Dolar 46,4443
%-0.02
Euro 53,2840
%0.12
Altın 6.200,118
%-1.38
Bist-100 14.734,50
%-0.63

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°

İnan noktayı koydu: Tugay krizi değil, CHP belediyeciliğinin iflası

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın CHP üyeliğinden istifası, İzmir siyasetinde yeni bir perde açtı.

Ama açık konuşalım…

Bu mesele sadece Cemil Tugay meselesi değildir.

Bu mesele, sadece bir belediye başkanının partisinden kopması da değildir.

Bu mesele, 25 yıldır “CHP’nin kalesi” diye tarif edilen İzmir’de, belediyecilik hizmetlerinin geldiği hazin noktanın artık saklanamaz hale gelmesidir.

Seçimde Tugay’ın rakibi olan Hamza Dağ, "İstifa yetmez, belediye başkanlığını da bıraksın" dedi.

 Haklı mı?

Kendince haklı.

Ancak bu açıklama, AK Parti’ye uzun vadede devasa bir siyasi alan açmaz. Çünkü Tugay gitse, yerine bir başkası gelse de AK Parti için İzmir’deki denklemin özü değişmeyecek. Sadece günübirlik bir siyasi gol atılmış olur, o kadar…

İşte tam bu noktada sahneye AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan çıkıyor. İnan’ın yaptığı açıklama, sadece bir reaksiyon değil, tam anlamıyla bir "stratejik masterclass" örneğidir.

Ne diyor İnan?

"Bu istifa, İzmir için CHP belediyeciliğinin çöküş itirafıdır. Rozetliyken fayda sağlamayanın, bağımsızken derman olması beklenemez."

Bakın, bu cümle sıradan bir polemik cümlesi değil. İnan, faturayı Cemil Tugay’ın şahsına kesip meseleyi küçültmüyor. Tam tersine, hedef büyüterek 25 yıllık CHP yönetiminin tam alnının ortasından vuruyor. Meseleyi kişisel bir kriz olmaktan çıkarıp, kurumsal bir iflas olarak çerçeveliyor. "Sorun kişide değil, sistemde" diyor.

Müthiş bir siyasi zeka!

Eyyüp Kadir İnan, AK Parti Genel Sekreteri olduktan sonra İzmir muhalefetine yepyeni, dinamik ve ezber bozan bir soluk getirdi. Bunu ben söylemiyorum, rakamlar ve somut gelişmeler söylüyor.

İnan’ın İzmir’de kurduğu bu barajın etkileri çoktan Ankara’ya, CHP Genel Merkezi’ne ulaştı.

Siyasette bir kural vardır: Eğer ana muhalefet partisinin genel başkanı, her hafta kürsüden ya da miting meydanlarından doğrudan sizi hedef alıyorsa, CHP grup başkanvekilleri durup dururken size sataşmak zorunda hissediyorsa...

Siz doğru yoldasınız demektir!

CHP Lideri Özgür Özel’in neredeyse her konuşmasında Eyyüp Kadir İnan’ı radarına alması, İnan’ın İzmir’de yakaladığı o büyük siyasi başarının, CHP’yi nasıl paniklettiğinin en çarpıcı belgesidir.

 

Türkiye genelinde de konuşuluyor.

Ve siyaset açısından bakıldığında bir muhalefetin başarısı tam olarak budur.

Kendi gündemini rakibine konuşturabilmek.

Rakibini kendi sahasına çekebilmek.

Bugün Cemil Tugay'ın CHP'den istifası elbette önemli bir gelişmedir.

Ama daha önemlisi, bu istifanın İzmir'de çeyrek asırlık CHP iktidarı hakkında ne anlattığıdır.

Eyyüp Kadir İnan'ın açıklaması da tam olarak bu noktaya işaret ediyor.

Bir belediye başkanının rozetini değil...

25 yıllık bir siyasi hikâyenin yorgunluğunu sorguluyor.

Ve galiba CHP açısından asıl rahatsız edici olan da bu.

nan’ın açıklamasındaki en kritik yer ise umutsuzluğa yer bırakmayan o kapanış: "Kimse umutsuzluğa kapılmasın, İzmir’de biz varız." Bu, seçmene verilen çok güçlü bir alternatifsizlik mesajıdır. Rakibin darmadağın olduğu, kendi içinde istifalarla boğuştuğu bir anda, İzmirlilere "Burada sapasağlam duran, hizmete hazır bir kadro var" diyerek psikolojik üstünlüğü tamamen ele geçiriyor.

İzmir’de artık eski ezberler sökmüyor. CHP’nin "Ceketimizi assak seçiliriz" konfor alanı, Eyyüp Kadir İnan’ın kurduğu o akılcı, yıpratıcı ve vizyoner muhalefet stratejisiyle darmadağın olmuş durumda.

Eyyüp Kadir İnan'ın açıklaması’nda tam olarak bir belediye başkanının rozetini değil... 25 yıllık bir siyasi hikayenin yorgunluğunu sorguluyor, ve galiba CHP açısından asıl rahatsız edici olan da bu.