Dolar 45,6152
%0.06
Euro 53,0474
%0.01
Altın 6.610,150
%-0.76
Bist-100 13.634,00
%-2.69

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
TBMM'de 'mutlak butlan' gerilimi: 'Sen kimsin bana hırsızdan, arsızdan bahsedeceksin?'

TBMM'de 'mutlak butlan' gerilimi: 'Sen kimsin bana hırsızdan, arsızdan bahsedeceksin?'

TBMM Genel Kurulu'nda konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ile CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın arasında "hırsızlık" tartışması yaşandı. AK Parti’li Akbaşoğlu, CHP'nin mutlak butlan kararına ilişkin, "Apaçık hırsızlık olaylarını, arsızlık olaylarını nasıl örtmeye çalışıyorlar" demesi üzerine CHP'li Günaydın, "'Hırsızlık ve arsızlık' lafını sana iade ederim. Sen kimsin bana hırsızdan arsızdan bahsedeceksin?" diye tepki gösterdi.

  • Ege Postası
  • 02.06.2026 - 23:36

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da alkolle ilgili düzenlemeler ile yapı kooperatiflerinin tarım arazileri üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinmelerinin yasaklanmasına ilişkin düzenlemeler içeren "Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin görüşmelerine başlanması bekleniyordu.

Kanun teklifinin görüşmeleri öncesinde Adan, siyasi partilerin grup başkanvekillerine söz verdi.

EKMEN: VATANDAŞLARIN SİYASET YOLUYLA İKTİDARIN DEĞİŞECEĞİNE OLAN İNANCI ZAYIFLADI

Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Türk vatandaşlarının siyasete ve siyaset yoluyla iktidarın değişeceğine olan inancının zayıfladığını belirterek "Hukukçuların arasında hem yargılama yolu hem yargılama usulü hem de verilen tedbir kararı açısından ciddi görüş farklılıkları doğdu, burada vaktimiz bunları irdelemeye müsait değil ama bir yandan da şunu görüyoruz: Bu karar vatandaş tarafından zaman ayarlı, gündem ayarlı ve siyasi mühendislik içerikli bir karar olarak kabul edildiği için bu kadar ciddi bir şekilde bir tartışma yarattı. Aksi halde, şöyle bir hava olsaydı; CHP içerisinde bazı delegeler bir başvuru yaptılar, yargı da kendi olan seyri içerisinde bir karar verdi. Birçok bilinen ifadeyle 'Şeriatın kestiği parmak acımaz' der geçerdik ama öyle olmadığını hem görüyoruz hem de yaşıyoruz" dedi. 

İlk dönemde AK Parti'nin sorunları çözerek siyaset yapmayı tercih ettiğini hatırlatan Ekmen, "Daha sonra sorunları çözmek yerine yönetmeyi tercih etmeye başladı. Şimdi ise sorunları büyüten bir yerden meseleye yaklaştığını görüyoruz. Eğer böyle olmasa -bütün tartışmalarından ari olarak söylüyorum- İBB operasyonunun da bu kongre tartışmalarının da Türk siyasetine hem mevzuat olarak hem siyasetin yapısı olarak taalluk eden boyutları hakkında şurada samimi birtakım girişimler önümüze gelirdi, mesela bir siyasi etik yasası gelirdi. 'Efendim, bizim belediyelerimiz tertemiz, hiçbir AK Partili belediyede bir sorun yok ama böyle sorunlar da oluyormuş. Gelin, bir siyasi etik yasası çıkaralım, bu sorunlar bir daha işlenmesin' denirdi" ifadelerini kullandı.

ÇÖMEZ: SAYIN ERDOĞAN, 'FERMANIMDIR KAPATIYORUM' DEDİ ÜNİVERSİTE KAPANDI

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, AK Parti iktidara gelmeden önce ortaya koyduğu vaatlerden birisinin üniversitelerin idari ve akademik özerkliğe kavuşturacağı olduğunu belirterek Bilgi Üniversitesi'nde yaşananlara ilişkin şöyle konuştu:

"Maalesef artık üniversitelerde özgürlüklerden bahsetmek mümkün değil. Bilgi Üniversitesini geçtiğimiz günlerde bir gece yarısı kararnamesiyle Sayın Erdoğan 'Fermanımdır, kapatıyorum' dedi, üniversiteyi kapattı. Üç gün sonra... Bu arada öğrenciler meydanlarda, sokaklarda nümayiş yapıyor, gösteri yapıyor. Tabii, onlar gösteri yaparken polisler biber gazlarıyla, TOMA'larla öğrencileri üstlerine yürüyorlar. Bir taraftan çok sayıda öğrenci gözaltına alınıyor, yaralanıyor, hastanelere kaldırılıyor. Nihayet üç gün sonra Sayın Erdoğan dedi ki: 'Fermanımdır, vazgeçtim. Üniversiteyi tekrar açıyorum.' Üniversite açıldı. Peki, bu arada ne yaptınız? Bu arada, Hafize Çetin, bu kardeşimiz sizin 2002'de yola çıkarken verdiğiniz söze de güvenerek meydanlara çıktı, üniversitede hakkını aradı, demokratik hakkını aradı; dedi ki: 'Ben üniversitemi geri istiyorum, özgür ve bağımsız üniversitemi geri istiyorum. Emek harcadım, gözyaşı döktüm, gayret ettim, buraya girdim, geri istiyorum.' Ne yaptınız biliyor musunuz? Gecenin saat ikisinde bu kardeşimizin evine polisi gönderdiniz, derdest ettiniz, alıp götürdünüz ve bu da sizin, AKP'nin nihai olarak geldiği noktanın özetidir. Yazıklar olsun."

TEMELLİ: TAKSİM FOBİSİNDEN KURTULUN

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Gezi olaylarının yıl dönümünü anarak "Gezi'nin yıl dönümünü anmak için Beyoğlu'ndaydık, ben de oradaydım fakat Beyoğlu'nu görseniz hayretler içinde kalırdınız. Bu kadarını burada hiç kimse tahmin edemez. Beyoğlu Kaymakamı bütün Beyoğlu sokaklarını âdeta kapatmış polis marifetiyle, bir sokaktan diğerine kimse geçemiyor. Biz orada bir anma gerçekleştireceğiz çünkü Gezi'de biliyorsunuz, birçok canımızı yitirdik, Berkin'i, Ali İsmail'i, Ethem'i, Abdullah'ı, Mehmet'i, Medeni'yi, Ahmet'i, Hasan Ferit'i; onları bir kez daha buradan saygıyla anıyorum. Gezi zamanında inanılmaz bir polis şiddeti vardı, o şiddet sonucu bu canlarımızı yitirdik. Onları anmak için insanlar orada, o direnişi bir kez daha hayata geçirmek için orada ama inanılmaz bir polis ablukası, bir şiddet kol geziyor" dedi.

İktidarın Taksim fobisinden kurtulması gerektiğini belirten Temelli, "Bunu saplantı haline getirmeyin; açın meydanları, boşaltın cezaevlerini. Bu ülkenin ihtiyaç duyduğu şey özgürlüktür. Bu ülkenin ihtiyaç duyduğu şey barıştır, toplumsal barıştır. Siyaseti tutsak ederek, meydanları, alanları kapatarak bu ülkeye iyilik yapmıyorsunuz, bu ülkeyi adeta bir cehenneme çevirmeye devam ediyorsunuz. İşte, bu yüzden de diyoruz ki barış ve demokrasi mücadelesi birbirinden ayrılmaz bir mücadele birlikteliğidir. Dolayısıyla bu mücadele ve sürdürmeye çalıştığımız bu müzakere sağlam bir zemine oturmalıdır, bir hukuk devleti anlayışına muhakkak kavuşarak yol almalıdır" ifadelerini kullandı.

GÜNAYDIN: MUTLAK BUTLAN KARARI, TÜRKİYE'DE DEMOKRASİYE YAPILMIŞ AÇIK BİR DARBEDİR

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, CHP'ye getirilen mutlak butlan kararının bir siyasal partinin iç işi olmadığına dikkat çekerek "Türkiye'de demokrasiye yapılmış açık bir darbedir. 4-5 Kasım 2023 tarihinde yapılmış bir kurultayı, ilk derece mahkemesi 'Orada bir sorun yok' dedikten sonra, iki buçuk yıl geçtikten sonra, üstelik de Yüksek Seçim Kurulu'nun mevzuatındaki bütün açıklığa rağmen, YSK ve taşra teşkilatı dışında bir başka adli yargı organı tarafından, üstelik de zaman aşımı sürelerine uymadan, mutlak butlanla iptal etmeye kalkışmak Türkiye'de seçen ve seçilenin bütün güvenliğini ortadan kaldırmak demektir. Bu karar Türkiye'de rekabetçi, seçimli, demokratik yaşamı, siyasal partilere dayalı demokratik yaşamı ortadan kaldırmak anlamına gelmektedir. Bu karar aynı zamanda ekselanslarının 'Karşıma çıkacak Cumhurbaşkanı adayını ben belirlerim. Eğer o çok güçlüyse onu hapsederim. İçeride hapiste de ondan korkarım, diplomasını iptal ederim. Muhalefet partilerinin nasıl yönetileceğine ben karar veririm, genel başkanı kim olacak ben seçerim. Bir sonraki seçime girip giremeyeceklerine ben karar veririm' dediği, adaletle ve hukukla uzaktan yakından alakalı olmayan bir anlayışın da açık bir tezahürüdür" diye tepki gösterdi.

"DÖRT YÜZ YIL EVVEL SALTANATI KALDIRDIK, HİÇ KİMSE BU MEMLEKETTE DEMOKRASİ ALEYHİNE KONUŞAMAZ"

Mutlak butlan olayını bir siyasal partinin iç işleyişi olarak görenlerin Türkiye gerçeklerinden tümüyle kopuk durumda olduğunu söyleyen Günaydın, şu ifadelere yer verdi:

"Burada anlatıyorlar, diyorlar ki: 'Belediyeler her türlü işlerden uzak olmalıdır. Mali konulardan, tabii ki her türlü uyuşmazlık işlerinden, aymazlık işlerinden uzak durmalıdır.' E, söylüyoruz

"Getirin siyaseti etik kodunu, getirin siyasi etik yasasını geçirelim' diyoruz, 'Hadi, her biriniz mal varlığınızı açıklayın' diyoruz. Örnek olayım diye de bir tane ben açıklıyorum. Var mı açıklayan biriniz? Burada atıp tutmakla olmuyor, atıp tutmakla olmuyor; burada bir irade ortaya koyacaksınız, irade ortaya koyacaksınız ki göreceğiz. Ha, sonra başka bir şey var: "Konuyla bizim alakamız yok... Konuyla sizin alakanız yok, öyle mi? Neyle alakanız var, neyle alakanız var mesela? Büyük enflasyonla, büyük işsizlikle, adalet kriziyle, yargı kriziyle, uluslararası alanda ortaya çıkan bütün sansasyonlar ve skandallarla hiç mi alakanız yok?

CHP yüz üç yıl evvel kurulmuş bir siyasal partidir, kuruluşun ve kurtuluşun bir siyasal partisidir. Bugüne kadar çok darbeye muhatap olmuştur, çok genel başkanı tutuklanmıştır ama bütün bu darbelerden dün olduğu gibi bugün de güçlenerek çıktık  ve gelecekte de çıkmaya devam edeceğiz. Ha, bir kötü haber daha vereyim size, sizin için kötü haber, Türk milleti için, bu memleket için çok iyi bir haber. Bölge valisi size 'Buralarda demokrasiye gerek yok, buralarda hayırsever monarşilere ihtiyaç var' diyor, siz de peşinden düşüyorsunuz ya, bir kınama mesajı bile yayınlayamıyorsunuz ya hem bölge valisine hem de size, hepinize, yüzünüze yüzünüze söyleyelim. Yüz dört yıl evvel saltanatı kaldırdık, hiç kimse bu memlekette demokrasinin ve cumhuriyetin aleyhine konuşamaz, konuşamayacak." 

AKBAŞOĞLU: KENDİ İÇİNİZDE YAŞADIĞINIZ REZİLLİKLERİ AK PARTİ'YE BOCA ETMEYE ÇALIŞIYORSUNUZ

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, mutlak butlanla ilgili kararın tamamen CHP'nin kendi iç çekişmesinin sonucu olduğunu belirterek "Bu mesele CHP'nin iç çekişmesi, iç çatışmasının bir neticesidir. CHP kendi içinde kumpas kurmuşsa kurmuştur; bunun iktidarla, AK Parti'yle hiçbir alakası söz konusu değildir. 'Cambaza bak' diyerek milletin parasını, belediyelerin kasasını, kamu kurum ve kuruluşlarının kasasını boşaltan kendi belediye başkanlarınızın elini kesmeniz lazımdı. Disipline vermeniz lazımdı, onlara hesap sorup arınmanız lazımdı ama bunları yapmıyorsunuz. Kendi içinizde yaşadığınız rezillikleri, AK Parti'ye boca etmeye çalışıyorsunuz. Bu milletin karnı tok, millet bu algı yönetimini reddediyor ve sizi kendi içinizde arınmaya, temizlenmeye, hırsızlardan hesap sormaya çağırıyor" diye konuştu.

GÜNAYDIN: İKİMİZ MAL VARLIKLARIMIZI AÇIKLAYALIM, ÖRNEK OLALIM, VAR MISIN MEHMET EMİN AKBAŞOĞLU?

Akbaşoğlu'nun konuşması üzerine söz talebinde bulunan Günaydın, "Şimdi, Sayın Akbaşoğlu tabii, son ses bağırıyor, kendi grubundan da yeterli desteği alamıyor; sesini yükseltince alkışlayacaksınız tabii, onu unuttunuz. Mehmet Emin Akbaşoğlu bizi arınmaya davet ediyor, bu hamasetleri  bir bırakalım. Ben kendisini bir düelloya davet ediyorum, Ben Gökhan Günaydın, kendisi de Mehmet Emin Akbaşoğlu; ikimiz beraber mal varlıklarımızı açıklayalım, örnek olalım. Var mısın Mehmet Emin Akbaşoğlu? Hadi, kim arınabiliyormuş, kim  arınamıyormuş hep beraber görelim. Meclise milletvekili olarak girmeden beş yıl evvelki mal varlığınız, arkasındaki bütün mal varlığınız; ben de sen de. Sizi itham etmiyorum ama siyaset hamasetle değil, böyle tutum alarak yapılır. Sadece siz ve ben değil, 600 milletvekili bunu yapsın ki bir görelim. İkincisi de vallahi, size uzun cevap vermeye gerek yok" diye tepki gösterdi.

AK PARTİ İLE CHP ARASINDA "HIRSIZ" GERİLİMİ

Akbaşoğlu da Günaydın'ın sözlerine yanıt vererek Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin kararını gösterdi. Söz konusu kararın davacılarının da davalılarının da CHP'liler olduğuna dikkat çeken Akbaşoğlu, "Bu kararın davacıları da davalıları da CHP'li. Bakın, iftira atmakla hiçbir netice alamazsınız. Hak sözü de batıl bir şekilde yorumlayarak ve istismar ederek kendi sıfatlarınızı bizlere boca edemezsiniz. Bu konuda bütün arkadaşlarımız da hepimiz de mal varlıklarımızın beyanını ilgili kurumlara süresinde vermiş insanlarız. Bakın, apaçık hırsızlık olaylarını, arsızlık olaylarını nasıl örtmeye çalışıyorlar" dedi.

Günaydın "hırsızlık" sözü üzerine yerinden tepki göstererek Akbaşoğlu'na "''Hırsızlık ve arsızlık' lafını sana iade ederim. Sana iade ederim 'hırsız'ı da 'arsız'ı da! Hadi, erkeksen benim gibi yap, hadi. Sen kimsin bana hırsızdan, arsızdan bahsedeceksin ha! Sen kimsin? Sen kimsin? Sen kimsin bana hırsızdan arsızdan bahsedeceksin?" diye kaydetti.

“SINAVA GİRMEDEN NASIL MEMUR OLDUĞUNU AÇIKLAR MISIN?”

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal da Akbaşoğlu'nun KPSS'ye girmeden memur olduğunu ve hak yediğini söyleyerek "Başkanım, sınava girmeden memur olan hırsızdır. Sınava girmeden nasıl memur olduğunu açıklar mısın? KPSS sınavına giren insanların hakkını çalmıştır. Açıklasın nasıl memur olduğunu. Özel Kalem Müdürlüğünden geçti memuriyete ya, ne sınavı ya" dedi.

ADAN: HANGİ PARTİLİ OLURSA OLSUN BU MİLLET BUNUN HESABINI SORACAK

TBMM Başkanvekili Celal Adan da araya girerek "'Allah' diyen, milletimizin birliğine inanan, demokrasiye inanan, 30 bin lira aylığı olmasına rağmen Cenab-ı Allah'a şükredip isyan etmeyen çok büyük bir milletiz. Ben size samimi bir şey söyleyeceğim. Hırsızın burnundan fitil fitil getirilecek, hiç merak etmeyin. Kim hırsızsa o hesabı verecek. Kim devleti soymuşsa, kim yetimin parasına el uzatmışsa bunlar mutlaka hesap verecek. Zehir zıkkım olsun ama çok güçlü bir şekilde ifade ediyorum: Bu millet bunun hesabını soracak hangi partili olursa olsun" diye konuştu.

AKBAŞOĞLU: HUKUKA VE YASAYA AYKIRI EN UFAK BİR KONUNUN GÜNDEMDE OLMASI SÖZ KONUSU DEĞİLDİR

AK Parti’li Akbaşoğlu, söz konusu iddialara ilişkin, "Sayın Başkanım, benim özel kalem müdürlüğümle ilgili bir konu gündeme getirildiği için ona da açıklık getirmek isterim. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu çerçevesinde, mevzuata göre istisnai memuriyet noktasında özel kalem müdürlüğüne atanmam benim öz geçmişimde yazmaktadır. Sonuç itibarıyla, bu konuda yasal olarak, hukuki olarak, istisnai memuriyetle özel kalem müdürü olarak bütün vatandaşlarımızın, hepimizin tabi olduğu hukuka uygun bir şekilde yasal olarak atamam yapılmıştır; bu da öz geçmişimde apaçık yazmaktadır. Hukuka, yasaya aykırı en ufak bir konunun gündemde olması söz konusu değildir. Onun üzerinden hırsızlık sözü söylenmesini ayrıca kendilerine iade ediyorum" ifadelerini kullandı.

Grup Başkanvekillerin konuşmaların ardından siyasi partilerin grup önerilerinin görüşmelerine geçildi. Yeni Yol grubunun cezada adalet ve infaz kanunları değerlendirilmesi amacıyla verilen önerisinin oylamasından önce istem üzerine yapılan yoklamada toplantı yeter sayısı bulunamadı. Genel Kurul'a 15 dakika ara veren TBMM Başkanvekili Adan, aranın ardından yeniden aldığı yoklamada da toplantı yeter sayısı bulunamadığından kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işleri sırasıyla görüşmek için 3 Haziran Çarşamba günü saat 14.00'te toplanmak üzere birleşimi kapattı.

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.