Dolar 32,2247
%0.14
Euro 34,9384
%0.27
Altın 2.418,500
%0.36
Bist-100 10.677,00
%-1.07

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°

Delege seçimlerini bırak, Mustafa İduğ'a bak!

CHP’de delege seçimleriyle birlikte iç çekişmeler tüm hızıyla devam diyor… Delege seçimlerini takip etmek için gittiğim bir mahallede CHP’li biriyle yaptığım sohbette “Biz seçimlerde böyle çalışmış olsaydık Türkiye’de çoktan iktidar olmuştuk” dedi.

İşte CHP’nin içinde bulunduğu durumu özetleyen en güzel örneklerden birisi bu olsa gerek…

Daha önce defalarca ifade ettiğim gibi CHP’de “partide iktidar olmak ülkede iktidar olmaktan daha önemli”  bunun en somut örneği seçimlerden hemen sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “değişim” çağrısı oldu…

Ardından Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’nın, Ankara'ya başlattığı 'Değişim ve Adalet' yürüyüşü…

Oysa seçimlerden hemen sonra bir değerlendirme yapılmadan öz eleştiri yapılmadan parti içinde başlayan “koltuk kavgası” CHP’nin içinde bulunduğu ve yukarıda da ifade ettiğim iç iktidar savaşının ne kadar büyüdüğünü de ortaya koyuyor…

Bu işten tabiiki de İzmir örgütü de nasibini alıyor…

Özellikle yerel seçimlerin çok yakın olması belediye başkanlarının yapılan seçimlere müdahil olmasına neden oluyor…

Bu ne ilk ne de son olacak…

Bu konuda İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat’ın yaptığı açıklamalar “işgüzarlıktan başka bir şey değil” oysa İl Başkanı Aslanoğlu’nu o koltuğa kim oturttu?

Seçilerek mi geldi? 

Partilileri örgütleyerek mi geldi? Ya da partinin bütün kademelerinde bulundu da deiym yerindeyse partinin tozunu yuttu da mı geldi?

Hayır.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in talebi ile atandı…

Diğer taraftan Mahir Polat YDK’ya nasıl girdi?

Hangi belediye başkanının  “Kurultayda önerdiği liste” ile girdi…

Kimse bizi salak yerine koymasın, hatta zekamızla oynamasınlar…

Siyasete girmek için belediye başkanlarının eteklerine tutunarak o makamlara geldikten sonra ‘belediye başkanı kamu imkanlarını kullanarak seçimlere dahil olmasınlar yoksa bilmem ne yaparım’ diyerek “yalandan kimse rüzgar yapmasın” CHP’de kimse buna prim vermez.

Oysa şunu çok iyi biliyoruz ki;

Belediye başkanlarının varlıklarının seçimlere ne kadar etkili olduğunu görüyoruz… Özellikle CHP üzerinden örneklersek, CHP'li belediyelerin olmadığı yerlerde son yapılan seçimlerde CHP liderine gelen oyları gördük… O nedenle seçimlerde bütün yükü belediye başkanlarının sırtına yükleyenler parti içinde rekabet olduğunda ‘kamu imkanlarını kullanmayın’ diyerek “tehditler” savunması bunları daha da komik bir duruma düşürüyor…

Hatta bunların yakın arkadaşları CHP’li belediyelerden iş alıp para kazanıyorsa… (Bu konuyu daha sonra tüm ayrıntılarıyla açacağım)

Şimdi gelelim asıl gelmek istediğim konuya…

Ülkemiz 6 Şubat depremlerinde felaketi yaşadığında birçok kişi, kurum ve kuruluş deprem bölgesine giderek bölgede çalışma yaptı ve depremde mağdur olan vatandaşlara destek verdi…

O dönemde Kızılay çadırı bile para ile satarken, kimse çadır bulamazken, Bornova Belediye Başkanı Mustafa İduğ, 1 hafta gibi kısa bir sürede Çin'den binlerce çadır getirterek, Türkiye kamuoyunda ciddi takdir görmüştü…

Ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu deprem bölgesine yaptığı ziyaretler sırasında vatandaşların hem belediye başkanı hem de CHP ile ilgili söylediği sözlerden duyduğu memnuniyeti CHP MYK’sında defalarca örnek göstererek anlatmıştı.

Ve Bornova Belediyesi deprem bölgesinden etkili bir çalışma yaparak herkesin dikkatini çekmeyi başarmıştı.

Ben de deprem bölgesine giderek orada canlı yayın yapmış ve insanların duyduğu memnuniyeti ekranlara taşımıştım…

Şimdi depremin üzerinden henüz 5 ay geçti.

Bu arada seçimler oldu ve herkes her şeyi unuttu…

Hayat hepimiz için devam ediyor…

Hatta seçimlerden sonra deprem bölgesinde çıkan sonuçlardan ötürü birçok CHP’li ve diğer muhalif partililer orada bulunan vatandaşlara tepki göstermişti…

Şimdi herkesin unuttuğu belki de bir daha birçok kişinin aklına gelmeyecek deprem bölgesinde Bornova Belediye Başkanı Mustafa İduğ, çalışmalarına devam ediyor…

Dün Malatya'da Cemal Gürsel Mahallesi’nde belediye tarafından kurulan çadır kentte vatandaşlarla bir araya gelerek, ihtiyaçları yerinde tespit etti.

Çalışmaların devam edeceğini Başkan İduğ’un yakın arkadaşlarından öğrendim…

Hatta Bornova Belediyesi’nin, Başkan İduğ’un talimatı ile Avrupa Birliği fonundan 200 konteyner almak için girişimde bulunduğu ve bununla ilgili çalışmaların da en kısa zamanda sonuçlanacağı söylendi.

Şimdi bir taraftan İl Başkanı Şenol Aslanoğlu diğer taraftan yakın arkadaşı Mahir Polat’ın ‘belediye başkanları delege seçimlerine karışmasın. Yoksa disipline veririz, gereğini yaparız’ tehditlerinin savrulduğu İzmir’de Bornova Belediye Başkanı Mustafa İduğ deprem bölgesinde CHP’nin varlığını sürdürmeye devam ediyor…

Hatta Malatyalı’nın yapmadığını İzmirli yapıyor…

Bornova Belediye Başkanı Dr. Mustafa İduğ, Malatya’da satılmayan ama satılabilir ürünlerin Türkiye genelinde satılmasını sağlayacak bir çalışma başlatıyor. 

Başkan İduğ, ‘Ticaret ve Sanayi Odası’nın envanterini çıkardığı, ellerinde bulunan sayılmayan ve soğuk hava deposunda bulunan ürünler ile ayakkabıdan ev tekstiline kadar bütün ürünlerin Türkiye genelinde satılması için öncülük yapacaklarını’ ifade ediyor…

Şimdi CHP’nin bu kadar sıkıntılı olduğu bir dönemde parti içinde yaşananlara kulak tıkayarak, sadece çalışmalara odaklanmış bir belediye başkanı için ne demek gerekiyor…

Bu belediye başkanını örnek almak ve teşekkür etmek gerekmez mi?

Sadece iç çekişme ve kavgadan beslenenler bu yapılan çalışmaları anlatması gerekmez mi?

Delege seçimleri için avazı çıktığı kadar bağıranların görevi değil midir?

Şimdi bunu görünce onun bunun elinden tuttum diyerek nara atanlara ne demek lazım!

Keşke, CHP içinde öyle tehditler savurarak belediye başkanlarına ayar çekenler belediye başkanlarına baskı yapan iktidara karşı aynı direnci gösterebilseler.

Ama gösteremezler.

Neden mi?

Akçeli işleri olanlar sesini çıkması gerektiği kadar çıkarır.