AK Parti’de keyfi yerinde ama İzmirli öfkeli!
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye transferinin ardından yeni partisinde, tabiri caizse, keyfi yerinde!
En azından benim AK Partili siyasetçilerle yaptığım görüşmelerden edindiğim izlenim bu.
Geçtiğimiz günlerde Tugay'ın ziyaretlerine katılan bazı AK Partili isimlerle sohbet etme fırsatım oldu.
Cemil Tugay hakkında son derece olumlu değerlendirmeler yaptılar.
Kendisini yakından tanıma fırsatı bulduklarını, görüşmelerden memnun ayrıldıklarını ve yeni siyasi birliktelikten oldukça mutlu olduklarını anlattılar.
Şaşırdım mı?
Hayır!
Hiç şaşırmadım.
Çünkü Cemil Tugay'ı uzun zamandır tanıyan biri olarak onun insan ilişkilerinde ne kadar başarılı olduğunu biliyorum.
Hatta daha açık söyleyeyim.
Cemil Tugay, insanları etkileme sanatını çok iyi bilen bir siyasetçi!
Karşısındaki insanla nasıl konuşacağını, hangi mesajı ne zaman vereceğini, nasıl bir iletişim kuracağını gayet iyi bilir.
Siyasi zekasını da bu ilişkilerde ustalıkla kullanır.
Dolayısıyla daha düne kadar kendisini eleştiren AK Partili siyasetçilerin bugün Tugay hakkında olumlu konuşmaları benim açımdan sürpriz değil.
Ancak burada önemli bir soru var.
Bu siyasi bahar ne kadar sürecek?
İşte orasını bilmiyorum.
Çünkü siyaset uzun soluklu bir yolculuktur.
Bugün gülümseyerek verilen fotoğrafların yarın nasıl bir siyasi tabloya dönüşeceğini zaman gösterecek.
Ama şimdilik görünen şu: Cemil Tugay yeni partisinde kabul görüyor, hatta siyasi ilişkilerini oldukça hızlı biçimde güçlendiriyor.
Peki, İzmirli ne yapıyor?
İşte asıl mesele burada başlıyor!
AK PARTİLİLER MUTLU, PEKİ YA TUGAY'A OY VERENLER?
Bir tarafta Cemil Tugay'ı yeni siyasi yol arkadaşı olarak karşılayan AK Partililer var. Diğer tarafta ise kendisini CHP'nin adayı olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna taşıyan seçmenler…
Ve o seçmenlerin önemli bir bölümünde büyük bir hayal kırıklığı yaşandığını görüyorum.
Hatta benim gözlemlerime göre AK Parti cephesindeki memnuniyetin katbekat üzerinde bir öfke söz konusu.
Peki, neden?
Sadece Cemil Tugay AK Parti'ye geçtiği için mi?
Bence hayır!
Asıl mesele, Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçmesi kadar bu geçişin nasıl gerçekleştiği!
Çünkü insanlar kendilerini kandırılmış hissediyor.
Aldatılmış hissediyor.
Oy verdikleri siyasetçinin kendilerine karşı yeterince açık davranmadığını düşünüyor.
Ve bana sorarsanız bugün yaşanan öfkenin temelinde de bu güven kaybı yatıyor.
CEMİL TUGAY'IN EN BÜYÜK HATASI NEYDİ?
Şimdi biraz geriye dönelim.
Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçeceğine ilişkin iddialar aylar boyunca İzmir siyasetinin gündemindeydi.
Ben de bu süreci yakından takip ettim.
Hatta bu konuda son derece iddialı yazılar kaleme aldım.
Peki, Cemil Tugay ne yaptı?
Bu iddialar gündeme her geldiğinde kamuoyuna oldukça kesin ve güçlü mesajlar verdi.
Siyasi geleceğiyle ilgili tartışmalara karşı sert ifadeler kullandı. Ancak bugün geldiğimiz noktada İzmirlinin zihninde cevap bekleyen çok önemli sorular var.
Madem AK Parti'ye geçiş ihtimali vardı, neden bu süreç İzmirli seçmenle açıkça paylaşılmadı?
Madem siyasi tercihler değişiyordu, neden bu değişimin gerekçeleri zamanında anlatılmadı?
Ve en önemlisi, neden kendisine oy veren insanların bu süreci anlamasına fırsat verilmedi?
Bana göre Cemil Tugay'ın yaptığı en büyük siyasi hata burada.
Geçiş sürecini kamuoyunun gözünde kapalı kapılar ardında yürütülen bir meseleye dönüştürmesi!
Belki o gün çıkıp açıkça konuşsaydı…
Belki siyasi düşüncelerindeki değişimi anlatsaydı…
Belki AK Parti ile neden yakınlaştığını ve bu kararı hangi gerekçelerle aldığını seçmeniyle paylaşsaydı…
Bugün yaşanan tepkinin şiddeti bu kadar yüksek olmayabilirdi.
Elbette yine eleştirilirdi.
Yine tepki gösterenler olurdu.
Ama en azından insanlar kendilerinden bir şeylerin saklandığını düşünmezdi.
Çünkü siyasette insanlar bazen tercih değişikliğini affeder ama kandırıldıkları duygusunu kolay kolay unutmaz!
AK PARTİ'YE ÖVGÜLER YAĞDIRMAK, İZMİRLİNİN SORULARINI CEVAPLAMIYOR!
Şimdi bakıyorum…
Cemil Tugay AK Parti teşkilatlarını ziyaret ediyor.
Yeni siyasi yol arkadaşlarıyla bir araya geliyor.
Televizyon programlarına katılıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti hakkında olumlu açıklamalar yapıyor.
Bunların hepsi yeni siyasi tercihinin doğal sonuçları olabilir.
Buna kimsenin itirazı yok.
Ancak ortada çok önemli bir eksiklik var.
Cemil Tugay, yeni siyasi arkadaşlarına kendisini anlatırken eski seçmenine yeterince hesap vermiyor!
Oysa bugün asıl konuşması gereken insanlar, kendisini yeni partisinde karşılayan siyasetçilerden önce İzmirli seçmenler.
Çünkü o koltuğa AK Parti'nin oylarıyla gelmedi.
31 Mart 2024'te CHP'nin adayı olarak seçildi.
İzmirli seçmen ona yalnızca belediyeyi yönetmesi için değil, belirli bir siyasi anlayışı temsil etmesi için de oy verdi.
Şimdi o siyasi anlayıştan ayrıldı.
Başka bir partiye katıldı.
Bu elbette kendi siyasi tercihi.
Ancak seçmenin de bu tercihin gerekçesini öğrenmeye hakkı var.
Siyasi parti değiştirmek bir tercihtir. O tercihin hesabını seçmene vermek ise siyasi sorumluluktur!
SAYIN TUGAY, AK PARTİLİLERİ İKNA ETTİNİZ! ŞİMDİ SIRA İZMİRLİLERDE!
Buradan Cemil Tugay'a açıkça seslenmek istiyorum.
Sayın Başkan…
Yeni partinizde siyasi ilişkilerinizi oldukça başarılı biçimde yürütüyorsunuz.
AK Partili siyasetçilerle kurduğunuz iletişimden olumlu sonuçlar aldığınız görülüyor.
Sizi yakından tanıyan biri olarak bu konuda şaşırmadığımı da ifade edeyim.
Ama unutmayın…
AK Partililerin sizi sevmesi, İzmirlinin size duyduğu kırgınlığı ortadan kaldırmıyor!
Yeni siyasi arkadaşlarınızla verdiğiniz her fotoğraf, eski seçmeninizin zihnindeki soruları cevaplamıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında söylediğiniz her övgü dolu söz, size oy veren insanların yaşadığı hayal kırıklığını gidermiyor.
Ve en önemlisi…
AK Parti içerisinde kabul görmeniz, İzmirli seçmenle aranızdaki güven sorununu kendiliğinden çözmüyor.
Bu nedenle artık yapmanız gereken çok açık.
Kameraların karşısına geçin ve İzmirliye her şeyi anlatın!
AK Parti'ye geçme kararını ne zaman verdiniz?
Bu süreç nasıl başladı?
Kimlerle görüştünüz?
Siyasi düşünceleriniz neden değişti?
Daha önce yaptığınız açıklamalarla bugünkü tercihiniz arasındaki farkı nasıl açıklıyorsunuz?
Ve en önemlisi…
Size CHP'nin adayı olarak oy veren İzmirliye bugün ne söylemek istiyorsunuz?
Bu soruların cevabını vermek zorundasınız demiyorum.
Ama bu soruları cevapsız bırakarak İzmirliyle yeniden güçlü bir güven ilişkisi kurabileceğinizi de düşünmüyorum.
SON SÖZ: TUGAY'IN AK PARTİ İLE DEĞİL, İZMİRLİYLE HELALLEŞMESİ GEREKİYOR!
Cemil Tugay'ın siyasi zekâsını daha önce de yazdım.
Bugün de aynı noktadayım.
İnsan ilişkilerindeki başarısını inkâr etmiyorum.
Siyasi hamlelerini küçümsemiyorum.
AK Parti içerisindeki yeni konumunu güçlendirme becerisini de görüyorum.
Ama bütün bunlar bir gerçeği değiştirmiyor.
Cemil Tugay, yeni partisinde kazandığı siyasi kabulü, kendisine oy veren İzmirlinin güvenini yeniden kazanmakla karıştırmamalı!
Çünkü bunlar iki ayrı mesele.
Birinde siyasi ilişkiler var.
Diğerinde seçmen iradesi.
Birinde yeni yol arkadaşları var.
Diğerinde kendisini o makama taşıyan insanlar.
Ve bana sorarsanız Cemil Tugay'ın bugün karşı karşıya olduğu en büyük siyasi sınav, AK Parti içerisindeki konumunu güçlendirmek değil.
İzmirliyle arasındaki güven sorununu çözmek!
Bunun yolu da yeni partisinin teşkilatlarında verdiği fotoğraflardan geçmiyor.
Televizyon ekranlarında AK Parti'ye yaptığı övgülerden de geçmiyor.
Bunun yolu samimiyetten geçiyor.
Açıklıktan geçiyor.
Ve her şeyden önemlisi…
İzmirliyle yüzleşmekten, gerekirse helalleşmekten geçiyor!
Sayın Tugay…
AK Parti'de keyfiniz yerinde olabilir.
Yeni siyasi arkadaşlarınız sizi seviyor olabilir.
Ankara'da güçlü ilişkiler kurmuş olabilirsiniz.
Ama unutmayın…
Sizi o koltuğa oturtan AK Parti değil, İzmirli seçmendi!
Ve o seçmenin bugün size sormak istediği çok şey var.
Artık o soruları duymazdan gelmeyin.
Çünkü siyasetçinin en büyük sermayesi ne Ankara'daki ilişkileridir ne de partisindeki gücüdür.
En büyük sermayesi, seçmenin kendisine duyduğu güvendir!
O güven bir kez sarsıldığında yeniden kazanmak kolay değildir.
Ve son bir şey daha söyleyeyim…
AK Parti'ye neden geçtiğinizi anlatmak için artık AK Partililerle değil, sizi seçen İzmirlilerle konuşmalısınız!
Çünkü…
AK Parti'de alkışlanıyor olabilirsiniz ama İzmir'de hala cevap bekleyen bir seçmen var!