Sayıştay İZSU'yu yerden yere vurdu: Körfez temizliğinde milyarlık zarar!
Sayıştay’ın İZSU’ya ilişkin 2025 yılı denetim raporu, Körfez temizliği için yapılan 2 milyar 147 milyon 940 bin liralık ihalede rayiç fiyatların üzerine çıkıldığını ortaya koydu. Bakanlık tarifesiyle hesaplanan maliyet ile sözleşme bedeli arasında 1 milyar 21 milyon 140 bin lira fark bulunurken, İZSU’nun çalışma saatlerine dayandırdığı açıklama da Sayıştay tarafından kabul görmedi. Raporda, Körfez kıyısında rehabilite edilmeyi bekleyen 2,5 milyon metreküp çamur ve atıl bırakılan çamur kurutma tesisi de eleştirildi.
- Ege Postası
- 27.10.2026 - 14:25
- Güncelleme: 27.10.2026 - 14:32
EGEPOSTASI - İzmir Körfezi’nin temizliği için yürütülen çalışmaların ihale ve maliyet süreçleri, Sayıştay denetimine takıldı. İZSU Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılı hesaplarını inceleyen Sayıştay, deniz dibi tarama ihalesinde yaklaşık maliyetin yeterince ayrıntılı hazırlanmadığını, önceki ihale fiyatları ve Bakanlık tarifesiyle karşılaştırma yapılmadığını belirledi.
Ekim 2026 tarihli raporda, yalnızca tarama ihalesindeki yüksek bedel değil; yıllardır çözülemeyen çamur birikimi, çalıştırılamayan tesis ve endüstriyel atık su denetimlerindeki eksiklikler de sıralandı.
2,1 milyarlık sözleşmeye karşı 1,1 milyarlık hesap
Raporun en dikkat çekici bulgularından biri, “İzmir Körfezi Peynircioğlu Deresi Dere Ağzı ve Körfez Kuzey Aksında Karasallaşan Alanın Deniz Dibi Tarama İşi” oldu.
Toplam 1 milyon 800 bin metreküp tarama öngörülen işin sözleşme bedeli, KDV hariç 2 milyar 147 milyon 940 bin lira olarak kayıtlara geçti. İZSU’nun ihale öncesinde belirlediği yaklaşık maliyet ise 2 milyar 167 milyon 614 bin lira oldu.
Sayıştay, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın 2025 yılı tarifesini ve teknik şartnamedeki ekipmanları esas alarak farklı bir hesap çıkardı. Tarama ve 32 deniz millik dökü mesafesine ilişkin giderlerle metreküp başına maliyet 626 lira, toplam maliyet ise personel giderleri dahil, KDV hariç 1 milyar 126 milyon 800 bin lira olarak hesaplandı.
Böylece sözleşme bedeli ile Sayıştay’ın Bakanlık tarifesine göre oluşturduğu maliyet hesabı arasında 1 milyar 21 milyon 140 bin liralık fark ortaya çıktı. Bu tutar, rapordaki iki bedelin karşılaştırılmasından doğan farkı ifade ediyor; kesinleşmiş bir kamu zararı hükmü olarak sunulmuyor.
“İptal edilmesi gerekebilecek ihale sözleşmeye bağlanmıştır”
Sayıştay, İZSU’nun piyasa araştırması yapmasına karşın aynı sahalarda önceki yıl gerçekleştirilen ihalede oluşan birim fiyatı ve Bakanlığın tarama tarifesini dikkate almadığını belirledi.
Raporda, hizmetin Bakanlıktan alınması için resmî bir girişimde bulunulmadığı da vurgulandı. Denetçilerin değerlendirmesinde şu ifadeler yer aldı:
“Yaklaşık maliyetin Bakanlık rayiç fiyatlarına göre belirlenmesi durumunda İhale Komisyonunca iptal edilmesi gerekebilecek ihale sözleşmeye bağlanmıştır.”
İZSU’nun “24 saat çalışma” açıklamasına metreküp yanıtı
İZSU, Bakanlık fiyatlarının günlük sekiz saat çalışma üzerinden belirlendiğini, kendi iş planlamasının ise haftanın yedi günü, 24 saat esasına dayandığını belirterek Bakanlık rayiçlerini yaklaşık maliyette kullanmamasını savundu.
Sayıştay ise hem ihalede hem de Bakanlığın tarifesinde fiyatın çıkarılan malzemenin metreküpü üzerinden belirlendiğine dikkat çekti. Çalışma saatine ilişkin gerekçenin yaklaşık maliyet hesabıyla ilgisi bulunmadığını bildirdi.
Üstelik rapora göre, işi üstlenen yüklenici de ilk etapta Bakanlık ekipmanlarını kiraladı.
Görev alanı da eleştiri konusu
Sayıştay, tarama hizmetinin İZSU tarafından üstlenilmesini de mevzuat yönünden eleştirdi. Su ve kanalizasyon idarelerinin görevlerini düzenleyen kanunda, deniz dibi temizliği ve tarama faaliyetlerine ilişkin doğrudan görev tanımı bulunmadığını belirtti.
İZSU’nun kendi teşkilat yönetmeliğine dayanan açıklamasına karşı, kanunda tanımlanmayan bir sorumluluğun yönetmelikle genişletilmesinin hukuken doğru olmayacağı değerlendirildi.
Raporda, çalışmanın İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Bakanlıkla protokol yapılarak veya ihale yoluyla gerçekleştirilebileceği; ihale yapılması halinde de Bakanlık rayiçlerinin dikkate alınması gerektiği belirtildi.
Körfez kıyısında 2,5 milyon metreküp çamur
Denetimde, İzmir’deki arıtma tesislerinden çıkan çamurların yirmi yıl boyunca Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi arazisinde, Körfez kıyısında depolandığı ve kentte koku sorununa neden olduğu tespit edildi.
Rapora göre sahalarda yaklaşık 2,5 milyon metreküp çamur birikti. Fiilen düzenli depolama sahası olarak kullanılan alanlar için gerekli Bakanlık lisansının alınmadığı da belirlendi.
Sayıştay, yıllarca plansız biçimde yapılan birikimin rehabilitasyon ve bertaraf nedeniyle İZSU bütçesine büyük maliyet yüklediğini vurguladı.
İZSU’nun yanıtında, hazırlanan yerinde rehabilitasyon projesinin kaynak ihtiyacı 131 milyon 93 bin 665,55 avro olarak açıklandı. İdare, alternatif yöntem kapsamında deneysel su drenajı çalışmasının ihalesinin yapıldığını, akademik raporun Bakanlık onayından geçmesinin ardından rehabilitasyona etaplar halinde başlanacağını bildirdi.
Raporda, 2022 yılı ortalarından itibaren yeni çamurların lisanslı tesislere yönlendirildiği ve mevcut stokun artmasının önlendiği de kaydedildi. Ancak önceki denetimde de gündeme gelen rehabilitasyon sorununun çözülmesi gerektiği belirtildi.
Çamur tesisi 2022’de tamamen kapatılmış
Çiğli Çamur Kurutma ve Çürütme Tesisi’nin durumu da kamu kaynaklarının kullanımı açısından eleştirildi.
2014’te faaliyete başlayan tesisin, Temmuz 2020 sonrasında arızalar nedeniyle kademeli olarak devre dışı bırakıldığı ve 2022’de tamamen kapatıldığı belirlendi.
İZSU, kurutucu teknolojisiyle mevcut çamurun uyumsuzluğu nedeniyle kesintisiz çalışma sağlanamadığını, teknoloji değişikliği için proje hazırlandığını ve dış finansman konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığından kredi onayı beklendiğini bildirdi.
Sayıştay ise tesisin atıl kalmasının kamu kaynaklarının etkin kullanılmadığını gösterdiğini vurguladı.
Atık su denetimlerinde de eksiklik
Raporda, endüstriyel atık su kaynaklarının kontrolünde de eksiklikler tespit edildi. Kasım 2025 itibarıyla numune alınması gereken 778 işletmeden toplam 781 numune alındığı, bu sayının ilgili yönergede öngörülen denetim sıklığı açısından yeterli olmadığı belirtildi.
Ayrıca 1.231 işletmenin bağlantı kalite kontrol ruhsatının düzenlenmediği veya yenilenmediği kaydedildi. Bazı işletmelerin bu ruhsat olmadan kanalizasyon sistemine ya da alıcı ortama atık su deşarj ettiği ifade edildi.
İZSU, yükümlülüklerini yerine getirmeyen işletmelerin faaliyetten men işlemleri için ilgili belediyelere bildirildiğini açıkladı.
Önceki yılın uyarıları yeniden raporda
Çamur stoklarının rehabilitasyonu, tesisin atıl kalması ve atık su denetimlerindeki eksikliklerin 2024 yılı denetiminde de yer aldığı görüldü.
Raporda ayrıca bazı mal ve hizmet ihtiyaçlarının parasal sınırların altında kalacak şekilde bölünerek doğrudan teminle karşılandığı tespit edildi. İZSU’nun ihalelerin yüzde 93’ünün açık ihale yöntemiyle yapıldığı yönündeki yanıtına karşı Sayıştay, özellikle araç tamir ve bakım alımlarının bölünerek gerçekleştirildiği bulgusunu korudu.
Sayıştay, mali tabloların genel olarak doğru ve güvenilir bilgi içerdiği görüşünü verirken, bu değerlendirmeden ayrı olarak sıraladığı 22 bulguyla ihale süreçleri, çevresel yükümlülükler ve kaynak kullanımındaki eksikliklerin giderilmesini istedi.

Yorum Yazın