu boşlukları kullanıyor.

Meclis üyeleri bu alanlara giriyor.

Teşkilatlar bu başlıkların peşine düşüyor.

Yani CHP artık eskisi kadar yalnız oynamıyor.

Karşısında daha diri, daha görünür, daha istekli bir AK Parti var.

İzmir’de siyaset yeniden kuruluyor

Şunu net söyleyelim: AK Parti İzmir’i kazanır mı, kazanamaz mı?

Bu ayrı mesele.

İzmir’in siyasi kodları kolay değişmez.

CHP’nin sosyolojik üstünlüğü hala ortada.

Ama AK Parti’nin İzmir’de siyaset yapma biçimi değişirse, dengeler de değişir.

Çünkü İzmir’de mesele sadece oy almak değildir.

Mesele güven vermektir.

Mesele İzmirliyle aynı dili kurabilmektir.

Mesele tepeden bakan değil, şehrin içine karışan siyasetçi profili yaratabilmektir.

Bugün AK Parti İzmir’de bunu deniyor.

Sokakta daha çok var, ekranda daha çok var, mecliste daha çok var, ve gündemde daha çok var.

Ve en önemlisi: Kendi içinde eskiye göre daha koordineli bir görüntü veriyor.

Son söz

Ceyda Bölünmez Çankırı’nın toplantısını sıradan bir siyasi buluşma gibi okuyan yanılır. Bu toplantı, AK Parti İzmir’de yeni dönemin işaret fişeklerinden biridir.

Çünkü artık AK Parti İzmir’de sadece aday açıklayan, kampanya yapan, seçim gecesi sonucu bekleyen bir parti görüntüsünden uzaklaşıyor.

Sahaya iniyor.

Konuşuyor.

Gündem kuruyor.

Kendi kadrolarını parlatıyor.

Ve belki de en önemlisi…

Yıllardır kaybettiği o duyguyu yeniden hatırlıyor: Takım olma duygusunu.

İşte CHP’nin asıl dikkat etmesi gereken yer tam da burası.

Çünkü İzmir’de AK Parti’nin en büyük eksiği aday değil, kadro ruhuydu.

Eğer o ruh gerçekten geri geliyorsa…

CHP için artık eski rahat günler geride kalıyor demektir.

Ceyda Bölünmez Çankırı faktörünü de es geçmeyelim...

Tabii burada bir kişinin performansını da unutmamak lazım.

Hakkını teslim etmek lazım.

Ceyda Bölünmez Çankırı.

AK Parti’nin İzmir’de son dönemde en görünür vitrinlerinden biri oldu.

Sadece Meclis’te değil…

Sadece basın açıklamalarında değil…

Sadece protokol fotoğraflarında değil…

Sokakta.

Alanda.

Esnafın yanında.

Vatandaşın arasında.

Kriz anlarında.

Tartışmalı başlıklarda.

Kentin sıcak gündeminde.

Ceyda Bölünmez Çankırı, İzmir’de AK Parti adına sahaya basan, temas kuran, görünürlük sağlayan isimlerin başında geliyor.

Kadın siyasetçi olmasının getirdiği avantajı da doğru kullandığını söylemek lazım.

Çünkü İzmir gibi şehirlerde siyaset sadece kürsüden yapılmaz.

İzmir’de siyaset biraz da temasla yapılır.

Biraz da mahalleyle yapılır.

Biraz da sahada görünmekle yapılır.

Biraz da insanın gözünün içine bakarak konuşmakla yapılır.

İşte Vekil Çankırı bunu yapıyor.

Çalışıyor.

Dolaşıyor.

Görünüyor.

Gündeme giriyor.

Gündem kuruyor.

Ve en önemlisi…

AK Parti’nin İzmir’de yıllardır eksik kaldığı o “sahici temas” meselesini güçlendirmeye çalışıyor.

Bu çabanın AK Parti’ye ciddi katkı sağlayacağı açık.

Çünkü İzmir’de seçmen artık sadece parti amblemine bakmıyor.

Kimin çalıştığına bakıyor.

Kimin sahada olduğuna bakıyor.

Kimin kentle bağ kurduğuna bakıyor.

Ceyda Bölünmez Çankırı’nın çalışkanlığı, enerjisi ve sahadaki ısrarı AK Parti’nin İzmir’deki görünürlüğünü artıran en önemli unsurlardan biri haline geldi.

O yüzden AK Parti İzmir’de yeni bir hareketlilikten söz ediyorsak…

Bu tablonun içinde Ceyda Bölünmez Çankırı’nın emeğini de ayrı bir yere koymak gerekir.

Çünkü bazı siyasetçiler vardır, sadece partilerinin oyunu taşır.

Bazı siyasetçiler vardır, partilerine alan açar.

Çankırı’nın bugün yaptığı tam da bu: AK Parti’ye İzmir’de alan açıyor.