Gözlerinin içine baka baka: İzmir’de bir ezber nasıl yıkıldı?
İzmir’de uzun zamandır böyle bir siyasi sahne izlememiştik.
Kürsüde AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan vardı.
Salonda CHP’li milletvekilleri vardı.
Konu İzmir’di.
Konu yıllardır tekrarlanan o meşhur muhalefet ezberiydi:
“Satacaklar.”
“Peşkeş çekecekler.”
“Yandaşlara verecekler.”
Eyyüp Kadir İnan çıktı.
Lafı dolandırmadı, doğrudan CHP sıralarına döndü, gözlerinin içine baka baka sordu: “Nerede peşkeş?”
Ve salonda derin bir sessizlik oldu.
Çünkü bazen bir soru, uzun uzun yapılan bütün siyasi konuşmalardan daha ağır düşer.
BİRİNCİ EZBER: ELEKTRİK FABRİKASI
Ne dediler?
“Yandaşlara verilecek.”
“Peşkeş çekilecek.”
“İzmir’in malı elden gidiyor.”
Peki, ne oldu?
Elektrik Fabrikası, İzmir Valiliği’ne tahsis ediliyor.
Alsancak’a, esnafa, İzmir’e kazandırılacak bir eser olarak yeniden gündeme geliyor.
İnan kürsüden soruyor: “Nerede peşkeş?”
Cevap?
Yok.
İtiraz?
Yok.
Savunma?
O da yok.
Sadece sessizlik.
İKİNCİ EZBER: İZMİR LİMANI
CHP İzmir Limanı için de aynı buna benzer açıklamalar geldi… Ne dediler; “Araplara satılacak,İzmir elden gidiyor, büyük operasyon var” açılamaları…
Sonra ne çıktı?
Türkiye Varlık Fonu ve yerli sermaye üzerinden milyarlık altyapı yatırımı…
Yine aynı yerde yakalandı…
ÜÇÜNCÜ EZBER: ÇEVRE YOLU
Bir de çevre yolu meselesi var. Ne dedi CHP’li siyasetçiler, “Özelleştirilecek, ücretli olacak, vatandaş mağdur edilecek.”
AK Partili Eyyüp Kadir İnan kürsüde buna da noktayı koydu: “Müthiş iddia değil, müthiş yalan.”
Aslında cümle bu kadar basit…
Ama etkisi büyük…
Çünkü İzmir’de yıllardır CHP’li siyasetçilerin bazı iddialar hiç sorgulanmadan dolaşıma sokuluyordu.
İnan o gün kürsüde CHP’ye sadece cevap vermedi, O iddiaların konforunu da dağıttı.
ASIL BOMBA: “BİZE YENİ MUHATAP VERİN”
Fakat toplantının asıl çarpıcı yeri burası değildi.
Asıl siyasi deprem, CHP’nin zayıf halkası Cemil Tugay üzerinden yaşandı.
Eyyüp Kadir İnan dedi ki: “Hükümetle ilgili bir sorun olduğunda biz bunu emir telakki edip bizzat ilgileniyoruz. Ama söz konusu belediye olunca, muhatap bulamıyorum. Kendi gölgesiyle bile kavga eden bir büyükşehir belediye başkanı... Madem bu arkadaş sınıfta kaldı, bize yeni muhatap verin.”
İşte bu cümle, salona bomba gibi düştü.
Çünkü bu sözün ardından herkesin gözü CHP sıralarına döndü.
Bir CHP’li vekil çıkıp şunu diyebilirdi: “Hayır, Cemil Tugay sınıfta kalmadı.”
Bir başkası diyebilirdi ki: “Biz başkanımızın arkasındayız.”
Bir diğeri ayağa kalkıp itiraz edebilirdi.
Ama olmadı.
Ne bir itiraz geldi.
Ne bir savunma.
Ne de Cemil Tugay’a sahip çıkan güçlü bir çıkış.
CHP’NİN KALESİNDE GARİP BİR SESSİZLİK
İzmir yıllardır CHP’nin kalesi.
Bunu herkes biliyor.
Ama mesele artık şu: Kale ayakta mı, yoksa surlardan taşlar mı dökülüyor?
Çünkü bir şehirde iktidar olmak başka şeydir.
O şehri yönetebilmek başka şeydir.
Bir kenti seçim kazanarak almak başka şeydir.
O kentin sorunlarına çözüm üretmek başka şeydir.
CHP İzmir’de uzun yıllar “burası bizim” rahatlığıyla siyaset yaptı.
Ama artık o rahatlık çatırdıyor.
Çünkü artık karşılarında sadece eleştiren değil, sahada hamle yapan, dosya dosya gelen, kürsüde doğrudan hesap soran bir siyaset dili var. AK Parti’nin en yetkili kurmayı, Eyyüp Kadir İnan’ın yaptığı tam da bu.
Korku cümlelerini tek tek alıyor.
Sonra da soruyor: “Nerede peşkeş?”
Bu soru sadece bir polemik sorusu değil.
Bu soru, İzmir’de yıllardır kullanılan bir ‘siyasi’ ezberin duvara çarpma sesidir.
CEMİL TUGAY’IN EN BÜYÜK SORUNU AK PARTİ DEĞİL
Burada Cemil Tugay açısından da acı bir tablo var.
Çünkü Tugay’ın en büyük sorunu artık AK Parti’nin eleştirileri değil, kendi partisinin sessizliği.
Kendi vekillerinin onu savunmakta isteksiz kalması…
Bir belediye başkanı için bundan daha vahim ne olabilir?
Muhalefet seni eleştirir, normaldir, rakiplerin üzerine gelir, siyasetin doğasıdır.
Ama kendi mahallenden güçlü bir sahiplenme gelmiyorsa...
İşte orada sorun büyüktür.
Hem de çok büyüktür.
TABU YIKILDI
İzmir’de bir tabu yıkıldı.
O tabu şuydu:
CHP ne derse doğrudur.
CHP kimi suçlarsa suçludur.
CHP “peşkeş” derse peşkeştir.
CHP “satış” derse satıştır.
Artık değil.
Yani anlayacağınız, Eyyüp Kadir İnan o gün sadece konuşma yapmadı.
İzmir siyasetinde ezber bozdu.
CHP’nin yıllardır arkasına saklandığı “korku duvarına” sert bir yumruk attı.
Ve o gün İzmir’de manşet şuydu: Eyyüp Kadir İnan sordu, CHP sustu.