Selvitopu'ndan NEO TV'de belediye başkanlarına 'borç' tepkisi: Orası sızlanma yeri değil!
Geçmiş dönem Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, NEO TV'de mali kriz içinde bulunan belediye başkanlarına seslenerek, "Orası sızlanma yeri değil. Bu göreve seçilmişsiniz. Vatandaş sizden hizmet bekliyor. Sorunları çözmek zorundasınız" çıkışında bulundu. Öte yandan Selvitopu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile yaptığı görüşmede Tugay'ın kendisine iş teklifinde bulunduğu iddialarına da yanıt verdi. Ayrıca Büyükşehir'e ait 3 binanın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devrine mahkemeden onay kararı çıkmasına da değinen Selvitopu, durumun yanlış bir yaklaşım olduğunu savundu.
- Ege Postası
- 27.02.2026 - 00:10
- Güncelleme: 27.02.2026 - 13:29
EGEPOSTASI- Geçmiş dönem Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, NEO TV’de yayınlanan 10. Köy programına katılarak Birol Soylu'nun İzmir gündemine ilişkin sorularını yanıtladı.
Selvitopu, İzmir’in tartışmalı konularından biri olan Karabağlar’daki 540 hektarlık kentsel dönüşüm alanında tüm sorumluluğun belediyeye yüklendiğini öne sürerek, yapılan çalışmaların engellendiğini savundu.
Selvitopu, “Orada hep bahane belediyeye bulundu. Efendim ‘Belediye dava açtı, şu oldu, bu oldu’. Sonuçta bugün gelinen noktada da hala orada doğru düz bir planlama yok. 2012'de ilan edildi. Sene kaç? 26. Kaç yıl geçmiş? 14 yıl geçmiş. Ne sonuç var? Hiçbir sonuç yok. Burada bana göre yerel yönetimlerle merkezi hükümetin birlikte çalışması ve desteklenmesi lazım. Ama bizde maalesef son yıllarda farklı bir uygulama gerçekleşiyor. Yani belediyenin yaptığı çalışmalar çeşitli şekillerde engellemeler de oluyor. Bunlar da bir gerçek” şeklinde konuştu.
İZMİR’İN ÇÖP SORUNU NEDEN ÇÖZÜLEMİYOR?
İzmir’in en büyük problemlerinden biri olan çöp sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Selvitopu, asıl sorunun bertaraf tesis alanlarının olduğunun altını çizerek bu konunun ‘siyasi malzeme’ olarak kullanıldığını savundu.
Selvitopu, “Toplamada aslında bir sorun yok. İlçe belediyeleri çöpü topluyorlar. Ancak çöpün toplandıktan sonra döküm alanları ya da bertaraf tesislerinin olması lazım. Orada problem var. Yıllardır Büyükşehir Belediye Başkanlığımız, ben Aziz Başkan'dan sonra da biliyorum, daha öncesinde biliyorum, bu konuyla ilgili bayağı çaba sarf edildi. Bizde bazen bu konular abartılıyor. Sonuçta bu çöpler bir yere gidecek. Bir yerde bu imha edilecek ya da bu çöpü işleyerek ekonomiye kazandıracaksınız. Burada belediyenin üstüne atıp kimse kenara çıkamaz. Bunun böyle siyasi malzeme olarak da kullanılması hiç doğru değil” dedi.

Açıkalamalarına devam eden Selvitopu, “Biz ne kaybediyorsak ülke olarak hep bunlardan kaybediyoruz. Çözüme odaklı, destekleyici çalışmaların yapılması gerekir. Bir kurumun üzerine atıp her şeyi oradan beklemek, yetkisiz ve sınırlı olan bir kuruma bunun bırakılması doğru değil. Burada merkezi hükümetin de yapması gerekenler var. Yerel yönetimin de yapması gereken sorumluluk var. Ben de belediye başkanıyken toplamadan sonra özellikle depolamaya giderken o zaman da çeşitli sorunlar yaşanıyordu. Yani bulunan yer Devletin mülkiyetinde ya da tasarrufunda olan yerler olması lazım. İzinlerin alınması lazım. E şimdi depolama alanı ‘Hadi buraya dökme’ dediğiniz zaman bu iş çözülmüyor ki. O zaman belediyeler ne yapıyor? İşte şu anda birçok belediyenin kendi şantiyeleri çöplük alanına dönüştü. Bu kente zararı var. Kentte yaşayan insanlara var. Engellenme sorunlarıyla ilgili de birçok problem var. Farklı kurumların yetkili olmasından kaynaklanan sorunlar var. Ya da bir alan bulunuyor. O alan işte siyasi malzeme konusu yapılıyor. Burada olmaz, şuydu buydu. Maalesef yıllardır her bulunan alanla ilgili de sıkıntı yaşanıyor. Hiçbir ilçede bu çöpü istemiyor. Hiçbir ilçede istemiyor ama nereye gidecek? Bir yere gidecek. İzmir kenti kendi sınırları içerisinde bunu çözmek zorunda. Uygun olan en az çevreye zarar verecek bir yerde olmalı. Ama şimdi dünyadaki sistemlerde de bertaraf tesisleri kurulduğunda çok rahatlıkla çözülebiliyor. Yani örnekleri var. Bizim bir an önce bunu çözmemiz lazım” şeklinde konuştu.
“BİLİNÇLİ ENGELLEMELER OLUYOR”
Selvitopu, İzmir’in meselelerinin siyasi beklentilerle ele alındığını savunarak, kentsel dönüşüm ve çöp yönetimi gibi kritik alanlarda bilinçli engellemelerin yapıldığını öne sürdü.
Selvitopu, “Kısır bir siyasi beklenti var. Açık konuşmak lazım. İşte bu sorun olursa bizden buraya yarın siyasi olarak bir oy gelir mi, bir pay gelir mi? Çok basit bir. Vatandaşını cezalandırıyorsun aslında. Sonuçta vatandaş cezalandırılıyor. Vatandaşa da şunun sorumlusu, bunun sorumlusu gibi hemen atıp kenara çekilmek olmaz. Sonuçta kentte bir sorun yaşanıyor ve bunun sıkıntısı topluma yansıyor, insanlara yansıyor. Çözmek lazım. Sonuçta şunu söylüyorum, bu kentler hepimizin. İzmir kentinin çöp sorununun çözülmesi gerekiyorsa hep birlikte çözmemiz lazım. Kentsel dönüşüm yapılacaksa bunu çözmemiz lazım. Bazı uygulamaları biliyorum, bilinçli engellemeler oluyor mu? Maalesef oluyor” açıklamalarında bulundu.
'MALİ DİSİPLİN' VURGUSU
Selvitopu, Karabağlar Belediye Başkanlığı döneminde yaptığı yatırımlardan ve programlardan bahsederek, ‘mali disiplin’le işleri yürüttüğünü ifade etti.
Selvitopu, “Ben ilk dönemde şunu yapmaya çalıştım arkadaşlarla: Sonuçta bu kadro işi sıkı bir mali disiplin uyguladık. Orada çalıştığımız arkadaşların da emekleri çok büyük. Her hafta belediyenin gelirini giderini masaya yatırdık. Her hafta pazartesi günleri bizim toplantımız vardı. Ne var ne yok bütün bunları masaya yatırır, çözümler arardık. Örneğin, belediyenin alacakları var. 40 milyon civarında alacak var. Şimdi 40 milyonluk alacağı toparlasak belediye rahat nefes alacak. Onları da sıkboğaz etmeden bu işi iyi bir şekilde yürütmemiz gerekiyordu. Bu tedbirleri aldık. Onun dışında işte belediyenin mülkünde olup çeşitli kamu kurumlarının kullanımında olan yerler tespit edildi. Onlarla ilgili bakanlıkla çalışmalarımız oldu. Çünkü vergi borçları var, sigorta borçları var, birçok borç vardı. Bunları peyderpey yavaş yavaş çözmeye başladık. Zaten her attığınız adım belediyenin bütçe imkanlarını daha da iyileştiriyor. Ama hiçbir zaman mali disiplini terk etmedik. Özellikle ben çok dikkat ederim o şeye. Harcanan her kuruşu nereye, nasıl, neden harcadığımıza arkadaşlarla birlikte bakardık. Bu disiplin sayesinde belediye yavaş yavaş toparlandı ve belediye yatırım yapar hale geldi” ifadeleriyle yapılan çalışmalardan söz etti.
"ÇOK ELEŞTİRİLDİM AMA..."
Kendi döneminde sık eleştirilmesine sebep olan ‘personel politikası’nın öneminin altını çizen Selvitopu, “Bu işlere inanarak yaparsanız bir de kendinize verirseniz çözülmeyecek sorunlar değil. Tabii ki personel politikamız da belliydi. Sıkı bir personel politikası yuttuk. O konudan siyasal anlamda belki çok eleştirildim ama yapmak zorundaydık” şeklinde konuştu.
“HİÇBİR ZAMAN POPÜLİST YAKLAŞIMDA BULUNMADIK”
Eski başkan Selvitopu, seçim kazanma karşılığında belediyelere işe alım gerçekleştirilmesinin yanlış olduğunu savunarak, “Hiçbir zaman popülist bir anlayış yutmadık. O işe ben asla girmedim. Hiçbir zaman da doğru bulmadım. Şimdi de doğru bulmuyorum. İnsanların iş, aşk ihtiyacı vardır ama bunu siyaset için kullanılmaması gerekir diye düşünüyorum. Çok yanlış bir bakım. Sonuçta o insanların ekmeğe ihtiyaç var. E siz onlarla pazarlık edip işte oy alacaksınız. Bunlar doğru şeyler değil” açıklamasında bulundu.
“BELEDİYELER BORÇ SIZLANMA YERİ DEĞİL!”
Günümüzde çoğu belediyelerin mali kriz içinde bulunması sonucunda belediye başkanlarının kente yeterli yatırım yapılamadığı yönündeki açıklamalarına da değerlendirmelerde bulunan Selvitopu, “Ben borç sızlanması yapmadım. Göreve başladıktan itibaren çözüm aramaya çalıştım. Yani bir göreve geliyorsunuz. Tabii şöyle söyleyeyim orası sızlanma yeri değil. Bu göreve seçilmişsiniz. Vatandaş sizden hizmet bekliyor. Sorunları çözmek zorundasınız. Şimdi genel itibariyle bakıldığında borç her zaman belediyelerde borç vardır. Tamamen sıfırlamak çok iyi durumda olan belediyeler için söz konusu. Onun dışında Karabağlar gibi ya da Konak, Buca, bu belediyelerin hepsinde borç olacaktır. Ama o borcu ödeyebilir bir dengenizin olması lazım. Yani hem borç ödeyeceksiniz hem yatırım yapacaksınız hem de hizmet üreteceksiniz” ifadelerini kullandı.
TUGAY SELVİTOPU’NA İŞ TEKLİFİNDE BULUNDU MU?
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’la gerçekleştirdiği görüşmesinde Tugay’ın kendisine iş teklifinde bulunduğu iddialara da yanıt veren Selvitopu, bürokrat olarak belediyede çalışmayı doğru bulmadığını belirterek, “Cemil Başkan belediye çalışmalarında destek olmam yönünde bir önerisi oldu. Ben de zaten hani o konuda ne zaman destek istenirse her zaman yapabileceğimi ilettim. Ama benim belediye hedefiyle bir görev almam bana göre de doğru değil. Bürokrat gibi orada çalışmayı doğru bulmuyorum. Fahri olarak her türlü desteği veririm. Bu kent zaten hepimizin. Eğer benim orada yapacağım, faydalı olacağım bir şey varsa niye bundan kaçınayım? Ya da bildiğim bir konu varsa, o şeyi biliyorsam onun bana bir faydası olmaz. Kente faydası olacaksa hiçbir zaman bundan kaçınmam” açıklamasında bulundu.
"GÖVDE GÖSTERİSİ"
Geçtiğimiz aylarda Menzil cemaatinin Karabağlar’da gerçekleştirdiği tövbe seansına ilişkin konuşan Selvitopu, durumu ‘gövde gösterisi’ olarak nitelendirerek, “Böyle bir gövde gösterisinin olması da hiç doğru değil. Kime karşı ne göstermeye çalışıyorsunuz? Sonuçta bu ülkede hepimiz kardeşliği, barış içerisinde hep birlikte yaşıyoruz. Birbirimize gövde gösterisi mi yapacağız? Bunlar ülkemiz için doğru değil. Kentimiz için de doğru değil. Sanırım o kalabalık da Karabağlar'dan değil bana göre. Biraz dışarıdan takviye edilmiş” şeklinde konuştu.
BUNDAN SONRAKİ SİYASİ HEDEFİ NE?
Bundan sonraki süreçte siyasi hedefinin bulunmadığını aktaran Selvitopu, “Şu anda öyle bir hedefim yok. Siyasetten emeklilik diye bir şey söz konusu değil. Yani ben kendim bildim bileli siyasetin içindeyim. Yani siyasette yapılması gereken bir konu. Çünkü bu ülkede yaşıyorsak bu ülkeye karşı sorumluluğumuz. Ben de aynı şekilde siyaset olarak yapmam gereken bir şey varsa yapmaya gayret edeceğim. Ama illa şu olayım, bu olayım diye herhangi bir derdim yok. Sonuçta belediye başkanı olarak da 10 yıl hizmet ettim” açıklamasında bulundu.
VAKIFLAR KARARI: “DOĞRU DEĞİL”
İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde bulunan Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi ve eski Gasilhane’nin Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devrine yönelik mahkemeden onay kararı çıkmasına da değinen Selvitopu, “Belediye mülkiyetine geçen yerlerin şimdi birdenbire Vakıflar’a geçmesi çok doğru bir yaklaşım değil. Sanırım bildiğim kadarıyla da 2008 yılında çıkarılan bir kanunla bunlar yapılıyor. Belediye burada da hizmet veriyor. Belediyene nerede verecek bu hizmeti? Eğer yasal bir zorunluk da olsa bile belediye bir yerel kurum. Kamu kurumu hizmetinin devamının sağlanması açısından da makul yaklaşım gösterilmesi lazım. Sonuçta bu yerler İzmirlinin, İzmir halkının yerleri hepimizin. Örneğin gasilhane önemli hizmet. Vakıflar ne yapacak gasilhaneyi? Gasilhaneyi alıp ne yapacak yani vakıflar? Böyle bunun eğer yasal şey olsa bile böyle diye tahsis edilmesi gerekir. Bunlar doğru değil. Yani bu konu İzmir için önümüzdeki günlerde de çok tartışılacak bir konu” dedi.

Yorum Yazın