Dolar 44,8507
%0.22
Euro 52,8584
%-0.02
Altın 6.876,150
%-0.23
Bist-100 14.201,00
%-0.36

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
Halil Solak’tan 'mutlak butlan' uyarısı: 'Parti kaosa sürüklenir'

Halil Solak’tan 'mutlak butlan' uyarısı: 'Parti kaosa sürüklenir'

NEO TV ekranlarında Senem Gökdağ’ın sorularını yanıtlayan NEO TV Genel Müdürü Halil Solak, CHP’de büyüyen iç gerilimi sert sözlerle değerlendirdi. Solak, “tokalaşmama” görüntülerinin parti içindeki ayrışmayı açık biçimde ortaya koyduğunu söylerken, olası bir “mutlak butlan” kararının CHP’yi uzun yıllar çıkamayacağı bir kaosa sürükleyebileceğini savundu.

  • Ege Postası
  • 16.04.2026 - 17:03
  • Güncelleme: 16.04.2026 - 17:08

EGE POSTASI- NEO TV’de Senem Gökdağ’ın sunduğu programda konuşan NEO TV Genel Müdürü Halil Solak, CHP’de son günlerde yeniden alevlenen “tokalaşmama krizi” ve “mutlak butlan” tartışmalarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Solak, yaşananların artık basit bir parti içi görüş ayrılığı olmaktan çıktığını, doğrudan doğruya safların netleştiği bir siyasi kırılmaya dönüştüğünü söyledi.

Gündeme gelen “tokalaşmama” görüntülerine de değinen Solak, bunun sembolik ama önemli bir kırılma olduğuna dikkat çekti. Solak, “Artık CHP’de saflar netleşmiş durumda. Aynı partinin mensuplarının birbirine selam dahi vermemesi, yaşanan ayrışmanın en açık göstergesi” ifadelerini kullandı.

Solak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in cenaze töreninde sergilediği tavra da değinerek, “Özel’in göz teması kurup selam vermeye çalıştığı ancak Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilinçli şekilde karşılık vermediği görülüyor. Bu durum parti içi gerilimin geldiği noktayı ortaya koyuyor” diye konuştu.

“MUTLAK BUTLAN CHP’Yİ KAOSA SÜRÜKLER”

Yeniden alevlenen “mutlak butlan” tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Solak, böyle bir kararın yalnızca yönetimi değil, partinin tamamını etkileyeceğini vurguladı.

“Eğer mutlak butlan kararı çıkarsa CHP ciddi bir istikrarsızlık yaşar ve uzun süre bu kaostan çıkamaz. Bu durum ne Kemal Kılıçdaroğlu’na ne Özgür Özel’e ne de parti tabanına fayda sağlar” diyen Solak, partinin tüm kademelerinin bu süreçten zarar göreceğini dile getirdi.

“GENÇ SEÇMEN UMUDUNU KAYBEDEBİLİR”

CHP’de yaşanabilecek bir kriz ortamının özellikle genç seçmen üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini ifade eden Solak, “Gençlik umudunu ana muhalefete bağlamışken böyle bir tablo ortaya çıkarsa bu seçmen kitlesi farklı arayışlara yönelir” değerlendirmesinde bulundu.

“YENİ PARTİ SENARYOSU MASADA”

Olası bir “mutlak butlan” kararının ardından yeni bir siyasi oluşum ihtimalinin de gündeme gelebileceğini belirten Solak, bu senaryonun avantaj ve dezavantajlarına dikkat çekti.

“Yeni bir parti, yeni bir soluk anlamına gelebilir. Tanınan isimlerle yola çıkılması halinde toplumda karşılık bulma ihtimali var. Ancak örgütlenme sürecinin hızlı olması gerekir, bu da ciddi bir handikap” diyen Solak, böyle bir durumda oyların bölünebileceğini söyledi.

Solak, “Böyle bir senaryoda CHP’nin bölünmesi kaçınılmaz olur. Bu da muhalefeti zayıflatır. Sonuçta ne partiye ne seçmene fayda sağlar. Yıllarca ana muhalefet liderliği yapmış bir ismin bu kadar ben merkezli bir yaklaşım sergilemesini anlamak zor” dedi.

CHP’DEKİ KRİZİ DERİNLEMESİNE ANALİZ ETTİ

Kurultaydan sonra zaten bir gerginlik vardı. Sonra mutlak butlan davaları, kurultay iptal davaları… Bunlar gün yüzüne çıktıktan sonra, “Bizde ayrışma yok” denilse de aslında tablonun öyle olmadığı görülüyor. Hiç selam dahi verilmiyor. Yani CHP’de saflar netleşti. Yanında kayyım Gürsel Tekin var. Cenazede Mehmet Sevigen’le konuşmaları var. Sevigen, Deniz Baykal dönemi genel sekreter yardımcılığı yapmış, milletvekilliği yapmış, eski devlet bakanı. Kılıçdaroğlu döneminde partiden ihraç edilmiş bir isim. Sevigen’in Kılıçdaroğlu hakkında demediği laf kalmamıştı. Seçimden sonra “istifa etmesi gerektiğini” defaten söylemişti. “Partiye ben kaydettim. Ethem Sancak getirdi. Deniz Baykal’ın da talimatıyla ben kaydettim. Özür diliyorum. CHP’nin başına gelebilecek en büyük felakettir” demişti. Yani tüm bunları söyleyen adamlar çok iyi ama yanından gelip geçtiği genel başkan… Ve bugüne kadar o kadar şey olmasına rağmen hiçbir zaman nezaketini elden bırakmayan Özgür Özel kötü bir insan öyle mi?

Bakın, oradan geçiyor Özel, göz teması kuruyor, selam vermeye çalışıyor. Ama Sayın Kılıçdaroğlu o tarafa hiç bakmıyor. Bakmıyor, yani bilinçli yapıyor. Siz düşman değilsiniz. Sonuç olarak kurultayda kaybettiniz ve bazı şeyleri de hazmetmeyi bilmek lazım.

ÖZEL, NEZAKETİ ELDEN BIRAKMIYOR

Daha sonra Sayın Özel yine nezaketini elden bırakmadan, “Kalabalıktı. Cenaze ortamı, dini bir tören. Görmemiştir. Kemal Bey bizi görmemezlik etmez” şeklinde bir açıklama yaparak yine nezaketini koruyor. Ama oradaki görmeme meselesi… Bunların hepsi ne biliyor musunuz? Akşam saatlerinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özgür Özel’i eleştiren bir tweet atıyor ve selefi Kılıçdaroğlu’nun tavsiyelerine uymasını tavsiye ediyor. Ardından da diyor ki, “Önümüzdeki dönemlerde inşallah ana muhalefet partisi daha ılımlı bir iklime kavuşur.”

KÜÇÜMSEMEK İÇİN “BAY KEMAL” DİYORLARDI, ŞİMDİ “KEMAL BEY” OLDU!

Aslında mutlak butlan çıkar ve Kılıçdaroğlu tarifleniyor. Bir bakıyorsunuz, yandaş medyada Kılıçdaroğlu güzellemeleri… Düne kadar “Bay Kemal” deniyordu değil mi? Küçümsemek için söylüyorlardı. Memleketi ve mezhebi üzerinden ona yakışıksız ifadeler kullanılıyordu. Şimdi “Kemal Bey” oldu. Saygın bir dönemin, saygın bir ana muhalefet lideri olarak bir algı oluşturuluyor.

“MUTLAK BUTLAN OLURSA NE OLUR…”

Mutlak butlan olursa… Bakın, zaten istikrarsız olan ülke siyaseti ve ekonomisi ne olur, onu tartışmak lazım. CHP bir kere istikrarsızlaşır ve bir kaosa sürüklenir. Bu kaostan da uzun yıllar çıkamaz. Bu ne Kemal Kılıçdaroğlu’na yarar, ne Özgür Özel’e yarar. Bu ne 81 ildeki en sade üyeye yarar, ne belediye başkanına yarar, ne milletvekiline yarar, ne de parti meclisi üyesine yarar.

Bir de şöyle bir şey düşünelim: Gençlik bütün umudunu ana muhalefete bağlamışken, bu hata genç seçmeni alır başka bir yere götürür. Sanmasın ki, “Geldim, ben oraya oturdum; parti en son seçimi baz alarak söylüyorum yüzde 37 aldı. Getirdiler beni oturttular oraya, ben yüzde 37 alırım.” Bakın, yüzde 10-12 oranında oy alırsa öpsün başının üstüne koysun. Ama bunlarda öyle bir şey var ki bu onlara yeter. Neden biliyor musunuz? Yıllarca zaten böyle muhalefette kalmışlar: Küçük olsun, benim olsun.

“DÖRT GÖZLE BEKLİYOR”

Ben aslında Kemal Kılıçdaroğlu’nu ne zaman eleştirmeye başladım biliyor musunuz? 2023 seçimlerinden önce, adaylığı artık tam olarak belli olmak üzereyken, Ocak-Şubat gibi… Çünkü kazanamayacağı bir seçime girdi. Üzerinden 3 yıl geçti. Bakın, 3 yılda memleketin hali ortada. Eleştirmeye başladım çünkü o altılı masayla iktidar olacağını düşündü. Öyle bir şey yok. Sizin inandırıcılığınız yok. Siz 16 değil, 66 masa kursanız size kimse oy vermez. Bakmayın, “Ben yüzde 48,5 oy aldım” demesine. Nasıl yüzde 48,5 oy aldı? Zaten muhalefet cephesi yüzde 48 bandındaydı. Ceketi koysan zaten yüzde 48 alacaktı. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nin oyu, İYİ Parti’nin oyu, bir de HDP’nin oyu… Zaten toplasanız Türkiye’de muhalefet bloğu yüzde 48 yapıyor. Şimdi siz seçimi kazanmak için bu yüzde 48’in üzerine çıkmanız lazım. İşte yüzde 50’den bir fazla oy almanız yetiyor. Getirmeye çalışıyorlar bir mutlak butlanla, yargı eliyle getirmeye çalışıyorlar. Ve bakıyorsunuz, bunu da böyle dört gözle bekliyor.

O ZAMAN PARTİ İKİYE BÖLÜNÜR

Ama şimdi dönerse, eline aldığı güçle bir sene, belki bir buçuk sene, seçimi de bahane ederek belki iki sene kurultayı yapmayacak. İl ve ilçe örgütlerini dizayn edecek. İl ve ilçelere kendi adamını yine getirip kurultayda koltuğa oturtacak. Ve yaşı 80’e dayanmış artık.

Bakın, eline kaç kere fırsat geçti değil mi? 2010 yılından 2023 yılına kadar ana muhalefet partisinin başında oturdu. Bugün o oturmasa, o 13 yıl boyunca o koltukta bulunmasa, sen ben otursak da aynı oyları hiç eylem yapmadan alırdık. Çünkü zaten Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye şartlarında yüzde 25 kemik oyu var. Önemli olan bu yüzde 25’i artırmak.

Şimdi parti o… Yani öyle bir varsayım, oldu da mutlak butlan oldu. O zaman parti ikiye bölünür. Öncelikle ben şöyle tahmin ediyorum: Bir mücadele edecekler yargısal olarak. İtiraz süreci başlayacak. İstanbul’da nasıl süreç devam ediyor? İstinaftır, yargı sürecidir, Anayasa Mahkemesi’dir vesaire…

YENİ PARTİNİN AVANTAJLARI VE DEZAVANTAJLARI NELER?

Velev ki bir sonuç çıkmadı, bir şey olmadı, bütün yargı yolları kapatıldı. O zaman bence B planı devreye girer: yeni parti.

Yeni partinin dezavantajı ve avantajlarını konuşursak… Dezavantaj olarak örgütlenme hızının çok çabuk olması lazım. Bu bir handikap. Seçime girmesi için bu şart. Ancak avantajı ne? Yeni bir parti, yeni bir soluk demek. Tanınan isimlerle kurulacak yeni bir parti… 2001’i düşünelim. Refah Partisi’nden yeni bir parti, yani AK Parti kuruldu. Tanınan figürler vardı: Recep Tayyip Erdoğan, yanında Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin, Bülent Arınç vs… Şimdi tanınan isimler Özgür Özel, Özgür Çelik vs. Bu parti kurulursa, o zaman CHP’ye toplumda göz ucuyla bakan, “Acaba versek mi vermesek mi?” diyen seçmen de oraya yönelir. Sonuç olarak CHP, yüzyıllık bir çınar, tamam. Ancak toplumun bazı kesimleri tarafından mesafeli yaklaşılan bir parti. O yeni parti işte o oyların hepsini toplar. Ne olur günün sonunda? Biri yüzde 12 alır, biri yüzde 30 alır ya da 25 alır.

TOPLUMDAKİ İTİBARI İYİCE ZEDELENİR

Ancak bir kere Kemal Bey’in toplumdaki itibarı, “mülayim, naif siyasetçi” algısı halkın gözünde şu noktaya düşer: “Zaten bizi düşünmüyormuş.” Bunun ardından AK Parti’den gelen bazı oylar tekrar AK Parti’ye gider. Ondan sonra bir kısım Milliyetçi Hareket Partisi’ne gider. Özellikle şu açılım süreci… CHP’ye oy verip de o sürece destek veren bir kısım seçmen de oraya kayar. Baraj altında kalmaz ama büyük bir parça kopar.

Sonra Cumhuriyet Halk Partisi yeniden bir kongre-kurultay sürecine girer. Bu defa Kılıçdaroğlu kimi işaret ederse o olur. Ama onların artık… Yani parti muhalefette kalmaya devam eder. Ben öyle düşünüyorum. Onun hükmü de kalmaz, gösterdiği adayın da hükmü kalmaz; seçmen nazarında söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 13 yıl genel başkanlığını yapmış bir ismin bu kadar ben merkezci düşünmesini ben normal karşılayamıyorum. Yıllardır siyasetin içinde olan biri olarak normal karşılayamıyorum. Yani bir insanın bu kadar ben merkezci olmasını anlayamıyorum.

 

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.