Dolar 45,6152
%0.06
Euro 53,0474
%0.01
Altın 6.610,150
%-0.76
Bist-100 13.634,00
%-2.69

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
Güldoğan NEO TV'de 'Meslek Fabrikası' için 'İzmir'i gereksiz yere gerdiler' dedi! Tugay'a: 'Ortamı germediği bir iş dünyası kalmıştı'

Güldoğan NEO TV'de 'Meslek Fabrikası' için 'İzmir'i gereksiz yere gerdiler' dedi! Tugay'a: 'Ortamı germediği bir iş dünyası kalmıştı'

Siyaset bilimci Veysel Güldoğan, NEO TV'de Meslek Fabrikası eylemlerinin fiziksel ve organizasyon açısından yetersiz olduğu için son verildiğini iddia ederek, "Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait bir bina üzerinden 'İzmir'in mallarına çöktüler' gibi bir talihsiz açıklama ile İzmir'i gereksiz yere gerdiler" dedi. Ayrıca Meslek Fabrikası'nın 2021 yılında alınan bir kararla İstanbul merkezli bir vakfa devredilme girişiminde bulunulduğunu hatırlatarak, "Altında imza olan üyelerde Büyükşehir Belediye Meclisinde doğal üye olan o zaman ki Karşıyaka Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay da vardı. En son yine yapılan bir usulsüzlükte Gazî Mustafa Kemâl Atatürk'ü kendilerine siper etmelerini de bir İzmirli olarak yakıştıramadım" ifadeleriyle sert çıktı. Öte yandan İzBB Meclisi'nde faaliyet görüşmeleri sırasında yaşanan gerilime de değinen Güldoğan, "Biraz çoğunluğu ele geçirince neler yapabildiklerini en basitinden İzmir'deki belediye meclisinde gösteriyorlar" dedi.

  • Ege Postası
  • 22.04.2026 - 00:08
  • Güncelleme: 22.04.2026 - 00:52

EGEPOSTASI- AK Parti eski İl Başkan Yardımcısı ve siyaset bilimci Veysel Güldoğan ile MHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Emre Tayyar, NEO TV’de yayınlanan NEO Politik programında Ertuğrul Turan’ın sorularını yanıtladı.

İkili, programda İzmir siyasetine ve gündeminde yer alan konulara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. 

"EYLEM FİZİKSEL VE RUHEN YETERSİZDİ"

Mülkiyet tartışmaları kapsamında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay öncülüğünde gerçekleştirilen Meslek Fabrikası eylemlerinin bitmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Güldoğan, eylemin başından itibaren hem fiziksel hem de organizasyonel açıdan yetersiz olduğunu savundu.

Güldoğan, “Cumhuriyet Halk Partisi'nin ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın öncülüğünde başlatılan bu eylem ilk başladığında, eylemin gerçekten de hem fiziksel olarak hem de ruhen çok yetersiz olduğunu ve gerçekten de doğru konumlandırılmadığını ifade etmiştim. Keza geçen on iki günün sonunda Büyükşehir Belediye Başkanı olmadan sadece Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı’nın yaptığı bir açıklama ile eylem sonlandırıldı.Türkiye hukuk devletidir. Yasalar çerçevesinde dört ayrı mahkemenin verdiği kararlar doğrultusunda buranın tahliye edilmesiyle ilgili net bir karar vardır. Bundan sonra tekrar Cumhuriyet Halk Partili büyükşehir belediyesinin bu süreçle ilgili yapabileceği başka şey varsa hukuki anlamda onu yapmalıydı en başından beri" ifadelerini kullandı.

SOYER İLE TUGAY ARASINDAKİ İLETİŞİME DİKKAT ÇEKİLDİ

Ardından kooperatif soruşturması kapsamında tutuklu bulunan isimleri hatırlatırken, Tunç Soyer ile Başkan Tugay arasında yaşandığı iddia edilen gerilime değinerek, "Önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı hala içeride, eski İl Başkanı içeride, İZBETON Genel Müdürü içeride, keşke onlarla ilgili bir eylem planlasalardı. Ama tabii ki şikayetçi de mevcut büyükşehir belediye başkanı olduğu için onlarla ilgili de bir tasarrufta bulunamıyor. Acı bir şey. Genel Başkan geliyor, Sayın Tunç Soyer'i ziyaret etmeye gidiyor. Mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı Genel Başkan’la birlikte gidip Tunç Soyer'i ziyaret edemiyor çünkü orada istenmeyen birisi. Belki de Tunç Soyer'i şikâyet edip orada olmasına müsebbip olan kişi kendisi. Dolayısıyla bununla ilgili de net bir açıklama da yapamıyor dikkate ederseniz Büyükşehir Belediye Başkanı" şeklinde eleştirilerde bulundu.

"İZMİR'İ GEREKSİZ YERE MEŞGUL ETTİLER"

Büyükşehir'in kendi mülkiyetindeki taşınmazları yönetme konusunda yeterli performans gösteremediğini iddia eden Güldoğan, yürütülen tartışmaların kentin gündemini gereksiz yere meşgul ettiğini savunarak, "Daha İzmir Büyükşehir Belediyesi kendi elindeki taşınmazlarla ilgili doğru işletme yapamıyorken, Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait bir bina üzerinden 'İzmir'in mallarına çöktüler' gibi bir talihsiz açıklama ile, bence gerçekten de İzmir'de gereksiz bir yere gerdiler. İzmir'in gündemi bu olmamalıydı. Her zaman söyledik, İzmir'de yapılması gereken çok iş var. İzmir'de sosyal belediyecilikten tutun da belediyeciliğin temel hizmetleri olan çöp toplama, yol yapma, trafik düzenleme, ulaşım master planları gibi planlamalarla uğraşması gerekirken, maalesef gündemi Meslek Fabrikasıyla gereksiz yere meşgul ettiler" dedi.

"CHP'Lİ MECLİS ÜYELERİNİN KARARIYLA BİNAYI İSTANBULLU BİR VAKFA VERİYORDUNUZ"

Güldoğan, geçmiş dönemde Meslek Fabrikası'nın bir vakfa tahsis edilmesine yönelik karar alındığı tartışmalarına da dikkat çekerek, "Günün sonunda bu kanalda da yayına çıkan Cumhuriyet Halk Partili yöneticileri de izlediğimde, Cumhuriyet Halk Partili eski milletvekilleri, mevcut milletvekillеrini de izlediğimde, keza diğer bütün basın yayın organlarına baktığımda, hiçbir Cumhuriyet Halk Partili'nin bundan iki yıl önce bu meslek fabrikasını, eski devlet güvenlik mahkemesi binasını, İstanbul'u bir vakfa peşkeş çektiğiyle ilgili bir açıklamalarını görmedim. Biz bunu buradan dile getirdik. ‘Bundan iki yıl önce bu binayı İzmir Büyükşehir Belediyesi'ndeki Büyükşehir CHP'li Büyükşehir Meclis Üyeleri'nin kararıyla İstanbullu bir vakıfa bedelsiz olarak veriyordunuz o zaman. Bununla ilgili altında imza olan üyeler yine bu Büyükşehir Belediye Meclisinde doğal üye olan o zaman ki Karşıyaka Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay da vardı’ dedik" şeklinde konuştu.

"ATATÜRK'Ü KENDİLERİNE SİPER ETTİLER"

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın işaret edilen meclis toplantısına ilişkin katılmadığını dile getiren açıklamasına da tepki gösteren Güldoğan, “Sen katılmadın da senin arkadaşların orada imza attılar. Sen de bir ay sonraki oturumda veya bir sonraki oturumda çıkıp desen ‘Buna ben de karşıyım’. Ya da şu anda o eylemlerde bulunduk da o kadar da imzası olan arkadaşların o zaman aklına gelmedi mi? Hani Atatürk'ün vasiyetiydi bu bina, bu kadar önemliydi? Ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. En son yine yapılan bir usulsüzlükte Gazî Mustafa Kemâl Atatürk'ü kendilerine siper etmelerini de bir İzmirli olarak yakıştıramadım işin açıkçası" ifadeleriyle tepki gösterdi.

"İNANDIRICILIKLARI YOKTU"

Eylemin devam etmesi halinde kitlenin kaybedileceğini öne süren Güldoğan, “Zaten onu fark ettiler ve eylemi o yüzden sonlandırdılar. Yani İzmir halkı da bu eylemin samimiyetine inanmadı. Her geçen gün kitleler azaldı. Daha doğrusu kitleler de zaten orada belirli işte Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilçelerindeki onların deyimiyle işte ilçe örgütlerindeki üye arkadaşlar taşımasıyla, sendikalar, belediyelerde ve sendikalardaki bazı arkadaşların katılımıyla olan bir şeydi. Halkı oraya toplayabildiniz mi? Toplayamadınız çünkü inandırıcılığınız yoktu” şeklinde konuştu.

"BÜYÜKŞEHİR BURADA İŞGALCİ KONUMUNDA"

Konuya ilişkin söz alan MHP’li Tayyar ise, Büyükşehir Belediyesi'nin işgalci durumunda olduğunu öne sürerek, “Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün veya Vakıflar Müdürlüğü’nün de bir görevi şudur: Bugün itibariyle herhangi bir şekilde idare edeni kalmamış vakıfların mallarının toplumca doğru kullanılmasının tesis edilmesidir. Eğer var ise bunun sahipliliğinin ortaya koymasıdır. Şimdi Vakıflar İl Müdürlüğümüz söz konusu binanın bugün herhangi bir şekilde idare edeni bulunmayacak bir vakıf adına kayıtlı olduğuna dair belgeyi arşivlerinden bulmuş olabilir, bunlar Türkiye'de yaşanılan şeylerdir. O belgeyle tapuya başvurmuş. Tapu Müdürlüğü, Vakıflar İl Müdürlüğü’nden gelen veya Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden gelen belgeyi incelemiş ve tescile karar vermiş, tapusunu çıkartmış. Mülkiyet bundan sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafında. Mülkiyet kime aitse de kullanım hakkı da ona aittir. Siz bugün size ait olan bir malın başkası tarafından kullanılmasına müsaade eder miydiniz? Bir kira sözleşmesi yoksa müsaade etmezsiniz. Dolayısıyla yine yasadan kaynaklanan bir şekilde, ‘Buranın mülkiyeti bende, ben de burayı kullanacağım’. Burada şu an Büyükşehir Belediyesi, tırnak içerisinde söylüyorum hukuki tanımda bu olduğu için, işgalci konumunda" dedi.

"'ENGELLENİYORUZ' SÖYLEMİNİZLE İZMİRLİYİ KANDIRAMAZSINIZ"

Başkan Tugay'ın 'engelleniyoruz' söylemleri üzerinden Meslek Fabrikası eylemlerinde İzmirlileri ikna etme çabasına girdiğini savunan Tayyar, "Her iki dava devam ederken, yani hukuksal süreçler aslına bakarsanız işlerken, Büyükşehir Belediye Başkanı'nca orada zaten iki yıllık süre boyunca son dönemde de arttırdığı söylemi ‘Biz hükümet tarafından, merkezi idare tarafından engelleniyoruz’ algısının bir şekilde bu hukuksal ihtilaf üzerinden, İzmirliyi ikna çabası başladı. ‘Buraya çöküyorlar’ gibi bir algı üzerinden 'Gelin burada direnelim' diye bir çağrı yapıldı. Oraya sahneler platformlar kuruldu. Saz çalındı, eylemler organize edildi, ‘Nöbet tutuyoruz’ denildi. Kamu görevini yürüttüğünün farkında olmayan, bana göre içerik üreticisi gibi, influencer gibi davranan CHP'nin yetkilileri geldi. Geldiler, bu eylemleri renklendirmeye çalıştılar kendilerince. Ancak bu İzmir'de veya İzmirlide bir karşılık bulmadı. ‘Engelleniyoruz’ söyleminizle ikna edemezsiniz veya daha ağır bir ifade kullanayım, kandıramazsınız” ifadeleriyle eleştirdi.

TUGAY İLE AZAT YEŞİL ARASINDA YAŞANAN POLEMİKTE KİM HAKLI?

Başkan Tugay ile İZKA İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Azat Yeşil arasında, TOKİ’nin Karşıyaka Mavişehir’de gerçekleştirdiği parsel satışı üzerinden kamuoyuna yansıyan polemik için “İzmir için de kıymetli ve değerli olan bir iş dünyasından birini de acımasızca bir eleştiriye maruz bıraktı” diyen Güldoğan, “Büyükşehir Belediye Başkanı olarak gerçekten iyi bir ekip kuramazsanız başarılı bir yönetim mümkün değildir. Sizin ekibinizde bu ihalelerle ilgilenen hiçbir arkadaş sizi uyarmıyor mu? ‘Efendim bu ihaleye biz de girebiliyorduk, Karşıyaka Belediyesi de girebiliyordu’ demiyor mu?" şeklinde tepki gösterdi.

TUGAY'IN KARŞIYAKA BELEDİYE BAŞKANLIĞI DÖNEMİNE GÖNDERME

Açıklamalarında geçmişe de atıfta bulunan Güldoğan, Cemil Tugay’ın Karşıyaka Belediye Başkanlığı döneminde gerçekleştirdiği satışı hatılatarak, "Sayın Cemil Tugay yıllar önce Karşıyaka Belediye Başkanı iken de yine başka bir inşaat firmasına bir yeri satıp sonra pişman olup ‘Çok ucuza gitti’ diye bir beyanı da var. Bu kadar iş bilmezlik… Şimdi İzmir'in malına çökme ise eğer, siz İzmir'in malına çöktürdünüz o zaman. Yani çok ucuza sattığınız Karşıyaka Belediye Başkanı iken çok uzun ucuza sattığınız yerle ilgili ne düşünüyorsunuz?" sorusunu yöneltti.

"BİR TEK ORTAMI GERMEDİĞİNİZ İŞ DÜNYASI KALMIŞTI"

Tugay'ın iş dünyası ile ilişkilerinin zayıfladığını savunan Güldoğan, duruma tepki göstererek, "Şu anda haksız yere suçladığınız, şeytanlaştırdığınız, iş dünyasıyla da ilişkilerini koparttığınız, ilişkilerinizi koparttığınız bu durumla ilgili ne düşünüyorsunuz? İş bilmezlik, yönetim anlayışının sıfırlanmasını net olarak İzmir'de gelip herkes görebilir. Bakın, bir şehri doğru yönetebilmeniz için şehrin dinamikleriyle birlikte hareket etmeniz gerekiyor. Sayın Tugay, siz en son ticaret odası, sanayi odası başkanlarıyla birlikte ortak ne zaman bir proje başlattınız? Siz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak davet usulü yaptığınız ihalelerde kaç tane İzmirli firmayı davet ettiniz? Kaç tane İstanbullu firmayı davet ettiniz? Açıklayın bakalım, çok merak ediyorum. Hani bu kadar İzmir milliyetçiliğiniz varsa çıkın ortaya, ‘Biz davet usulü ihalelerde hep İzmirli firmalara öncelik veriyoruz’ deyin. Hayır, İstanbullu firmaları çağırıyorsunuz Sayın Tugay. Bir tek ortamı görmediğiniz iş dünyası kalmıştı” ifadeleriyle adeta ateş püskürdü.

İZBB MECLİSİ'NDE YAŞANAN ARBEDE: "SİZ ÖYLE YAPARSANIZ ELBETTE TUTUPTA CEVAP VERECEKLER"

İzmir Büyükşehir Belediyesi nisan ayı meclis oturumunda AK Parti ve CHP grubu arasında yaşanan arbedeye de ilişkin konuşan MHP’li Tayyar, muhalefetin konuşulmasının göz ardı edildiğini öne sürerek, “Cemil Bey çıkıp da orada gerçekleri yansıtmayan, karşı tarafı suçlayan ve sinirini, öfkesini ortaya koyan konuşmalar yapınca, elbette ki AK Parti belediye meclis üyeleri de, Milliyetçi Hareket Partili meclis üyeleri de tutupta bir cevap verecek size. Belediyenin faaliyet raporu nerede konuşulacak? Belediye meclisinde konuşulacak. Gayet doğal değil mi? Sizin yapmış olduğunuz sunuma veya sizin yapmış olduğunuz faaliyet raporuna ilişkin değerlendirmeye karşı da muhalefetin de bir şeyler söyleme hakkı vardır. Öyle değil mi? Söyleyecek bu adamlar. Tam tersi bir durum olsa aynı şey olmayacak mıydı? Tepki gösterilmeyecek miydi?” şeklinde yaşanan durumu savundu.

"BİRAZ ÇOĞUNLUĞU ELE GEÇİRİNCE NELER YAPABİLDİKLERİNİ İZMİR MECLİSİ'NDE GÖSTERDİLER"

Konuya ilişkin dikkat çeken ifadeler kullanan Güldoğan, “İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde aslında İzmir'e yakışmayacak görüntüler izledik hep beraber. Gerginlik var, kürsüde susturulma var. Sıralara vurarak protesto var, söz kesmeler var. En acısı kadın meclis üyesine Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından edilen hakaret var. Zaten olayların başlangıcı böyle başladı. Daha sonra da görüntülerden gördüğümüz kadarıyla ve beyanlara binaen aynı zamanda Büyükşehir Belediye Başkanı'nın korumaları tarafından da meclis üyelerine fiziki müdahale var. Olayların bu noktaya gelmesi durduk yere sadece böyle tartışmayla değil. Söylemlerinde demokrasi havarisi kesilenler, biraz çoğunluğu ele geçirince neler yapabildiklerini en basitinden İzmir'deki belediye meclisinde gösteriyorlar. Allah korusun. Türkiye genelinde böyle bir şey olsa neler olacağını kestirmek gayet mümkün. İzmir'de yapılanlardan sonra her şey ortada” ifadelerini kullandı.

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.