MHP'li Şimdi'den NEO TV'de dikkat çeken 'butlan' yorumu: Bu karar çıkmasaydı parti daha da kaosa sürüklenecekti
MHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Fatih Şimdi, NEO TV ekranlarında CHP’deki 'mutlak butlan' tartışmalarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, alınan kararın parti içindeki daha büyük bir kaosun önüne geçtiğini savundu. CHP’de gerilimin bilinçli şekilde sürdürüldüğünü öne süren Şimdi, Özgür Özel'in bugün yapmış olduğu grup toplantısıyla tansiyonu yükselttiğini iddia ederken, İzmir’deki mitingde yaşanan gerilime de tepki göstererek “Masum seçmen kolluğun önüne bir kum torbası yapılabilecek bir meta değil" dedi.
- Ege Postası
- 02.06.2026 - 23:06
- Güncelleme: 02.06.2026 - 23:43
EGEPOSTASI- MHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Fatih Şimdi, NEO TV’de yayınlanan NEO Politik programında Hanzade Figen Avcıoğlu’nun konuğu oldu. Şimdi, Türkiye ve İzmir siyasetindeki gelişmeleri kapsamlı bir şekilde masaya yatırarak çarpıcı açıklamalarda bulundu.

CHP'DEKİ 'MUTLAK BUTLAN' KRİZİ
Şimdi, CHP’deki mutlak butlan krizinin her açıdan zararının olduğunu belirterek, “Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşanan bu dalgalanma, özellikle ateş çemberinden geçtiğimiz şu günlerde ve terörsüz Türkiye dediğimiz bu günlerde ne ülkemize ne milletimize ne de devletimize yararlı bir görüntü değil” şeklinde konuştu. Öte yandan Şimdi, kurultay davasına yönelik ortaya atılan iddialar olan delegelere belirli adaylara oy verilmesi yönünde telkin yapıldığı, maddi yardım veya iş vaadi yönündeki iddiaları hatırlatarak ‘mutlak butlan’ kararının verilmesinin hukuki açıdan doğru olduğunu savundu.
"İRADE SAKATLANMIŞ GÖZÜKÜYOR"
Şimdi, yaptığı açıklamalarda, “Gelip bir milyar dolar ortaya koyarak, fikrini parayla değiştirilebilen delegasyonu alıp, altı yüz bini bulup, bir yere genel başkan olmasına okey mi diyeceğiz? Oysa hem borçlar kanununda hem ceza kanunumuzda iradeyi sakatlayan haller vardır. Hata, hile, ikrah, zorlama gibi. Burada irade maalesef belli bir menfaat temini karşılığında sakatlanmış gözüküyor. Dolayısıyla verilen mutlak kararı şunu söylüyor: 38. Olağan Kurultay tamamen geçersiz. Dolayısıyla o Olağan Kurultaya gönderen, götüren parti meclisi ve üst kurul delegasyonu şu anda görevde ve bu karar kesinleştikten sonra ancak tekrar CHP Genel Kurul’a gidebilir. ‘Fakat bir başıboşluk olmaması için tedbir kararı veriyorum ve bu tedbir kararıyla bir önceki 38. Olağan Kurula götüren yönetimi de partiye teslim ediyorum’ demiş üst mahkeme" şeklinde konuştu.
"MUTLAK BUTLAN KARARI VERİLMESEYDİ CHP DAHA BÜYÜK KAOSA SÜRÜKLENECEKTİ"
'Mutlak butlan' kararının verilmesiyle parti içinde daha büyük bir kaosun önüne geçtiğini savunan Şimdi, "Tedbir kararını şu açıdan eleştirmemek lazım. Eğer bu tedbir kararı verilmeseydi, parti daha da büyük bir kaosun içine sürüklenecekti. Şu anda bir çelişki var gözüküyor ya, o çelişki katmerlenecekti çünkü usulsüzlük yaptığı, tescil edilen bir yönetim hâlâ devam etmiş olacaktı. Bu zaten butlan kararının temel mantığına aykırı. Eğer butlan kararı verildiyse, elbette ki önceki yönetime verilecek. Şimdi Özgür Bey imza topluyor ama hatırlarsanız zaten butlan kararı çıkması ihtimaline karşılık Cumhuriyet Halk Partisi iki defa olağan genel kurul yaptı. Bu böylece önceki Olağan Genel Kurul değil ki zaten şu andaki yönetimde olan genel kurul. Yeni yeni genel kurullar yapıldı. ‘Yeni bir irade ortaya kondu’ diyor. Oysa üst mahkeme şunu söylüyor, bölge adliye mahkemesi, 38. Olağan Kurultayı butlanla mahsur olduğu için, ondan sonra yapılanlar da otomatikman zaten çürük bir temele dayandığından kendi kendine yıkılmış oluyor. O da geçersiz sayılıyor. Aslında verilen karar salim kafayla okunup dinlendiğinde gerçekten Cumhuriyet Halk Partisi'ni bir olumsuzluktan alıp doğru bir raya götürecek bir karar olarak değerlendirilmeli” ifadelerini kullandı.
Şimdi, açıklamalarının devamında "Elbette ki demokratik bir ortamda herkes seçimini mevcut genel başkanlardan değil başka birisinden yana yapabilir ama bu temiz, saf ve iftisada uğramamış bir iradeyle yapılmalı. Siyasi tarihimizde döviz bürolarının açıldığı, para kulelerinin yapıldığı, telefonların, tapuların, arabaların yer değiştirildiği başka bir kongre olmadı çünkü Kemal Bey 700 küsür imza almıştı, günün sonunda 500 küsür oy ile seçimi kapattı. Bu gerçekten çok makul bir değişiklik değil" ifadelerine yer verdi.
"ÖZGÜR ÖZEL BİLİNÇLİ ŞEKİLDE TANSİYONU YÜKSELTMEYE ÇALIŞIYOR"
"Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'nin en köklü kuruluşlarından birisi. Cumhuriyeti kuran ve içinden şu anki bütün partileri çıkartan parti" diyen Şimdi, mahkeme kararına rağmen Özgür Özel'in kurultay süreciyle ilgili adımlarının, parti içinde hukuki ve siyasi bir tartışmayı sürdürdüğünü iddia ederek, "Özgür Özel Bey'in mahkeme kararını bu şekilde hiçe sayarak ve daha önce hukuken geçersiz olduğu belli olmasına rağmen tekrar kurultay toplama çabasıyla bir kaosu devam ettiriyor. Hem siyasi partiler kanunu hem iç tüzüğümüz, meclis iç tüzüğümüz çok açık. Bir partinin grup toplantısı genel başkanın başkanlığında toplanır ya da genel başkanın yetkilendirdiği bir kişinin altında toplanır. Kemal Kılıçdaroğlu genel başkan olarak ‘Benim bu hafta grubum yok’ demesine rağmen grup toplanıyor. Dolayısıyla sanki gerilim ısrarlı şekilde sürdürülüyor. Bu sanki tesadüfi bir hareket de değil, bilinçli yapılan ve tansiyonun bilerek yükseltilmesi için yapılan bir şey" eleştirilerinde bulundu.
"SEÇMEN KOLLUĞUN ÖNÜNE KUM TORBASI YAPILAMAZ"
CHP lideri Özel’in geçtiğimiz hafta İzmir’de gerçekleştirdiği mitinge de değinen MHP'li Şimdi, “Herhangi bir siyasi partinin genel başkanı, sadece genel başkan değil, aynı zamanda bir devlet adamı hürriyetinde olmalı. Hele hele Cumhuriyet Halk Partisi gibi partinin Genel Başkanında bu tamamen vücut bulmalı. Devlet adamı bir kere seçmeniyle polisi karşı karşıya getirmemeli. Orada bir devlete meydan okuma var. Bu alanlar devlete meydan okuma yerleri değil. Hele hele masum seçmen kolluğun önüne bir kum torbası yapılabilecek bir meta da değil” dedi.
"KURULTAY BİR AN ÖNCE YAPILMALI"
Şimdi, “Bir an önce yargıtay tarafından bu kararın kesinleştirilip hemen en kısa sürede kurultaya gidilerek olayın bir sonuca erdirilmeli” diyerek kurultayın bir an önce yapılması gerektiğini savundu.
"ÇEŞME BELEDİYESİ'NDE YÖNETİM KRİZİ VAR"
Çeşme Belediyesi'nde yönetim krizi olduğunu iddia eden ve Başkan Lâl Denizli'yi hedef alan Şimdi, "Çeşme Belediyesi'nde bana göre bir yönetim krizi var. Çünkü Lal Hanım, Çeşmeli olmadığı gibi, Lal Hanım'ın belediyesini yöneten ekibi de Çeşmeli değil. İstanbul'dan gelen bir ekip ve İstanbul'dan gelen bir ekip de bizzat Ekrem İmamoğlu'nun yönlendirmesiyle buraya gönderilen bir ekip. Dolayısıyla ne bu beytülmalla ne belediyenin mallarına kendi malıymış gibi sahip çıkmıyor. Sahip çıkmadığı gibi yasa önünde Türk Ceza Kanunu'ndaki suç olarak adlandırılan adlandırılabilecek olan fiilleri işlemekten de geri kalmıyor" eleştirilerinde bulundu.
"İHBAR NİTELİĞİNDE"
Çeşme Belediyesi'ndeki Cumhur İttifakı'nın yaptığı çalışmaların 'ihbar' niteliğinde olduğunu ileri süren Şimdi, "Bin tane işçi çalıştıran bir firmanın dört yıl boyunca masrafsız olması, zarar göstermesi, vergi vermemesi için bir kılıf uydurulduğunu gösteriyor. Bakmamız lazım, sigorta primleri ödendi mi acaba diye. Dolayısıyla Çeşme Belediyesi bir gayya kuyusu içerisinde, orada aktif muhalefet yapan Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı'nın meclis üyeleri şu anda ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar ve tahmin ediyorum onların yaptıkları bütün bunlar bir ihbar niteliğinde aynı zamanda gerekli merciler tarafından da inceleniyorlardır diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.
"FAŞİZAN BİR TAVIR"
Çeşme Belediyesi’nin iki buçuk milyar TL değerindeki bir gayrimenkulü Alataş firmasına verdiği iddialarına da değinen Şimdi, “Meclis üyemizin yapmış olduğu çıkışı karşı, ‘Benim burada size söz vermiş olmam, bununla ilgili söz vermeyi düşünmüyorum. Başka konularla ilgili söz vermem bile sizin için lütuftur. Siz bu konuları konuşabilecek en son kitlesiniz’ gibi faşizan bir tavırla yapmış olduğu konuşmanın sebebi aslında bu konulardan duyduğu rahatsızlıktı. Hesabı verilebilir bir şey değil diye görüyorum” şeklinde sert çıktı.
"SONUCU OLACAK MI OLMAYACAK MI GÖRECEĞİZ"
CHP’li belediyelere yönelik farklı soruşturma ve operasyonlar üzerinden Çeşme'de de çeşitli iddiaların bulunduğunu belirten Şimdi, "Belediye yapmış olduğu her iş ve işlemlerle ilgili sadece sayısal denetimle değil, bütün bu atılan imzalar Ceza Kanunu'nun öngördüğü zaman aşamaları süresince aynı zamanda savcılık denetimine tabi. Dolayısıyla burada zimmetin, belgede sahteciliğin, irtikapın, imar kanununa muhalefetin olup olmadığıyla ilgili elbette tek tek ilgili merciler de bir inceleme yapacaktır ve bence bu kadar büyük montanlı işlerle ilgili bu inceleme de mutlaka yapılmalıdır. Her sabah kalktığımızda yapay zeka tarafından belirlenen CHP'li adayların kazandığı belediyelerde farklı farklı operasyonlara şahit oluyoruz. Dolayısıyla Çeşme gibi bir ilçede de bu kadar büyük şaya varken bunun bir sonucu olacak mı olmayacak mı ilerleyen zamanlarda göreceğiz" dedi.
Yorum Yazın