Dolar 32,4045
%0.15
Euro 34,5575
%0.37
Altın 2.456,450
%0.73
Bist-100 9.759,00
%-0.56

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°

Dağ’ın İzmir misyonu: Kaleyi fethetmek

AK Parti’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Hamza Dağ'ın İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı ile başlayan seçim kampanyası süreci, şüphesiz ki siyaset sahnesinde yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendirilebilir. Özellikle İzmir gibi bir şehirde, Dağ'ın seçim kampanyasındaki değişim, yankıları şimdiden duyulan bir dönüşümün işaretleri olarak karşımıza çıkıyor. Peki, bu dönüşüm Dağ'ı, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) kalesi olarak bilinen İzmir'de tarihe geçirecek bir figür haline getirebilir mi?

Dağ'ın seçim kampanyasının başlamasıyla birlikte sergilediği değişim, siyaset sahnesinde dikkat çekici bir dönüşüm olarak karşımıza çıkıyor. Ne yalan söyleyeyim en fazla eleştiren biri olarak beni bile şaşırttı. Milletvekilliği dönemindeki sert ve agresif siyaset anlayışından ziyade, kampanya sürecinde herkesi kucaklayan, daha kapsayıcı ve uzlaşmacı bir tutum sergilemesi, adeta bir "yeniden doğuş" olarak nitelendirilebilir. Dağ'ın bu yeni çizgisi, özellikle İzmir gibi çeşitliliğin, farklılıkların ve özgürlüklerin şehri olarak bilinen bir yerde, siyasi bir strateji olarak oldukça isabetli bir tercih olarak değerlendirilebilir.

Dağ'ın bu tavrı, İzmir ve İzmirliler ile kurduğu bağlamda özellikle önem taşıyor. İzmir, tarihi boyunca farklı kültürlerin, düşüncelerin ve yaşam tarzlarının bir arada huzurlu bir şekilde yaşadığı, özgürlükçü ruhun ön planda olduğu bir kent olmuştur. Bu çerçevede, Dağ'ın İzmirlilerin ne istediğini anlayan ve onların beklentilerine yönelik politikalar geliştiren bir yaklaşım sergilemesi, hem şehrin sosyal dokusuna hem de siyasi beklentilere hitap ediyor.

İzmir ve İzmirliler, tarih boyunca hoşgörü ve kucaklayıcılığı ön planda tutan bir anlayışı benimsemiştir. Bu nedenle, Dağ'ın kampanya sürecinde benimsediği bu yeni tutum, şehrin genel yapısıyla uyumlu bir şekilde, geniş bir kesimin desteğini almasına olanak tanıyabilir. Siyasette zaman zaman görülen kutuplaştırıcı dil yerine, birleştirici ve kapsayıcı bir dil kullanmak, özellikle İzmir gibi çoğulcu bir yapıya sahip şehirlerde siyasi başarı için kritik önem taşır.

Dağ'ın bu değişimi, siyasetteki esnekliğin ve dönüşümün önemini de gösteriyor. Bir politikacının, geçmişte benimsediği tutumları gözden geçirerek, toplumun ihtiyaç ve beklentilerine uygun yeni bir yol çizebilmesi, demokrasinin dinamik yapısının bir gereği olarak ön plana çıkıyor. Bu durum, Dağ'ın sadece İzmir'de değil, genel olarak siyasi kariyerinde de yeni bir sayfa açtığının bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.

Sonuç olarak, Hamza Dağ'ın seçim kampanyası sürecinde sergilediği bu değişim, hem İzmir hem de Türk siyaseti açısından dikkate değer bir örnek teşkil ediyor. İzmirlilerin beklenti ve ihtiyaçlarını ön planda tutan, kucaklayıcı ve uzlaşmacı bir siyaset anlayışı, şehrin ruhuna uygun bir yaklaşım olarak kabul edilebilir. Bu tutum, Dağ'ın seçim başarısında önemli bir etken olabilir ve siyasette yeni bir dönemin habercisi olarak görülebilir.

DAĞ PROJE ÖDEVLERİNİ EKSİKSİZ YERİNE GETİRMİŞ …

Hamza Dağ, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak sahneye çıktığında, birçoğumuzun aklında aynı soru vardı: Acaba İzmir için ne gibi yenilikler getirecek? Ancak Dağ'ın açıkladığı projeleri incelediğimizde, bu sorunun cevabını bulmakta zorlanmadık. Sanki İzmir için hazırlanan bir dersin ödevini eksiksiz yerine getirmiş gibi, Dağ'ın projeleri, şehri adeta bir dünya metropolüne dönüştürecek cinsten.

'Ulaşılabilir İzmir' başlığı altında toplanan projeler, İzmir'in ulaşım altyapısını kökten değiştirecek nitelikte. Dağ'ın en dikkat çekici projelerinden biri olan 'İzmir Körfez Geçişi', şehrin iki yakasını bir araya getirirken, İzmir'i bir uçtan bir uca birleştiren bir köprü ve tüp geçit sistemi vaat ediyor. Bu proje, sadece ulaşım kolaylığı sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda İzmir'in çehresini de değiştirerek şehri dünya standartlarında bir metropole dönüştürecek bir vizyon projesi olarak öne çıkıyor.

Yeni Çevreyolu Projesi ise İzmir'in trafik sorununa radikal bir çözüm getiriyor. Menemen-Buca arasını 20 dakikaya indirecek bu proje, şehrin trafik akışını rahatlatacak ve İzmir'e nefes aldıracak. Raylı sistem projeleriyle İzmir'in ulaşım haritasını yeniden çizen Dağ, İZBAN'a yeni hatlar ekleyerek ve tramvay hatlarını bütünleştirerek şehir içi ulaşımı daha da iyileştirecek.

Sosyal belediyecilik anlayışıyla hazırlanan projeler de göz dolduruyor. İlk iki yılda 100 kreş açma vaadi, genç İzmirim Kart'la gençlere sağlanacak olanaklar, dezavantajlı emeklilere yönelik destekler gibi projeler, toplumun her kesimine dokunmayı amaçlıyor. Çevre altyapısını güçlendirecek projeler ise İzmir'in sürdürülebilir bir kent olmasını sağlayacak önlemleri içeriyor.

Dağ'ın projeleri, şüphesiz ki, İzmir'in yüzünü ağartacak, şehri hem yerel hem de uluslararası arenada rekabetçi bir konuma taşıyacak. İzmir, Hamza Dağ'ın vizyonuyla adeta yeniden doğacak ve Ege'nin incisi, yepyeni bir çağa adım atacak. Bu projeler, sadece İzmir'in değil, Türkiye'nin de yüz akı olacak nitelikte. Hamza Dağ'ın projeleriyle, İzmir, tarihine yakışır bir şekilde, geleceğe emin adımlarla yürüyecek gibi görünüyor…

Dağ CHP’nin kalesini yıkıp tarihe geçer mi?

Ne dersiniz?