Dolar 45,6152
%0.06
Euro 53,0474
%0.01
Altın 6.610,150
%-0.76
Bist-100 13.634,00
%-2.69

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
Ednan Arslan’dan NEO TV'de iktidara sert tepki: Kredileri onaylamayarak İzmir’i cezalandırıyorlar

Ednan Arslan’dan NEO TV'de iktidara sert tepki: Kredileri onaylamayarak İzmir’i cezalandırıyorlar

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Ednan Arslan, NEO TV’de son dönemde CHP’li belediyelere yönelik yargı süreçlerinden ekonomik krize, emekli maaşlarından hukuk güvenliğine kadar birçok başlıkta dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Yurt dışı kaynaklı kredilerin Hazine onayına takıldığını belirten Arslan, “Hazine garantör değil ama keyfi şekilde imza atmıyorlar” dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kredi notunun yüksek olduğunu vurgulayan Arslan, bu engellemelerin tamamen siyasi olduğunu savundu. Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın bakanlar ve AK Parti’li siyasetçilerle görüşmesini son derece normal bulduğunu ifade eden Arslan, “Derdimizi söylemezsek nasıl anlatacağız? İzmir’in sorunlarını çözmek için görüşülüyor. Diyalog kapılarını kapatmak sorunludur” dedi.

  • Ege Postası
  • 02.02.2026 - 21:46
  • Güncelleme: 02.02.2026 - 21:59

EGEPOSTASI- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Ednan Arslan, NEO TV’de yayınlanan Haber Aktif programında Alper Baran Esin’in sorularını yanıtladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kullanımındaki taşınmazların Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesine yönelik girişimleri sert sözlerle eleştiren Arslan, yaşananları “rövanşist siyaset” olarak nitelendirdi.

“Eski defterleri karıştırarak mülk devretmenin mantığı yok”

İl Özel İdarelerinin kapatılması sürecini hatırlatan Arslan, İzmir’de kamuya ait malların geçmişte de yerel yönetimlere devredilmediğini belirterek, bunun yeni bir uygulama olmadığını söyledi. Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi ve tarihi gasilhane gibi yapıların İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kamu yararına kullanıldığını vurgulayan Arslan, şu ifadeleri kullandı:

“Bu taşınmazların tamamı İzmirli’nindir. Ne Tunç Soyer’in babasının ne Aziz Kocaoğlu’nun babasının malıdır. Bugün CHP’li bir belediye başkanı kullanır, yarın halk başka birini seçer, o da İzmir adına kullanır.”

“Bu binalar aktif olarak İzmir’e hizmet ediyor”

Söz konusu yapıların kent yaşamına katkı sunduğunu belirten Arslan, özellikle Meslek Fabrikası’nda verilen eğitimler sayesinde yurttaşların meslek sahibi olduğunu, Egemenlik Evi’nin ise İzmir’in tarihsel belleğinde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.

“Durup dururken vakıf senetleri bulunarak bu binaları geri almak doğru değil. Bunlar İzmir’in malıdır ve İzmir için kullanılmaktadır.”

“Atatürk’ün bağışladığı bir yapıdan söz ediyoruz”

Egemenlik Evi’yle ilgili önemli bir belgeye dikkat çeken Arslan, CHP İzmir İl Başkanlığı’nın kamuoyuyla paylaştığı evrakta, söz konusu yapının Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından bizzat İzmir Belediyesi’ne bağışlandığının açıkça görüldüğünü söyledi.

“Atatürk’ün İzmir’e bağışladığı bir yapıyı bugün tartışmaya açmak kabul edilemez.”

“Belediyeleri silkelemek vatandaşı cezalandırmaktır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “silkeleyin” sözlerini hatırlatan Arslan, CHP’li belediyelerin SGK ve vergi borçları üzerinden baskı altına alındığını belirtti. Buna karşın özel sektörün ve yandaş holdinglerin milyarlarca liralık borçlarının görmezden gelindiğini savundu.

“70–80 milyarlık belediye borçları konuşuluyor ama 900 milyarlık özel sektör borçları gündeme gelmiyor. Kimi silkeliyorsunuz? İzmirliyi silkeliyorsunuz.”

“Belediyeler vatandaşın hayatına dokunan ilk kapıdır”

Belediyelerin doğumdan ölüme kadar yurttaşın hayatında yer aldığını vurgulayan Arslan, bu kurumların işlevsiz hale getirilmesinin doğrudan vatandaşı mağdur edeceğini söyledi:

“Cenazede belediye vardır, sosyal yardımda belediye vardır. Merkezi iktidarın bu yapıyı ikame etmesi mümkün değildir.”

“Rövanşist siyaset kimseye kazandırmaz”

Geçmişte farklı iktidarların görev yaptığını hatırlatan Arslan, hiçbir dönemde bu denli rövanşist bir anlayışla yerel yönetimlere yaklaşılmadığını ifade etti. Aynı yöntemin tersine uygulanması halinde kaos yaşanacağını dile getirdi.

“Biz de çıkıp ‘bakanlıklar belediye arsaları üzerinde, tahliye edelim’ diyebilir miyiz? O zaman hizmeti kim alamaz? İzmirli alamaz.”

“Sosyal belediyecilikten vazgeçmeyeceğiz”

CHP’li belediyelerin ekonomik krize rağmen sosyal hizmetlerini sürdürdüğünü belirten Arslan, Bornova Belediyesi’nin açtığı kasap ve İzmir genelinde yaygınlaştırılan İZMAR ve Halk Ekmek uygulamalarını örnek gösterdi.

“Vatandaş artık günde kaç ekmek alacağını hesaplıyor. Biz onların mutfağına dokunmaya çalışıyoruz.”

“İzmir verdiğini alamıyor”

Merkezi bütçe paylaşımlarında İzmir’in hak ettiği payı alamadığını savunan Arslan, İzmir Planlama Ajansı verilerine göre kentin verdiği verginin karşılığında en az pay alan büyükşehirlerden biri olduğunu söyledi.

“İzmir’e şaşı bakılıyor. İkinci Çevre Yolu, Halkapınar–Otogar Metrosu yıllardır yılan hikâyesi.”

“Emekliyi 20 bin liraya mahkûm eden bu iktidardır”

İktidarın ekonomi yönetimini sert sözlerle eleştiren Arslan, yüksek faiz ödemelerine dikkat çekerek şunları söyledi:

“En büyük beceriksizlik bu iktidardadır. 2,7 trilyon lira faiz ödeyen bir iktidardan söz ediyoruz. Bunun adı beceri olamaz. Emekliyi 20 bin liraya mahkûm edenler de yine bu iktidardır.”

“Pandemide maskeyi dağıtamayan iktidardı, vatandaşın yanında olan CHP belediyeleriydi”

Pandemi dönemine de değinen Arslan, merkezi hükümetin başarısız kaldığını, CHP’li belediyelerin ise halkın yanında durduğunu vurguladı:

“Hepimiz hatırlıyoruz; beş maskeyi bile dağıtamadılar. Ama Cumhuriyet Halk Partili belediyeler vatandaşın birebir yanında oldu. Esnafı destekledi, işgaliye ücretlerini almadı, ulaştırılamayan maskeleri yurttaşa ulaştırdı. Büyük bir sosyal belediyecilik örneği sergilendi.”

“Yereldeki başarı genel iktidara da yansır”

Yerel yönetimlerin başarısının aslında merkezi iktidar için de bir avantaj olduğunu belirten Arslan, iş birliğinin önemine dikkat çekti:

“Belediyeler çalışırsa, vatandaşın derdi azalırsa bu genel iktidara da yansır. Sorunlar büyüyüp çığa dönüşürse bunun altında hep beraber kalırız.”

“Devlet yapılanması eşgüdüm gerektirir”

Merkezi idare ile yerel yönetimlerin birlikte çalışmak zorunda olduğunu ifade eden Arslan, belediyelerin bakanlıklarla sürekli temas halinde olduğuna vurgu yaptı:

“Belediyelerin bakanlıklarla işi var. Bakanlıkların da bu kente karşı sorumlulukları var. Devlet yapılanması eşgüdüm üzerine kuruludur.”

“İzmir Körfezi sadece Büyükşehir’in sorumluluğu değil”

İzmir Körfezi’ndeki kirlilik tartışmalarına da değinen Arslan, sorumluluğun yalnızca İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yüklenemeyeceğini söyledi:

“Ulaştırma Bakanlığı’nın Körfez’de sorumluluğu var. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın sorumluluğu var. Gediz Eylem Planı’nı hayata geçirmezseniz, bu sorunu çözemezsiniz.”

“Gediz Nehri Menemen Ovası’nı kirli suyla suluyor”

Gediz Nehri’ndeki kirliliğin İzmir’i aşan bir mesele olduğuna dikkat çeken Arslan, denetim eksikliğini gündeme getirdi:

“Murat Dağı’ndan doğan Gediz, Menemen’e kirli akıyor. Fabrikaların arıtma tesisleri yeterince denetleniyor mu? Kimyasal deşarjlara hangi yaptırım uygulanıyor? Bu su Menemen Ovası’nı suluyor. Çiftçi artık o suyu kullanmak istemiyor.”

“Atık bırakan gemilere neden ceza kesilmiyor?”

Körfez’e atık bırakan gemilere yönelik yaptırımların yetersiz olduğunu savunan Arslan, bakanlıkları göreve çağırdı:

“Drone görüntüleriyle defalarca tespit edildi. Körfez’e atık bırakan gemilere hangi ceza kesildi? Hangi yaptırım uygulandı?”

“İzmir halkı kararını vermiştir”

Seçmenin hem genel hem de yerel iktidar tercihini net biçimde ortaya koyduğunu belirten Arslan, şu ifadeleri kullandı:

“Halk, genel iktidarda AK Parti’yi, Cumhurbaşkanı olarak Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı seçmiş. İzmir’de ise Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Cemil Tugay’ı ve 28 ilçede CHP’li belediye başkanlarını göreve getirmiştir.”

“Birbirimizle didişmenin bu kente faydası yok”

Açıklamasının devamında uzlaşı ve ortak akıl çağrısı yapan Arslan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Sosyal medyadan birbirimize sallamanın bu kente bir faydası yok. Oturalım, bir masanın etrafında bu kentin sorunlarını hep birlikte çözelim.”

 “Sorun sadece İzmir’in değil, Türkiye’nin sorunu”

İzmir’de yaşanan sorunların başka illerde de görüldüğünü belirten Arslan, Gaziantep’ten Adana’ya, Karadeniz’den İç Anadolu’ya kadar benzer problemler yaşandığını söyledi. Aşırı ve kısa süreli yağışların sel felaketlerine yol açtığını ifade eden Arslan, “Yağışlar bir saat yerine beş-altı saate yayılsa bu sorunlar yaşanmazdı” dedi.

“İklim krizi dünyanın en büyük gündemi”

İklim değişikliğinin artık inkâr edilemeyecek bir gerçek olduğunu vurgulayan Arslan, uluslararası toplantılarda en çok tartışılan başlığın iklim krizi olduğuna dikkat çekti. Özellikle ada ülkelerinin varoluş mücadelesi verdiğini belirten Arslan, “Dünya 1,5–2 derece daha ısınırsa bazı ülkeler tamamen sular altında kalacak” ifadelerini kullandı.

“Akdeniz kuşağındayız, en çok etkilenecek ülkelerden biriyiz”

Türkiye’nin Akdeniz kuşağında yer aldığı için iklim krizinden en fazla etkilenecek ülkelerden biri olduğunu belirten Arslan, sel, kuraklık ve aşırı sıcaklıkların artacağını söyledi. “Su kullanma alışkanlıklarımızı değiştirmek, altyapımızı iklim krizine göre planlamak zorundayız” dedi.

“İklim krizi var diye teslim olmayacağız”

“Nasıl olsa iklim krizi var” anlayışının yanlış olduğunu vurgulayan Arslan, alınabilecek tüm önlemlerin alınması gerektiğini söyledi. Geçtiğimiz yıl Kordon’da yaşanan su baskınını hatırlatan Arslan, yapılan set çalışmasının bu yıl işe yaradığını belirterek, “Biz de bu süreçte öğreniyoruz” dedi.

“Su temini DSİ’nin, dağıtım belediyelerin görevi”

Su temini ve baraj yapımının İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin değil, Devlet Su İşleri’nin (DSİ) sorumluluğunda olduğunu vurgulayan Arslan, İzmir’in Türkiye’de kayıp-kaçak oranı en düşük 5 il arasında yer aldığını söyledi. “76 il İzmir’den daha kötü durumda” diyerek eleştirilere yanıt verdi.

“İzmir büyüdü, hizmet alanı katlandı”

İzmir’in büyükşehir sınırlarının genişlemesiyle hizmet alanının ciddi şekilde arttığını belirten Arslan, Bergama ve Menderes gibi ilçelerin yüzölçümünün merkezden daha büyük olduğuna dikkat çekti. Çeşme’de temiz su altyapısının yenilendiğini ve arıtma tesislerinin kapasite artırımı için kredi beklediğini söyledi.

“Kredileri onaylamayarak İzmir’i cezalandırıyorlar”

Yurt dışı kaynaklı kredilerin Hazine onayına takıldığını belirten Arslan, “Hazine garantör değil ama keyfi şekilde imza atmıyorlar” dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kredi notunun yüksek olduğunu vurgulayan Arslan, bu engellemelerin tamamen siyasi olduğunu savundu.

“CHP’li belediyeler başarılı olduğu için rahatsızlar”

İktidarın CHP’li belediyelerin hizmet üretmesinden rahatsız olduğunu söyleyen Arslan, kreşler, kent lokantaları, aşevleri ve yurtların hedef alınmasını sert sözlerle eleştirdi. “Siz yapamıyorsanız bırakın belediyeler yapsın” dedi.

“Buca Metrosu’nun önünü açın”

Buca Metrosu için gerekli olan yaklaşık 610 milyon euroluk kredinin hâlâ onaylanmadığını hatırlatan Arslan, “Bu krediyle metro yapılacak, trenler çalışmaya başlayınca kendi gelirini üretecek. Sizden kimse para istemiyor, sadece imza atın” çağrısında bulundu.

“Engellemeler İzmir’e değil, Türkiye’ye zarar veriyor”

Arslan, iktidarın yerel yönetimleri engellemesinin bedelini vatandaşın ödediğini belirterek, “Bu projeler engellenmemeli. İklim kriziyle mücadele siyaset üstü bir meseledir” dedi.

 “Siyaset münakaşa ile müzakerenin dengesidir”

Arslan, İzmir’in sorunlarının çözümü için iktidar-muhalefet ayrımı gözetmeden görüşmenin zorunlu olduğunu vurguladı.

“Sadece kavga da, sadece müzakere de sonuç getirmez”

Siyasetin doğasının tartışma ve uzlaşmayı birlikte barındırdığını ifade eden Arslan, “Sürekli müzakere ederseniz sonuç alamazsınız, sürekli münakaşa ederseniz de alamazsınız. Bunun bir ayarı vardır” dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki çalışma düzenine dikkat çeken Arslan, kamuoyunun ekranda gördüğü Genel Kurul’un bir tartışma alanı olduğunu, asıl çözümlerin ise arka plandaki müzakere odalarında üretildiğini söyledi.

“Kanunlar kavga ederek değil, müzakere edilerek çıkar”

Meclis’te tüm partilerin grup başkanvekillerinin ve ilgili bakanlık temsilcilerinin bir araya gelerek kanunları şekillendirdiğini anlatan Arslan, “İtirazlar bu müzakere alanlarında giderilir, kanunlar daha derli toplu hale getirilir” diye konuştu. Bu sürecin Meclis’in çalışabilmesi için hayati önemde olduğunu vurguladı.

“Cemil Tugay’ın bakanlarla görüşmesi son derece doğaldır”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın bakanlar ve AK Parti’li siyasetçilerle görüşmesini son derece normal bulduğunu ifade eden Arslan, “Derdimizi söylemezsek nasıl anlatacağız? İzmir’in sorunlarını çözmek için görüşülüyor. Diyalog kapılarını kapatmak sorunludur” dedi.

“İzmir için görüşüyoruz, kişisel çıkar için değil”

Kimsenin kişisel işi için bakanlıkların ya da iktidar temsilcilerinin kapısını çalmadığını vurgulayan Arslan, görüşmelerin yalnızca İzmir’in sorunlarını daha hızlı çözmek amacıyla yapıldığını söyledi. “Bu temaslardan rahatsız olmak yerine desteklenmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

“Asgari nezaketi kaybedersek herkes kaybeder”

Siyasette eleştirinin sert olabileceğini ancak bunun kişilik haklarına saldırıya dönüşmemesi gerektiğini belirten Arslan, “Asgari nezaketi korumak zorundayız. Kentin sorunlarını çözmek için en sert eleştiriyi de yaparız ama incitmeden” dedi.

“Küserek kaybeden İzmir olur”

Diyalogdan kaçmanın bedelini kentin ödediğini dile getiren Arslan, “Bakan’a küstük, valiyle konuşmuyoruz… Kim kaybedecek? İzmir kaybedecek” ifadelerini kullandı. Milletvekilleri ve yöneticiler arasında iletişimin kopmasının çözümü imkânsız hale getirdiğini vurguladı.

“Çeşme’deki su sorunu müzakereyle çözüldü”

Çeşme’de yaşanan su krizini örnek veren Arslan, AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan ile kurduğu temas sayesinde DSİ ve İZSU’nun bir araya getirildiğini anlattı. “Basın üzerinden kavga etmek yerine sorunu çözdük. Kim kazandı? Çeşme kazandı” dedi.

“Telefonun ucunda olmak zorundayız”

Siyasette herkesle konuşabilmenin önemine değinen Arslan, farklı siyasi görüşlerden isimlerle rahatlıkla iletişim kurabildiğini belirterek, “Müzakere ve münakaşanın dengesini koruyarak bu işleri yapmak zorundayız” diye konuştu.

“Parti içi tartışmalar basın üzerinden yapılmamalı”

Cemil Tugay ile Murat Bakan arasında yaşandığı iddia edilen tartışmalara girmek istemediğini belirten Arslan, CHP’nin büyük ve köklü bir aile olduğunu söyledi. “Bu tür meseleler kendi aralarında müzakereyle çözülür. Basın üzerinden konuşulmasını doğru bulmam” dedi.

“CHP’de çözülemeyecek sorun yok”

CHP içinde çözülemeyecek bir problem olmadığını vurgulayan Arslan, geçmişten gelen dostlukların ve siyasi tecrübenin bu sorunları aşacak güçte olduğunu ifade ederek sözlerini tamamladı.

 “Herkes hesap verebilir ama adalet eşit olmalı”

CHP olarak hiçbir zaman yargıdan muafiyet talep etmediklerini vurgulayan Arslan, kamu kaynaklarını kullanan herkesin hesap vermesi gerektiğini belirtti. Ancak yürütülen soruşturmalarda çifte standart uygulandığını ifade eden Arslan, şu sözlerle tepki gösterdi:

“Hiç kimse soruşturulmaktan muaf değildir. Kamu kaynağını kullanan herkes, yaptığı işin hesabını hem yargıya hem de vatandaşa vermelidir. Ama adalet terazisini bozarsanız, buna kimse inanmaz.”

“473 ihale AKP’li belediyelerde sorunsuz, CHP’li belediyelerde suçlu!”

Ednan Arslan, Aziz İhsan Aktaş isimli iş insanının AKP’li belediyeler ve kamu kurumlarından aldığı 473 ihalede hiçbir sorun bulunmazken, CHP’li belediyelerle yapılan işlerin tamamının şaibeli gösterilmesini sert sözlerle eleştirdi:

“Trabzon’dan Kocaeli’ye, Milli Savunma Bakanlığı’ndan TRT’ye kadar hiçbir kurumda sorun yok ama CHP’li belediyelerde var. Buna kim inanır?”

“700 yılla yargılanan VIP, belediye başkanları jandarmayla”

Yargılamalardaki uygulamalara da dikkat çeken Arslan, 700 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan bir ismin devlet korumasıyla VIP girişlerden geçtiğini, halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının ise jandarma eşliğinde cezaevine götürüldüğünü belirtti.

“Bu tablo şeklen bile vicdanları kanatıyor. Vatandaş bunu görüyor.”

“Yargılamalar TRT’den canlı yayınlansın” çağrısı

CHP’li belediye başkanlarının veremeyeceği hiçbir hesabı olmadığını söyleyen Arslan, yargılamaların TRT’den canlı yayınlanmasını istedi:

“İddia makamı da sorsun, savunma makamı da konuşsun. Kim yargılanıyor, kim sorgulanıyor herkes görsün.”

“Tutuksuz yargılama esastır”

Tutuklamaların siyasi bir baskı aracına dönüştüğünü savunan Arslan, Ekrem İmamoğlu üzerinden dikkat çeken bir örnek verdi:

“Ekrem İmamoğlu nereye kaçacak? Her ankette iktidarın önünde. Kaçacak olsa iktidar sevinir zaten. Ama mesele kaçma şüphesi değil, itibarsızlaştırma.”

“AK partililerin yarısı bile bu davalara inanmıyor”

Kamuoyundaki algıya değinen Arslan, yayımlanan anketlerde AK Parti seçmeninin dahi önemli bir kısmının bu davaların siyasi olduğuna inandığını söyledi:

“Toplumun yüzde 70’inden fazlası bu davaların siyasi operasyon olduğuna inanıyor.”

“Sefalet ücretiyle emekli ezildi”

Ekonomik krize geniş yer ayıran Arslan, emekli maaşlarının sefalet seviyesine düştüğünü belirterek şunları söyledi:

“Açlık sınırı sadece karnını doyurmak için gereken para. Kira yok, ilaç yok. 4 kişilik bir aile için 31 bin lira deniyor.”

“2002 şartlarında olsak emekli maaşı 42 bin lira olmalıydı”

AK Parti iktidarı öncesiyle bugünü karşılaştıran Arslan, 2002’de en düşük emekli maaşının asgari ücretin 1,5 katı olduğunu hatırlattı:

“Bugün o oran korunmuş olsaydı, en düşük emekli maaşı 42 bin lira olurdu.”

“Gençler evlenemiyor, aileler çaresiz”

Gençlerin ekonomik sebeplerle evlenemediğini belirten Arslan, toplumun her kesiminde umutsuzluğun arttığını söyledi:

“Genç diyor ki; ‘Babamın evinde yaşıyorum, evlenirsem nasıl geçineceğim?’”

“Sandık gelse her şey ortaya çıkar”

İktidarın sandıktan kaçtığını savunan Arslan, erken seçim çağrısını yineledi:

“Kendine güvenen iktidar sandığı getirir. Vatandaş hakemdir. Getirin, kim haklı görelim.”

“Hukuk güvenliği yoksa yatırım da olmaz”

Ekrem İmamoğlu’nun diplomasına yönelik tartışmalara da değinen Arslan, hukuk güvenliğinin tamamen zedelendiğini ifade etti:

“Bugün diploma iptal edilir, yarın tapu iptal edilir. CHP iktidarının teminatı hukuktur.”

“Adayımız Ekrem İmamoğlu”

Konuşmasının sonunda CHP’nin Cumhurbaşkanı adayını da net bir şekilde açıklayan Arslan, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Bu seçimde büyük bir çoğunlukla adayımızı Cumhurbaşkanı yapacağız. Adayımız Ekrem İmamoğlu’dur.”

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.