Yankı Bağcıoğlu'ndan NEO TV'de net mesajlar; 'TSK siyaset dışı olmalı, savunma sanayii milli bir meseledir'
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, NEO TV ekranlarında yaptığı kapsamlı değerlendirmelerde, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden savunma sanayiine, askeri eğitim ve sağlık sisteminden Mavi Vatan doktrinine kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kamuoyunda F-16’ların yaşı üzerinden yapılan tartışmalara da yanıt veren Bağcıoğlu, “Eski uçak yoktur, bakımı yapılmamış uçak vardır” ifadesini kullandı. Bağcıoğlu,Türk Hava Kuvvetleri’nin bakım ve modernizasyon kabiliyetinin güçlü olduğunu belirtti. Son 15 yılda envantere yeni bir muharip uçak girmediğini belirten Bağcıoğlu, komşu ülkelerin filolarını yenilerken Türkiye’nin geride kaldığını savundu. Savunma sanayinin milli bir sektör olduğunu belirten Bağcıoğlu, bu alanın hiçbir siyasi partinin tekelinde olmadığını söylerken, CHP’nin temel yaklaşımının Türk Silahlı Kuvvetleri’nin siyaset dışı bir yapıya kavuşturulması o
- Ege Postası
- 27.02.2026 - 16:04
- Güncelleme: 27.02.2026 - 17:29
EGE POSTASI- CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, NEO TV ekranlarında yayınlanan Haber Aktif programında, Alper Baran Esin’in sorularını yanıtladı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, konuşmasına Balıkesir’de F-16’nın düşmesi sonucu şehit olan Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’a Allah’tan rahmet dileyerek başladı. İdlib’de 34 askerin şehit olduğu saldırının yıl dönümünü de hatırlatan Bağcıoğlu, tüm şehitleri rahmet ve minnetle andıklarını söyledi.
Türk Hava Kuvvetleri’nin uçuş ve bakım ekipleriyle dünya standartlarında bir tecrübeye sahip olduğunu vurgulayan Bağcıoğlu, “Gerçekten üstün kabiliyetlere, üstün eğitime sahip bir kuvvetimiz var” dedi.
Kazaya ilişkin değerlendirmesinde, kaza-kırım ekiplerinin tecrübeli, tarafsız ve adil çalıştığını belirten Bağcıoğlu, geçmiş kazalarda da bu hassasiyetin görüldüğünü ifade etti. Kasım ayında düşen C-130 uçağına ilişkin sürecin Milli Savunma Bakanlığı tarafından periyodik olarak açıklandığını hatırlatan Bağcıoğlu, bu periyotların sıklaştırılmasının kamuoyundaki soru işaretlerini azaltacağını belirtti.
“Bu süreç bazı kazalarda 8-10 ayı bulabiliyor. Her olasılık inceleniyor. Sabırla, şeffaf bir sonuç beklemek gerekir” diyen Bağcıoğlu, kazanın üzerinin örtülmesi gibi bir durumun söz konusu olamayacağını vurguladı. Bağcıoğlu, incelemelerin her olasılığı kapsayacak şekilde yürütüldüğünü kaydetti.
F-16 kazasına da değinen Bağcıoğlu, “Türk Hava Kuvvetleri’nin güzide bir pilotu ve envanterimizdeki ana muharip unsur olan F-16 uçağı düştü. Bu olayın üzeri örtülemez, örtülmeyecek. Kaza kırım ekibi gerekli incelemeyi yapacaktır” dedi.
“ESKİ UÇAK YOKTUR, BAKIMSIZ UÇAK VARDIR”
Kamuoyunda F-16’ların yaşı üzerinden yapılan tartışmalara da yanıt veren Bağcıoğlu, “Eski uçak yoktur, bakımı yapılmamış uçak vardır” ifadesini kullandı. Bağcıoğlu,Türk Hava Kuvvetleri’nin bakım ve modernizasyon kabiliyetinin güçlü olduğunu belirtti.
Düşen F-16’nın envanterdeki önemli muharip unsurlardan biri olduğunu belirten Bağcıoğlu, uçağın Block 50 serisi olduğunu ve nispeten gelişmiş bir platform sayıldığını ifade etti.
Aynı gün dünyada üç muharip uçağın düştüğünü hatırlatan Bağcıoğlu, “En gelişmiş uçaklar dahi düşebiliyor. Bir anlık konsantrasyon kaybı, meteorolojik şartlar ya da teknik bir arıza bu sonuçlara yol açabiliyor” dedi.
Fırlatma mekanizmasına ilişkin iddiaları da değerlendiren Bağcıoğlu, sistemin dünya genelinde kullanılan güvenilir bir sistem olduğunu ve ciddi bir sorun olduğunu düşünmediğini söyledi. Pilotların çoğu zaman sivillere zarar vermemek ya da uçağı son ana kadar kurtarmak refleksiyle hareket ettiğini belirtti.
“15 YILDIR ENVANTERE YENİ MUHARİP UÇAK GİRMEDİ”
Bağcıoğlu’nun en dikkat çekici başlıklarından biri ise Türkiye’nin hava gücü modernizasyonu oldu. Son 15 yılda envantere yeni bir muharip uçak girmediğini belirten Bağcıoğlu, komşu ülkelerin filolarını yenilerken Türkiye’nin geride kaldığını savundu.
F-35 Lightning II programından çıkarılmanın ve S-400 alımının bu süreci olumsuz etkilediğini belirten Bağcıoğlu, Eurofighter ve F-16 modernizasyon projelerinin hızlandırılması gerektiğini ifade etti.
Türkiye’nin yerli ve milli savaş uçağı projesi olan Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından yürütülen KAAN Milli Muharip Uçak Projesi’nin en kısa sürede envantere girmesinin önemine dikkat çekti. Milli motor geliştirme çalışmalarının sürdüğünü ancak 2032-2033 yıllarından önce hazır olmasının zor göründüğünü söyledi.
S-400 TARTIŞMASI: “SİYASİ SORUMLULUK ALINMALI”
Rusya’dan alınan S-400 hava savunma sistemi nedeniyle uygulanan yaptırımların savunma projelerini sekteye uğrattığını belirten Bağcıoğlu, 2,5 milyar dolarlık bu yatırımın etkin kullanımının sorgulanması gerektiğini söyledi.
“S-400’ler harekata hazır olabilir ancak kullanılmadıktan sonra caydırıcılık sağlamaz” diyen Bağcıoğlu, sistemin alımı nedeniyle yaşanan ambargoların savunma projelerine etkisinin analiz edilmesi gerektiğini kaydetti.
“SAVUNMA SANAYİ HİÇBİR PARTİNİN ARKA BAHÇESİ DEĞİLDİR”
Savunma sanayinin milli bir sektör olduğunu belirten Bağcıoğlu, bu alanın hiçbir siyasi partinin tekelinde olmadığını söyledi. 1973’te TUSAŞ’ın kurulmasıyla başlayan sürecin, cumhuriyet hükümetlerinin ve Türk milletinin ortak emeği olduğunu ifade etti.
Milli Gemi Projesi’nden örnek veren Bağcıoğlu, projelerin köklerinin 1990’lara dayandığını, geçmiş emeğin yok sayılmasının doğru olmadığını dile getirdi.
CHP iktidarında savunma sanayi projelerinin akamete uğramayacağını söyleyen Bağcıoğlu, şu dört temel ilkeyi sıraladı:
*Etkin proje yönetimi
*Adil ve liyakat esaslı ihale süreçleri
*Denetlenebilirlik
*Kayırmacılıktan uzak personel politikası
“İşi en iyi kim yapıyorsa, hangi görüşten olursa olsun o firma desteklenmeli” dedi.
“ASKERİ SAĞLIK VE EĞİTİM SİSTEMİ YENİDEN KURULMALI”
15 Temmuz sonrası kapatılan askeri sağlık sisteminin büyük bir eksiklik olduğunu savunan Bağcıoğlu, askeri sağlık yapısının bir bütün olduğunu ve revirden askeri tıp akademisine kadar entegre bir sistem gerektirdiğini söyledi.
Askeri eğitim sisteminin de yeniden kuvvet komutanlıklarına bağlanması gerektiğini belirten Bağcıoğlu, harp okullarının ve askeri liselerin kapatılmasının muharip ruhu zayıflattığını ifade etti.
“TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ SİYASET DIŞI OLMALI”
CHP’nin temel yaklaşımının Türk Silahlı Kuvvetleri’nin siyaset dışı bir yapıya kavuşturulması olduğunu söyleyen Bağcıoğlu, FETÖ kumpaslarının TSK’ya büyük zarar verdiğini belirtti.
Personel temininden terfi sistemine kadar tüm süreçlerin objektif, liyakat esaslı ve yargı denetimine açık olması gerektiğini ifade etti.
“MAVİ VATAN’DAN GERİ ADIM YOK”
Bağcıoğlu, Mavi Vatan doktrininin Karadeniz, Ege ve Akdeniz’de Türkiye’nin uluslararası hukuktan doğan hak ve menfaatlerinin korunması anlamına geldiğini vurguladı. Akdeniz’de son yıllarda yeterli sondaj faaliyeti yapılmadığını savunan Bağcıoğlu, bu alanda daha görünür bir politika izlenmesi gerektiğini dile getirdi.
Türkiye’nin ilan ettiği deniz yetki alanlarında varlık göstermesi gerektiğini söyleyen Bağcıoğlu, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin ise Türkiye için stratejik bir kazanım olduğunu ve titizlikle uygulanması gerektiğini vurguladı.
Bağcıoğlu, Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde Montrö’nün titizlikle uygulanmasının Türkiye’yi çatışmanın dışında tuttuğunu ifade etti.
“HUDUT GÜVENLİĞİ İRADE MESELESİDİR”
Bağcıoğlu, sınır güvenliği konusunda teknik kapasitenin yeterli olduğunu ancak siyasi iradenin net olması gerektiğini ifade etti. Hudut birliklerinin arkasında güçlü bir siyasi destek olması gerektiğini söyledi.
“EKONOMİ ZAYIFSA ASKERİ GÜÇ DE SINIRLIDIR”
Milli gücün ekonomik, siyasi ve askeri unsurlardan oluştuğunu belirten Bağcıoğlu, “Ekonomi zayıfsa askeri güç de sınırlı kalır” dedi.
CHP’nin yaklaşımının, güvenlik ile refah arasında denge kurmak olduğunu söyleyen Bağcıoğlu, savunma projelerinin milli menfaatler doğrultusunda, şeffaf ve liyakat esaslı yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Program, Türkiye’nin savunma politikaları, hava gücü planlaması, askeri sağlık sistemi ve milli güvenlik vizyonuna ilişkin kapsamlı değerlendirmelerle sona erdi.

Yorum Yazın