MHP'li Hastürk'ten NEO TV'de Tugay'a 'çöp' tepkisi: Çözüm üretmeyip ısrarla adres gösteriyor!
MHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Bekir Sıtkı Hastürk, NEO TV'de Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu'nun İzmir'e yönelik 'çöp' açıklamalarını ele aldı. Konuya ilişkin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın çözüm üretmediğini savunan Hastürk, "Burada bizim şehrimizin belediye başkanından beklentimiz ‘Biz bu tesisten nereye yapabiliyoruz? Ne zaman yapacağız?' diyerek bunlarla ilgili çalışmalar yapmasıdır, adres göstermesi değildir. Israrla bir adres gösterme var" eleştirilerinde bulundu. Öte yandan İzBB iştirakleri İZULAŞ ve İZDOĞA'da TİS sürecinin tıkanmasına da değinen Hastürk, "İzmir'in kaynaklarını ekonomik potansiyelini doğru kullanmak adına belediyenin doğru tasarrufları olsa bugün bunlar gündem bile olmaz" dedi.
- Ege Postası
- 28.04.2026 - 22:37
- Güncelleme: 28.04.2026 - 23:01
EGEPOSTASI- MHP İzmir İl Başkan Yardımcısı Bekir Sıtkı Hastürk, NEO TV’de yayınlanan NEO Politik programında Ertuğrul Turan’ın konuğu oldu. Hastürk, İzmir gündemini kapsamlı bir şekilde masaya yatırarak çarpıcı açıklamalarda bulundu.

BAŞKAN DUTLULU'NUN 'ÇÖP' AÇIKLAMASI: TUGAY'IN TUTUMUNU İŞARET ETTİ
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun İzmir’in çöp sorununa yönelik açıklamalarına ilişkin konuşan Hastürk, Dutlulu’nun sözlerini ‘tutarlı ve mantıklı bir söylem’ olarak nitelendirirken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın tutumunu işaret etti. Hastürk, Başkan Tugay’ın geçmişte dile getirdiği ‘master planı’nı hatırlatarak söz konusu planın fiilen mümkün olmadığını savundu.
Hastürk, “Konu artık sokaklara taşınca, plastik artık sokaklardan toplanmaz hale gelince ve hastalıklar artmaya başlayınca ‘Bir master plan açıklayacağız’ diye bir gündem oluşturuldu Sayın Tugay tarafından. Bu master plana da maalesef erişemiyoruz. ‘Çok büyük bir tesis kuracağız. Bu tesiste kendi çöpümüzü öğüteceğiz, depolayacağız’ vesaire gibi bir söylemi var. Şimdi birinci zaten bu söylem şundan dolayı hatalı: Yani 'Kınık'ta oluşmuş bir çöpü bir tesise getireceğiz, Kiraz'da oluşmuş bir çöpü bir tesise getireceğiz, Yarımada'da oluşmuş çöpleri bir tesise getireceğiz ve bu tesis çok büyük olacak ve öğütecek'. Bakın, bu zaten fiilen mümkün değil. Yani buna coğrafya izin vermez, buna vakit izin vermez. Dolayısıyla bizim bir merkezden ziyade İzmir'in çeşitli alanlarında dört beş farklı tesise ihtiyacımız var. Yerinde bertaraf etmek bir seçenek, bölgesel olarak gruplamak bir seçenek ama tek bir tesiste İzmir'in her yerindeki çöpü buraya getirip ötmek çok akıl dışı” şeklinde konuştu.
"ISRARLA BİR ADRES GÖSTERME VAR"
Ardından Hastürk, Başkan Tugay'ın kentin sorunlarında farklı kurumları işaret ettiğine atıfta bulunarak, "Cumhuriyet Halk Partisi’nin kaynakları doğru kullanma bağlamında da bir sorunu var, sıkıntısı var. Seçilmiş belediye başkanları da bu konuda hem sorunu kabul etmiyorlar hem de mevcut kaynakları doğru kullanmıyorlar. Bakınız, İzmir'de birçok organizasyon var, kokteyller veriliyor, yemekler veriliyor, şenlikler yapılıyor, festivaller yapılıyor, anma törenleri yapılıyor, Cemil Bey’i baş köşede görüyoruz. Her zaman kendisi protokoldeki yerini icra ediyor ama çöp sorunu dediğimiz zaman adres gösteriyor. Burada bizim şehrimizin belediye başkanından beklentimiz ‘Biz bu tesisten yapabiliyor muyuz? Nereye yapabiliyoruz? Ne zaman yapacağız veya bize bir tesis yeterli olacak mı? Farklı alanlar mı belirleyeceğiz?’ diyerek bunlarla ilgili çalışma yapmasıdır, adres göstermesi değildir. Israrla bir adres gösterme var. İzmir'in diğer sorunlarında da bir adres gösterme var” ifadelerini kullandı.
"NEZAKETSİZ BİR SÖYLEM"
Öte yandan Başkan Dutlulu’nun açıklamalarında geçen ‘İzmir Yunan toprağı değil’ ifadelerini de değerlendiren Hastürk, “Nezaketsiz bir açıklama olmuş. Bu tür tabirleri kullanmaktan kaçınmak lazım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları bellidir. Yaşayan bütün vatandaşlar da eşit vatandaşlarımızdır. Bu tür tabirleri kullanmamak gerekir. Türk siyasetinde bu tür sözler maksadını aşmış olarak görüyoruz” dedi.
MESLEK FABRİKASI EYLEMLERİ: "SÜREÇ SAKAT BAŞLADI"
Geçtiğimiz haftalarda İzmir’in gündemine bomba gibi düşen Meslek Fabrikası eylemlerinin bitişine ilişkin çarpıcı eleştirilerde bulunan Hastürk, “Belediye burada bir belirleyici unsur değil zaten süreç sakat başladı. Yani üzerine kullanırken tekrardan farklı bir tasarrufla belediye ilerlemeye çalışsın, tekim eylemler yapıldı. Bu eylemlerin bir yere varmayacağını da biz programlarımızda söyledik. Çünkü hukuken haksız. Bununla ilgili dört ayrı mahkemede hepsinde tahliye kararı verilmiş. Yani burada mahkemenin kararını konup uygulamak durumunda. Dolayısıyla işi buraya kadar getirmek zaten büyük hataydı. Sadece eşyaları orada bırakarak bu süreci böyle belki üç beş günde idare edebilirler ama sonuçta hukuken burada vakıflar genel müdürü haklı. Bir adres tayinde mahkeme kararıyla alıp eşyaları boşaltabilirler. Yani belediye bir kamu kuruluşu. Yani siz kamunun malzemesini nasıl atıl bıraktıysanız, bu da ayrı bir sorumsuzluk” eleştirilerinde bulundu.
"İZMİR'İN KAYNAKLARI DOĞRU KULLANILSA BUGÜN BUNLAR GÜNDEM OLMAZ"
İzmir Büyükşehir Belediyesi iştirakleri İZULAŞ ve İZDOĞA’daki TİS görüşmeleri sürecinin tıkanması üzerine devreye arabulucunun girmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hastürk, “İzmir'in kaynaklarını ekonomik potansiyelini doğru kullanmak adına belediyenin doğru tasarrufları olsa bugün bunlar gündem bile olmaz. Belediye kaynakları doğru kullanılmaması sebebiyle bu tür eylemlerle sene boyu karşılaştık. Sonuç olarak belediye başkanları işçilerle eylem yaparken, grev yaparken tatil alanlarında görüntülendi. Dolayısıyla sorumluluk, siyasi sorumluluk, idari sorumluluk da almamalar.
Bunun sürekli olarak Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerinde olması aslında yanlışlardan kaynaklanıyor. Yani işçiyi önemsemek, ona göre plan yapmak ve işçi sayısını belli bir optimum düzeyde tutmak gerekir. Yani şimdi bir işte on işçi çalışması gerekiyorsa, biz burada on kişi değil de, 'Bu benim falanca partilimin yakını, filanca partilimin yakını' diye yirmi kişiyle aynı işi yapıyorsak, bir süre sonra maaşları veremez hale geliriz. Dolayısıyla bu işçi sayılarını kadro açarken, kullanırken hem ekonomik potansiyele göre hem de işin potansiyeline göre yapmak lazım. Belediyelerde sürekli alım yaptıkları için bir süre sonra maaş veremez seviyeye geliyorlar. Yani Konak Belediyesi'nin bütçesini mesela dikkatli incelemenizi isterim. Personel yükü o kadar çok fazla ki… Yani bir proje yapmak isteseniz, yapacak personel var ama proje dahil harcayacağınız bir para yok ortada. Yani yapabilecek sayıda işçiniz var, yapabilecek sayıda personeliniz var ama ortaya proje koymak adına, proje harcamak adına bir bütçe oluşturamıyorsunuz. Neden? Her belediye başkanı hep personele yönelik alımlar yapmış, sürekli SGK ödeme maliyetlerine rağmen üstelik çok ciddi bir maaş yüküyle karşılaşıyor. Dolayısıyla belediye faaliyetleri bu yüzden aksıyor” eleştirilerinde bulundu.
Yorum Yazın