Dolar 45,6152
%0.06
Euro 53,0474
%0.01
Altın 6.610,150
%-0.76
Bist-100 13.634,00
%-2.69

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
Umutoğulları'ndan Tugay'a 'genel kurul' çıkışı: Kendi evinde dayak yiyorsun, bu da senin beceriksizliğin!

Umutoğulları'ndan Tugay'a 'genel kurul' çıkışı: Kendi evinde dayak yiyorsun, bu da senin beceriksizliğin!

NEO TV'de yayınlanan Editör Masası'nda Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Genel Kurulu'na İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın katılmaması gündeme geldi. Konuya ilişkin çarpıcı eleştirilerde bulunan Umutoğulları, genel kurulda yaşananların İzmir'de AK Parti'nin üstünlük elde ettiğinin göstergesi olduğunu savunarak, "Keşke olsaydı da Eyyüp Kadir İnan'ın bütün eleştirilerini orada tek tek cevaplayabilseydi. Bugün biz de çıkar, Cemil Tugay'ın açıklamalarını konuşuyor olurduk. Cevap vermediği bir konuyla ilgili Cemil Tugay'ın avukatlığını mı yapacağız burada?" dedi. Öte yandan Tugay'ın mutlak butlana ilişkin açıklamalarını da değerlendiren Umtuoğulları, Tugay'ın bu konuda kaygısının bulunduğunu belirterek, "Bir korkusu var kurultay davasıyla ilgili. Sürekli kendisiyle ilgili bir gözaltına alınma, bir tutuklanma, bir siyasi yasak duygusunu dile getiriyor" ifadelerini kullandı. Halil Solak ise, bütün belediye başkanlarında bu kaygının bulunduğunu ileri sürdü.

  • Ege Postası
  • 07.05.2026 - 21:50
  • Güncelleme: 08.05.2026 - 13:58

EGE POSTASI- NEO TV Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları, NEO TV Genel Müdürü Halil Solak ve NEO TV Genel Yayın Yönetmeni Hakan Gözalan, her hafta izleyici karşısına çıkan ve moderatörlüğünü gazeteci Nil Kahramanoğlu'nun yaptığı Editör Masası programında İzmir’de yaşanan son gelişmeleri kapsamlı şekilde değerlendirdi.

Esnaf ve Sanatkârlar Odası Birliği Genel Kurulu’nda AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan’ın kent sorunları ve muhalefete yönelik eleştirilerini değerlendiren Halil Solak, yerel yönetimlere yönelik bazı eleştirilerin haklılık payı bulunduğunu belirtti. Solak, ayrıca genel kurulun atmosferini esnafın sorunlarının konuşulduğu bir platformdan çok AK Parti’nin siyasi bir toplantısına dönüştüğünü savunarak şu şekilde konuştu:

HALİL SOLAK ESNAFIN SORUNU; EKONOMİ

“Eyyüp Kadir İnan’ın yerel yönetimlere yönelik eleştirileri bir noktada haklı. Çünkü hem esnafın sorunlarıyla ilgili hem yerel yönetimlerle arasındaki son zamanlarda başlayan gerilim ve çöp toplama ile ilgili sıkıntılar var. Bunu zaten uzun süredir burada ekranlarda tartışıyoruz, çoğu zaman da dile getiriyoruz çünkü hali hazırda İzmir'de bir çöp döküm sahası yok. Şimdi buna ek olarak belediyelerde çalışanların sosyal hakları, maaşları yatmayınca eylemlerden dolayı da toplanmıyor. Böyle bir gerçeklik var. Ancak ben burada o seçimin, esnaf odası seçiminden çok AK Parti'nin teşkilat toplantısı, AK Parti'nin danışma kurulu toplantısı gibi oldu. Orada esnafın sorunlarının konuşulacağı yerde AK Parti kendi siyasetini yaptı. Ancak esnafın sorunu elektrik fabrikası mı? Esnafın sorunu elektrik fabrikası değil. Esnafın sorunu özelleştirmeler mi? Değil. Esnafın sorunu ne? Ekonomi, ekonomi ekonomi. Kirası, stopajı, vergisi, çalıştırdığı işçilerin maaşı, sigortası… Bunlar karşılanamazken AK Partili yetkililer oraya keşke esnafa yönelik bir müjdeyle gelselerdi. Keşke esnafın borçlarına yönelik bir açıklama, müjdeler verselerdi. O zaman daha şık olurdu diye düşünüyorum”

SOLAK: KEŞKE ORAYA GİTSEYDİ DE ONLARIN GÖZÜNE BAKA BAKA KENDİNCE AĞIR CEVAP VEREBİLSEYDİ

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın atmosferin ‘siyasi arenaya dönüşeceği’ gerekçesiyle genel kuruluna katılmamasını da eleştiren Solak, “CHP’li vekiller neden sessiz kaldı. Artık orası siyasi bir arenaya dönüştü. O saatten sonra sizin de sessiz kalmamanız, bir cevap vermeniz gerekiyordu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanının oraya gelmemesine yönelik tepkiyi AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölmez Çankırı gösterdi. Neden katılmadı? Burada eleştirilmekten mi korktu? Ki herkes öyle düşünüyor. Son zamanlarda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay gittiği her yerde eleştiriliyor, tepki görüyor. Buraya da bence bir tepkiyle karşılaşacağı düşüncesiyle katılmadı. Ertesi gün açıklama yaptı bazı gazetelere; ‘Ben gitseydim ağır cevap verirdim’.  Ertesi gün böyle bir açıklama yapmanızın artık bir mantığı yok. Keşke oraya gitseydi de onların gözüne baka baka kendince ağır cevap verebilseydi. Hem yerel yönetimlere yönelik hem partisine yönelik o kadar ağır eleştirilerin yapıldığı bir platformda sessiz kalmaları da ayrı bir şey. AK Parti Genel Sekreteri ve diğer AK Parti milletvekilleri CHP'yi, yerel yönetimleri, bütün ilçe belediyelerini de kastederek yerden yere vurdular” şeklinde konuştu.

HAKAN GÖZALAN: "TUGAY GELSEYDİ DE İNAN'A BU ELEŞTİRİLERİ SIRALAYABİLSEYDİ"

Konuya ilişkin konuşan Hakan Gözalan, AK Parti’li İnan’ın eleştirilerinde haklı olduğunu ve yaz aylarının yaklaşmasıyla çöp sorunun yeniden gün yüzüne çıkacağının altını çizerek, “Haklı. Gerçekten de bu kentin çözülemeyen bazı problemleri var. Cemil Tugay keşke gelseydi de Eyyüp Kadir İnan'a bu eleştirileri sıralayabilseydi. Kendince haklı, bir konuda düşüncesi varsa ‘Bu kentin bir çöp tesisi problemi var ama hala bakanlık izin vermedi’ deseydi mesela. Nasıl Eyyüp Kadir İnan CHP'li vekillerin gözünün içine baka baka bu sorunları söylediyse o da söyleseydi" dedi.

Cemil Tugay’ın toplantıya katılarak eleştirilere doğrudan yanıt vermesi gerektiğini söyleyen Gözalan, "CHP'li vekiller açısından bakacak olursak bu kentin sorunları belli aslında, savunulacak bir yanı da yok. Şimdi o noktada da şimdi orası bir siyasi noktaya dönüşmüş ama yine siz bir siyasetçisiniz. CHP'li bir milletvekilisiniz hem Tuncay Özkan hem Deniz Yücel oradaydı. Bu sorunları dile getirebilirsiniz. O yüzden baktığımız zaman Eyyüp Kadir İnan’ın bazı eleştirilerini ben haklı görüyorum ama Cemil Tugay her zaman olduğu gibi maalesef yine geç kaldı. Sorunları dile getiremiyor gibi bir durum oluştu” eleştirilerinde bulundu.

UMUTOĞULLARI: "TUGAY'IN KONUŞMADIĞI KONUDA AVUKATLIĞINI MI YAPACAĞIZ?"

Konuya ilişkin çarpıcı eleştirilerde bulunan Umutoğulları, İzmir’de uzun yıllardır AK Parti’nin iktidar olamadığını hatırlatarak, kentte son dönemde üstünlüğün AK Parti’ye geçtiğini ve göstergesinin genel kurul olduğunu savundu.

Umutoğulları, "İzmir, AK Parti kurulduğu günden beri AK Parti iktidarını vermemiş bir kent. Bu kentte hem medya üstünlüğünün hem de sosyal medya üstünlüğünü şu an AK Parti almış durumda ki, esnaf birliğinde de bunu aslında gördük. Orada da CHP milletvekilleri vardı, onlar da konuştu mesela, onlar da cevap verdi ama ne kadar etkisi oldu? O tartışılır. Bizim aklımızda kalan Eyyüp Kadir İnan’ın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’na üyelik eleştirileri oldu. Çünkü niye? Hepimizi ilgilendiren konu, yaşadığımız yeri, semti, gittiğimiz sokağa geldiğimiz yolu ilgilendiren bir problem. Keşke İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olsaydı da Eyyüp Kadir İnan'ın bütün eleştirilerini orada tek tek cevaplayabilseydi. Bugün biz de çıkar, Cemil Tugay'ın açıklamalarını konuşuyor olurduk. Biz burada nasıl bir yorum yapıyoruz? Tek tarafı bir yorum yapıyoruz. Biz bunu konuştuğumuzda ne diyorlar? ‘AK Parti'ye çok yakınlaştınız’ diyorlar, örnek veriyorum. Senin belediye başkanın konuşmuyor ki. Cevap vermediği bir konuyla ilgili Cemil Tugay'ın avukatlığını mı yapacağız burada? Bunların hiçbirinin bu nezaketle alakalı bir durum değil. Eğer bir siyasetçi nezaketi bir yere bırakıp sizin partinize yönelik hamleler yaparsa salonu terk edeceksiniz" şeklinde konuştu.

UMUTOĞULLARI: "KENDİ SİYASETÇİSİNDEN UZAKLAŞMIŞ BİR BELEDİYE BAŞKANI"

CHP’ye yönelik eleştirilerde de bulunan Umutoğulları, Büyükşehir Belediyesi’nin kendi milletvekilleri ve siyasetçileriyle yeterince bilgi paylaşmadığını ileri sürerek, "Karşısındaki CHP milletvekillerine de yazık. Neden yazık? Büyükşehir Belediyesinden cevap verebilmesi için bir done alması lazım, bilgi alması lazım. Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığını bilmesi lazım. Büyükşehir Belediyesi bilgi vermiyor ki. Bu kadar kendi içine kapanmış bir büyükşehir belediyesi, bu kadar kendi partisinden, kendi siyasetçisinden uzaklaşmış bir belediye başkanı, sen bilgiyi vermesen ne konuşacak adam? Bütün bunları yaparken de onun ise sen iktidarı eleştiriyorsun. İktidar tabii ki seni bu kadar çaresiz, bu kadar zayıf yakalamış. Tabii ki senin üstüne gelecek. Siyasetin kuralı bu. Sen kendi evinde, kendin hâkim olduğun yerde, bütün bütçe kalemlerini senin elinde olduğu bir yerde, sen dayak yiyorsun. Bu da senin beceriksizliğin” eleştirilerinde bulundu.

UMUTOĞULLARI: “CEMİL TUGAY HER KONUŞTUĞUNDA HEPİMİZİN ÇOK KONUŞTUĞU MALZEMEYİ VERİYOR”

Eleştirilerini sürdüren Umutoğulları, “Yayına çıktığında da yine muhalefetin eli bir milyon tane malzeme veriyor. Cemil Tugay her konuştuğunda hepimizin çok tartıştığı, hepimizin çok konuştuğu malzemeyi veriyor. Dolayısıyla çok konuşmayı seviyor, çok konuşmakta sorun, büyük problem. Bir büyükşehir belediye başkanı bu kadar konuşamamalı. Bu kadar siyasetin içine girmemeli. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı konuşuyor muydu? Rahmetli Ferdi Zeyrek konuşuyor muydu ya da bugün Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen, eski Akhisar Belediye Başkanı konuşuyor mu? Konuşmuyor, insanlar belediyecilik yapıyor. Kamuoyu sana inanmıyor, güvenilirliğin kalmamış. İnsanlar senin söylediğin şeylere inanmıyor. ‘Senin ipliğini pazara çıkaracağım’ dedin. Ne zaman?” ifadelerini kullandı.

UMUTOĞULLARI: "ACABA KENDİSİ AYNI HASSASİYETİ GÖSTERİYOR MU?"

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın kamu yatırımlarında adaletsizlik yaşandığı ve İzmir’in yatırım sıralamasında gerilerde kaldığı yönündeki açıklamalarını değerlendiren Umutoğulları, Büyükşehir Belediyesi’nin ilçe belediyelerinden aldığı payları da gündeme getirerek, "Büyükşehir yasasıyla birlikte ilçe belediyelerinden bildiğim kadarıyla yüzde otuz bir kesinti yapılıyor. Bir taraftan ‘Biz bu kadar vergi ödüyoruz, bize bu kadar hizmet geliyor’ diyen Cemil Tugay, acaba yüzde otuz ya da yüzde kırk ilçe belediyelerinden kesilen payların, yani düşün, adamın 100 milyonu var, 30 milyonu Büyükşehir Belediyesi'ne gidiyor, bütçenin yüzde otuzu. Şimdi acaba kendisi aynı hassasiyeti gösterip ilçe belediyelerine gelen payın tamamını ilçe belediyelerine harcıyor mu? ‘950 milyona bize gelmedi’ diyorsun. Tamam doğru, gelmedi. Peki, iyi hoş güzel de şimdi sen Büyükşehir Belediye Başkanı olarak iki yıldır buralardaydın. Şimdi ne oldu da senin aklında bir anda ya iktidarın milletvekili gibi alana çıkıp iktidar sürekli eleştirmek düştü? Senin görevin mi bu?" eleştirilerinde bulundu.

UMTUOĞULLARI'NDAN TUGAY'A 'İŞÇİ' GÖNDERMESİ

Umutoğulları, Tugay'ın çocukluk dönemine ilişkin yaptığı açıklamalar üzerinden Büyükşehir Belediyesi’nde gerçekleştirilen işten çıkarmalara göndermelerde bulunarak, "Çıkıp ‘Ben çok yoksul bir ailede yaşadım. Annem iş alıyordu. Dikiş makinesinin sesi kulaklarından gitmiyor’ diyor. Sen binin üzerinde insan işten çıkardın. O çıkardığın insanların ailesine ilk telefon geldiğinde, ‘İş akdinizi feshettik’ dediğinde, çocuğu üniversite okuyan, engelli çocuğu olan, kirasını ödeyemeyen, borcu harcı olan insanların o telefon ömrü boyunca aklından da gitmeyecek. Aynı hassasiyeti niye göstermedin? Bu yüzden insanlar Cemil Tugay'a inancı yok. Sen eğer o koltuğa oturduğundan beri insanların hayatına dokunsaydın bu söylediğin cümle anlamlı olurdu. Sen o zorlukları okumuş bir ailenin çocuğusun, o zorlukları çalışıp Türkiye'de ekonomik bu kadar gerilim varken, bu kadar ciddi sıkıntılar varken yaşayan insanların ekmeğiyle oynamazdın. Bütün bunları yapacaksın, ondan sonra orada PR çalışması yapacaksın. Bunu kimse sevmez" dedi.

"HER HAFTA KAVGA EDİYOR"

Ardından Umutoğulları, Tugay'ın işiyle değil polemiklerle gündeme geldiğini savunarak, "Aziz Bey döneminde bütün yatırımlar devam etmişti. Sen devam ettirebilir misin Büyükşehir Belediye Başkanı olarak? İşine bak sen, bir iş yap. Sürekli her hafta bir politika, her hafta bir kavga, her hafta bir tartışma. Neden biz Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın yapmış olduğu metro ihalesini, metro işini ya da çevre temizliğini konuşmuyoruz? ‘Hükümet şunu yapsın, burada çöp toplasın’ diyor. Hükümet niye senin çöpünü toplasın? Niye Körfezini temizlesin? Bugüne kadar hangi CHP'li belediye başkanı ‘Hükümette çöpümüzü temizlesin’ dedi? Aziz Kocaoğlu dedi mi? Tunç Soyer dedi mi?" eleştirilerinde bulundu.

GÖZALAN: "SÜREKLİ BUNU DİLE GETİRMESİ ÇOK YANLIŞ"

Konuya ilişkin fikirlerini aktaran Gözalan, “Cemil Tugay’ın bir televizyon programına çıktığı zaman kredilerden bahsedeceğini biliyorsunuz. ‘Projemiz onat tüneli devam ediyor’ diyeceğini biliyorsunuz. Bazı şeyler İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde pek iyi gitmiyor.  İzmir Parkı'nın hemen önünde bir yerde metro çalışması var. Bazı noktalarda metro çalışması ciddi manada durdu. Çünkü orada esnaflarla konuşuyoruz, orada esnafların iş yerlerinin önlerini kapamış mesela. Burada bir metro çalışması var, tam burada bir esnafın dükkanları var. Gerçekten de esnaflar büyük bir şikayetçi. Çalışmalar hızlı bir şekilde ilerlemiyor. Şimdi her ne kadar da bu metro süresini sürdüğünü söylese de bir aksaklıkların olduğu aşikâr. Baktığımız zaman artık tahmin edebiliyoruz. Cemil Tugay krediden bahsediyor ama sürekli bunun dile getirilmesi bence çok yanlış. Madem her fırsatta dile getiriyorsunuz ‘kredi problemi’ var diye, keşke Esnaf Odası’nda bunu Eyyüp Kadir İnan’ın yüzüne karşı söyleyebilseydiniz. Sürekli sürekli topu Ankara'ya atarsa Cemil Tugay maalesef iş yapamaz hale geliyor. Zaten bakın iki yıl geçti hala bir basın toplantısı düzenleyemedi” eleştirilerinde bulundu.

SOLAK: "CHP'NİN 'ÜVEY EVLAT SÖYLEMİ' CUK DİYE OTURUYOR"

Konuya dair çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Halil Solak ise, Tugay'ın eleştirilerinde haklı olduğunu savunarak, “Eğer bu veri doğruysa o zaman eleştirilerinde haklı. Niye 951 milyar vergi alıyorsunuz da bu kente 32 milyar reva görüyorsunuz? 77. sıra. Burası Türkiye'nin en büyük üçüncü kenti. Gerçekten 32 milyarlık yatırım alıyorsa bu kent. Eğer gerçekten böyleyse Cumhuriyet Halk Partililerin söylediği ‘İzmir üvey evlat muamelesi görüyor’ tanımı burada cuk diye oturuyor. Bugün Türkiye'nin en büyük üçüncü kenti sosyoekonomik açıdan. Bu kadar para aktarıyorsunuz bütçeye ve karşılığında 32 milyar alıyorsunuz. Burada biraz vicdansızlık var” şeklinde konuştu.

UMUTOĞULLARI: "TUGAY'IN KAYGISI VAR"

Başkan Tugay’ın Türkiye’nin gündemine oturan ve 1 Temmuz’a ertelenen CHP’nin ‘mutlak butlan’ davasına ilişkin açıklamalarını masaya yatıran Umutoğulları, Tugay’ın süreçle ilgili kaygılı bir tutum sergilediğini öne sürdü.

Umutoğulları, “Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Cemil Tugay, bence çok güzel bir açıklama yapmış. Grup toplantısında ‘Eğer ben tutuklanırsam arkamdan gelmeyin, birini seçin’ demişti. Cemil Tugay'ın bir kaygısı var. Bir kokusu var kurultay davasıyla ilgili. Sürekli kendisiyle ilgili bir gözaltına alınma, bir tutuklanma, bir siyasi yasak duygusunu dile getiriyor. Niye sürekli bunu gündeme geliyor, niye sürekli bunu dile getiriyorsunuz mesela? Bir tek sende değil, CHP'de 20 küsur milletvekili de var galiba. Bence bunu bir açıklığa kavuşturması lazım.  Cemil Tugay lafı söylüyor ama cümlesini yarıda kalıyor. Eyyüp Kadir İnan’a da söylediği gibi, ‘Senin ipliğini pazara çıkaracağım’ dedi altından bir şey çıkmadı” ifadelerini kullandı.

SOLAK: "BU KAYGI BÜTÜN BAŞKANLARDA VAR"

CHP’li bütün belediye başkanlarında siyasi kaygı olduğunu savunan Solak, “Bütün belediye başkanlarında bu kaygı var. Sadece mutlak butlan veya Kurultay davasıyla ilgili değil. Cumhuriyet Halk Partili belediyeler için konuşuyorum, belediye başkanları için konuşuyorum. Şu an ‘Dönemimiz bitsin de iki üç yıl kazasız belasız atlatalım da evimize gidelim, bir daha da bu işten uzak duralım’ havasındalar. Çünkü yaptıkları her şey, girdikleri ihale, doğrudan teminleri, her şeyi Sayıştay denetçileri gelip didik didik araştırırken müfettişler belediyelere kamp kurarken, AK Partili belediyelere veya diğer belediyelere yönelik bir şey olmayınca tabii kafalarında ki örnekleri var. Bir sürü belediye başkanı şafak operasyonlarıyla gözaltına alındılar. Yargılamalar uzun bir süredir devam ediyor. Bu ortamda böyle bir şeye psikolojiye girip bu açıklamayı yapması doğal” şeklinde konuştu.

UMUTOĞULLARI: "DOĞMAMIŞ ÇOCUĞA DON BİÇİYOR"

Konuya ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Umutoğulları ise, “Doğmamış çocuğa don biçiyorsun. Böyle bir şey olsa belki Özgür Özel de Ekrem İmamoğlu da siyasi yasak alacak değil mi? Bunların hiçbiri dillendiriyor mu? Özgür Özel ‘Arkadaşlar ben tutuklanırsam benim yerime Ahmet’i seçin geçin’ diyor mu? Cemil Tugay niye dillendiriyor? Bu siyaset iş bilmezliğinin hali. Bu davalar, saçma sapan davalar. Yüksek Seçim Kurulu'nun verdiği kararlar kesin kararlardır. Yüksek Seçim Kurulu almış, karara bağlamış, tartışılmaz. Bu iş başından sonuna yanlış. Ben bir de şunu anlamıyorum. Kemal Kılıçdaroğlu gerçekten gelip genel başkanlık yapacağını düşünüyor mu acaba?” ifadeleriyle eleştirilerde bulundu.

SOLAK: "MUTLAK BUTLAN OLURSA..."

Olası bir mutlak butlan kararını değerlendiren Halil Solak, Türkiye’de “Cumhuriyet Halk Partisi eğer mutlak butlan olursa Türkiye'de hiçbir partinin il kongresi, ilçe kongresi, kurultayı sağlıklı olmaz bu saatten sonra. Yapılan hiçbir seçim sağlıklı olmaz. Yani burada sadece Cumhuriyet Halk Partisi zarar görmez” açıklamalarında bulundu.

GÖZALAN, LAL DENİZLİ ÖRNEĞİNDE OLDUĞU GİBİ!

Hakan Gözalan, “Şimdi tabii bir kadın dayanışması var. Şimdi bir takım Konak Belediye Başkanı hakkında iddialar var. Bu arada bu iddialar yeni değil. Dillendirilen bir iddiaydı ama şimdi içeriğini bilmiyorum soruşturmanın özetini de bilmiyorum ama şöyle bir şey var, biz çok çabuk birilerini yargısız infaz yapıyoruz. Hatırlayacaksınız şimdi Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli'yi de uyuşturucu soruşturması kapsamında gitti ifadesini verdi, testini verdi. Testi temiz çıktı. Herkes işte şöyle yapmış böyle yapmış gibi ifadeler kullandı ama baktığımız zaman testi negatif çıktı şimdi biz yargısız infazdan kastım şu hemen birilerine bir suç işlemek yakıştırma yapıyoruz. Bakın soruşturmanın içeriğini bilmiyorum ama burada biz ne bir hakimiz ne bir savcıyız. Bunların içeriğini bilemeyiz zaten. Ya durun, önce bir soruşturma tamamlansın, bir iddianame hazırlansın. maalesef bu ülkemizde böyle durumlarla sık sık karşılaşıyoruz az önce Lal Denizli örneğinde olduğu gibi, Konak Belediye Başkanlığı'nda da durum böyle. Şimdi böyle bir iddialar var ama bir kadına bu hareket yapılınca tabii Ceyda Börülmez Çankırı da İzmir siyasetinin özellikle de AK Parti siyasetinin aktif siyasetçilerinden bir tanesi. hatta beraber Konak’ta seçim yarışına girdiler fakat Ceyda Hanım seçimi kaybetti. Şimdi baktığınız zaman beraber yarıştığınız bir farklı partilerde iki kadının birbirine kadın dayanışması yapıp tabii ki araması güzel hareket.Bence İzmir siyasetinde bu tür şeyler güzel. Çalışmayı artırır, İzmir'e olan inancı artırır. İzmir'e olan dayanışmayı ve hizmeti de daha çok arttırır diye düşünüyorum.” dedi.

SOLAK, "İZMİR'İN RUHUNA UYGUN ÖZEL BİR SİYASETÇİ"

Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu hakkında ortaya atılan 'tetikçi' iddialarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Solak, "Ceyda Hanım zaten kente geldi geleli yaptığı işte çalışmalarla olsun, işte belediye başkanı adaylığı döneminde olsun, milletvekilliğinin ikinci dönemi, sahadaki performansının haricinde kurduğu diyalog, vatandaşlarla teması, onun ne kadar İzmir ruhuna uygun özel bir siyasetçi olduğunu zaten ortaya koyuyordu. Bu yaptığı dayanışma telefonuyla da bunu bir kez daha gösterdi bize. İzmir'in hem demokratik tavrına hem özgün ruhuna hem kadın dayanışması açısından önemli bir telefon. 

Sayın Mutlu'nun başına gelen o iddialara ilişkin şimdi ortada bir iddia var. 'Yok tetikçi tutmuş, yok işte o meclis üyelerini birini gidin dövün, birini vurdurun' gibi saçma sapan, ipe sapa gelmez iddialar var. Yani belediye başkanı zaten meclis çoğunluğuna hakim. İstese o kararı oradan çıkartır, o üç meclis üyesini zaten ihtiyacı yok ki mart meclisinde zaten bu alan meclise gelmiş oy birliğiyle reddedilmiş. Ona rağmen böyle bir tetikçinin bazı iddialarıyla başkanı kamuoyunun  önüne attılar. Bugüne kadar başkanlığı naif bir şekilde götüren, yani kendi çapında bir şeyler yapmaya çalışan bir belediye başkanını kamuoyunun önüne atarak oradan bir çıkar bekliyorlardı. Sayın Bölünmez Çankırı'nın, AK Parti milletvekilinin araması da, ona destek vermesi ayrı bir şık bir hareket ancak kendi partisinden destek gelmemesi de ayrı bir olay" dedi.

UMUTOĞULLARI: OLMAYAN ŞEYİN RANTI OLMAZ

Umutoğulları ise, "Olmayan şeyin rantı olmaz. Bir belediye başkanının, hele Konak gibi İzmir'in büyük ilçelerinden birinin, belki de yetmiş seksen tanesinden daha büyük nüfusa sahip bir ilçenin belediye başkanının, öyle sabıkalı biriyle oturup, 'Hadi ya şunu da bir indirelim, şunu da dövelim' diyecek kadar herhalde kafayı kırmış olması lazım. Konak Belediye Başkanı'yla geldiğimiz günleri hepimiz tanıyoruz. Siyasette gerginliği olan çok böyle açıklayan olan biri değil yani ama kendi halinde, kendi kendince yordular olan biri. İşin siyasi tarafı bence çok kıymetli değerli bir şey. Ceyda Bölünmez Çankırı'nın bence araması çok şık bir hareket. Ondan bir hafta önce de Eypat'ın adına karşılık vererek başkanın yanında teşekkür etti. Bunlar bizim siyasette çok görmek istediğimiz, çok arzuladığımız. Keşke siyasetçiler yan yana oturup televizyon programlarında bir araya gelip kendi sorunlarını bir arada konuşabilseler. Keşke el ele tutuşup gidip İzmir'den sorunlarına gündeme getirecek şeyleri de konuşabilseler. Bunlar hepimizin istediği, arzuladığı bir yol. Çok şık, çok güzel bir hareketti. Zaten haberler çıktıktan sonra da İzmir'lilerin de gerçekten çok güzel tepkisi, olumlu tepkileri oldu. Bence siyasetçilerin bunu görüp hem Cumhuriyet Halk Partili hem AK Partili ya da diğer siyasi partilerdeki siyasetçilerin bence bunu görüp bu anlamda yeniden tekrar bu siyasi metodlarını gözden geçirmeleri gerekiyor. Çünkü toplum artık kavgadan, bölünmüşlükten, kapışmaktan yorulmuş. Dolayısıyla umarım bu da hepimiz için gerçekten güzel bir örnek olur" şeklinde konuştu.

UMUTOĞULLARI CELAL YILDIZ'A SESLENDİ

İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Celal Yıldız'a seslenen Umutoğulları, "Ben altı buçuk yıl Cemil Tugay ile arkadaşlık yapmış bir kişi olarak sana söyleyeyim, sen şimdi bu işte daha tazesin. İki yıldır Cemil Başkan'ı tanıyorsun. Vallahi mahcup olursun. Yani benimle yaptığın kavga, tartışma, fikirsel ayırımı falan... Biz dostuz, arkadaşız, yarın seninle yine konuşuruz, yine sohbet ederiz ama vallahi mahcup olursun. Bak, üç ay sonra beni ararsın 'Arkadaş sen haklıymışsın. Çünkü beni de çok uyardılar. Ben kimseyi dinlememedim'. Geldiğimiz nokta, gerçekten burası. Bu kadar beraber yol yürümeye çalıştığımız arkadaşlık yaptığımız kişinin eline güç oluşturulduğunda tavrının ne kadar değiştiğini, bütün o iyi duygularından arındığını ve bütün her şeyi siyasi hırsları yüzünden çevresini kaybettiğini, sen de onların birine inşallah maruz kalmazsın. Ben sana bunu baştan buradan söyleyeyim sevgili kardeşim."

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.