Dolar 43,9597
%0.02
Euro 51,2642
%-0.32
Altın 7.513,830
%-0.3
Bist-100 13.290,00
%-0.42

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°

'Biz birbirimizi yiyeceğiz'

Karşıyaka’nın sevilen siyaset insanı Av. Rıfat Özer’in bürosuna ne zaman gelsem; masasının üstündeki, gözleri bir mendille kapalı, bir elinde kılıç bir elinde terazi bulunan adaletin timsali Themis’in minyatür heykeli gözüme ilişir ve “Ben hiç bir koşulda, asla değişmeyen bir tarafsızlığın tanrısıyım” diyen gizemli sesini duyar gibi olurum hep. 

1965’li yıllardan beri neredeyse bir ömür boyu yer aldığım kısa çöple uzun çöpün, çağlar boyu sürüp gelen mücadelesinde, Themis’in adaleti göz ardı edildiği sosyal yaşamımızda, baş gösteren çıkar çatışmaları, pek çok kişinin ahlaki yönden çürümesine neden olmuştur.

İzmir’de siyasetin gizemli sokaklarında masumane bir umudun peşinden koşarken, güzelim sonbahar akşamlarında, Pasaport’taki CHP İzmir eski İl Binasının altındaki tarihi Rıhtım Kahvesinde dostlarımızla bol telveli Türk kahvesi içmek varken, neredeyse ömür boyu bir idealin peşinden koşmuş olmaktan pişmanlık duymadım hiçbir zaman.
 
Tek tesellimiz, belki kırk, belki de daha fazla yıldan beri arkadaşlığını ve sımsıcak dostluğunu bizden hiçbir zaman esirgemeyen, İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Rifat Özer’in ağabeyimizin doyumsuz sohbetiyle, şimdi yerinde yeller esen Pasaport’taki CHP İl Binasının altındaki Rıhtım Kahvesindeki gibi Karşıyaka’nın tarihi sokaklarında bir kafede bol telveli Türk kahvesinin her zaman bizi beklemesiydi. 

                                                  +   +   +

Günümüze gelince, önceki yıllarda CHP’nin apoletiyle görevler üstlenmiş bu nedenle gurur veren ikbal günleri yaşayan kimi dostlarımız, bugünlerde yeniden düşlediği o ikbal günlerinin özlemi için yangına körükle gider gibi henüz daha iki yılını bile tamamlamamış İzmir’in CHP'li belediyelerine yönelik yıkıcı eleştirilerine üzülmemek elde değil.

Türk siyasi yaşamının ünlü devlet adamı SHP Genel Başkanı Sayın Erdal İnönü, bir gün Ankara’da partisinin önde gelen yöneticileriyle öğle yemeği için gittiği lokantada yanına gelen garson’un “Ne almak istersiniz efendim?” sorusuna, “Teşekkürler; biz birbirimizi yiyeceğiz.” diye cevap verir. 

SHP’deki hizipçiliğe bu ironiyle gönderme yapan İnönü haklıydı. Bütün iyi niyetine rağmen parti içi demokrasi ilkesinden ve sosyal demokrasiye olan inancından taviz vermemek için sonunda “Ne haliniz varsa görün.” diyerek SHP Genel Başkanlığından istifa etti.

Parti içi demokrasi söyleminin, hiçbir zaman bir efsaneden öteye geçmeyen CHP'de, mahalle delegesi seçilemezsiniz ama milletvekili seçilebilirsiniz. İl başkanı, ilçe başkanı seçilebilirsiniz ama milletvekili seçilemezsiniz. Hatta üç gün önce, başka bir partideyken, yerden yere vurup eleştirdiğiniz CHP’ye gelip, üç gün sonra CHP’den milletvekili seçilebilirsiniz. 

Sonra kalkıp, yana yakıla nutuklar atarız; "CHP neden iktidar olamıyor?" diye. Ne yazık ki, kendi kendimizi kandırdığımızın bile farkında bile değiliz…