Öldürüleli iki yıl oldu: Narin Güran'ın köyünde iki yılda neler değişti?
Öldürülmesinin üstünden iki yıl geçen Narin Güran'ın köyüne giden Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, hem olay yerlerini inceledi hem de köyde iki yılda neler değiştiğini anlattı.
- Ege Postası
- 22.08.2026 - 16:19
Narin Güran 20 Ağustos 2024'te öldürüldü. Diyarbakır ilinin Bağlar ilçesinin kırsal Tavşantepe Mahallesi'nde öldürülmesinin üstünden iki yıl aşkın zaman geçti. Narin'in ölüm yıldönümünde mezarı başında anma gerçekleştirildi.
Anma törenine katılanlardan biri de Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici'ydi. Bildirici, Narin'in ölümünün üstünden Tavşantepe'de neler değiştiğini inceledi. Bildirici şunları yazdı:
"Narin Güran’ın ikinci ölüm yıldönümünde Tavşantepe köyüne gittim. O cinayetle sadece Narin öldürülmemiş, bütün köy cezalandırılmış. İşten çıkarılan olmuş, köydeki bazı çocuklar da okulu bırakmış. Orada yara halen kanıyor.

Narin’in mezarı başında gördüklerim, oradaki kalabalık ve artan kamera sayısı toplumdaki algının değişmeye başladığını gösteriyor. Ama dava yeniden görülüp, adil bir yargılama yapıldığı algısı yaratılmadığı sürece köydeki travma da geçmeyecek."
Bildirici'nin yazısından öne çıkanlar şöyle:
"Bu yıl, Narin’in ikinci ölüm yıldönümü vesilesiyle gittim Tavşantepe köyüne. Mezarı başında yapılan anmayı ve konuşmaları izledim. Baba Arif Güran’ın “Bizleri diri diri gömdüler” yakınmasını dinledim.
Köyü dolaşıp, insanlarla konuşurken o cinayetle sadece Narin’in öldürülmediğini, aslında bütün köyün, köyde yaşayan herkesin cezalandırıldığına tanık oldum. Anlatılanlara göre, vaziyetin bu hale gelmesinde cinayet sonrasında medyada Güran ailesinin damgalanmasıyla kalmayıp Tavşantepe köyündeki herkesin suç ortağı gibi gösterilmesinin etkisi büyük.
Çevre köylerdeki bazı komşuları, kimi dostları onlarla irtibatı kesmiş; Diyarbakır’a gittiklerinde hoş olmayan bakışlar, kimi zaman da ağır sözlerle karşılaşmışlar. İşten çıkarılan olmuş, köydeki çocuklardan bazıları okulu bırakmış. Köydeki ilkokulda okuyan çocuklar da orayı bitirdikten sonra merkezdeki okula gitmek istemediklerini söylüyorlarmış.
Narin’in son kez göründüğü o patikanın o kadar dik bir yamaçta olduğunu anlamamışım, 90 saniyede tırmanabildim, hem de hiç durmadan. Narin’in de söylendiği gibi, 52 saniyede çıkabilmesi mümkün değil…
Nevzat Bahtiyar’ın evini, Arif Güran’ın evine neredeyse bitişik gibi algılamıştım. Oysa hiç öyle değil. Evet, çok yakın ama arada biri üstte, öbürü tepenin yamacında, birbirini görmüyor iki ev. Arif Güran ile Salim Güran’ın evleri karşı karşıya, arada 15-20 metre var.
Oraları gördükten sonra mahkemenin, olay yerinde keşif yapmadan karar verebilmesine bir kez daha hayret ettim. O köyü, Kuran kursunu, okulu, dereyi, evlerin konumunu, kameraların konumlarını görmeden tanıklar ve sanıkların ifadelerini yerli yerine oturtmak öyle kolay değil.
Nitekim mahkemenin gerekçeli kararı cinayetin nedenine ve nasılına dair temel soruları açıklıkla yanıtlamıyor. Nitekim Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi Başkanı’nın muhalefet şerhi de davadaki hukuki eksikleri somut biçimde sıralıyor ve “soyut varsayıma dayalı niyet okuması şeklinde varılan kanaat” ile karar verildiğini savunuyordu.
Hal böyle olunca da adil bir yargılamayla hüküm kurulduğu algısı yaratmadı mahkeme kararı. Velhasıl yara halen açık ve kanamaya devam ediyor. Bunu o köyde gördüm, konuştuğum her insandan aldım bu duyguyu.
Narin’in mezarı başında gördüklerim, mahkeme kararının yanı sıra bu toplumdaki algının değişmeye başladığını gösteriyor. Bu dava yeniden görülüp, cinayete dair bütün soruların kanıtlarla aydınlatıldığı ve adil bir yargılama yapıldığı algısı tüm topluma aktarılmadığı sürece köydeki travma da geçmeyecek, hayat tümüyle normale dönmeyecek.
Medya olarak görevimiz bitmedi. O köye gitmek, orada yaşananları izlemek, araştırmak ve topluma aktarmak gerek. İlk günlerin heyecanı geçtiğine göre hem davaya hem de Tavşantepelilerin yaşadıklarına daha serinkanlı bakılabilir.
Bütün meslektaşlarıma çağrıda bulunuyorum, lütfen o köye gidin. Yaratılmasında medyanın da katkısı olan o enkazın kaldırılmasına yardımcı olun."

Yorum Yazın