Dervişoğlu: Bahçeli ve Öcalan arasında kırmızı bir hat var
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin statü çıkışı ve terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın beklenen mesajına dair “Devlet Bey, ona nasıl statü aradı; bana göre Abdullah Öcalan da ulakları vasıtasıyla arzu ettiği statüyü tanımlayacak” dedi. Dervişoğlu’nun “Bahçeli ve Öcalan arasında kırmızı bir hat var” çıkışı dikkat çekti.
- Ege Postası
- 26.02.2026 - 22:39
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı’yı ziyaret etti. Dervişoğlu ziyaret bitiminde gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı.
İYİ Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşma ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in verdiği yanıt sorulan Dervişoğlu, “Grup konuşasında kendisini nezaketle bilgilendirdim. O da bana nezaketle bir cevap vermiş. Bu yönüyle bakıldığında olup bitenleri son derece yerinde görüyorum. Benim anlatmaya çalıştığım şeyleri anladığını da bu vesileyle gördüm. Çünkü yapay gündemlerle yapılan siyasi tartışmaların, milletimize bir faydası yok. Dolayısıyla o gündemlerin dışına çıkmak suretiyle zaman zaman -gerçi kendisi yine ifade etmiş ‘muhalefete muhalefet edilmez’ diye. Ben muhalefete muhalefet etmiyorum ama bu ülkede yaşayan herkesin cevabını merak ettiği soruların doğru bir biçimde açıklanması lazım. O yönüyle bir polemik oluşturmadan da karşılıklı ifadelerle birbirimizi anladığımızı gösterdik.” dedi.
TBMM’de kurulan komisyonla ilgili olarak CHP’yi defalarca uyardığını hatırlatan Dervişoğlu, “Dolayısıyla birtakım olaylara meşruiyet kazandırılmaması noktasında da özen göstermelerini ve hassasiyetlerimizi önemsemelerini ifade ettim. Söylediklerim bundan ibaret. Cumhuriyet Halk Partisi ayrı bir fark parti, İYİ Parti ayrı bir parti. Her yerde, her konuda hemfikir olacak değiliz. Biz aynı zamanda birbirini rakip siyasi kurumlarımız. Sözlerimin arasında şu da var; bu tarz polemiklerle uğraşmak yerine, Türkiye'nin sorunlarını çözmek üzere kora kor mücadele etmemiz arzum da ifade edilmişti. Bizim tarafımızdan bakıldığında herhangi bir olumsuzluk görmüyorum. Uyarılarımızın ciddiyetle değerlendirilmesi beni memnun ediyor ve bunun uygun bir dille yapılmasında da mutluluk duyuyorum” ifadelerini kullandı.
“Yaşananların kamuoyuna deklare edilmesi görevini Bahçeli yaptı”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin statü çıkışı ardından MHP’nin isminin “Halkların Hareket Partisi” olarak değiştirilmesi yönündeki açıklaması da sorulan Dervişoğlu, “Bunu mizahi açıdan da değerlendirebilirsiniz. Sürecin nasıl yaşama geçirildiğini biliyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir el sıkışmasıyla başlayan süreç, Sayın Bahçeli'nin Meclis kürsüsüne Abdullah Öcalan'ı davet ederek ‘Gelsin buraya konuşsun, umut hakkından yararlansın. Örgütünün silah bırakmasını, feshini temin etsin’ sözleriyle devam etti. Akabinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir komisyon kurulması talebi dile getirildi. Daha sonra kurulan o komisyonun içinden bir heyet oluşturularak, İmralı’nın ziyaret edilmesi gerektiği söylendi. Bütün bu konuların kamuoyuna deklare edilmesi görevini de Sayın Bahçeli yaptı” şeklinde konuştu.
“Hattı kimlerin döşediğini merak ediyorum”
“Ama sonradan görüyor ve anlıyoruz ki; bu taleplerin tamamı Abdullah Öcalan'ın talebi” diyen Dervişoğlu, “Sürecin başlatılmasını isteyen Abdullah Öcalan, komisyon kurulmasını arzulayan Abdullah Öcalan, kendisinin İmralı’da ziyaret edilerek meşrulaştırılmasını arzulayan Abdullah Öcalan. Ama bunun deklarasyonunu yapan Devlet Bahçeli. Şimdi böyle bir süreçle karşı karşıyayız. Buradan benim çıkardığım sonuç şu; bana göre Abdullah Öcalan ve Devlet Bahçeli arasında kırmızı bir hat var. Bu kırmızı hattın varlığından eminim ama bu hattı kimlerin döşediğini kamuoyu gibi ben de merak ediyorum” dedi.
“İmralı’daki yaşam şartlarını bir hükümlünün belirlediği ülkeye hukuk devleti denilemez”
Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın beklenen mesajına değinen Dervişoğlu, “Bunun hemen arifesinde Devlet Bey'in Abdullah Öcalan'a bir statü arayışı hali -kendi aralarındaki senkronizasyona bakarak söylüyorum bunu- Devlet Bey'in önceden söylediği Abdullah Öcalan’ın teyit ettiği bir sonucu beraberinde getirecek. Devlet Bey, ona nasıl bu hafta statü aradı; bana göre Abdullah Öcalan da ulakları vasıtasıyla arzu ettiği statüyü tanımlayacak. Böyle bir şey olursa kimseye sürpriz olmasın. İmralı’daki yaşam şartlarını, İmralı’daki görüşme şartlarını bir hükümlünün belirlediği ülkeye hukuk devleti denilemez. Dediğim gibi bir kırmızı hat var ve o hat işliyor. O diyaloğa, o karşılıklı senkronizasyona bağlı olarak; Devlet Bey'in önerdiği Abdullah Öcalan’ın da tasdik ettiği sürecin bir uzantısını yaşayacağız diye tahmin ediyorum. Devlet Bey, ‘Ona bir statü verilmesi lazım’ dedi. Abdullah Öcalan canisi de yarın ‘Benim statümü şöyle belirleyin’ diyecek. Böyle olursa kimse şaşırmasın.” ifadelerini kullandı.
Yorum Yazın