Dolar 45,6152
%0.06
Euro 53,0474
%0.01
Altın 6.610,150
%-0.76
Bist-100 13.634,00
%-2.69

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
Gazeteci Halil Solak’tan gündeme dair çarpıcı değerlendirmeler: Tugay 2. dönem istiyorsa önce sorunları çözsün!

Gazeteci Halil Solak’tan gündeme dair çarpıcı değerlendirmeler: Tugay 2. dönem istiyorsa önce sorunları çözsün!

Gazeteci Halil Solak, NEO TV’de yayınlanan Denge programında, Başkan Tugay’ın yeniden adaylık isteğine ilişkin değerlendirmede de bulunarak, ikinci dönemin ancak mevcut sorunların çözülmesiyle mümkün olabileceğini ifade etti. Solak, "Önce siz şu İzmir'in sorunlarını çözmek için o mücadeleyi gösterin. İzmir'in bekleyen, hali hazırda sorunları var. Çöp, trafik, su vs. bunları önce bir çözün. Ondan sonra ikinci dönem zaten İzmirli der ki; ‘ya biz başkanımızdan memnunuz. Devam etsin.' İcraat göstermesi lazım. Bu şekilde giderse kanımca zor." dedi.

  • Ege Postası
  • 12.02.2026 - 10:50
  • Güncelleme: 13.02.2026 - 11:05

EGE POSTASI- Gazeteci Halil Solak, NEO TV’de yayınlanan Denge programında, Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı’na atanmasına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Kabinedeki değişikliğin özellikle yargı alanında önemli sonuçlar doğurabileceğini belirten Solak, yaşanan gelişmenin siyasi ve hukuki etkilerinin önümüzdeki günlerde daha net görüleceğini söyledi.

“Sürpriz bir atama oldu”

Kabine revizyonunun beklendiğini ancak değişimin farklı alanlarda olacağının düşünüldüğünü ifade eden Solak, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Dün hem yargıda hem de İçişleri’nde deyim yerindeyse yer yerinden oynadı. Sürpriz bir gelişme oldu. Kabinede bir değişiklik bekleniyordu ama Sanayi, Ticaret ya da Sağlık Bakanlığı gibi alanlarda olacağı öngörülüyordu. İki kritik bakanlıkta aynı anda değişikliğe gidilmesi dikkat çekti.”

Operasyonların başındaki isim bakan oldu

Akın Gürlek’in İstanbul’da yürütülen önemli operasyonların koordinasyonunda aktif rol alan bir isim olduğuna dikkat çeken Solak, bu atamanın sürece doğrudan etki edeceğini söyledi:

“İstanbul’da yürütülen bir operasyonun başındaki isim Adalet Bakanlığı’na getirildi. Bu, olayın seyrini değiştiren bir gelişme. Şimdi o operasyonlara bundan sonra kim bakacak sorusu doğal olarak gündeme geliyor.”

CHP cephesinde ‘operasyonlar yayılır mı?’ kaygısı

Solak, atamanın ardından Cumhuriyet Halk Partisi kulislerinde yeni süreçlere ilişkin endişelerin konuşulduğunu belirtti:

“CHP’de şu sorular dillendirilmeye başlandı: Operasyonlar İstanbul’la mı devam edecek? Ankara’ya sıçrar mı? İzmir’de ya da başka illerde yeni adımlar gelir mi? Farklı illerde farklı ayaklar mı oluşturulacak? Bu konuda ciddi bir kaygı olduğu görülüyor.”

“Çok güçlü bir konuma geldi”

Gürlek’in daha önce Adalet Bakan Yardımcılığı ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevlerinde bulunduğunu hatırlatan Solak, yeni görevle birlikte yetki alanının genişlediğine işaret etti:

“HSK'nın başına geldi. Başsavcıların, komisyon başkanlarının ve hâkimlerin belirlenmesinde söz sahibi olacak bir konumdan bahsediyoruz. Bu, yargı bürokrasisi açısından son derece güçlü bir makam.”

“Türkiye siyasi tarihinde bir ilk”

Görev değişiminin niteliğine dikkat çeken Solak, aktif olarak operasyon yürüten bir savcının doğrudan Adalet Bakanı yapılmasının sıra dışı olduğunu ifade etti:

“İstanbul’da operasyon yürütürken aktif görevde olan bir savcının Adalet Bakanlığı’na getirilmesi Türkiye siyasi tarihinde bir ilk olarak değerlendirilebilir.”

“Bu atamanın mesajı var”

Atamaların bilinçli tercihler olduğuna inandığını dile getiren Solak, sürecin siyasi anlam taşıdığını savundu:

“Adalet Bakan Yardımcılığından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na atanırken de, şimdi Bakanlığa getirilirken de planlı adımlar atıldığını düşünüyorum. Önümüzdeki günler çok şeye gebe. Özellikle CHP’li belediyeler üzerinde baskı daha da artabilir”

Kabinede yeni değişiklikler gündemde mi?

AK Parti kaynaklarından edindiği kulis bilgilerini de paylaşan Solak, kabinedeki hareketliliğin sürebileceğini söyledi:

“Görüştüğüm kaynaklara göre Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ulaştırma Bakanlığı için de isimler konuşuluyor. Hemen yarın olacak anlamına gelmez ama önümüzdeki süreçte yeni değişiklik ihtimali dillendiriliyor.”

Solak, yaşanan gelişmelerin yalnızca bir görev değişimi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, yargı-siyaset ilişkisi açısından etkilerinin ilerleyen dönemde daha belirgin hale geleceğini sözlerine ekledi.

“Kurultaydan hemen sonra zorlu bir süreç başladı”

Solak, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kurultayda seçilmesinin ardından kısa sürede yerel seçim atmosferine girildiğini ve partinin seçimlerden birinci çıkmasına rağmen rahat bir dönem yaşayamadığını söyledi.

Kurultay sonrasında peş peşe dava ve tartışmaların gündeme geldiğini belirten Solak, İstanbul İl Kongresi’nin iptali, kurultay iptali davası ve “mutlak butlan” tartışmalarının süreci daha da gerdiğini dile getirdi.

“Operasyonlar, davalar ve siyasi baskılar üst üste geldi”

Solak, bazı belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması ve tutuklanmasıyla birlikte siyasi tartışmaların daha da sertleştiğini ifade ederek, Aziz İhsan Aktaş dosyasına dikkat çekti.

“İddianamede örgüt lideri olarak yer alan bir isim tutuksuz yargılanırken belediye başkanlarının tutuklu olması kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğuruyor.”

Kent uzlaşısı davasında verilen tahliye kararlarını da hatırlatan Solak, yaşananların son bir yıl içerisinde CHP yönetimi açısından yoğun ve yıpratıcı bir tablo oluşturduğunu söyledi.

“Bu süreç Özgür Özel açısından bir patlama noktasına dönüştü”

Özgür Özel’in CHP'den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'a yönelik mesajlarının eleştirilebileceğini ancak yaşanan baskı ve krizlerin psikolojik etkisinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Solak, kullanılan sert üslubun doğru olmadığını vurguladı.

Özgür Özel'in mesajlarına ilişkin Solak, "Ama yine de ne olursa olsun bir genel başkan siyasi nezaketten uzak, böyle bir üslupla bir belediye başkanına ne olursa olsun partiyi de bırakıp gidebilir, sizi yarı yolda da bırakabilir, size yalan da söylemiş olabilir. Doğru düzgün bir üslupla hesap sorarsınız. “Bir genel başkanın siyasi nezaketten uzak ifadeler kullanması doğru değildir. Ne olursa olsun hesap sorulacaksa bunu kurumsal ve saygın bir dille yapmalıdır.” dedi.

“Belediye başkanlarının parti değiştirmesi seçmen iradesini zedeliyor

Milletvekili istifalarıyla belediye başkanlarının parti değiştirmesi arasında ciddi fark olduğunu belirten Solak, yerel yönetimlerde yaşanan geçişlerin doğrudan seçmen tercihine müdahale anlamı taşıdığını söyledi.

“Vatandaş sandığa gidip kentin belirli bir siyasi anlayışla yönetilmesini istiyor. Seçildikten kısa süre sonra başka bir partiye geçmek, seçmen iradesini tartışmalı hale getirir.”

“Siyasi soruşturmalar ile parti değişikliklerinin zamanlaması soru işareti yaratıyor”

Bazı siyasetçiler hakkında yürüyen süreçlerin parti değişiklikleriyle birlikte farklı bir seyir izlediği yönündeki kamuoyu tartışmalarına değinen Solak, bu durumun şeffaflık açısından net şekilde açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti.

“Özel yazışmaların sızdırılması ayrı bir hukuki sorundur”

Siyasi tartışmalarda özel yazışmaların kamuoyuna servis edilmesini de eleştiren Solak, bunun etik ve hukuki açıdan sakıncalı olduğunu söyledi.

“Bir siyasetçiyle yaşanan sorun varsa bunun yolu hukuk mekanizmasıdır. Özel yazışmaları sızdırmak başka bir güven krizine yol açar.”

“Türkiye’de siyaset dili giderek sertleşiyor”

Solak, yalnızca parti içi tartışmaların değil, genel siyasi atmosferin de giderek sertleştiğini belirterek, karşılıklı hakaret ve suçlamaların siyasetin kalitesini düşürdüğünü dile getirdi.

“Bugün siyaset dili ciddi şekilde bozulmuş durumda. Bu tabloya sadece siyasetçiler değil, yorumcular ve kamuoyu aktörleri de dahil.”

“Makamlar kalıcı değil, önemli olan bırakılan izdir”

Siyasetin geçici makamlar üzerinden değil, kalıcı hizmetler ve tutarlılık üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Solak, siyasetçilerin ilkesel duruş sergilemesinin önemine dikkat çekti.

“Makamlar gelip geçer. Önemli olan geride bıraktığınız izdir. Dün ‘ak’ dediğinize bugün ‘kara’ dememek gerekir. Siyasette tutarlılık esastır.”

“Özelleştirme politikaları AK Parti döneminde hızlandı”

Türkiye’de özelleştirmelerin özellikle son yıllarda yoğunlaştığını belirten Solak; termik santraller, limanlar ve şeker fabrikalarının ardından otoyol ve köprülerin de gündeme geldiğini hatırlattı.

Bu satışlardan elde edilen gelirlerin ekonomik rahatlama amacıyla kullanıldığının ifade edildiğini ancak uzun vadede kamunun düzenli gelir kaynaklarını kaybettiğini savundu.

Solak, "Mesela en basitinden buradan Çeşme’ye gidiyorsunuz kaç kilometre? 100 kilometre, 53 liraya gidiyorsunuz. Buradan onların yaptığı yol Akhisar 103 kilometre. Oraya 365 lira. Bakın eğer bugün bu söylediklerini yaparlarsa 370-380 liraya gidilecek buradan Çeşme’ye…Yani bir de işte köprülerden yine 59 liraya geçiliyor. Sonradan yapılan köprüden 900 liraya geçiliyor. Bakın aradaki farka. Düşünsenize yazın o Çeşme otoyolunda trafik oluyor. O otoyolun girişleri çıkışları hatırlıyorsunuz değil mi? Yani düşünsenize oraya akın akın arabalar gidiyor. Yine İzmir Aydın Otoyolu da çok yoğun kullanılan yollardan biri. Yine orada işte 60-70 lira. Bir bakıyorsunuz orada olacak 300-400 lira. Yani millete külfet." dedi.

CHP İzmir Örgütüne “koordinasyon eksikliği” eleştirisi

Programda yerel siyasete de değinen Solak, CHP’nin İzmir’de geçmişte güçlü bir “denge ve koordinasyon” mekanizmasına sahip olduğunu, ancak bugün bu rolü üstlenecek bir ismin eksikliğinin hissedildiğini savundu.

Belediyeler ile örgüt arasında zaman zaman sorunlar yaşandığını belirten Solak, Genel Merkez yöneticilerinin sık sık İzmir’e gelmesinin de bu koordinasyon boşluğunun göstergesi olduğunu ifade etti.

“Üye sayısı ile oy oranı arasında büyük makas var”

CHP’nin İzmir’deki üye sayısı ile aldığı oy oranı arasında ciddi fark bulunduğunu söyleyen Solak, örgütlenme çalışmalarının daha erken başlatılması gerektiğini belirtti.

Bu farkın, seçmen desteğinin kurumsal yapıya yeterince yansımadığını gösterdiğini kaydetti.

Belediyelerin mali kıskacı: SGK ve vergi borçları

Yerel yönetimlerin ekonomik açıdan zorlandığını dile getiren Solak, SGK ve vergi borçları ile İller Bankası kesintilerinin belediyeleri mali açıdan daralttığını söyledi.

Bu durumun yönetimsel sorunları da beraberinde getirdiğini belirterek, belediye meclisleri ve yerel örgütler arasında gerilimler yaşandığını ifade etti.

“Sürekli açıklama yerine icraat ön planda olmalı”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın sık sık yaptığı açıklamaların kamuoyunda farklı tartışmalara yol açtığını belirten Solak, yerel yönetimlerin iletişimden çok hizmet üretmeye odaklanması gerektiğini savundu.

Solak, “Bu açıklama bence çok talihsiz bir açıklama. Neden? Yani Siz bir iş yaptırmak için, deyim yerindeyse rica minnet, il başkanıyla, oradaki genel sekreterle, milletvekiliyle diyaloğa giriyorsunuz. Diyorsunuz ‘işte beni Hazine Maliye Bakanı’yla görüştürün, ben şu borçlarımı bir yapılandırayım.’ Onlar da görüştürüyorlar, borçlarınız yapılanıyor bir şekilde, sizin eliniz rahatlıyor. orada bir fotoğraf çekiliyorsunuz. Ya hiç çekilmeyin. Ya da çekiliyorsanız ‘onlar bir anda kadraja girdiler.’ Böyle bir açıklama yapmayın.  Olmaz yani. Ondan sonra yaptığı açıklamalar işte kendilerine oradan pay çıkartıyorlar vs. Bugün Sayın Tugay arasa Maliye Bakanı’nı 20 kere de arasa randevu kolay kolay alamaz. Oraya araya girmedikleri sürece. Ne gerek var bu açıklamaya… Bakın Sayın İnan,  ‘Bundan sonra muhatabı biz değiliz.’ Ne olacak peki bundan sonra? Sayın İl Başkanı Saygılı ne demişti? ‘Biz haftada iki üç kez görüşüyoruz.’ Buradan sizi alıp götürüp diğer ilgili bakanlıklarda da görüştüren onlar. Sizin işte oradaki işinizi, hani bugün söylüyorsunuz ya işte iki lafınızdan biri işte ‘onayım gelmedi, imzam atılmadı, bekliyorum, projem bekliyor, param bekliyor.’ Yani Siz böyle yaparsanız oradan da o onay gelmez tabii. Gerek yok bakın geçen hafta da Sayın Tugay'ı konuşmalarından dolayı eleştirmiştik. Yani sürekli konuşmayın sürekli açıklama yapmayın. Bir gün belirleyin. Kendinize bir gün belirleyin. O gün söyleyin ne söyleyecekseniz. Şimdi her gün bir etkinlik, her gün gittiği etkinlikte de uzatılan her mikrofonakentin 2-3 konusuyla ilgili açıklama yapıyor. Bazen hakim olamıyor kendine. İşte bunun gibi talihsiz bir açıklama yani. İstemediği noktalara gidiyor. Bence gerek yok. Yani çok konuşmak zaten iyi birşey değil. İş yapın. İcraatınız konuşsun" dedi.

“Parti değiştirme iddiaları gündemden düştü”

Tugay’ın AK Parti'ye geçeceği yönündeki iddiaların artık geçerliliğini yitirdiğini belirten Solak, hem ilgili siyasi aktörlerin açıklamaları hem de yaşanan gelişmelerle bu tartışmanın kapandığını söyledi.

Solak, "‘AK Parti’ye geçecek’ iddiaları da artık herhalde tamamen tarih olmuştur. Çünkü hem kendisi zaten aylardır ‘öyle bir şey yok. Ben 59 yaşındayım. Dünya görüşüm farklı o partiyle. Öyle bir şey yapsam ailem bile istemez.’ diye. konuşmuştu. Bu açıklamalar inandırıcı gelmemişti insanlara. En son AK Parti Genel Sekreteri İnan, ‘Bizim böyle bir gündemimiz yok. Bu iş dedikodudur’ dedi. Son noktayı koydu aslında.  Artık tarihi oldu bu iddia." dedi.

“İkinci dönem için önce sorunlar çözülmeli”

Başkan Tugay’ın yeniden adaylık isteğine ilişkin değerlendirmede de bulunan Solak, ikinci dönemin ancak mevcut sorunların çözülmesiyle mümkün olabileceğini ifade etti.

İzmir’in çöp, trafik ve su gibi temel meselelerinin öncelikli olduğunu vurgulayan Solak, önümüzdeki üç yılın hem yerel yönetim hem de parti açısından kritik bir süreç olacağını belirtti.

Solak, "Katıldığı bir yayında Sayın Tugay ‘bir dönem daha istiyorum’ dedi. Yarım kalan işleri tamamlamak adına özellikle vurguladı bunları. İşte ‘Allah nasip ederse istiyorum, kesinlikle istiyorum’ dedi ama önce siz şu İzmir'in sorunlarını çözmek için o mücadeleyi gösterin. İzmir'in bekleyen, hali hazırda sorunları var. Çöp, trafik, su bunları önce bir çözün. Ondan sonra ikinci dönem zaten İzmirli der ki; ‘ya biz başkanımızdan memnunuz. Devam etsin. Yine Tugay’ der o zaman. İcraat göstermesi lazım. Bu şekilde giderse kanımca zor. Ama hani 3 yılımız var önümüzde. 3 yıl. Önümüzde 3 yıl var. 3 yıl çok önemli. Zaten parti sıkıntıda. Eğer siz icraatlarınızı, projelerinizi bir bir hayata geçirirseniz ben sıkıntı olacağını düşünmüyorum. Ama eğer böyle günü birlik açıklamalarla, günü kurtarmak adına yapılan açıklamalarla devam ederseniz O iş biraz zor." dedi.

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.