Dolar 45,6152
%0.06
Euro 53,0474
%0.01
Altın 6.610,150
%-0.76
Bist-100 13.634,00
%-2.69

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
Azat Yeşil, NEO TV'den Cemil Tugay'a seslendi: TOKİ'yi karalamaktansa TOKİ'nin bu tecrübelerinden faydalanmalı...

Azat Yeşil, NEO TV'den Cemil Tugay'a seslendi: TOKİ'yi karalamaktansa TOKİ'nin bu tecrübelerinden faydalanmalı...

İZKA İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Azat Yeşil NEO TV ekranlarında Kent ve Siyaset programına katıldı. Mehmet Ali Deniz’in İzmir gündemine ilişkin sorularına yanıt veren Azat Yeşil, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gündemki TOKİ’nin Karşıyaka Mavişehir’de gerçekleştirdiği parsel satışına ilişkin konuşan Yeşil, “Burada ben ihaleye Azat Yeşil olarak girdim. Benim önalım hakkım yok. Benim şirketimin önalım hakkı var. Bir de belediyenin önalım hakkı var. Ben tekrar sesleniyorum. Sayın Cemil Tugay’a Toplu Konut İdaresi’ni eleştirmesini, burada TOKİ Türkiye'nin en güzide kurumlarından birisidir. Ve rüştünü ispatlamış. Depremden sonra 500 bin konut yapmış bir kuruluştur. Bunu Avrupa Birliği ülkelerinin hiçbirisi yapamazdı. Böyle bir teknik kadrosu yoktu. Yani parayla da yapılacak bir iş değil. Yani TOKİ'yi karalamaktansa TOKİ'nin bu tecrübelerinden faydalanıp İzmir'e TOKİ'nin katkı sunmasını sağlamak gerekir. TOKİ'yi İzmir'e taşıyıp TOKİ'nin inşaat tecrübelerinden faydalanmak gerekir.” dedi.

  • Ege Postası
  • 21.04.2026 - 13:30
  • Güncelleme: 21.04.2026 - 23:50

EGE POSTASI- TOKİ’nin Karşıyaka Mavişehir’de gerçekleştirdiği parsel satışına ilişkin tartışmalar sürerken, ihaleyi kazanan İZKA İnşaat’ın sahibi Azat Yeşil NEO TV’de açıklamalarda bulundu.

SAYIN BAŞKAN'I YANLIŞ BİLGİLENDİRDİLER

Yeşil, “Şimdi belediyenin ihaleye giremediği şeklindeki bir söylem kesinlikle yanlış bir beyandır. Böyle bir şey yoktur. Siz muhabir olarak bile buranın ihalesine girebilirdiniz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes bu ihaleye girebilirdi. Aynı gün 380 tane yerin ihalesi yapıldı. 380 tane arsanın satışının da şartnamesi aynıydı. 380 ihaleye de aynı şekilde Türkiye Cumhuriyeti'nde herkes katılım sağlayabilir ve bazı ihalelere hiç kimse katılım sağlayamaz. Bazılarına 5-6 kişi girdi, bazılarına 1 kişi girdi. Bu tabii ki doğal bir olaydır. Sayın Başkan'ı yanlış bilgilendirdiler. O da öfkesini kontrol edemeyerek de hiç anlamsız bir polemiğin içerisine bizleri de sokmuş oldu.” dedi.

EĞER BELEDİYE ALACAKSA BİZ BU İŞTEN FERAGAT EDECEĞİZ

İzmir’e değer veren bir şirket oldukların I anlatan Yeşil, “Bizim yatırımlarımızın belki de yüzde 20-25'i İzmir'dedir. Asıl bizim iş hacmimizin çoğu İzmir'in dışında iş yapmaktayız. Birçok belediye başkanı birçok şehirlerde 35 yıldır iş yapıyorum. Hiçbir belediye başkanıyla böylesi bir süreç ben yaşamadım yani. Daha önceki süreçlerde rahmetli Ahmet Piriştina'yla olsun, Aziz Kocaoğlu'yla olsun, Tunç Soyer'le olsun çeşitli münasebetlerle burada yaptığımız işlerden dolayı istişarelerimiz oldu. Daha öncesinde birçok vilayette, birçok belediyeyle çok güzel projeler geliştirdik. Çok farklı kentsel dönüşüm projeleri yaptık. Hem ulusal hem ilçe bazında hem büyükşehir bazında hem farklı sektörlerde taahhüt projelerinde de yer aldık. Şimdi buranın satışının bu kadar büyütülmesinin aslında hiçbir sebebi yok. Çünkü ihaleye çıktığı gün ben dedim buranın satışıyla ilgili önce belediyeyle istişare edeceğiz. Eğer belediye alacaksa biz bu işten feragat edeceğiz buranın hissedarı olarak. Aslında feragat etmeyebiliriz ama belediye eğer bir hizmet yapacaksa biz önceliğimizi belediyeye tahsis etmeyi düşünüyoruz, önceliğimizi.” diye konuştu.

Yeşil konuya ilişkin sözlerini şöyle sürdürdü:

“İhaleden bir hafta önce ben bu açıklamayı yaptım, basına attım bu açıklamayı. Her yerde de çıktı. Ve Sayın Karşıyaka Belediye Başkanımız bu açıklamam üzerine dedi ki benim bütçem uygun değil. Burayı şu anda almayı düşünüp herhangi bir şey yapmayı gerektirecek bir bütçem yok. Belediye hizmet alanımız var. Belediye hizmet alanı işte Mavişehir'de 8 bin 700 metrekare yaklaşık 8-9 yıl önce alındı. Hiçbir çivi çakılmadı. Şu anda aynı alanı. Daha iyi gelir getirecek diye. Plan tadilatı yapmak için belediye çalışıyor yani belediye hizmet alanından farklı bir fonksiyon açıklatmak için şimdi böylesi bir süreç var.

SOYER, TUGAY’A PARA YARDIMINDA BULUNMUŞTU

Ve Karşıyaka Belediye Başkanımız doğal olarak dedi, Büyükşehir Belediyesi alsın. Çünkü önceki belediye hizmet alanını da ilçe belediye başkanı aldığı zaman büyükşehir belediye başkanımız ona destek vermiştim. Yani Cemil Tugay, Karşıyaka Belediye Başkanı iken hizmet alanını aldığı zaman Tunç Soyer ona para yardımında bulunmuştu. Öyle almıştı. Fakat şu anda Karşıyaka Belediye Başkanı Cumhuriyet Halk Partili. Büyükşehir Belediye Başkanı, Cumhuriyet Halk Partili birbirleriyle arasındaki iletişim olmadığı için biz Karşıyakalılar zarar görüyoruz. Nasıl zarar görüyoruz? Hizmet alamıyoruz. Ben her ne kadar bir iş adamıysam da ama Karşıyaka'da yaşayan Karşıyaka'ya gönül vermiş. Ve bunun için her yıl bütün sosyal projelerde bir şekilde katkı sunmuş bir insanım. Ben bunu yapmak zorunda değilim ama biz buraya aşığız. Biz İzmir'e hasretiz ama Karşıyaka’ya aşığız.

BAŞKANIN RİCASI ÜZERİNE BİZ YENİLEDİK

Biz istiyoruz ki burada güzel şeyler olsun. Güzel şeylerin olması için. İşte Suat Taşer tiyatrosu dökülüyordu. Başkanın ricası üzerine biz yeniledik. Ve sadece dedik ki buranın yenilemenin karşılığında yazın İZKA İnşaat sahnesi olsun. Ondan sonra Türkiye'de ilk bir belediye kadın sığınma evi açtık. 20 yıl once ben yaptım, Karşıyaka Belediyesi'ne bağışladım. Karşıyaka Belediyesi'nin yarım kalmış hizmet binalarını tamamlayıp Karşıyaka Belediyesi'ni yine hibe ettik. Karşıyaka'daki en az 8-9 tane muhtar evini ben yaptım, muhtarlar iyi hizmet yapsın diye.

İSTİYORLARSA ALSINLAR ONLAR YAPSINLAR HUZUREVİ

Yani burada olabilecek sosyal projelerin çoğunda yer alıyoruz. Biz bu arsasıyla almadan önce belediyeye şunu söyledik. Dedik siz eğer almazsanız da biz burada gökdelen dikmeyeceğiz. Biz burada huzur evi yapacağız. Yani istiyorlarsa alsınlar onlar yapsınlar huzurevi. Bugün 5 bin tane insan sırada bekliyor. Belediyeden yaşlı bakım evi yapması için.Belediyenin imkanı varsa belediye yapsın buyursun. Uzun zamandır böyle bir şeye ihtiyaç var. Çünkü insanlar yaşlandı, her geçen yıl daha da yaşlanacağız. En az bir 7-8 tane huzur evi yapılırsa, yaşlı bakım evi yapılırsa İzmir'de yine ihtiyacı karşılamaz.

İŞ DÜNYASIYLA ŞEHRİ YÖNETENLER BARIŞIK OLMASI LAZIM

Şimdi yaşamın belli alanlarında iş dünyasından destek almak lazım. İş dünyasıyla şehri yönetenler barışık olması lazım. Çünkü biz de istihdam yapıyoruz. Belediyede çalışan insanlar kadar. Bugün ilçe belediyesinde çalışan insanlar kadar bizde de çalışan insanlar var. Muhakkak. Ve biz bu çalışan insanlara ekmek götürüyoruz. Ve proje geliştiriyoruz. Ülkenin ekonomisine katkı sağlamak için. Bu şehirde kendi sektöründe en çok vergi veren şirketim ben. Ve beni şeytanlaştırıyor.

BELEDİYE İHALEYE DAHİL OLABİLİRDİ

Şimdi belediye ihaleye dahil olabilirdi ama Cemil Başkan zannediyor eski sistemde. Sistem ihale sistemidir. Çünkü kendisi de belediye hizmet alanı aldı 7-8 yıl önce gidip ihaleye girerek aldı. Artık dünya gelişti. Şartnameler değişiyor mu güncel? Artık yapay zeka var dünyada. İnsanlar artık bazı şeyleri elektronik ortamda yapıyor. Ve bu ihale sistemi siz yolda yürürken restoranda oturduğunuz zaman bile ihaleye girebilirdiniz. Benim burada şahsi olarak herhangi bir hissem yok. Herhangi bir şufa kullanma hakkım da yok. Benim şirketimin vardı. Ben öyle bir ortam oluşmasın diye şirket adına girmedim. Çünkü burada şahsi olarak Bir sosyal proje yapmayı düşünüyordum. Bu sosyal projenin içinde İzmir'den birçok iş adamı da var. İsimlerini vermek istemiyorum. Doktorlar var. Daha önce işte fizik tedavi rehabilitasyon merkezi konusu.  Söylüyorum bak 380 tane ihale vardı. 380 ihalenin iş artmaması aynıydı. Dolayısıyla bir kişiye göre nasıl hazırlanacak? 10-12 tanesi sosyal donatı alanı vardı. Şimdi tam kesin söylemeyeyim ama yaklaşık 10'un üzerinde sosyal donatı alanı vardı satışı. Ve o şehirlerin hiçbirisinde belediye başkanları çıkıp böyle bir üslup kullanmadı. Bunların içerisinde her partiden Belediye başkanı vardı yani. Bunun içinde CHP'lisi de vardı, AK Partilisi de vardı, MHP'lisi de vardı, DEM'lisi de vardı. Kimse çıkıp böyle bir polemik yaratmadı yani. İzmir'in polemiğe ihtiyacı yok ki, uzlaşıya ihtiyacı var. Biz iş dünyası, yerel yönetimler, merkezi hükümet eğer uzlaşamazsak İzmir'de nasıl bir gelişme kaydedebiliriz ki? Kentsel dönüşümü nasıl yapacağız? Diğer sorunları nasıl çözeceğiz? Yani bu bir ekip işidir yani.

TOKİ'Yİ KARALAMAKTANSA TOKİ'NİN BU TECRÜBELERİNDEN FAYDALANIP İZMİR'E TOKİ'NİN KATKI SUNMASINI SAĞLAMAK GEREKİR

Burada ben ihaleye Azat Yeşil olarak girdim. Benim önalım hakkım yok. Benim şirketimin önalım hakkı var. Bir de belediyenin önalım hakkı var. Ben tekrar sesleniyorum. Sayın Cemil Tugay’a Toplu Konut İdaresi’ni eleştirmesini, burada TOKİ Türkiye'nin en güzide kurumlarından birisidir. Ve rüştünü ispatlamış. Depremden sonra 500 bin konut yapmış bir kuruluştur. Bunu Avrupa Birliği ülkelerinin hiçbirisi yapamazdı. Böyle bir teknik kadrosu yoktu. Yani parayla da yapılacak bir iş değil. Yani TOKİ'yi karalamaktansa TOKİ'nin bu tecrübelerinden faydalanıp İzmir'e TOKİ'nin katkı sunmasını sağlamak gerekir. TOKİ'yi İzmir'e taşıyıp TOKİ'nin inşaat tecrübelerinden faydalanmak gerekir. Benim önalım hakkımı ben belediyeye veriyorum. Veriyorum. İhaleden önce de söyledim, şimdi de söylüyorum. Buyursun belediye önalım hakkını kullansın, gitsin TOKİ'ye parayı yatırsın. Bu arsayı alsın. Ben feragat ediyorum. Bunda bir şey yok ki. Ben ihaleden önce de bunu söyledim. Hala devam ediyor. Bugün bile eğer gidip belediye, Türkiye yazı yazarsa önalım hakkı kullanıyorum diye. Ve belediye burayı muhammen bedelli almış olacak.

DAHA ÖNCE ALDIĞI YERİ 8 YILDIR DAHA BİR ÇİVİ ÇAKILMADI

Ama aldıktan sonra da karşıya kadar bir hizmet yapmasını istiyoruz. Bakın daha önce aldığı yeri 8 yıldır daha bir çivi çakılmadı. Sadece almakla kalmıyor. Çünkü bir hafta önce belediye kendi sosyal donatı alanını Mavişehir'de sattı. Tezat değil mi kardeşim? Bir hafta önce sen sosyal donatı alanını satıyorsun. Bugün de diyorsun sosyal donatı alanına niye başkasına satılıyor? 6 ay önce Bayraklı'da resmi tesis alanı satıldı. Narlıdere'de okul alanı satışa çıktı. Buca'da çıktı. Yani şu anda belediyeler kendi ellerindeki sosyal donatı alanlarını Satıyorlar yani. Ama yine de almak istiyorlarsa biz ısrarcı değiliz. Yeter ki hizmet yapacaklarını bilelim. Getirsin burada bir huzur evi yapsın, bir Karşıyaka yüzme havuzu yapsın. Mavişehir'in yüzme havuzuna ihtiyacı var biliyor musun? Çocuklarını insanlar Bornova’ya götürüyor. Halkapınar’a götürüyor.

CEMİL BAŞKAN DA AYNI FEDAKARLIĞI YAPACAK YANİ. YILDIZ HANIM'A VERECEK PARAYI

Tamam da bak bir sürü arsa var. Bak bizim karşımızda. Lokantaya kiraya verildi sosyal donatı alanı… O zaman nasıl Cemil Başkan'a para verdi? 8 bin 700 metrekareyi aldı. Cemil Başkan da aynı fedakarlığı yapacak yani. Yıldız Hanım'a verecek parayı. Karşıyaka’yı ötekileştirmeyecek. Bakın eski Karşıyaka Belediye Başkanı olarak Karşıyaka’ya bugüne kadar 5 milyon TL para vermiş. Komik değil mi? Benim Karşıyaka Belediyesi’ne harcadığım para hibe olarak 5 milyonun üzerindedir. Sadece Karşıyaka kadar hediyesi var. Bence Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka belediye başkanıyla barışacak. Bu kavgadan vazgeçecek. ve hizmet yapmaya odaklanacak.

Bakın Cevat Durak, Kaşıyaka Belediye Başkanı iken opera binasının olduğu arsayı Büyükşehir Belediyesi'ne verdi. Yani Büyükşehir Belediyesi'nin arsası, Karşıyaka Belediyesi'nin arsası ayrı gayrı yok. İkisi de kamusal alandır. Büyükşehir Belediyesi parasını versin Karşıyaka Belediyesi'ne. Karşıyaka Belediyesi de bu arsayı alsın. Büyükşehir de bu arsanın üzerinde bizim önerimiz bir huzur evi yapsın. Huzurevi yaptıkları gün biz de buradan taşınır gideriz. Ruhsatlarını alsınlar, bize yazsınlar. Biz de kendi hislerimizi onlara satarız. Ama samimi olsun herkes. Yani Karşıyaka kadar katkısı olan bir hareket olsun istiyoruz. O kadar yani.

YAZIK DEĞİL Mİ İZMİR'İN ŞU GÖRÜNTÜSÜ?

Biz zaten yıllarca yapıyoruz. Bizim için siyasi şey fark etmiyor. Hangi siyasi partiden olursa olsun. Hizmet etsin, biz alkışlarız. Biz de çünkü bu ülkenin bir istihdam yaratan bir şirketiyiz, bir değeriyiz. Bakın Türkiye'de en çok kentsel dönüşüm yapan firmalardan birisiyiz. Ve bu konuda çok uzmanız. Bizim uzmanlık alanımızda birçok şehirlerde bizden faydalanıyorlar. İzmir bizden daha az faydalanıyor. Bizi kullanın ya. Biz gelelim bilabede. Bakın 4-5 tane ilçede ben belediyeye gittim. Kentsel dönüşümle ilgili briefing verdik ekibimizle beraber. Ama hareket yok. Yazık değil mi İzmir'in şu görüntüsü? Biz her kentsel dönüşüm projesine katkı koymaya hazırız. Her ilçede hazırız. Hiç ayrı gayrı olmadan. Yeter ki doğru projelendirme yapılsın. ve yaşama geçmesi için istekli olsun belediyeler. sadece kentsel dönüşüm yapıyormuşum gibi gözükmesin. Gerçekten icracı olsunlar hemen icraya dönecek her dönüşüm projesinde biz oluruz. Ama masa başında 20-30 tane toplantı yapıp işin sonunda hiçbir sonuç olmadan, sahada hiçbir hareket olmadan bir dönüşüm olmaz yani.

EĞER BELEDİYE UCUZSA BUYURSUN PARAYI YATIRSIN ALSIN

Şimdi 98 diye bir rakam yok. Yani bir kere 72 bin liraya biz aldık. Milli Emlak arsası üzerinde imar barışından faydalanma olduğu zaman 800 metrekareye kadar olan kısmı Türkiye Cumhuriyeti'nde 7 milyon kişi imar barışından faydalandı. 7 milyon kişiden 1 kişi de benim. Ve İmar Barışı'nın koşullarında 800 metrekareye kadar olan yerler ihaleyle satılmadığı için belli bedelin %50-100 üzerinde rakam. Vatandaşlara teklif edildi. Üzerinde yapı olduğu için de vatandaş bunu almak zorunda kaldı. Vatandaşın da çünkü faydasına olan bir şeydi. Kamunun da iyi gelir getirmesi için Milli Emlak’ın ortaya koyduğu doğru bir projeksiyondu bu. Ama şunu göz ardı etmemek lazım. Burada bir ay önce 35 bin liraya da yer satıldı. Bizim aldığımız yer 45 bin lira. Ve ihaleyle aldık. Yani şimdi 45 bin lira muhammen bedel belirlenirken. Bu işle ilgili gayrimenkul uzmanların en az 3-4 tanesinden araştırma yapılıyor. O şekilde muhammen bedel oluşuyor. Muhammen bedelin üzerinde bir rakamla biz satın aldık. Ama onun da ötesinde biz diyoruz ki zaten eğer belediye ucuzsa buyursun parayı yatırsın alsın yani.

YANLIŞ BİR BEYAN! UCUZ OLDUĞUNU İDDİA EDENLER PİYASANDAN HABERİ OLMAYANLARDIR

Bunun ucuz olduğunu iddia edenler piyasadan haberi olmayanlardır. Burası bir konut arazisi değil ki belediye hizmet alanıdır. Belediye hizmet alanı rayişleri üzerinden değerlendirmek lazım. Bakın hemen şurada karşıda okul alanı satıldı 35 bin lira. Şubat ayında satıldı ve mahkemeden satıldı. Şimdi dolayısıyla bunu söyleyerekten bir kamu kuruluşunu zan altında bırakmam. Haksızlıktır yani. Yanlış bir beyan. Doğru değil yani. Bunu araştırmak lazım. Yani belediye eğer arsayı alırsa yargıya taşımamıza gerek yok. Yani şu anda yargıya taşınacak bir durum yok. Bu konu bu şekilde ben çok güzel bir şekilde. Herkesin anlayabileceği bir dilde anlattım.

KİMSE BURADAN BU İŞİ FARKLI NOKTALARA ÇEKMESİN

Artık burada tartışmalı bir olay yok. Biz buradayız. Eğer anlaşılmayan bir şey varsa biz yine anlatmaya hazırız. Kimse buradan bu işi farklı noktalara çekmesin. Biz buradayız, Karşıyakadayız. O yüzden bu. Bu projeyle ilgili bu kadar hassasiyet gösteriyoruz. Yoksa ben aldım, ihaleden geçtim, beni ilgilendirmez deyip de bu işin içinden çıkabilirdim. Biz bize yakışanı yapıyoruz. herkes nezaket çerçevesinde, nezaket sınırlarını aşmadan. Bu konuyla ilgili ne gerekiyorsa onu yapsınlar. Biz yapı kayıt belgelerimizi basına belgeleriyle açıkladık. Bizim yapı kayıt belgelerimiz geçerlidir. Her vatandaş zaten internetten girdiği zaman yapı kayıt belgesine ulaşabilir. Biz yapı kayıt belgelerimizin belediye tarafından geçerli olduğunu belediye Bizden buradan. Her yıl vergi alıyor, emlak vergisi alıyor. Buranın üzerinde bir yapı var. Siz imar barışından faydalanmışsınız. O yüzden sizin şu kadar verginiz var diyor belediyeye. Biz de belediyeye bu vergiyi ödüyoruz. Şimdi bu kadar net olan bir şey için.

BELEDİYE BAŞKANININ BU ÜSLUBU, BU YAKLAŞIMI BİZİ GERÇEKTEN ÜZDÜ

Yapı kayıt belgesi yok demek. Gerçek dışı bu. Yani şimdi ben bildiğiniz gibi İzmir Ekonomik Koordinasyon Kurulu'ndan görevinden istifa ettim. Aslında o da bununla ilintili olduğu için ben ikisini birleştirip cevaplamak istiyorum. Yani ben belediyeye 35 yıllık tecrübelerimle istifade etmeleri için zamanımı, vaktimi ve de tecrübelerimi aktarmak için orada bulunuyordum. Stat konusuna gelince yani stat yapım konusunda bizim mesleğimiz gereği hem mimar olduğum için, hem müteahhit olduğum için, hem de Karşıyaka camiasının talep ve arzularını bildiğim için. Karşıyaka tribünün isteklerini bildiğim için. O istekler doğrultusunda doğru bir proje çıkması açısından ve de mimar Bahadır Kul'un belediye başkanıyla anlaşıp Bahadır Kul tarafından projenin çizilmesini istememden dolayı. Böyle bir projede yardımcı olmak için. İşin içine girdim. Biz Karşıyaka'yız, bizim için fark etmez. Her dönemde belediye başkanları değişmiş, biz Karşıyaka formasıyla gitmişiz. Karşıyaka için taleplerde bulunmuşuz. Bizim için Karşıyaka'nın faydasına olan her konuda biz her zaman hizmet etmeye hazırız. Fakat belediye başkanının bu üslubu, bu yaklaşımı bizi gerçekten üzdü. O yüzden bundan sonraki süreç nasıl olur doğrusu ben de bilmiyorum.

BU YAŞANAN OLAYDAN DOLAYI İSTİFA ETTİM!

Evet ben oradan bu yaşanan olaydan dolayı istifa ettim. Zaten benim oraya katılmamdaki sebep İzmir'de kentsel dönüşüm konusunda. Bir komite kurulması kurul içerisinde. Sayın Başkan Alp Avni Yelkenbiçer'e ben bu konuyu dile getirdim. Avni Bey çok sıcak baktı. İzmir'de kentsel dönüşüm komitesini kurup İEKK içerisinde bunu icraya yönelik bir hareket haline getirmek isteği onun da vardı. Sayın Başkan'a iletti. Ama yaklaşık 1,5 senelik bir zaman oldu. Bu kurulmadı. Dolayısıyla benim de orada bulunmamın bir fayda getirmeyeceğini düşündüm. Patlak verince ben kendi isteğimle ayrıldım. Kurul üyelerinin hepsi sağ olsun beni aradılar. İstifa etme. Biz zaten beraber gene proje geliştiriyoruz. Çok değerli başkanlarımız var orada. Gerçekten İzmir'e çok katkı koyan iş adamlarımız var. Yani bir proje gelişir, üç gün sonra ben o projeyi hemen yapmak isterim. Beşinci güne bırakmak istemem. O yüzden orada bulunmak benim mizajıma uygun değildi. Bundan sonraki kurul çalışmalarında da başarılar diliyorum.

KURUL ÜYELERİNİN ÇOK CİDDİ SIKINTILAR VAR

Tabii öyle ama kuruldaki bu benim branşımla ilgili olan bu konuda bu sıkıntı var. Yani aslında kurul üyelerinin bir çoğunda şu anki çok ciddi sıkıntılar var. Ve önümüzdeki dönemde de yani kurul toplantılarında ciddi anlamda katılım azalacağını tahmin ediyorum. Çünkü gerçekten insanlar bir şey öğretemediği zaman sırf oraya gidip dinlemek istemiyor yani. Tabii Büyükşehir ile alakalı farklı sorunlar var yani. Son kurul toplantısında da bu konuda zaten. Gündeme geldi kısmen yani. Basına da yansıdı bu. Valla yani o şimdi benim görev alanıma giren bir konu olmadığı için konuyu fazla dağıtmayalım. Gündemimize de dönecek olursak daha iyi olur.

AYNI PARTİDEN İKİ BELEDİYE BAŞKANI TOKALAŞSINLAR, İZMİR'İN FAYDASINA BİR ARAYA GELSİNLER

Bence aynı partiden iki belediye başkanı tokalaşsınlar, İzmir'in faydasına bir araya gelsinler ve bu arsanın parasını yatırsınlar. Ve kısa sürede burada Karşıyakalılara hizmet eden bir sosyal projeye ayırt ediyoruz. Tokalaşmasalar zaten İzmir'e katkıları nasıl olacak? Her zaman Bizim orada bir laf var. Su küçüğündür derler. O yüzden Bundan önceki belediye başkanları nasıl Karşıyaka Belediyesi’ne?

belli zamanlarda destek olup kaynak aktarmışlarsa da. Ben hiç unutmuyorum. Biz Karşıyaka Spor Kulübü olarak Rahmetli Ahmet Piriştina’nın  yanına gittik. Bize söyledi, dedi ‘ben size şu anda destek olursam bütün kulüplere destek olmam lazım.’ Bizim rahmetli başkanımız Akif Ersezgin, Karşıyaka Spor Kulübü'nün başkanı. Dedi ki, ‘başkanım bizim ihtiyacımız var. Bu parayı verirseniz biz şampiyonluğa oynuyoruz.’ Orada ben de başkana dedim, ‘valla başkanım o zaman bütün kulüplere destek olun. Biz sadece buraya geldik, fitili biz ateşlemiş olalım.’

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN HİÇ DESTEĞİ YOK. SIFIR DESTEK.

Karşıyaka'ya, Altay'a 500 bin dolara yakın bir kaynak verdi. Göztepe'ye ayrı para verdi. Altınordu'ya ayrı verdi. İzmirspor'a ayrı verdi. Bütün spor kulüplerine destek oldu. Şu anda spor kulüpleri bir tanesi sahibi Danimarkalı o Süper Lig’de mücadele ediyor. Diğer spor kulüpleri hepsi ya amatörde ya üçüncü ligde. Bunda Büyükşehir Belediyesi’nin hiç desteği yok. Sıfır destek. Türkiye'de Şampiyonluk yaşayan, Basketbolda şampiyonluk yaşayan Ege Bölgesi’nin bir takımı var.

Ve basketbolun sponsoru çekildi. Yok yani, destek yok. Bütün şehrin takımı yani. Barcelona'da gelip Karşıyaka’yla oynuyor. ve başka Avrupa ülkelerinin takımları da geliyor. Dolayısıyla kentin sosyal projelerine de destek olmak lazım. Bir de doğru bütçe yapmak lazım. Eğer sen yapamıyorsan. Özel sektörü harekete geçireceksin. Bakın Birleşmiş Milletler'in 2015'teki raporunda. Bir kentsel dönüşüm özel sektörün desteğiyle hayata geçebilir. Bütün dünyada bunu teşvik etmemiz lazım.

YETER Kİ İŞ DÜNYASIYLA BARIŞIK OLUN

Bir bakıyorsun Bayraklı'da bir tane apartman dairesi yıkılmış. Halk konut onun kentsel dönüşümünü yapmak için etrafını çevirmiş. Sonra biz orada 300 konut yapıp bitiriyoruz. Bitişiğimizde bakıyoruz 20 dairelik konut. 5 yıl oldu, yapılmıyor. Böyle bir şey olur mu ya? Sen vatandaşın önünü aç. İzmir'in müteahhitleri o kadar güçlü müteahhitler var ki. Çağır İzmirli müteahhitleri. 4-5 tane parsel müteahhitler yapar zaten. Dönüşümü özel sektör yapar. Yeter ki iş dünyasıyla barışık olun. İş dünyası ile barışık olan ülkeler ileri gidiyor. Trump, Elon Musk ile beraber seçim kampanyasını yaptı. Bir iş adamı olarak burada konuşuyorum.  Teşekkür ederim başarılı bir şeyler var. Kim doğru yaparsa ben doğruyu savunurum. Ama şunu söyleyeyim, bugün eğer şehir hastanesi yapılıyorsa, özel sektör desteğiyle yapılıyorsa bunu görmek lazım. Bir kere alışveriş merkezleri ve hastaneler otoban bağlantılı olan yerlerde yapılması lazım. Keşke Buca'daki yer de çok doğru bir yer. Keşke orası da bir an önce inşaatı başlansa, şehir hastanesi bir tane de Buca'ya yapılsa. Bu tarz projeleri keşke Büyükşehir Belediyesi de yapsa. Bunlar çok önemli projelerdir. Bu tarz projeler geliştiren resmi kurumlar geleceğe dönük çok ciddi adımlar atmış oluyorlar. Ve bugün sen bu hastaneleri bugün yapmak istesek ki yapamayız. Çünkü maliyetler o kadar arttı ki. Dolar bazında diyelim ki 10 dolara yapmışsak örneğin. Bugün biz 25 dolardan aşağı yapamayız. Dolayısıyla Devletin bir kazanımı oldu yani bu yapılarda. Bugün Atatürk Havaalanını yapmaya kalksak yapamayız. İstanbul havaalanını. Çünkü maliyetler çok arttı dünyada. 10 kat, 20 kat maliyetler artıyor.

ÖZEL SEKTÖRLE BELEDİYE ORTAK PROJELER GELİŞTİREBİLİR

Özel sektörle belediye ortak projeler geliştirebilir. Azat Yeşil bir şey değil. İzmir'de bir sürü iş adamı var. Bugün ticaret odasına, sanayi odasında bizde bir sürü arkadaşımız var. Bak size söylüyorum. Biz burada huzur evi yapacağız. İsimlerini söylemek istemiyorum. Duyduğunuz zaman inanamayacağınız isimler var bunların içinde. Hepsi ortak olmak istiyor. Ve her birisi 10 tane huzur evi yapacak mali güce sahip insanlar. Biz bunları bir araya getirmişiz, ikna etmişiz. Bu tarz projeleri yapmaya belki bir örnek olacak. Ama bu projeye bile şeytanlaştırıldı yani. Kendimiz özel sektör olarak işleteceğiz.  Şimdi Burada özel sektörün işleteceği yaşlı bakım evlerine de ihtiyaç var. Kamunun da yaşlı bakım evlerine de ihtiyaç var. Mesela Örnekköy'deki Huzurevi, yaşlı bakım evi. Yapıldı yapıldı bir noktaya geldi %95-98 seviyesine. Cevat Bey aradı beni. Ya dedi bu eksikleri tamamlayamıyoruz. Dedim tamam ben tamamlayayım. Gittik, tamamladık hibe olarak yaptık geçtik. Gene Cumhuriyet Kültür Merkezi yörede yarım kalmıştı. İşte biz gittik, destek olduk, HİBA olarak yardım ettik. Bu tarz projelerimiz de var. Yani Yeşilay'a destek oluyoruz. Çocukların eğitimi için robotik kodlama konularında destek oluyoruz. Ama burada önemli olan ben değilim yani. Ben şu anda

İZMİR’DE İŞ YAPAMIYORUZ, ANTALYA’DA BİZ İŞ YAPIYORUZ

356 tane İzmirli iş insanının ortak olduğu bir şirketle Antalya'da iş yapıyorum. İzmir'de yapamıyoruz. Antalya'da biz iş yapıyoruz. İstanbul'da yapıyoruz. İzmir'in kültürüne baktığınız zaman aslında bir araya gelip proje geliştirme kültürü var. Hoşçakalın. Tebrik ederim. işte KİPA örneği. Yani ki o dönemlerde bu yapılmış. Şimdi daha ileri yapılabilir. Çünkü teknoloji geliştiği çok güzel firmalar var İzmir'de. Yani inanılmaz sanayiciler var yani. Yani bu insanların hepsinin artı değer kenara koyup da bu tarz projelere, bu tarz yatırımlara girebilecek potansiyelleri var. Bunu yapmak için bir araya gelmek lazım, bir arada durmak lazım, bir arada kalmanın koşullarını oluşturmak lazım.Yoksa farklılıklarımızı eğer tartışırsak o zaman yok olur gideriz yani. Bugün Amerika Birleşik Devletleri kadar farklı misyonda, düşüncede insan olduğu bir ülke var mı? Ama bir arada böyle.

BENİM ÇAĞRI YAPMAM DOĞRU DEĞİL

Benim bir çağrı yapmam doğru değil. Burada bu işin önderleri bellidir. İzmir Ticaret Odası Başkanımız ve Sanayi Odası Başkanımız. Başkanlarımız, başkanlar kurulundaki diğer büyüklerimiz, onlar bu konuda deneyimlidirler. Onların yaptığı çağrılara biz de katılım sağlarız. Destek oluruz ama önemli olan buradaki bu birlikteliği, bu ortak paydayı gerilimi arttırmadan nezaket çerçevesinde bir şekle dönüştürmek. Vallahi ben gergin bir şekilde karşılık vermiyorum görüyorsunuz. Yani biz de yakışıklı yapacağız. Neyse o. Bakın diyorum ki. Buyurun belediye parasını yatırsın alsın. Eğer parasını yatırıp belediye almayacaksa. Bizim de önümüzü tıkamasın. Biz de bu kente hizmet eden firmalarız yani. Biz kötü bir şey yapmayacağız. Burada yüz kızartıcı bir iş de yapmayacağız. Gökdelen de dikmeyeceğiz. Şimdi tam oyunda öyle bir şekilde lanse edildiği işte 5-6 daire satılsa arsanın parası çıkar. Ya biz daire yapmayacağız arkadaş. Ben aldıktan sonra Dedim ki ben Buranın planını değiştirme gibi bir düşüncem yok, mevcut haliyle. Eğer biz alırsak. Topu topu 4 tonun bir yeridir yani bunu bu kadar büyütmenin bir anlamı yok. Ama Ne şekilde dense biz mantıklı olan her şey var. Yeter ki bu. şehre katkısı olan bir işlem olsun. Bunun için gerilim yaratmanın bir anlamı yok."

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.