Erdoğan'dan Meclis'teki arbedeye tepki: 'Eşkıyalık, zorbalık...'
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Yeni bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı milletin kürsüsünü işgal etmek dahil her türlü zorbalığı sergilediler. Engelleyemeyeceksiniz. Durduramayacaksınız." dedi.
- Ege Postası
- 12.02.2026 - 14:54
- Güncelleme: 12.02.2026 - 15:07
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Lideri Erdoğan'ın AK Parti İl Başkanları toplantısında yaptığı konuşmada, dün yeni atanan bakanların yemin töreni esnasında yaşanan arbede hakkında konuştu.
Erdoğan konuşmasında CHP ve Lideri Özel'e sert tepki gösterdi. Erdoğan'ın dünkü arbede hakkındaki konuşması şu şekilde oldu:
"BU GİDİŞİ DURDURMAYA SİZİN NE ELİNİZ NE GÜCÜNÜZ YETMEZ ÖZGÜR"
CHP'nin faşizan ve kibirli zihniyetine hep beraber bir kez daha tanık olduk. Yeni bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı milletin kürsüsünü işgal etmek dahil her türlü zorbalığı sergilediler. Engelleyemeyeceksiniz. Durduramayacaksınız. Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür.
"YA RAHAT DURSANIZ DA GÜZEL GÜZEL BU YEMİNLER YAPILSA OLMAZ MIYDI?"
Evet, anayasal bir hak. Yeminler yapıldı mı? Yapıldı. İş bitti mi? Bitti. Ne oldu? Ne oldu? Ya rahat dursanız da güzel güzel bu yeminler yapılsa olmaz mıydı? Olurdu ama bunlarda demokratik anlayış yok. Bunlar o faşist anlayıştan vazgeçemezler. Bunların iliklerine kadar sinmiş. Bozgunculuk yaparak milli iradeye karşı edepsizlik ederek Gazi Meclisin saygınlığına gölge düşürerek çirkin ve çirkef siyasetlerini genel kurul salonuna taşıyarak nasıl bir zihniyete sahip olduklarını tekrar gösterdiler. Bu kendini bilmezlere sormak lazım.
"TELİN EDİYOR VE REDDEDİYORUM"
Türkiye Büyük Millet Meclisi sizin keyfinize göre kavga çıkaracağınız bir eylem alanı mıdır? Siz Gazi Meclise milletin hakkını, hukukunu savunmaya mı geldiniz? Yoksa terör estirmeye mi? Kavgayı, nefreti, öfkeyi, hakareti yüce meclise taşımaktan hiç mi rahatsız olmuyor, hiç mi utanmıyorsunuz? Daha ne kadar kendinizi rezil edecek, küçük düşürecek, size oy veren vatandaşlarımızın başını yere eğdireceksiniz. Ana muhalefetin siyaset kurumuna olan güveni dinamitleyen, meclisin vakarına zarar veren hepsinden öte aziz milletimizi rencide eden dünkü saldırılarını telin ediyor ve reddediyorum.
Erdoğan'ın konuşmasının tamamı da şu şekilde oldu:
Türkiye yüzyılının inşasına omuz vermek için partimize intisap eden tüm arkadaşlarımıza bir kez daha hoş geldiniz diyorum. Muhalefetin şiddet, hakaret, tahrik dozu giderek artan propagandasına rağmen partimiz ve Cumhur İttifakımız çekim merkezi olmayı sürdürüyor.
Şu bir gerçek ki AK Parti bugün Türkiye'nin hem en büyük siyasi partisi hem de en kurumsal siyasi hareketidir. Cumhur İttifakı ise devletimizin bekasının, milletimizin birlik ve dirliğinin en sağlam güvencesidir. Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı'dır. Şayet AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı ayaktaysa evvel Allah 86 milyonun her bir ferdi güvendedir.
Türkiye'nin aydınlık yarınları teminat altındadır. Bakın bunu öyle laf olsun diye asla söylemiyorum. Aksine burada çok yalın bir gerçeği ifade ediyorum. Bölgemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri hepimiz yakından takip ediyoruz. Unutmayın, ezberler bozuluyor. Kurumlar irtifa kaybediyor. Mevcut düzen temelden çatırdarken yerine ne geleceğini kimse kestiremiyor.
Bütün bunlara baktığımızda Cumhur İttifakının ülkemiz ve milletimiz açısından ne manaya geldiği özellikle bugünlerde daha iyi anlaşılıyor. Şurası tartışmasız bir hakikattir. Belirsizliklerin küresel düzeyde arttığı, her gün yeni bir krizin patlak verdiği, haklının güçlü değil, güçlünün haklı olduğu günümüz jeopolitiğinde Türkiye'nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı'dır.
Tecrübeli, liyakatli, dürüst, çalışkan kadroların iş başında olmasıdır. Son 10 yıldaki hadiseleri şöyle bir gözden geçirin. Neler yaşadığımızı, nelerle mücadele ettiğimizi lütfen şöyle bir hatırlayın. Gelişmiş ülkeler dahil dünyanın başka herhangi bir devletinin başına gelse yerle yeksan olacağı nice krizi biz başarıyla yönettik. Doğal afetinden savaşlara kadar en zorlu badirelerin üstesinden alnımızın akıyla geldik. Türkiye'yi sıcak çatışmaların tarafı haline getirmeye yönelik tuzakların tamamını boşa çıkardık.
ÖZGÜR ÖZEL'İ HEDEF ALDI
Dengeli, itidalli ve stratejik aklı merkeze alan dış siyasetimizle ülkemizi krizlerin çözümünde anahtar ülke konumuna getirdik. Ana muhalefetin başındaki zat yabancılar karşısında şekilden şekle giren biz her alanda Türkiye'yi şanla, şerefle temsil ettik ve ettirdik. Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda çok açık söylüyorum.
Bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye'nin kapısı daha sık çalınıyor. Türkiye'nin ne diyeceği, nasıl tavır alacağı dikkatle takip ediliyor. Türkiye gündemi belirlenen ülke değil, gündem belirleyen bir ülke olarak adından daha fazla söz ettiriyor. Cenabı Allah'a ne kadar hamd etsek az. Tam da aziz milletimizin bizden beklediği şekilde tam da şanlı tarihimize yakışır biçimde uluslararası alanda güçlü bir varlık gösteriyoruz. Şunu da sizinle birlikte 86 milyonun bilmesini isterim. Henüz yeni başladık.
Gelecekte çok daha iyi yerlerde olacağız. Ay yıldızlı al bayrağımız daha gururla dalgalanacak. Yönünü ülkemize dönmüş kardeşlerimiz daha huzurlu olacak. Büyük ve güçlü Türkiye'nin ayak sesleri daha fazla duyulacak. Kızıl elmamız olan Türkiye yüzyılı kuvvetten fiile geçene kadar durmadan, duraksamadan çalışmaya inşallah devam edeceğiz.
Değerli kardeşlerim, bütün bunları sizlerle birlikte başaracağız. Beraber yol yürümekten daima onur duyduğum siz kıymetli kardeşlerime şu hususu önemle hatırlatmak istiyorum. Ekranları başında şu an bizleri takip eden tüm yol ve dava arkadaşlarımın da burayı çok iyi dinlemesini rica ediyorum. AK Parti olarak biz bir kadro hareketiyiz.
Bir dava hareketiyiz. Kökü mazide, gözü atide kutlu bir mücadelenin neferleriyiz. Görevi, unvanı, makamı ne olursa olsun teşkilatımızın her bir mensubu bu mücadelede son derece stratejik bir vazife icra etmektedir. Dolayısıyla il, ilçe başkanlığı ne kadar önemliyse mahalle temsilciliği de o derece önemlidir.
Belediye başkanlığı ne kadar mühimse belediye ve il meclis üyeliği de o derece mühimdir. Sandık müşahitlerimizin yeri nasıl doldurulamazsa elinde broşürle kapı kapı dolaşan gönüllülerimizin de yerini kimse alamaz. Hiçbir görev diğerinden önemli veya önemsiz değildir. Mesele verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmek, bulunduğu konumda en ideali ortaya koymak, elinden gelenin en iyisini yapabilmektir. Mesele milletin bize emaneti olan makamların hakkını verebilmektir.
Mesele aşkla, sevda ile, heyecanla, sabır ve samimiyetle koşturmaktır. Mesele tevazuu elden bırakmadan, kibre kapılmadan, niyeti ve istikameti bozmadan son ana kadar millete hizmetkar olabilmektir. Millete hizmet yolunda bıkkınlığa, yorgunluğa ve rehavete yer olmadığını hiçbirimiz unutmamalıyız.
Bizim siyaset geleneğimizde hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz. Sizlerden tarihi bir dönemde Türkiye'nin istikbali adına son derece tarihi bir misyonu yerine getirdiğinizin şuuruyula çalışmanızı istiyor, bunu sizden bekliyor, sizlere sonsuz güveniyorum.
Değerli yol ve dava arkadaşlarım, gelecek hafta bugün 11 ayın Sultanı Ramazan-ı Şerif'le müşerref olacağız. Hazır mısınız? Öncelikle her birinizin, sizlerin şahsında tüm vatandaşlarımızın Ramazan-ı Şerif'ini şimdiden tebrik ediyor. Ramazan-ı Şerif'in sizler için aileleriniz, sevdikleriniz için, milletimiz ve insanlık için hayırlar getirmesini diliyorum.
Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif ile hep birlikte inşallah müşerref olacağız. Yardımlaşmanın, paylaşmanın ve dayanışmanın ayı olan mübarek Ramazanı her yıl olduğu gibi bu sene de dolu dolu geçirmek niyetindeyiz. Talimatlarımız doğrultusunda teşkilat başkanlığımız, kadın ve gençlik kollarımızın da katkısını alarak oldukça kapsamlı bir plan hazır.
Kadın kollarımız aynı şekilde farklı etkinliklerle rahmet ve bereket ayını en güzel şekilde değerlendirecek, yoksulların kapısını çalacak, gariplerin elinden tutacak, yetimin, öksüzün gözyaşını silecek. Ülkemiz içinde bunları yaparken yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı ve kardeşlerimizi de elbette ihmal etmeyeceğiz. Avrupalı Türklerle bir araya geleceğimiz iftar programları düzenleyeceğiz. Gazzeli ve Suriyeli mazlumları bu Ramazanda da unutmayacağız.
Yani içeride ve dışarıda tam bir seferberlik ruhuyla Ramazan-ı Şerif'i en verimli şekilde idrak ve ihya etmeye çalışacağız. Bilhassa belediye başkanlarımızdan çok büyük bir gayret bekliyorum. Havalar soğuk, kış mevsiminin tam ortasındayız. Sizler de görev yaptığınız illerin şehreminisi durumundasınız. Ramazan-ı Şerif'te tenceresi kaynamayan, ocağı yanmayan tek bir ev bile varsa bunun vebali önce bizlerin üzerindedir, bunu bileceğiz.
Allah korusun, hiçbirimiz ne bu dünyada ne de yarın Hakkın divanında bunun hesabını veremeyiz. Unutmayın Hazreti Ömer'i. Kapıları nasıl çaldığını içeriden ağlayan ses var mı, yok mu, bunları nasıl dinlediğini ve biz de evet o ümmetin bir mensubu olarak bu konularda çok hassas olmaya mecburuz. Onun için sizlerden o evleri mutlaka bulmanızı. 1. derecede belediye başkanlarıma sesleniyorum. O evleri bulmanızı. Teşkilat mensuplarımıza sesleniyorum. Ana kademe, kadın kolları, gençler, sizlere sesleniyorum. Yoksul mahallelerin sessiz sakinlerini ziyaret etmenizi, benim selamımı götürerek her bir kardeşim ile yakından ilgilenmenizi, onlarla hemhal ve hemdert olmanızı özellikle sizlerden rica ediyorum.
CHP'Lİ BELEDİYELERE: ÇÖP KONTEYNERLARI İLE ÖVÜNÜYORLAR
Kıymetli kardeşlerim, değerli yol ve dava arkadaşlarım, asrın felaketini yaşadığımız 6 Şubat depremlerinin izlerini 3 yıl gibi kısa bir sürede asrın dayanışmasıyla büyük oranda silmeyi hamdolsun başardık. 27 Aralık'ta Hatay'da 455.000'inci afet konutunun anahtarlarını hak sahibi kardeşlerimize gönül huzuruyla takdim ettik. Dün de biliyorsunuz afet konutlarının ödeme planı ile ilgili müjdelerimizi halkımızla paylaştık.
Öncesinde Ana Muhalefet Partisi boş senet imzalatıyorlar gibi zırvalarla milletimizi galeyana getirmeye çalıştı. Faizle afet konutu satıyorlar diyerek milletin gözünün içine baka baka açıkça yalan söylediler. Deprem bölgesine bir çivi çakmadıkları halde bir de çıkıp abuk sabuk iddialarla deprem zedelerimizi hükümetimize karşı kışkırtmaya çalıştılar.
Bakın, şurası çok enteresan. 1939 Erzincan depremi olduğunda dönemin iktidarı vatandaşa yardım namına sadece 8 çivi tevzi etmiş fakat bu 8 çivi ile ev inşa etmenin sırrını milletimize öğretmemişti. Aradan 87 yıl geçti. Türkiye değişti, gelişti, güçlendi ama CHP'nin afetlere karşı yaklaşımında hiçbir değişim yaşanmadı. Dün 8 çivi vermeyi başarı gören zihniyet bugün de çöp konteynerlarıyla, kilit taşıyla sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen pikapla övünüyor.
Depremin üzerinden 3 yıl geçmiş, hala ortada doğru düzgün eserleri yok. Aslında 455.000 konuta kara çalmasa çöp konteynerları ile övünmesini bir yere kadar anlayışla karşılar, çaprları bu kadarmış der geçeriz. Ama bu erdemi de göstermiyorlar. Ne iş yapıyorlar, ne de bizim iş yapmamızı istiyorlar. Ne hizmet ediyorlar, ne de bizim millete hizmet etmemizi istiyorlar. Kendilerini devletin yegane sahibi olarak görme huylarından bir türlü vazgeçmediler. Ey CHP. Biz sizin cemazi el evvelinizi çok iyi biliriz. Ben belediye başkanlığından geliyorum.
TBMM'DEKİ KAVGAYA TEPKİ: MECLİSTE EŞKIYALIK SERGİLEDİLER
Ve İstanbul'u çöp, çukur, çamur bataklığından devralan bir belediye başkanıyım. Ve İstanbul'u bu halde devre aldık. 140 kilometre susuz Istranca dağlarından İstanbul'a suyu elhamdülillah biz getirdik. Şimdi çıkmışlar dün mecliste yaşanan sahneleri inanıyorum ki izlediniz. CHP'nin faşizan ve kibirli zihniyetine hep beraber bir kez daha tanık olduk. Yeni bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı milletin kürsüsünü işgal etmek dahil her türlü zorbalığı sergilediler. Engelleyemeyeceksiniz. Durduramayacaksınız. Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür.
Evet, anayasal bir hak. Yeminler yapıldı mı? Yapıldı. İş bitti mi? Bitti. Ne oldu? Ne oldu? Ya rahat dursanız da güzel güzel bu yeminler yapılsa olmaz mıydı? Olurdu ama bunlarda demokratik anlayış yok. Bunlar o faşist anlayıştan vazgeçemezler. Bunların iliklerine kadar sinmiş. Bozgunculuk yaparak milli iradeye karşı edepsizlik ederek Gazi Meclisin saygınlığına gölge düşürerek çirkin ve çirkef siyasetlerini genel kurul salonuna taşıyarak nasıl bir zihniyete sahip olduklarını tekrar gösterdiler. Bu kendini bilmezlere sormak lazım.
Türkiye Büyük Millet Meclisi sizin keyfinize göre kavga çıkaracağınız bir eylem alanı mıdır? Siz Gazi Meclise milletin hakkını, hukukunu savunmaya mı geldiniz? Yoksa terör estirmeye mi? Kavgayı, nefreti, öfkeyi, hakareti yüce meclise taşımaktan hiç mi rahatsız olmuyor, hiç mi utanmıyorsunuz? Daha ne kadar kendinizi rezil edecek, küçük düşürecek, size oy veren vatandaşlarımızın başını yere eğdireceksiniz. Ana muhalefetin siyaset kurumuna olan güveni dinamitleyen, meclisin vakarına zarar veren hepsinden öte aziz milletimizi rencide eden dünkü saldırılarını telin ediyor ve reddediyorum.
Dün olduğu gibi gelecekte de Gazi Meclisin mehabetine yönelik mütecaviz eylemler karşısında dimdik duracağımızın bilinmesini istiyorum. Bunu yaparken de kavga ve kaosla değil nezaketimizle, asaletimizle, bilgi ve birikimimizle farkımızı ortaya koymaya devam edeceğiz. Değerli kardeşlerim, biraz önce de söyledim. Deprem konutları meselesinde günlerdir kendi uydurdukları yalanları köpürtmeye doyamadılar. Peki sonuçta ne oldu? Yalancının mumu yatsıya kadar yandı. Gizlemeye çalıştıkları hakikatler tek tek gün yüzüne çıktı. Dün açıkladık.
Ne faiz söz konusu, ne de vatandaşımızı mağdur ediyoruz. İnşa edilen tüm konutların altyapı bedellerini devletimiz ödüyor. Kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza %50 indirime gidiyoruz. Altyapıyı da dahil edince konut fiyatlarının %65'ini devlet karşılıyor. 2 sene hiçbir ödeme almayacağız. Dahası ödemeler 18 yıl boyunca aynı fiyattan yapılacak. 3+1 konutlarımız için aylık taksit tutarımız 8.750 lira. Bu fiyat değişmeyecek. 18 yıl boyunca sabit kalacak. Bay Özgür duydun mu? Bak bir şey daha söyleyeyim sana. Peşin ödemek isteyen kardeşlerimiz 484.000 liradan neredeyse dörtte biri fiyatına evini satın alabilecek. Köy evlerimizde de şartlar aynı. 18 yıl boyunca 8.100 lira sabit taksitle ödemeler yapılabilecek. Peşin ödemek isteyen olursa da 448.000 liradan alabilecek. Velhasıl kimseyi mağdur etmeden, kimseyi sıkıntıya düşürmeden devlet olarak hak sahiplerine konutlarını teslim ediyoruz.
Yorum Yazın