Dolar 33,0413
%-0.11
Euro 35,9402
%-0.6
Altın 2.549,540
%-1.98
Bist-100 11.156,00
%0.15

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°

Polat'ın CHP’ye muhalefeti…

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ülkemizde yaşanan derin ekonomik krizin gölgesinde giderken,   seçimlerin hemen ardından kasıp kavuran zam yağmuru ise dinmek bilmiyor.

Özellikle vatandaşın yaşadığı sıkıntıları gündeme taşıyacak olan milletvekillerinin ortaya koydukları performansla sınıfta kaldıklarını söyleyebilirim…

Özellikle İzmir’de muhalif milletvekillerine baktığımızda tam anlamıyla kocaman bir sessizlik var… 

Kimsenin vatandaşın feryadını dinlediği yok

AK Parti milletvekillerinin vatandaşın yaşadığı sıkıntıları görmezden gelmeleri “İKTİDARDA” olmalarından dolayı, tabiri caizse “ölü taklidi” yapmaları normal…

Ama muhalif olan vekillerin vatandaşın mutfağına düşen yangını görmezden gelmeleriyse Cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefetin neden kazanamadığını da ortaya koymuş oluyor…

Şimdi yerel siyasette AK Partili ve MHP’li milletvekillerinin hedefinde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer varken, buna CHP’li tek milletvekilinin yanıt vermemesi çok anlaşılır bir durum değil…   

Örneğin dün AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ ve AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’nın basın toplantısı düzenleyerek yaptıkları açıklamaları takip ettik.

Bırakın İzmir’i Türkiye’de barınma soruna neşter vuracak ve bu kadar önemli bir projenin yani İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin büyük risk alarak hayata geçirdiği “kentsel dönüşüm hamlesi" ve bunu gerçekleştirmek için kurulan kooperatifleri sadece politik sebeplerle ve taş koymak için açıklama yapan AK Partili siyasetçilere karşı tek bir CHP’li milletvekilin açıklama yapmaması ve partilerinin belediye başkanının arkasında olmaması çok şaşırtıcı bir durum…

Bu iddialara yanıt vermek yerine CHP’li bir vekilin kendi partisine ve o ilçede belediye başkanına yönelik açıklamalarını ise şaşkınlıkla okudum.

Yine partisinin gelenek ve kurallarını yok sayarak ve de parti suçu işleyerek açıklamalarda bulunmuş.

Tabii ki bu açıklamaları yapacak…

Otoritesini kaybetmiş iç çekişmelerle boğuşan CHP’de bu milletvekiline kim dur diyebilir, kim disipline verebilir?

Bir de YDK üyesiyse, hatta ve hatta İzmir İl Başkanı’nın yakın arkadaşı isen, ne parti geleneği bilirsin ne de parti kanunlarını tanırsın…

Aslında bu durum bize şunu da gösteriyor…

CHP’de yaşanan iç çekişmeler parti içinde yaşanan gerilimi ortaya koyuyor… Şimdi delege seçimleri ve akabinde yapılacak kongrelerin ardından yıpranarak yerel seçimlere gidecek olan CHP’ye kim oy verecek?

Yani demem o ki; “Kavgalı eve kimse kız vermez.” 

Şimdi bütün bunları neden söylediğimi sizlere kısa bir şekilde özetlemek isterim…

Geçtiğimiz hafta köşeme taşıdığım CHP YDK üyesi Mahir Polat’ın “DİSİPLİN SUÇU “işleyerek kendi partisine ve onun belediye başkanına yönelik açıklamaların ardından yazdığım köşe yazısı CHP Genel Merkezi’nde ses getirmişti.

Ancak vekil Polat bu hafta yaptığı açıklamada dozu artırarak açıklamalarına devam etmiş… Delege seçimleriyle ilgili yaptığı açıklamaları başka bir partili yapmış olsaydı bu açıklamalardan sonra disiplin süreci için çoktan düğmeye basılmış olacaktı.

Şimdi yukarıda ifade ettiğim gibi bu kişinin vekil olması, YDK üyesi olması ve en önemlisiyse İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun yakın arkadaşı olması ona bu şekilde korkusuzca ve fütursuzca açıklama yapma hakkı vermiş olabilir…

Bornova’da yapılan delege seçimlerinde kendisinin bazı mahallelerde müdahil olduğunu ifade eden Polat buna da bir “kılıf uydurarak” kendisine operasyon yapıldığını iddia ederken bunu yapan kişiyi de yani partilisiyle ilgili de “TİLKİ” gibi hakarete varan cümleler kullanarak kamuoyuna şikayet ediyor…

Oysa CHP Genel Merkezi’nde uzun yıllardan beri yönetici olan Polat'ın yıllar yıllar sonra gelip yine mahalle siyaseti üzerinden açıklamalar yapması onun vizyonunu da ortaya koymuş oluyor…

AK Parti milletvekilleri CHP’li belediye başkanlarını yerden yere vururken, partililerine yönelik yaptığı sertlikte muhalefeti AK Partililere karşı yapmış olsaydı ya da madem delege seçimlerine belediye başkanlarının müdahil olmasını istemiyor o zaman başta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve diğer ilçe belediye başkanlarına karşı da örgütün hakkını savunmasını ivedilikle bekliyorum.

Ama onlara gücünün yetmeyeceğini o da biliyor…

Çünkü kurultay zamanı onların arkasından koşarak destek istediği günleri hemen ona hatırlatırlar!

Yani anlayacağınız CHP’lilere aslan AK Partililere kuzu…

Kim bilir belki de AK Partililerden çekindiği bir durum vardır…