Dolar 45,3785
%0.06
Euro 53,3701
%-0.28
Altın 6.817,000
%-0.85
Bist-100 15.063,00
%0

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
CHP'li vekil Özkan TBMM'de öz eleştiri yaptı: 'Milletimden özür diliyorum!'

CHP'li vekil Özkan TBMM'de öz eleştiri yaptı: 'Milletimden özür diliyorum!'

CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki okullara düzenlenen saldırılar nedeniyle tepki gösterdi. Özkan, TBMM'de yaptığı konuşmada öz eleştiri yaparken, "Gelin elimizi vicdanımıza koyalım. Her birimiz bununla ilgili sorumluluğu kabul edelim. Gelin bu çocuklar için doğru düzgün bir yasa yapalım. Ben size kötüsünüz demiyorum. Ben size niye yetersizsiniz diyorum. Niye birlikte yapamıyoruz diyorum. Niye konuyu tartışmıyoruz diyorum. Ben diyorum gelin birlikte yapalım. Nelerin olmadığını anlattım. Nelerin olması gerektiğini de anlattım." ifadelerini kullandı.

  • Ege Postası
  • 16.04.2026 - 00:00
  • Güncelleme: 16.04.2026 - 00:37

EGEPOSTASI- Türkiye önceki gün Şanlıurfa'da dün de Kahramanmaraş'ta okullara yönelik silahlı saldırıların şokunu yaşarken, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, TBMM'de yaptığı konuşmada öz eleştiri yaptı.

"Milletimden özür diliyorum." diyen CHP'li vekil Özkan, çağrı yaparak,  "Gelin elimizi vicdanımıza koyalım. Her birimiz bununla ilgili sorumluluğu kabul edelim. Gelin bu çocuklar için doğru düzgün bir yasa yapalım." dedi.

Özkan şunları söyledi:

"KEŞKE GEÇEN HAFTA BURAYI ŞU KÜRSÜYÜ YAKSAYDIM"

"Yavrularımız için Allah'tan rahmet. Yaralılarımıza acil şifa. Ulusumuza başsağlığı diliyorum. Çocukların herhangi bir ahlaki sorunu yok. Ahlaksız olan bizleriz. Onları yalnız bırakan. Onları sokakta bırakan. Onları sahipsiz bırakan bizleriz. Keşke geçen hafta burayı şu kürsüyü yaksaydım. Keşke. Keşke yakıp da o çocuklarla ilgili bir gündemi oluşturabilseydim. Yazıklar olsun. Sadece bağırmakla. Burda size seslenmekle geçti gitti. Keşke yapabileceklerim bunlarla sınırlı olmasaydı. 40 yıllık mücadele hayatımda medyadan siyasete uzanan yolculuğumda keşke o çocukların bugün uğradıkları zulmü engelleyecek, zalimliği engelleyecek bir küçük bir damla üretebilseydim. Ama ne yazık ki olmadı.

"YÜREĞİMİN YANGINI İLE UĞRAŞIYORUM"

Bir ülkede çocuklar suçla, katliamla, suçlulukla itham ediliyorsa o ülkenin büyüklerinde sorun vardır. O çocuklarda sorun yoktur. Sorun bizimdir. Burada bahsettim, dedim ki bir oyunda 7 saat 6 saat kaldım arkadaşlar. Ne olur bana yardım edin, beni kurtarın diye yalvaran bir çocuğu duymazdan mı geleceğiz? Birlikte çalıştık. Bir damla katkım olabildi mi? Hayır. Olmadı. Hayır virgül değişmedi. Sadece oyun lobilerine kurban gittiler. Şimdi bütün sosyal medya yıkılıyor. O çok bahsettiğimiz efendim milyarlar kazanıyor diye burada yalan söylediğimiz oyun. Yazıcıları falan filan var ya lobiler geliyorlar. ‘Teacher Kill’ oyunu ‘Öğretmeni öldür.’ Bütün sosyal medya yıkılıyor Telegram hesaplarından. ‘20 tane çocuğa görev verilmiş çocuklar görevleri yerine getirecek mi? Çocuklarımızı okula gönderecek miyiz?’ Gazeteci bana soruyor. Ben bilmiyorum kardeşim dedim. Ben bilmiyorum. ‘Sosyal medyaya bakmıyormusun.’ Bakmıyorum kardeşim. Bakmıyorum. Ben şu anda yüreğimin yangını ile uğraşıyorum. Bakmıyorum.

"BİRİKTİRDİĞİMİZ HER TORTU, BİZDEN İNTİKAM ALIYOR"

Öğrencinin saçını velinin canını yakanın canını yakarım. Okullar yandı işte Sayın Milli Eğitim Bakanı. Başbakanlık müsteşarıyken de Fethullahçılara dokunanın sorumluluğunu ben üstüme alırım demişti. Biriktirdiğimiz her tortu. Bizden intikam alıyor. Bir terör mücadelesi diye bir savaşı. 60 yıl sürdürürseniz. Vahşeti şehitlik. Terör diye. bir taraf bir taraftan, bir taraf bir taraftan kutsarsa Silah olağan bir şey haline gelirse, çocuklar 4,5 saatlerini dijital ortamda öldürdükleri, kestikleri oyunlarda geçirirse, 9,5 saatlerini televizyon karşısında öldürle, kırla, vurla geçirirse ve bununla ilgili hiçbir şey yapmazsak. Suçlu ve sorumlu biziz.

"SORUMLU BENİM!"

Burada kimse sorumluluğu üstüne almaz. Ben alayım, ben alayım, sorumlu benim. Kırk yıllık 40 yıllık gazetecilik hayatımda, siyaset hayatımda bir damla üretemediğim için sorumlu benim. Halkımdan özür diliyorum. Halkımdan özür diliyorum. Bu çocuklar niçin suça sürükleniyorlar? Biz kötü olduğumuz için sürükleniyorlar. Cumhuriyet Kürdü, Türkü, Ermenisi hepsi ölmüşler savaşlarda şehit olmuşlar. 70 bin çocuk kalmış Kazım Karabekir Paşa'nın bu kalınlıkta çocuk meselemiz diye kitabı var. Gazi Mustafa Kemal Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde konu görüşülürken 300 bin lira olan çocuk esirgeme kurumu aylığını altı milyon liraya çıkartmış. ‘Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir’ lafı onun üzerine söylenmiştir. O çocuk meselesini o çocukları öğretmen, asker yaparak halleden dedelerimizden utanıyorum.

"SİZE YALVARDIM GEÇEN HAFTA!"

Şimdiki çocuk meselemiz sokakta mafyanın eline bırakılmış durumda, terör örgütlerinin eline bırakılmış durumda, Emperyalistlerin eline bırakılmış durumda. Size yalvardım geçen hafta. Dedim ki getirin buraya Epstein'ci çocukları taciz eden çeteleri engelleyen bir madde tanımlayın getirin. Biz tanımladık kabul etmiyorsunuz. Siz tanımlayın getirin. Altına imza atacağız.

"GELİN BU ÇOCUKLAR İÇİN DÜZGÜN BİR YASA YAPALIM"

Buna herkes imza atacak. Burada bu yasayla ilgili söylenen hiçbir şey gerçek değil. Bunlar gelmiyor, burada yok. Arkadaşlarla oturduk, konuştuk, çalıştık. Gelin elimizi vicdanımıza koyalım. Her birimiz bununla ilgili sorumluluğu kabul edelim. Gelin bu çocuklar için doğru düzgün bir yasa yapalım. Ben size kötüsünüz demiyorum. Ben size niye yetersizsiniz diyorum. Niye birlikte yapamıyoruz diyorum. Niye konuyu tartışmıyoruz diyorum. Ben diyorum gelin birlikte yapalım. Nelerin olmadığını anlattım. Nelerin olması gerektiğini de anlattım. Milli Eğitim Bakanlığı'na görev verecektik, konuştuk. Buyurun.

"HEPİNİZDEN SORUMLULUK KABUL ETMESİNİ BEKLİYORUM"

Niye yok efendim? Milli Eğitim Bakanlığına görev verecektik.. Sanal kumarı tanımlayacaktık. Kumarın yasalı da hayır efendim yok. Sayın Başkanım. Arz edersin, Gelin birlikte konuşalım. Yok efendim. Yok. Sanal kumar yok. Hiçbir şey yok. Burada olması gerekeni konuşuyoruz, olan yok. İşte burada arkadaşlar. Yok efendim yok. Yok. anaokulundan itibaren başlasın dediler. Baş üstüne dedim. Baş üstüne. olmayan ergiyle Burada varmış gibi davranmayalım artık. Olsa bu sorun yaşanır mı? Olsa bu sorunu yaşar mıyız?Yok da o yüzden yaşıyoruz. Gelin yoka yok diyelim. Vara var diyelim. ulusumuzun acıları üzerinden Birbirimize laf etmeyelim. Ben hepinizin acılı yüreğine bu işin çok ağır geldiğini biliyorum, omuzlarınıza çok ağır geldiğini biliyorum. Ulusumuza tekrar başsağlığı diliyorum. Hepinizden sorumluluk kabul etmesini bekliyorum."

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.