Dolar 46,9849
%0.18
Euro 53,7273
%-0.01
Altın 6.174,667
%-0.7
Bist-100 14.339,83
%1.66

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°

Kılıçdaroğlu’nun ekibi İzmir’de sokağı nasıl ele geçirdi?

Şunu en baştan, gayet net ve altını çize çize söyleyeyim: Ben, o meşhur “mutlak butlan” kararıyla yeniden CHP Genel Başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu’nu en sert, en acımasız eleştiren gazetecilerden biriyim. Kendisine karşı zerre kadar sempatim olduğunu da söyleyemem.

yayınlarımı takip edenler  iyi biliyor...

Fakat yiğidi öldürüp hakkını teslim etmemiz gereken bir tablo var karşımızda.

Kılıçdaroğlu o koltuğa yeniden oturduğundan beri, özellikle sosyal medyada muazzam bir fırtına kopartılıyor: “Sokağa çıkamaz! İnsan içine karışamaz!”

Bu, öylesine söylenmiş bir laf değil. Sistematik bir biçimde slogan haline getirilmiş, ince ince işlenmiş bir söylem. Özgür Özel ve ekibinin kurduğu o devasa sosyal medya ağının, CHP tabanı üzerinde nasıl hipnotik bir etki yarattığını hepimiz görüyoruz.

Peki, Kılıçdaroğlu’nun yeni yönetimi bu algı operasyonuna karşı ne yapıyor?

Kocaman bir hiç…

Savunmasızlar, hazırlıksızlar ve fena halde başarısızlar. Şunu net söyleyeyim: Yeni yönetim bu PR krizini çözmeden, bu sosyal medya ablukasını kırmadan başarılı olma şansına falan sahip değil.

GELELİM İŞİN İZMİR CEPHESİNE

Sosyal medyada durum bu…

 Peki ya gerçekte?

Ya sokakta?

İşte zurnanın zırt dediği yer tam da burası. Çünkü iş İzmir’e gelince, o devasa sosyal medya balonu bir anda sönüveriyor ve işler tam tersine dönüyor.

Nasıl mı?

 Şöyle anlatayım:

Bir tarafta Utku Gümrükçü, Kılıçdaroğlu tarafından atanan eski belediye başkanı... Adam sabah akşam demeden sokak sokak, mahalle mahalle geziyor. Vatandaşla iç içe, tabanla omuz omuza.

Diğer tarafta Çağatay Güç, Mevcut başkan...

 Ortada yok.

Ara ki bulasın.

Bu çarpıcı tezadı en net nerede gördük biliyor musunuz?

 Şu son meşhur CHP’li belediye başkanlarına yapılan operasyonda.

Operasyon dalgası gelmiş, ortalık toz duman...

Sabahın kör saatinde, daha kimse ne olduğunu bile anlamamışken bir bakıyorsunuz Utku Gümrükçü orada. Başkanlara destek olmak için aslanlar gibi siper olmuş, açıklamalar yapıyor, kriz yönetiyor.

Peki mevcut Başkan Çağatay Güç nerede?

Yok.

Saatler sonra uykusunu alıp, saçı başı yapılmış halde kameralar karşısına geçiyor ve tamamen “dostlar alışverişte görsün” tarzı, ruhsuz, sıradan, yasak savma kabilinden bir açıklama yapıyor.

FOTOĞRAFIN ANLATTIĞI GERÇEK

Bütün bu İzmir tablosunu özetleyen, o en çarpıcı, en sembolik an neydi biliyor musunuz?

Operasyon sonrası ev hapsi kararıyla serbest kalan isimler kapıdan çıkıyor. Psikolojik olarak en yıpranmış, desteğe en çok ihtiyaç duydukları o kritik saniye...

Kapıda onları kim karşılıyor?

Yine Utku Gümrükçü…

Uzun lafın kısası: Özgür Özel ve ekibi, Türkiye genelinde klavye başındaki o “sokak” avantajını ellerinde tutuyor olabilirler. Sosyal medyada fırtınalar estiriyor da olabilirler. Ama işin asıl sokağına, yani İzmir'in kaldırımlarına, CHP'nin o cefakar tabanına geldiğimizde... Özgür Özel'in İzmir’de sokağı çoktan Kemal Kılıçdaroğlu'nun kaptırdığını söylemek, bilmem ki ne kadar yanlış olur?

UTKU GÜMRÜKÇÜ’YE KÜÇÜK BİR TAVSİYE

İzmir’de böylesine güçlü bir rüzgarı arkasına almışken, hazır sokağın nabzını bu kadar iyi tutmuşken, Başkan Utku Gümrükçü’ye naçizane bir tavsiyem var:

Etrafına iyi baksın.

Çünkü siyasette bazen en büyük tehlike karşınızda duran rakip değil...

Hemen yanı başınızda duran dost görünenlerdir.

Kendisi gibi düşünmeyen CHP'lileri hedef alan, parti içi rekabeti düşmanlığa dönüştüren, nefret dilini siyaset zanneden isimlerle arasına mesafe koymalı.

Çünkü siyaset, öfkeyle değil; akılla büyür.

Bugün alkışlayanların önemli bir kısmı, yarın ilk terk edenler olabilir.

İnsanı yükselten kalabalıklar değil...

Doğru kadrolardır.

Unutulmamalıdır ki; Bir siyasetçiyi çoğu zaman rakipleri değil...

Yanlış yol arkadaşları yıpratır.

Benden söylemesi.