'CHP sokağında sonu gelmeyen bekleyiş'
1970’li yıllarda sosyal demokrat dostlarımızla hafta sonları buluşarak doyumsuz sohbetler ettiğimiz Karşıyaka İskelesi karşısındaki tarihi Atlas Sinemasının giriş holündeki Santral Kahvesi, Karşıyaka’nın unutulmaz mekânlarından biriydi.
Buraya her gelişimde, etrafı camekânla çevrili küçük çay ocağının duvarında yıllardır hep aynı yerde asılı duran CHP Genel Başkanı Sayın Bülent Ecevit’in, kırmızı bir fon üzerindeki büyük boy posteri gözüme ilişirdi hep.
O yıllarda sosyal demokratların ikonu olan bu ünlü posterin üzerindeki, “Umudumuz Ecevit” yazısı İrlandalı ünlü yazar Samuel Beckett’in “Godot’yu beklerken” adlı oyunundaki, Godot’tan farkı yoktu.
Bu oyunda Godot, kendisini bekleyenlere, bir ulak vasıtasıyla her gün bir sonraki gün geleceğinin haberini gönderiyordu. Fakat hiçbir zaman gelmeyecekti. Sanki gelecekmiş gibi her gün kendisini beklettiriyordu.
+ + +
1977 Milletvekili Genel Seçimlerine gidilirken adı dağa taşa, “Umudumuz Ecevit” ve “Karaoğlan” diye yazılan CHP Genel Başkanı Sayın Bülent Ecevit’in, bu seçimde partisinin kazandığı 213 milletvekili tek başına hükümet kurmasına yetmiyordu.
Siyasi tarihimizin unutulmazları arasına giren ünlü Güneş Motel’de, günlerce süren görüşmelerin sonunda 13 bağımsız milletvekiline altın tepsi içinde bakanlık payesi veren Sayın Bülent Ecevit, hükümeti tek başına kurarak Başbakan oldu.
Bağımsız milletvekillerine ödül gibi verilen 13 bakanlık karşısında bu hükümetin kurulması, CHP’lilerin için yıllarca sürecek bir hüsranın başlangıcı oldu ne yazık ki.
Altı ay sonra TBMM’de boşalan 6 Milletvekili için yapılan Ara Seçimlerini CHP 6–0 kaybedince, duygusal bir çöküntü içine giren Sayın Bülent Ecevit, sürpriz bir kararla Başbakanlıktan istifa edince sosyal demokratların umutları başka baharlara kaldı.
+ + +
Tarihler 10 Mayıs 2010’u gösteriyordu. CHP’nin 33. Kurultayı öncesi CHP Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal’ın Genel Başkanlığından istifa etmesinin ardından Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığına aday olduğunu açıklaması kamuoyunda büyük bir heyecan yaratmıştı.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını ilan etmesiyle ulusal medyanın önemli bir bölümü, CHP’nin oy oranının yüzde 40’lara tırmandığını ve “Gandi” gibi büyük bir liderin ayak seslerini manşetlerine taşımıştı.
Kurultay konuşmasını, özenle hazırlanmış bir manifesto niteliğindeki yazılı bir metinle yapması beklenen Sayın Kılıçdaroğlu’nun, beklentilerinin aksine irticalen yaptığı konuşma, Kurultay öncesi CHP’nin yüzde 40’lara fırlayan oy oranını bir balon gibi söndürmüş ve CHP’nin sonraki yıllarda yapılan birçok seçimi yüzde 25 sendromuyla bir kaybetmesine neden olmuştu.
+ + +
Günümüze gelince,
5 Kasım 2023’deki 38. Olağan Kurultayda değişim rüzgârıyla CHP Genel Başkanlığına seçilen Sayın Özgür Özel, halka güven veren söylemleriyle CHP’nin yıllar sonra yeniden tek başına iktidar olma şansını gerçeğe dönüştürme şansını yakalamıştır.
Önceki yıllarda önemli görevler üstlenmiş kimi CHP’li siyasilerin, tek başına iktidarını engellemek için CHP’nin yoluna dinamit döşeme gayretleri, sosyal demokratların kaderi olmamalıdır.
Değişim rüzgârını arkasına alan CHP Genel Başkan Sayın Özgür Özel ve arkadaşları, CHP’nin, yıllardır yakasına yapışan ve sürekli seçim kaybetmesine neden olan makûs talihini ters yüz etmelidir.
+ + +
Sözün Özü;
“Parti içi demokrasi söyleminin yıllardır bir efsaneden öteye geçmeyen CHP’de “Mahalle delegesi seçilemezsiniz, ama Milletvekili seçilebilirsiniz. İl başkanı, İlçe Başkanı seçilebilirsiniz, ama Milletvekili seçilemezsiniz. Başka bir partinin üyesiyken eleştirdiğiniz CHP’ye gelip, üç gün sonra Milletvekili seçilebilirsiniz.”
Evet, her şeyden önce CHP’de bu algının değişmesi gerekir.