Dolar 46,2690
%0.15
Euro 53,5644
%-0.16
Altın 6.277,079
%0.31
Bist-100 13.938,48
%1.42

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
Özel: 'Mesele kayyım gidecek değil, Tayyip gidecek biz geleceğiz meselesi'

Özel: 'Mesele kayyım gidecek değil, Tayyip gidecek biz geleceğiz meselesi'

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kırklareli Lüleburgaz’daki halk buluşmasında CHP’ye yönelik tartışmalara sert sözlerle yanıt verdi. “CHP’de kavga yoktur, mesele Erdoğan ile millet arasındadır” diyen Özel, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Edirne’de yer altında açlık grevine başlayan maden işçileri için de “Tek bir madencinin burnu kanarsa hesabını soracağım” dedi. "CHP’de kavga yoktur” diyen Özel, “Meselemiz kayyım gidecek biz geleceğiz değil; Tayyip gidecek biz geleceğiz meselesidir” ifadelerini kullandı.

  • Ege Postası
  • 13.06.2026 - 17:25
  • Güncelleme: 13.06.2026 - 21:07

CHP Kırklareli'nde Lüleburgaz'da halk buluşması düzenledi. Özgür Özel, buluşma öncesi geldiği İstanbul Havalimanı çıkışında gençler tarafından karşılandı.

Özel, gençlerle birlikte "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz" sloganı attı.

Özel ardından Kasım 2025’te Gürcistan’da düşen askeri uçakta hayatını kaybeden Hava Uçak Bakım Astsubay Üstçavuş Berkay Karaca’nın Kırklareli Lüleburgaz’da yaşayan ailesini ziyaret etti. Özel'e Kırklareli İl Başkanı Bora Terzi ile CHP Kırklareli Milletvekili Fahri Özkan eşlik etti.

Ziyaretin ardından Özel, buluşma alanına geçti. Buluşma öncesi alandaki kalabalık dikkat çekti.

"CHP'YE ÇÖKMEYE ÇALIŞANLAR BİLSİN... BİZİ YENEMEZSİNİZ!"

Özgür Özel'in açıklamalarda öne çıkanlar şunlar:

Milletin partisine, CHP'ye çökmeye çalışanlar bilsin. Siz çökmeye kalkarsınız ama bu millete diz çöktüremezsiniz. Elinizdeki tüm güçler ile saldırsanız da ne kadar kötü ne kadar acımasız olsanız da siz bizi yenemezsiniz.

SİLİVRİ OPERASYONUNA TEPKİ: 'İFTİRALARLA GÖZALTINA ALINAN BORA BALCIOĞLU'NA BİN SELAM OLSUN'

Silivri'nin yüzde 54 oyla seçilmiş başkanı Bora Balcıoğlu'nu iftiralarla, haksızca, partisine ve ülkesine sahip çıktığı için, tarihin doğru tarafında durduğu için kendisini gözaltına aldılar. Şuanda gözaltında Vatan Emniyet'te. Buradan ailesine, Bora Balcıoğlu'na ve Silivri'ye bin selam olsun.

19 Mart darbesinden beri, Tayyip Erdoğan'ın kendisinden sonraki Cumhurbaşkanına, AK Parti'nin kendinden sonraki iktidar partisine yönelik darbe girişiminden beri 117. kez bir otobüsün üstünde, sizlerle birlikteyiz. Genel başkan olduğum günden beri tam 263. kez, bir meydandayız.

Göz göre, omuz omuzayız, ayaktayız, mücadeledeyiz. İktidara doğru gidiyoruz.

"TEK BİR MADENCİNİN BURNU KANARSA HESABINI SORACAĞIM"

Buraya gelirken yolun başına varınca maden işçileri, uzun köprüdeki maden işçilerinin temsilcileri sizleri selamlıyor. Bağımsız Maden-İş, Manisa Soma'da haksızlıklara karşı susmayan, mücadele eden madencilerin kurduğu, benim kardeşlerim, evlatlarımız. Geçtiğimiz ay haklarını söke söke alan Bağımsız Maden-İş bugün de Edirne'de madencilerin hakları için mücadele ediyor.

Bugün madenciler yer altında açlık grevcine başladı. Vicdansız patron telefonları, haberleşmeyi kesti. Elektriği kesti. Buradan ilgili bakanları uyarıyorum. Bir tek madencinin burnu kanarsa bunun hesabını size soracağım. Sonuna kadar arkanızdayız, emekle beraberiz, emekçiyle beraberiz. 

"TOPYEKÜN MİLLETE SALDIRIYORLAR"

Topyekun millete saldırıyorlar, milletin değiştirme umuduna, değiştirme ihtimaline saldırıyorlar. Esas saldırdıkları Cumhuriyetin en büyük kazanımı, sandık, seçme ve seçilme hakkı. Ekrem İmamoğlu'na saldırırken seçme hakkınıza, partimize saldırırken demokratik rejime, siyasi partiler sistemine saldırıyorlar.

Eğer bizi susturur, sindirirlerse emeklinin halini biz konuşmazsak kim konuşacak, bu madencilere kim destek verecek, sömürülen çiftçiyi, arıcıyı, balıkçıyı biz, halkın partisi savunmazsa kim savunacak.

Bizi adaysız, kurumsuz bırakma, lidersiz bırakma çabalarının hepsi, milleti umutsuz bırakmak ve ezilenlerin ezilmeyi kabul etmesini, sömürülenlerin sömürüye boyun eğmesini, umudu kalmayanların mücadeleyi bırakmasını, geri adım atmasını, sinmesini sağlamak için yapıyorlar.

"TARİHİN KIRILMA NOKTASINDAYIZ"

Tarihin kırılma noktasındayız.Atatürk'ün partisini, darbecilerin yaptığı gibi seçilmişten alıp atanmışa vermeye kalktılar. Mesele Özgür Özel'in veya CHP'nin iç meselesi değildir.

"PARTİ OYUNU 5 AYDA YÜZDE 25'TEN 38'E ÇIKARANLAR SALDIRI ALTINDA"

CHP'de kavga var diye haber yapmak isteyenlere sesleniyoruz; mesele Erdoğan ile millet arasındadır.Parti oyunu yüzde 25'ten 5 ayda 38'e çıkaranlar bugün saldırı altındadır. Bizim suçumuz seçim kazanmak, kazanacak adaylar bulmak ve bundan sonrası içinde bunda kararlı olmaktır. Bizim suçumuz zengin daha zengin olacak, fakir yerinde oturacak. Emekçi, orta direk olduğu yerde oturacak zihniyetine karşı yok öyle yağma kısa çöp, uzun çöpten hakkını alacak dememizdir. Bizim suçumuz herkesin toplu iş sözleşmesinin olduğu sendikayı işçi sınıfına vaat etmektir.

"MESELEMİZ KAYYIM GİDECEK DEĞİL, TAYYİP GİDECEK BİZ GELECEĞİZ MESELESİ"

Şunu bilelim CHP'de kavga yoktur. Bizim meselemiz kayyım gidecek biz geleceğiz meselesi değildir. Bizim meselemiz, Tayyip gidecek biz geleceğiz meselesidir. Erdoğan gidecek, bu milletin iktidarı gelecektir. Yoksa partideki bir kapışma değildir. Esas mesele çeyrek yüzyıl süren sömürü düzeninin bitmesi, halkın iktidar olması meselesidir. Biz partide yada devlette hakimiyet alanları arayanlar değiliz, biz meydanlardan meşruiyet, güç alanlar, meydanlara umut verenleriz.

AK Parti'nin kara düzeni, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhuriyet düzenin hedef almaktadır. AK Parti'nin kara düzeni, Tom Barrack'ın, Trump'ın hesabıyla vicdanlı monarşiler, tek adam rejimleri deyip Türkiye'ye aynı Orta Doğu'daki gibi ülkenin başında kimin olduğuna Amerika'nın karar verdiği bir düzen dayatmaktadır. İşte biz seçilmiş Cumhuriyet Halk Partisi, emekli öğretmen çocuğu Özgür Özel, Amerikan emperyalizmine itiraz ettiği için hedeftedir. Korkmuyorum, bu meydanı görüyorum ve cesaret alıyorum.

"TÜM NEFESİMİ İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜNDE TÜKETECEĞİM"

Biz partimize butlan atanıp, polis gelip bizi söke söke o partiden atmaya çalıştığı gün, bir binayı ve eski nesil bir anlayışı geride bırakıp, eskimiş, köhneleşmiş ve yozlaşmış bir kara düzeni arkamızda bırakıp, yağmurun ve dolunun altında çıktığımız yolda, hedefimizin parolamızın yürüyüş, pusulamızın millet, hedefimizin iktidar olduğu bir yürüyüşü başlattık. Tüm nefesimi iktidar yürüyüşünde tüketeceğim.

"EVLATLAR NEREDE İSE BABA EVİ ORASIDIR"

İşte, işte biz seçilmiş Cumhuriyet Halk Partisi, biz sizin evlatlarınız, Özgür Özel, emekli öğretmen çocuğu Özgür Özel, Amerikan emperyalizmine itiraz ettiği için hedeftedir. Korkuyor muyum? Korkmuyorum. Neden korkmuyorum? Bu meydanı görüyorum, cesaret doluyorum, cesaret alıyorum. Biz partimize kayyum atanıp polis gelip bizi söke söke o partiden atmaya çalıştığı gün bir binayı gerimizde bırakıp arkamızda eski nesil bir anlayışı geride bırakıp eskimiş, köhneleşmiş, yozlaşmış bir kara düzeni arkamızda bırakıp yağmurun ve dolunun altında çıktığımız yolda hedefimizin, parolamızın yürüyüş, pusulamızın millet, hedefimizin iktidar olduğu bir yürüyüşü başlattık. Bunun için çok sevdiğimiz babaevimizden ayrıyız fiziken.

Ancak babaevi Atatürk'ün evidir ve evlatları neredeyse ev orasıdır. Babaevi Lüleburgaz meydanıdır! Erdoğan bir paniğin içinde ve Erdoğan bu değişimi, bu heyecanı, bu tepkiyi ve milletin sahip çıkışını görüyor. Erdoğan sokaktaki heyecanı ve milletin idrakini görüyor. Bu yüzden büyük bir telaş içinde 'Biz bu işin içinde değiliz, hiçbir yerinde yokuz, bu iş CHP'liler arasındadır' demektedir.

Ben Erdoğan'a buradan sesleniyorum: Diyorsun ya 'Ben bu işin neresindeyim?' sen bu işin tam göbeğindesin, tam göbeğindesin. Ama ona da şu müjdeyi vereyim, siz de ona bu müjdeyi bugün veriyorsunuz: Erdoğan ve onun gibi düşünenler, onlar yolun sonunda, biz daha yolun başındayız. Attıkları çamurlar hiçbirisi Allah'a bin şükür bize bulaşmaz, yapışmaz, yapışamaz.

ERDOĞAN VE KILIÇDAROĞLU'NA 'AYAKLANMA' TEPKİSİ

Bize, bu partinin evlatlarına hırsız dediler, yolsuz dediler, terörist dediler, casus dediler, FETÖ'cü dediler. Bunların hiçbirisi bize yapışmaz. Ellerindeki kiri bize bulaştırmaya çalışıyorlar, o kir bu bedene tutmaz. Hadi oradan! Kendi kirinizle, kendi pisliğinizle kalın. Hadi oradan!"

Özel, Kılıçdaroğlu ve Erdoğan'ın ayrıca vurguladığı "ayaklanma" söylemine çok sert tepki göstererek şöyle devam etti:

"Şimdi bu söyledikleri tutmayınca hep bir ağızdan çıkmışlar, efendim 'CHP sokakları karıştırmak istiyor, CHP halk ayaklanması çıkarmak istiyor' diye farklı farklı mecralardan farklı farklı kişiler aynı sözleri söylüyor. Bu nedir biliyor musunuz? Bu korkaklıktır, bu büyük bir alçaklıktır.

"63 MİTİNG YAPTIK BİR KİŞİNİN BURNU KANAMAMIŞTIR"

63 tane miting yaptık biz bugün. 263'üncüsü burada ben Genel Başkan olduğumdan beri. Özelliği nedir biliyor musunuz bu mitinglerin? Bir kişinin güneşten bayılanı olur, soğuktan titreyeni olur ama bir kişinin bir kişiye kem gözle baktığı yoktur. Bir kişinin burnu kanamamıştır, bir kişinin cüzdanı çalınmamıştır, bir kişi yanındakini rahatsız etmemiştir. Türkiye'nin umudu bu meydanlardaki güzel insanların güzel iradesidir. O yüzden kimsenin kırıp dökmediği, kimsenin kimsenin gönlünü kırmadığı, yanındakine kötü bakmadığı, kimsenin ayrılırken mutsuz ayrılmadığı bu meydanlar Türkiye'nin yarınlarının umutlarının temelinin atıldığı meydanlardır.

Bu meydanlarda, yeni bir kurucu irade vardır. AK Parti'nin tahrip ettiğine ne varsa ya da bizi hayal kırıklığına uğratanların kaybettirdiğine ne varsa bu meydanlar onu aramakta, onu bulmakta, onu kurmaktadır. Yeniden, yeniden güçlü bir Cumhuriyet'i; yeniden güçlü bir sosyal devleti; yeniden demokrasiyi; yeniden yasaksız Türkiye'yi ve nihayet vizesiz dolaşacak Türkiye Cumhuriyeti pasaportunu kazandıracak bu meydanın iradesidir. Siz eskiyi terk eden, yeniyi kuran, kuruluşa yüreğini, bedenini koyan ve bu Türkiye Cumhuriyeti'ni bir kez daha ayağa kaldırmaya and içmiş on milyonlarsınız. Hepinizle gurur duyuyorum, hepinizle!

“TÜM SİYASİ GÖRÜŞLERDEN İNSANLAR BİR ARAYA GELDİ”

“Size şunu söyleyeyim. Sahaya gidip gelen, memleketine gidip gelen, ilçeye, köye gidip gelen her milletvekili, her siyaset arkadaşım ve konuştuğum her biriniz diyorsunuz ki ‘Bu yaşananlar sadece CHP’lileri değil, tüm siyasi görüşlerden insanları, AK Partili, MHP’li insanları da bir araya getirdi. Herkes bu yapılanlara karşı bizim arkamızda, senin arkanda’ diyorlar. Doğru mu? İşte bu kapsayıcılık, bu milletin feraseti, haksızlığa karşı doğru yerde durması bu ülkenin en büyük ikinci umududur. Birinci umut; meydanlara beden koyan, irade koyan, emek koyan sizlerin varlığı. İkinci umut; bu milletin sessiz çoğunluğunun feraseti ve sandık sabrıdır. Kimi buna ‘dip dalga’ diyor, kimi sosyolojik okumalar yapıyor. Ama bildiğim bir şey var ki bu aziz millet sandığı bekliyor. Sandığı bekliyor, sandığı bekliyor, sandığı bekliyor. Bu aziz millet bizi bekliyor, kendisinin iktidarını bekliyor. Kendi sözünü söylemeyi, kendi sesini duyurmayı bekliyor. Doğru mu? O zaman artık kurucular yeni iktidarın kurucuları, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisinin ikinci yüzyıldaki iktidarının kurucuları, aynı Kurtuluş Savaşı gibi herkesle kol kola girmeye, kimseyi ayırmamaya, herkesi cepheye çağırmaya, herkesi ikna etmeye, bir büyük mücadeleye, bir büyük kurtuluşa, yepyeni bir başlangıca var mısınız?”

“MEYDANA KİM HAKİMSE ENİNDE SONUNDA O KAZANIR”

“İşte benim güvendiğim tek şey sizlersiniz. Onların ellerinde devletleri, tomaları, gazları, jopları, savcıları, hakimleri vardır. Ama hiç unutmasınlar ki meydana kim hakimse eninde sonunda o kazanacaktır. Biz bu ülkenin bir avuç yargı çetesine, AK Toroslar çetesine, AKP yargı kollarına indirmiyoruz koskoca Türkiye yargısını, Türk yargısını. Şunu biliyoruz ki yüzde 98’lik bir çoğunluk yapılanlardan utanarak, tasvip etmeyerek ve bu yapılanların felaket ürettiğini bilerek ibretle, korkarak ve sabırla takip ediyor. Ben buradan açıkça söylüyorum. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir avuç zümrenin zapt edebileceği bir devlet değildir. Bu ülkenin kurucu partisinin seçilmiş Genel Başkanı olarak söylüyorum; millet bizimledir, devlet bizim devletimizdir. Siz sonuçta ne askersiniz, ne kul bana, ne teba, ne üye. Siz benim bu vakitten sonra Lüleburgaz’da tüm Türkiye’ye söylüyorum, bu sahip çıkışta bulunan herkes, siz benim ailemsiniz. Aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa ona sığınırız. Yüzümüzü ona döneriz. Aile merkezdir. Şunu söyleyeyim ki bu vakitten sonra hem şikayeti olan, hem de yapılanı doğru bulmayan Türkiye’nin tüm demokratları da bizim ailemizdir. Tüm demokratları kucaklıyorum. Aslan sosyal demokratların içindeyim, oradan çıktık yürüyoruz. Muhafazakar demokratların, milliyetçi demokratların, Kürt demokratların, liberal demokratların, sosyalist demokratların… Ama yeter ki bu iktidarı hep beraber değiştirip, halkın iktidarını kuralım. Tüm demokratları ailemiz görüyoruz. Ailemizi biliyoruz.”

"BİNALARDAN ÇIKTIK, MİLLETLE YÜRÜYORUZ, YÜRÜYÜŞÜMÜZÜ YARIM BIRAKMAYACAĞIZ"

“Binalardan çıktık, milletle yürüyoruz. İnsan dostunu en iyi yolda tanır. Yolculukta tanır. Millet de bu yolda bizi de, sizi de çok daha yakından tanıyacak. Tanış olacağız, dost olacağız, kardeş olacağız. Bu hikaye ne Özgür Özel‘in, ne sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin. Bu hikaye birbirini çok seven Türkiye Cumhuriyeti’ndeki herkesin hikayesidir. Milletin hikayesidir. Bana inanın ki hiçbir işi yarım bırakmadık. Bu yürüyüşü yarım bırakmayacağız. Bu partiyi eninde sonunda iktidara taşıyacağız. Şimdi gördüğüm o güzelim ay yıldızlı al bayraklar, sallanıyor. Ben yıllarca Lüleburgaz’da da seçim kampanyasında da söylemiştim. ‘Biz hep birlikte Lüleburgaz İttifakı’yız. Türkiye İttifakı’yız’ demiştim. ‘Türkiye İttifakı renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır. İçinde Milli Takım kazanınca ayağa kalkan, bu bayrak dalgalanırken gırtlağı düğümlenen herkes Türkiye İttifakı’ndadır’ demiştim. Yarın Türkiye’nin ayrı gayrı olmayacağı, hep beraber olacağı Milli Takımımızın maçı yarın sabah saat 07.00’de. Buradan millilerimize bir kuvvetli destek alkışı yolluyoruz. Avustralya’ya karşı başarılar diliyoruz. Hep birlikte buradan oraya, uzaklara sesleniyoruz. Kırmızı, beyaz. En büyük Türkiye. Milli Takım hepimizindir. Ne bir partinin, ne bir siyasetçinin, tüm milletin takımıdır. Yolları açık olsun. Onlara inanıyoruz, onları destekliyoruz. Değerli Lüleburgazlılar, 263’ncü kez otobüsteyiz. Ama o kötü karardan sonra millete sığınıp, millete yaslanıp hep birlikte sarılıp bu meydanda ilk buluşmamız. Bugünü gün geldiğinde ben de unutmayacağım. Tarih de unutmayacak. Bugün buraya her biriniz ayrı ayrı hoşgeldiniz. Sefa getirdiniz. Ayağınıza, emeğinize, yüreğinize sağlık. İyi ki varsınız. Parolamız yürüyüş, pusulamız millet, rotamız iktidardır. Birlikte bir yola çıktık iktidara varacağız. Hazır mısınız? Benimle yürümeye hazır mısınız? Ekrem başkanla yürümeye hazır mısınız? Mansur başkanla yürümeye hazır mısınız? İktidara yürümeye hazır mısınız? Haydi o zaman yürüyelim arkadaşlar.”

 

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.