Dolar 45,6152
%0.06
Euro 53,0474
%0.01
Altın 6.610,150
%-0.76
Bist-100 13.634,00
%-2.69

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°

Çağatay Güç’ün gölgeden çıkışı: CHP İzmir’de kara kedi mi, siyasi uyanış mı?

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç…

Kongrede seçildi.

Ama nasıl seçildi?

Rakipsiz.

Rekabetsiz.

Heyecansız.

Tartışmasız.

Yani sandıktan çıktı çıkmasına ama örgütün gönlünden aynı hızla çıktığını söylemek biraz zor.

Çünkü daha ilk günden üzerine bir etiket yapıştırıldı:“Emanetçi başkan.”

Kimine göre Cemil Tugay’ın desteğiyle geldi.

Kimine göre Tugay’ın gölgesinde kaldı.

Kimine göre de il başkanlığı koltuğuna oturdu ama o koltuğun ağırlığını henüz hissettiremedi.

Peki bu algının temel nedeni neydi?

Çok basit: Çağatay Güç’ün, Cemil Tugay döneminde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde genel sekreter yardımcılığı yapmış olması.

Yani örgüt şunu düşündü: “Bu il başkanı, örgütün mü başkanı olacak, yoksa Büyükşehir’in mi?”

İşte mesele tam olarak burada başladı.

SESSİZ KALDI, DİNLEDİ, İZLEDİ

Çağatay Güç uzun süre konuşmadı.

Sert çıkışlar yapmadı.

Meydan okumadı.

Örgüt içindeki eleştirilere yüksek perdeden yanıt vermedi.

Cemil Tugay’ın parti içinde yarattığı polemiklerin tam ortasında kalmamaya çalıştı.

Bir yandan Büyükşehir Belediye Başkanı’yla olan geçmişi…

Bir yandan örgütün giderek büyüyen rahatsızlığı…

Bir yanda “emanetçi” eleştirileri…

Bir yanda “bakalım kendi iradesini gösterebilecek mi?” soruları…

Kolay bir süreç değildi.

Ama görünen o ki Çağatay Güç bu süreçte en azından bir şey yaptı:

Dinledi.

Örgütü dinledi.

Eleştirileri dinledi.

Rahatsızlığı ölçtü.

Parti içindeki tansiyonu tarttı.

Ve anlaşılan o ki artık sadece dinlemekle yetinmeyeceği bir döneme girdi.

ÖRGÜT RAHATSIZ, GÜÇ SESSİZ DEĞİL

Son günlerde CHP kulislerinde konuşulanlara bakılırsa…

Çağatay Güç artık Cemil Tugay konusunda daha açık konuşmaya başlamış.

Bazı örgüt toplantılarında Tugay’ın yaptığı bazı yanlışları eleştirdiği ifade ediliyor..

Bu önemli.

Çünkü bu sadece iki isim arasındaki bir “soğukluk” meselesi değildir.

Bu, CHP İzmir’de il başkanlığı makamının nerede duracağı meselesidir.

İl başkanı, Büyükşehir Belediye Başkanı’nın siyasi gölgesinde mi kalacak?

Yoksa örgütün sesini Büyükşehir’e taşıyan bağımsız bir siyasi aktör mü olacak?

Mesele budur.

Bazıları hemen “aralarına kara kedi girdi” diyecektir.

Ben o kadar basit bakmıyorum.

Bence mesele kara kedi meselesi değil.

Bence mesele şudur: Çağatay Güç, genel merkezden de gelen bazı uyarıları dikkate almış olabilir.

Çünkü CHP’de artık herkes şunu görüyor: İzmir örgütü sürekli gerilim, polemik ve kişisel çıkışlarla yönetilemez.

Parti örgütü, belediye başkanının günlük siyasi öfkesine göre hizalanamaz.

İl başkanlığı makamı da sadece protokolde fotoğraf veren bir makam olamaz.

“KİMSENİN ADAMI OLMAZ” DİYENLER HAKLI MI ÇIKIYOR?

Başkan Güç’ü yakından tanıyanlar, daha ilk günden şunu söylüyordu: “Bekleyin. Başkan kimseyi dinlemez. Kimsenin adamı olmaz. Zaman içinde il başkanlığı koltuğunu doldurur. Emanetçi olmadığını herkes görür.”

O gün bu sözler bana biraz iddialı gelmişti.

Çünkü siyaset böyledir.

Bir isim birinin desteğiyle gelirse, uzun süre o desteğin gölgesinden kurtulamaz.

Hele İzmir gibi örgüt hafızası güçlü bir şehirde bu daha da zordur.

Ama bugün geldiğimiz noktada şunu söylemek mümkün:

Çağatay Güç, o gölgeden çıkmak için ilk işaretleri vermeye başladı.

Henüz büyük bir kopuş yok.

Henüz sert bir restleşme yok.

Henüz açık bir siyasi meydan okuma yok.

Ama bir yön değişikliği var.

Bir mesafe koyma hali var.

Bir “ben sadece Büyükşehir’in uzantısı değilim” deme çabası var.

Bu da CHP İzmir açısından hafife alınacak bir gelişme değildir.

TUGAY’IN GÖLGESİNDEN ÇIKARSA…

Cemil Tugay’ın CHP İzmir örgütüyle yaşadığı gerilimler artık sır değil.

Partililerle yaşanan polemikler…

Meclis grubu içindeki rahatsızlıklar…

Örgütte biriken huzursuzluk…

Belediye yönetimindeki sert dil…

Bunların hepsi il başkanlığını da zorlayan başlıklar.

Başkan Güç uzun süre bu tabloya mesafeli durmaya çalıştı.

Ama siyaset boşluk kaldırmaz.

Bir noktadan sonra ya örgütün yanında durursunuz ya da gölgenin içinde kaybolursunuz.

Güç’ün önündeki yol da tam burada ayrılıyor.

Eğer Cemil Tugay’ın gölgesinden çıkarsa…

Eğer örgütle gerçek bir bağ kurarsa…

Eğer sadece dinleyen değil, gerektiğinde tavır koyan bir il başkanı olursa…

Eğer İzmir örgütünün hakkını koruyan, belediye başkanları karşısında il başkanlığı makamının ağırlığını hissettiren bir çizgiye oturursa…

O zaman başka bir şey konuşmaya başlarız.

Neyi mi?

Çağatay Güç’ün İzmir siyasetinde geleceğini…

Hatta daha da açık söyleyelim: CHP’nin ilerideki en güçlü Genç İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adaylarından biri olup olmayacağını.

Bunu ben uydurmuyorum.

CHP içinde bunu şimdiden dillendirenler var.

İZMİR SİYASETİNDE YENİ BİR AKTÖR DOĞAR MI?

Uzun yıllardır politikayı takip eden biri olarak şunu net söyleyebilirim: İzmir’de örgütü arkasına almadan büyük siyaset yapılmaz.

Büyükşehir Belediyesi önemli bir güçtür.

Ama CHP’de örgüt hala belirleyicidir; Sokakta, mahallede, ilçede, sandıkta, delegede karşılığı olmayan hiçbir siyasi hamle uzun ömürlü olmaz.

Başkan Güç bunu anlamaya başlamış görünüyor.

Belki geç kaldı.

Belki fazla sustu.

Belki ilk dönemde “emanetçi” algısını kırmakta zorlandı.

Ama siyaset bazen böyle işler.

Önce dinlersiniz.

Sonra anlarsınız.

Sonra pozisyon alırsınız.

Asıl mesele, o pozisyonu ne kadar cesur ve tutarlı sürdürebildiğinizdir.

SON SÖZ

Başkan Güç için artık kritik dönem başladı.

Ya Cemil Tugay’ın gölgesinde anılan bir il başkanı olarak kalacak…

Ya da CHP İzmir örgütü içinde kendi ağırlığını koyan, kendi çizgisini oluşturan, kendi siyasi geleceğini inşa eden bir aktöre dönüşecek.

Benim gördüğüm şu: Başkan Güç, gölgeden çıkmanın sinyalini verdi, bu sadece küçük bir kıpırdanma mı?

Yoksa CHP İzmir’de yeni bir siyasi yürüyüşün başlangıcı mı?

Ne diyelim…

Zaman her şeyin ilacı.

Ama bazen zaman sadece iyileştirmez.

Kimin gerçekten siyasetçi, kimin sadece emanetçi olduğunu da ortaya çıkarır.