Dolar 43,5198
%0.09
Euro 51,4052
%-0.06
Altın 6.910,030
%0.01
Bist-100 13.891,00
%0.11

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
AK Partili Yıldız'dan Tugay'a 'montaj video' ve 'kredi' tepkisi

AK Partili Yıldız'dan Tugay'a 'montaj video' ve 'kredi' tepkisi

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediyesi Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız, sel görüntülerinin “montaj” iddialarıyla geçiştirilemeyeceğini belirterek, “izahı olmayan işlerin mizahı olur” dedi. Altyapı için kredilerin hazır olduğunu vurgulayan Yıldız, Cemil Tugay yönetiminin altyapının parasını alıp ihaleye çıkamadığını öne sürerek, “O altyapının parasını eleştirdiğiniz, yok saydığınız hükümet verdi; ama siz bu işi yaz döneminde bitirmeniz gerekirken ihaleyi bile yapamadınız” ifadelerini kullandı. Öte yandan CHP’li milletvekillerinin İzmir’e katkı sunmadığını ileri süren Yıldız, "Vekiller ortada yok. Dün tweet atmışlar, ‘Ben seni tanıdığıma memnun oldum’, öteki de ‘Ben seni tanıdığıma memnun oldum’ diyor. Sizin birbirinizi tanımanız önemli değil, kent sizi tanısın. Mahir Polat’ı soruyorum, Nalbantoğlu’nu soruyorum, Murat Bakan’ı soruyorum: 10 yıllık vekillikleri döneminde bu kent için ne yapmışlar? Bir tane sorunu çözmüşler mi? ” diye konuştu.

  • Ege Postası
  • 03.02.2026 - 12:50
  • Güncelleme: 03.02.2026 - 17:20

EGE POSTASI - İzmir Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız, NEO TV’de katıldığı programda İzmir’de her yağış sonrası ortaya çıkan sel görüntüleri üzerinden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay yönetimine sert eleştiriler yöneltti. Görüntülerin “kurgu” olmadığını, yıllardır çözülemeyen altyapı sorunlarının doğal sonucu olduğunu söyleyen Yıldız, yağmur suyu ve kanalizasyon ayrıştırması için uluslararası kredilerin onaylandığını hatırlatarak, “Sorun para değil, sorun Cemil Tugay yönetiminin planlama yapamaması ve verilen kredileri zamanında kullanamamasıdır” ifadelerini kullandı.

"İZAHI OLMAYAN İŞLERİN MİZAHI OLUR"

İzmir Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız, kamuoyuna yansıyan görüntüler üzerinden yapılan “kurgu” tartışmalarına sert tepki göstererek, yaşananların İzmir’in kronik altyapı sorunlarının bir sonucu olduğunu söyledi.

Yıldız, “Açıkça şunu söyleyeyim. İzahı olmayan işlerin mizahı olur. Kaldı ki burada bir kurgu da yok. Çünkü daha sonra çıkan videolar var. Başka vatandaşların sayın ilçe başkanımız gelmeden önce zaten oradaki esnafın olta attığıyla ilgili yayınladığı sosyal medyada videolar görüyoruz. Sonra zaten Cemil Tugay’ın ekibinin bir iletişim sorunu var ama ben size söyleyeyim. Çünkü onun yayınladığı videoda zaten son dakika aracı orada bir ekleme var. Araçlar orada olabilir ama videonun çekildiği dakikada o araçlar orada yok. Ama şunu söyleyeyim. Bakın bu mesele o değil. Allah'a havale etme işi çok önce yapılacak görevler bakımından Cemil Bey açısından talihsiz bir açıklama. Nedeni söyleyeyim. Ya kardeşim bu kent. Ortalama 50 ile 100 kilogram metrekarede her yağışta. Yani bu tanıma göre 21-50 arası alırsanız kuvvetli. 51-75 arası alırsanız çok kuvvetli. Şimdi biz her yağışta şiddetli yani 50 kilogramda 50 metrekare düşen yağış ortalamasında bu görüntüleri yaşıyor muyuz? Yaşıyoruz. Bunları sürekli yaşıyoruz. Ve İzmirli maalesef bu görüntüleri sürekli yaşadığı için sizin bu görüntüyü ortadan kaldıracak altyapıyı yapmanız lazım. Bunun izahını yapsın Cemil Bey. İzahını yapamadığı zaman da bunun mizahı olur. Yani bunun mizahı da bir kurgu değil. Vatandaş orada oltayı atmış… Vatandaş espri yapmış. Artık insanlar bu sorunu espriye vurmaya kalkmaya başlamış durumda. Çünkü İzmir'in böyle bir gerçeği var. İşte bota binen vatandaş görüyorsun. O da mı kurgu? Venedik'e döndü deyip Karşıyaka’da video çeken vatandaş görüyorsun. Orada da mı Sait Başdaş var?” dedi.

"İZMİR'İN ALTYAPI SORUNU YILLARDIR AYNI"

Yıldız, İzmir’de yaşanan sel görüntülerinin manipülasyon değil, yıllardır çözülemeyen altyapı sorunlarının doğal sonucu olduğunu vurguladı.

“Manipülasyon yapmaya gerek yok. Bir gerçeklik var. İzmir'de ben 7 yıldır Büyükşehir Meclis üyeliği yapıyorum. Geçen dönem grup sözcülüğü yaptım. Bu dönem grup başkan vekilliği yapıyorum. Bu kentin altyapı sorunu yıllardır aynı. Aynı noktalar üzerinde sel felaketleri görüntüsü yaşıyoruz. Bunu çözecek olan irade İzmir Büyükşehir Belediyesi. Ve maalesef bunun çözümünde ağır ve yavaş kaldıkları için bugün biz en ufak şiddetli tanımlanan yağışa bile bu tabloyu çok da ağır bir yağışmış gibi yaşayan bir kent haline geldik. İzmirli bu korkuyu yaşıyor. O yüzden ben bunu şöyle yorumluyorum. Tekrar söylüyorum. İzahı olmayan işin mizahı olur. Ama mizah bir kurgu değil. Onun içerisinde zaten ilçe başkanımız yok. Bu anlamda zaten videolarda da maalesef asıl sıkıntı şu. Oraya bir montaj gibi arkasına aracı koyuyorsunuz. Bir kurgu yapıyorsunuz. Buna da ihtiyaç yok. Evet İZSU yetkilileri bir çaba içerisinde çalışıyor. Belediyedeki arkadaşlarımız çalışıyor ama asıl çalışma bu sorun gelmeden önce çözmemiz lazım.” diye konuştu.

“SORUN 7 YILDIR ALTYAPI OLMAMASI"

AK Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız, yaşananların sorumluluğunun İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde olduğunu belirtti.

“Kurguyu yaptırmak benim tarzım değil. Ben şunu söylüyorum. Asıl sorun İzmir’liye 7 yıldır altyapı yapmayan Büyükşehir Belediyesi'nin sorunu. Bakın geçen Kemalpaşa'da taşkınlar oldu. Şimdi kayıtlara girin. 2021 yılında manşet var. Bu dereyi 1200 metre uzatmamız lazım deyip söz veren İZSU. Aradan geçmiş 4 yıl oradaki o dönem muhtar olan arkadaşımız meclis üyesi bu dönem konuşmaları var Ulucak'ta. ‘Ya bu derelerin taşkınlığı nedir?’ diye. Siz 4 yıldır yapacağım deyip yapmadığınız dere ıslahının sonucunda taşkın yaşayıp vatandaşların 4-5 tane aracı sular altında kaldığında bu bir kurgu mudur? Hayır, bu bir gerçekliktir. Peki bunu çözme görevi kimindir? İZSU’nun, Büyükşehir Belediyesi’nin… 4 yıldır niye yapmadık arkadaşlar?” ifadelerini kullandı.

“FELAKET GELMEDEN ÖNCE PLANLAMA YAPMAK ZORUNDASINIZ"

Yıldız, Yenifoça örneği üzerinden belediyenin öngörü ve planlama eksikliğine dikkat çekti.

“Bakın geçtiğimiz günlerde Yenifoça’da sel felaketi yaşadık. Biz oraya İl Başkanımızla, Bakanımız Kasapoğlu'yla gittik selden sonra. Oradaki Yenifoça'daki bir derenin ıslahı zamanında yapılmış ama gelinen noktada bir tarihi köprü kalıntısından, menfezlerin darlığından bir taşma var. O dönem ben o görüntüyü İZSU yetkililerine attım. İZSU yetkilileri o görüşmeden sonra hatta bunu çözmemiz lazım dedi. Ne yaptılar? Yan tarafına by-pass hat yaptılar. Şimdi muhalefet böyle işler, bizim muhalefet anlayışımız yapıcı muhalefet. Şimdi şunu soruyorum, evet bunu yapan arkadaşlara teşekkür ederim ama o proje ilk yapılırken o by-pass hattını düşünecek bir teknik ekibinizin olması lazım. O gün o baypas hattını 2 yıl önce yapmış olsaydı İZSU, bugün Yenifoça'da o iş yerlerinin hiçbirini su basmayacaktı. Ne zaman yapıldı? Doğru bir iş yapıldı ama sorun şu bu doğru işi sen 3 yıl önce yapacaktın.İlla felaket başına gelmeden önce yapman lazım. Bizim Büyükşehir Belediyesi’nin maalesef öngörü problemi var. Cemil Bey'in de bana sorarsanız bir iletişim problemi var.Her işe kendi giriyor.Yazılana kendi cevap vermeye çalışıyor. Senin görevin Sosyal medyayı yönetmek değil, senin görevin kenti yönetmek. Ben bu anlamda Cemil Bey'i eleştiriyorum” dedi. 

"İZMİR'İN PLANLAMA HİYERARŞİSİ YOK"

‘Felaketlerin siyaseti olmaz’ diyen Yıldız, “Biraz önce değindiğiniz nokta, beklettiğiniz konuları artık rutinleri, rutin çözebileceğiniz işleri çözmeyip bunu bir felaket senaryosuna dönüştürürseniz bunun siyaseti olur. Şimdi 100 kilogram metrekare üstü felaket olarak değerlendiriliyor. Aşırı yağış. Peki İzmir bunu böyle mi görmüş?Hayır. Ortalaması şu an 70'lerde. Şimdi şunu söyleyeceğim. Peki şu an yaşadığımız tablolar 50-60'larda. Yani siz 50-60'ları yönetemiyorsunuz. Eğer Kemalpaşa'da aynı noktada dere ıslahını 4 yıldır yapmazsanız, her yağan yağışta da o evlere su basarsa bunun siyaseti olur mu olmaz mı? Şimdi bakın bütün iş şu. Öngörü ve planlama. Şimdi esasında büyük kentler ve büyükşehirler. 50 yıllık, 100 yıllık planlarla yapılır. İzmir'in böyle bir planlama hiyerarşisi yok. Ne ulaşımda var, ne kentsel dönüşümde var, ne master planlarında var” diye konuştu. 

"ALTYAPININ PARASINI O ELEŞTİRDİĞİNİZ HÜKÜMET VERDİ"

Krediler ile ilgili Yıldız, “Şimdi bakın 2023 yılında bir kredi onayladık. 2023 yılında 110 milyon Euro 17 Kasım 2023 yılında 110 milyon Euro yağmur suyu ve kanalizasyon suyunu ayrıştırması kredisi onayladı. Ve bu işin bitiş takvimi de takriben 2026 sonuydu. Şimdi bu arkadaşlar bu işi bile becerip verilen 5,5 milyarlık kredi dilimlerini kullanmakta o kadar geciktiler ki hatta bunun üzerine de İller Bankası uyarı yazısı yazmak zorunda kaldı. 3-12-2024'te... Ben aslında şuna geleceğim. Şimdi buradaki en temel bakın Konak Mahallesi, Ege Mahallesi, Alsancak Liman Bölgesi, Yağmursuyu Şebeke ve Kanalizasyon İnşaat Projesi. Burada 4 adet terfi merkezi.Yani şimdi siz 2023 yılında bir kredi almışsınız. Bu kredinin en büyük ayağı bugün sel görüntülerinin en fazla yaşadığımız  Alsancak bölgesindeki yağmur suyu kanalizasyonu ayrıştırma, iletim hatları, aynı şekilde terfi merkezleri, yağmur suyu terfi merkezleri yapacaksınız. Siz bugün daha yeni başladınız bu işi yapmaya. Bugün hani Alsancak'ta kötü görüntülerin nedeni diyor ya milletvekilleri 'altyapı'. O altyapının parasını eleştirdiğiniz yok saydığınız hükümet verdi. Ama sorun şu sizin bu ihaleyi yapıp Haziran'da başlayıp Ağustos ayında bu işi bitirmeniz gerekiyordu” dedi. 

"İHALEYİ YAPAMADILAR!"

Alsancak’taki görüntüler ile ilgili Yıldız, “Yani İzmir'de yağışın olmadığı Alsancak'ta nüfusun en az olduğu yaz döneminde yapıp bitirip kapatsaydınız bugün o kötü görüntülerin tarafı İzmir olmazdı. Şimdi soruyorum bu neyin hatası? Bu bizim hatamız değil ki. Bu tamamen arkadaşların planlama hataları. İhaleyi yapamadılar. Bakın ihaleyi yapamadıkları için İller Bankası yazı yazmış… Çünkü 31 Mart 2025'te bu işlerin bitmesiyle ilgili tüm ihalelerin bitmesi lazım. Dünya Bankası kredisi. Buna rağmen biz yine o dönem bu yazı yazıldığı dönem Sayın vekillerimiz, il başkanımız devreye girerek İller Bankası söz uzatması yaptık. İhaleye çıkamıyorsun. Bu sebebini söyleyeyim. İki yıldır görevdesiniz. Geldiğinizden beri kaç tane genel sekreter değiştirdiniz? Üç tane. Kaç tane daire başkanı değiştiriniz? 50'ye yakın. Kaç tane genel sekreter yardımcılığı değiştirdiniz?” ifadelerini kullandı. 

“ASIL MAHKEME ÖNÜNE GÖTÜREN CEMİL TUGAY’DIR”

170’e yakın bürokratın, savcılığın kendiliğinden açtığı bir dosya nedeniyle değil, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı iç denetim raporu nedeniyle yargı sürecine girdiğini iddia eden Yıldız, “Kurum hafızasıyla oynarsanız, iş yapan ekiplerinizi maalesef yargı önüne götürürseniz, bakınız asıl yargı önüne götürme konusu... Bürokratlarını götürmüştür Cemil Tugay. Bakın bugün daha aktif görevde bulunan 170'e yakın bürokratı ayrı yargılanıyor. Bunun yargılanma nedeni Büyükşehir Belediyesi'nin hazırladığı iç denetim raporudur. İZBETON'la ilgili bu arkadaşların büyük bir bölümü aktif görevde. Siz iç denetim raporundan sonra bu insanlara soruşturma açarsınız. Belediye içinde soruşturursunuz, suçunu tespit ederseniz yargıya taşırsınız.
Ama öyle yapmamışlardır. Maalesef hukuk birimi bir kişiye ve bir ekibe dışarıdan mahkum bir yapıya teslim ettiği için Cemil Bey,  artık bilerek mi, isteyerek mi, yanlış mı yönlendirilmiştir? Orasını kendisi bilir. Ama iş soruşturmayı yapmadan bu arkadaşları maalesef mahkeme önüne götüren Cemil Tugay'ın kendisidir” dedi. 

İklim krizinin olduğunu vurgalayan Yıldız, “Şimdi bir kere bir iklim krizi var mıdır? Vardır. Bir küresel problem yaşıyor muyuz? Dünyanın her yerinde yaşıyoruz iklim değişiklikleri. Bunları öngörerek hareket etmek lazım. Mesela deniz suyu ayrıştırması tartışılabilir mi? Evet tartışılabilir.Ama biz daha kanalizasyonla yağmur suyunu ayrıştırmamış bir kent olarak yani deniz suyun ayrıştırmasını tartışmayı, gündem yapmayı öncelikli mesele olarak görmüyorum. Ama bunu konuşmak lazım.Biz bunu zaten bugün konuşmadık. Biz Çeşme projesini gündeme getirdiğimizde biz o projeyi de ‘su havzalarını yok ediyorlar’ diye bağırdıklarında Sayın Turizm Bakanımız çok net bir şekilde gelip İzmir’de açıkladı. O toplantıda da katılmış bir meclis üyesiyim.Suyu ayrıştırılması noktasında ideal bir noktada bir çalışma varsa başvuruları zaten bakanlık değerlendirecektir. Zaten alternatifler üretmek durumundasınız” ifadelerine yer verdi. 

"CEMİL BEY KENDİ DÖNEMİYLE GEÇMİŞ DÖNEMİ AYIRIYOR"

Yapay yağmur ile ilgili ise Yıldız, “Altyapısını hazırlamadınız. Daha kilogramda 50 litre su düştüğü yerde sel yaşıyorsanız, 100 kilogramınüzerinde suyu düşürdüğünüzde bu kent ne olur? Bunun hesabını yapmanız lazım. Altyapısını yapmanız lazım... Kimi bilim adamları bunun tehlikeli olduğunu iddia eder. Bakın asıl mesele şudur. Şimdi yağmur suyu ve kanalizasyon gerçeği var mı bu kentte? Var. Bunu ayrıştırılmasının iki tane faydası var bu kente. Bir, körfez temizliğine büyük bir faydası var. İki, zaten bu taşkınlar bakımından bir faydası var. Sizin de buna üçüncü faydayı ekliyor olmanız lazım. Şu artık yağmur suyunu ayrıştırdığınız yerlerde parklarınızı, bahçelerinizi sulayacak büyük depoları inşa ediyor olmanız lazım. Zaten siz bu rejimleri yönetecek altyapı çalışmanın yaparsanız zaten kentine ihtiyacı olan su miktarlarını yönetir hale gelirsiniz. Şimdi en büyük sorun nerede yaşıyorlardı? Bu dönem geldiler parklara saat koydular. Çünkü saatlerce gereksiz su akıyordu. Peki bu kentte bizi ayırmıyoruz. Yani bu kenti Bugün Cemil Bey ayırıyor. Yani kendi dönemiyle geçmiş belediye başkanlığını ayırıyor. Tartışmalarını yaşıyorsunuz, görüyorsunuz. Bunlar bizim tarafımız değil. Ama biz neyi ayırmıyoruz?

"BİZİ DİNLESELERDİ KOOPERATİF MAĞDURLARI OLMAZDI"

Bu kentteki kesintisiz 25 yıldır CHP üretiyor.Bu kentin parasını, kaynağını bu anlamda heba ettiler. Sünger Kent diye bir proje ortaya attılar. Bütün bidonlar kayboldu gitti. O günde ben meclis üyesiydim ve bunun yanlış olduğunu, uygulama yönetiminin olmadığını ifade ettik. Yani biraz bizi dinleselerdi bugün kooperatif mağdurları olmazdı. Biraz bizi dinleselerdi bugün bu kentin su problemi olmazdı.Biraz bizi dinleselerdi bu kentin ulaşım sorunu olmazdı, sel sorunu olmazdı. Biz yapıcı anlamda sorunu görüp anlatıyoruz. Kredi verdik daha ihaleye geç çıkmışsınız çözemiyorsunuz. Yani o yüzden hayalperest işleri bırakalım. Altyapımızı iyileştirelim. İlk önce İzmirli'ye her yağmur yağdığında eyvah şimdi benim başıma ne gelecek psikolojisinden kurtaralım. Sonra hepsi bilimsel tartışılır” ifadelerini kullandı.

“MESELE SEN YAPTIN BEN YAPTIM DEĞİL, MESELE HİZMET ÜRETME”

İzmir Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız, meselenin “sen yaptın ben yaptım” tartışması olmadığını belirterek, “Mesele hizmet üretme meselesi. AK Parti’yi haksız bir eleştiri içerisine giriyorlar. İş üretmeyenler sadece konuşuyor. Mesela vekiller ortada yok. Dün tweet atmışlar, ‘Ben seni tanıdığıma memnun oldum’, öteki de ‘Ben seni tanıdığıma memnun oldum’ diyor. Sizin birbirinizi tanımanız önemli değil, kent sizi tanısın. Kent bu vekilleri bir tanısın. Birbirini tanıyarak siyaset mi yapıyorsunuz? Yazıktır, günahtır” dedi.

Yıldız, CHP’li milletvekillerini hedef alarak, “Mahir Polat’ı, Nalbantoğlu’nu, Murat Bakan’ı soruyorum: 10 yıllık vekillikleri döneminde bu kent için ne yapmışlar? Bir tane sorun çözmüşler mi? Kent sizi tanıyor mu her şeyden önce?” ifadelerini kullandı.

“DSİ VE İZSU BİRBİRİNDEN AYRILAMAZ”

Devlet Su İşleri ile İZSU’nun entegre çalışan iki kurum olduğunu vurgulayan Yıldız, “DSİ ve İZSU birbiriyle uyumlu çalışan iki kurumdur. Bu kurumları yıpratmak İzmirliye sorun vermek demektir. Sorumluluk sahibi siyasetçiler kullandıkları cümlelerde bu iki kurumu korumak zorundadır. Cemil Bey de buna dahil, milletvekilleri de buna dahil. Biri barajları yapar, diğeri iletim hatlarını. Arıtılarak İzmir’e sağlıklı içme suyu sağlanır. Ama algı ve manipülasyonla kent yönetmeye kalkarsanız bu görüntülerin tarafı olursunuz” diye konuştu.
CHP’li isimlerin DSİ ve İZSU’yu hedef alan açıklamalarından rahatsız olduğunu dile getiren Yıldız, “Samimi söylüyorum, bundan çok rahatsızım. Bu kadar iş yapıyorsunuz ama iki kurumu kötü kurumlar gibi göstermeye çalışan CHP’li arkadaşlar var. Bu bakışı değiştirmek zorundalar” dedi.

“DIŞ FİNANSMAN DİYORLAR AMA RAKAMLAR ORTADA”

Yıldız, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin dış finansman kredileriyle ilgili söylemlerine rakamlarla yanıt verdi. 2024 yılı içinde Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi dördüncü faz inşaatı için 41 milyon euro kredi kullanıldığını belirten Yıldız, “Bu inşaat bitti. Bunun yeniden yapılandırılması talep edildi. Bunun yanında Narlıdere, İnciraltı, Konak, Çınarlı atıksu tesisleri, Çiğli Çamur Kurutma Tesisi için 50 milyon euro, Dikili atıksu ve kanalizasyon için 66 milyon euro talep edildi. Toplamda 157 milyon euro. Bunun 41 milyon eurosu bitmiş iş. Yani yaklaşık 150 milyon euro üzerinden bir tartışma yürütülüyor” dedi.

“MEVZUATA TAKILIYORLAR, ENGELLEME YOK”

Kredi onay sürecinin mevzuata bağlı olduğunu vurgulayan Yıldız, “Eğer devlete vergi ve SGK borcunuz varsa ve mali yükünüz bunu ödeyemeyecek noktadaysa, dış finansman kredisi için izin verilmiyor. Bu sadece İzmir için değil, Türkiye genelinde geçerli. Gaziantep de bekliyor, Konya da bekliyor. Mevzuata takılıyorlar ama sanki bilerek kredi vermiyormuşuz gibi bir algı yaratılıyor” ifadelerini kullandı.

“İZMİR, CHP’Lİ BELEDİYELER ARASINDA EN FAZLA KREDİYİ ALDI”

Dünya Bankası kaynaklı 410 milyon euroluk altyapı kredi paketine değinen Yıldız, “Bu paketin 230 milyon eurosu CHP’li belediyelere verildi. Bunun 130 milyon eurosunu İzmir Büyükşehir Belediyesi aldı. Üzerine 38 milyon euro daha verdik. Toplamda 160 milyon euro. CHP’ye verilen kredilerin yüzde 65’i İzmir’e gitmiş durumda. Toplam paketin yüzde 35’i İzmir’e verilmiş. AK Partili 7 belediyenin toplamından daha fazla kredi sağlanmış. Hangi engelleme?” dedi.

“BORÇ TABLOSUNUN NEDENİ CHP’NİN KENDİ YÖNETİMİ”

Yıldız, belediyenin borç yükünün CHP yönetimlerinden kaynaklandığını savunarak, “Cemil Bey göreve geldiğinden beri 750 milyon dolar borç kullanılmış. Toplam borç, vergi ve SGK hariç 1,2 milyar dolar. Onları da eklerseniz 1,6 milyar dolar. Tunç Soyer döneminde 14 bin işçi alındı. Bugün yaşanan mali sıkıntıların nedeni bizim politikalarımız değil, kendi yönetimleridir” diye konuştu.

“BİZ SORUNUN DEĞİL, ÇÖZÜMÜN TARAFIYIZ”

Basmane Çukuru ve iyi niyet protokolüne ilişkin değerlendirmede bulunan Yıldız, “Bu protokolde belediyenin yüzde 30’luk payı garanti altına alınmıştır. Doğru yönetilirse belediye buradan kazançlı çıkar. AK Parti olarak Basmane Çukuru sorununun çözüm tarafındayız. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bu sorunun çözümünde taraf olduk. Biz bu kentin çukurunu kapatıyoruz” ifadelerini kullandı.

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.