Beyaz elbise, karanlık transfer!
CHP’den istifa ederek AK Parti’ye katılan Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı’nın siyasi transferi, İzmir gündeminin en çok tartışılan konularından biri oldu. Fıçı’nın, kendisini belediye başkanlığı koltuğuna taşıyan partisinden ayrılarak iktidar saflarına geçmesi yalnızca CHP ve YENİ Parti’de değil, Foça kamuoyunda da büyük yankı uyandırdı. Tepkiler peş peşe geldi.
Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı,Transfer törenine ise beyaz bir elbiseyle katıldı.
Doğrusu, beyaz elbise dikkatimi çekti. Çünkü beyaz; temizliği, saflığı, masumiyeti ve yeni bir başlangıcı simgeler. Peki, seçmenin verdiği emaneti alıp başka bir partiye götürmek de beyaz kadar temiz midir?
İşte tartışılması gereken asıl mesele budur.
Öz abisini bile çileden çıkartan bir siyasi hırs
Siyasette rakibinizin size kızması doğaldır.
Ama kendi öz abiniz, eski Gerenköy Belediye Başkanı Orhan Bora kalkıp: “Kardeşliğim sürer ama siyasi açıdan benim için artık yok hükmündedir” diyorsa…
Durup bir düşüneceksiniz!
Siyasi ikbal ve makam hırsı uğruna, öz abisine bile “Sen artık benim için yoksun” dedirten bir anlayıştan bahsediyoruz. Kendi ailesinin güvenini, saygısını yitirmiş bir profilin Foça’ya, Foçalıya ne hayrı dokunabilir?
Gözü bu kadar kararmış bir siyasi anlayışa kim, nasıl güvensin?
“Cesur adım” kılıfı yemez!
Saniye Bora Fıçı açıklama yapmış: “Foça’nın hak ettiği değere ulaşması büyük cesaret gerektirir, bu cesur adımı attık…” Geçiniz bu süslü kılıfları, geçiniz bu kitleyi aptal yerine koyan beylik lafları!
Bunun adı "cesaret" falan değildir.
Bunun adı; seçmenin helal oylarıyla o koltuğa oturup, sonra o oyları pazarlık masasına yatırmaktır. Sandık iradesine açıkça sırt dönmektir.
YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç sert konuşmuş. YENİ Parti Milletvekili Deniz Yücel doğrudan “Yazıklar olsun” demiş.
Açık ve net söylüyorum: Bu tepkiler az bile!
Eğer bir siyasetçi, kendisini o makama getiren partiyi ve o partiye oy veren binlerce insanı hiçe sayıp bir gecede saf değiştirebiliyorsa, ona verilecek her tepki analarının sütü gibi helaldir.
Asıl şaşırdığım konu konu ise, AK Parti’deki bu sevinç niye?
Asıl garip olan da bu…
Sanki büyük bir kale fethetmiş gibi, zafere ulaşmış gibi davul zurna çalmadıkları kaldı!
Sormak lazım: Neyin zaferi bu?
CHP’de kaldığı süre boyunca yönettiği ilçede hiçbir varlık gösterememiş, başarısızlığı tescillenmiş, kendi partisiyle bile kavgalı hale gelmiş bir ismi bünyenize katmak zafer midir?
Bu, resmen başkasının başarısızlığına, başkasının enkazına ortak olmaktır!
AK Parti kendi ayağına sıktı, AK Parti İzmir’de son dönemde makul bir dil yakalamıştı, seçmenin güvenini kazanmaya başlıyordu.
Şimdi bu transferle ne yaptılar biliyor musunuz?
Karşı tarafta ne kadar kırgın, kırık, dağınık CHP ve YENİ Parti seçmeni varsa hepsini birbirine kenetlediler.
Foça’yı transferle transfer ettiğinizi sanırsınız…
Ama sandık önüne geldiğinde, İzmir seçmeninin bu etik dışı hamleyi nasıl cezalandırdığını hep birlikte görürsünüz.
Özetle: Bu transfer siyasi bir başarı değil, bir ahlak ve strateji fiyaskosudur.