Dolar 45,6152
%0.06
Euro 53,0474
%0.01
Altın 6.610,150
%-0.76
Bist-100 13.634,00
%-2.69

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
Ercan Tatı’dan Cemil Tugay’a destek ve uyarı: 'Acele etmeyelim, bu alanın telafisi yok'

Ercan Tatı’dan Cemil Tugay’a destek ve uyarı: 'Acele etmeyelim, bu alanın telafisi yok'

NEO TV ekranlarında yayınlanan Günaydın Hafta Sonu programına konuk olan eski Buca Belediye Başkanı Ercan Tatı, İzmir gündeminin tartışmalı başlıkları arasında yer alan cezaevi alanı, Kordon projesi ve Büyükşehir’in merkezi yönetimle temasları hakkında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Tatı, Cemil Tugay’ın İzmir için yürüttüğü temasları “doğal ve gerekli” olarak nitelendirirken, bazı projelerde ise “acele edilmemesi” gerektiğini vurguladı. Buca’daki eski cezaevi alanına ilişkin tartışmalara değinen Tatı, söz konusu bölgenin yıllardır atıl durumda olduğunu ancak alınacak kararların geri dönüşünün olmayacağını ifade etti. Alanla ilgili kamuoyunda farklı senaryoların konuşulduğunu söyleyen Tatı, projenin bir müteahhit firmaya devredileceği iddialarına da değinerek Cengiz İnşaat isminin gündeme geldiğini dile getirdi.

  • Ege Postası
  • 21.02.2026 - 18:20
  • Güncelleme: 21.02.2026 - 18:28

EGE POSTASI- NEO TV ekranlarında yayınlanan Günaydın Hafta Sonu programına konuk olan Eski Buca Belediye Başkanı Ercan Tatı, Hanzade Figen Avcıoğlu’nun sorularını yanıtladı.

Eski başkan Tatı, Buca Cezaevi’nin kaldırılmasının ardından gündeme gelen imar planı tartışmalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Tatı, yıllardır kamuoyunda “yeşil alan” beklentisi oluşan bölgenin yapılaşmaya açılmasının büyük bir kayıp olacağını savundu.

“Cezaevi deprem gerekçesiyle değil, yılların kararıyla kaldırıldı”

Tatı, cezaevinin kaldırılmasının yeni bir karar olmadığını belirterek sürecin uzun yıllara dayandığını söyledi:

“Buca Cezaevi’nin kaldırılması bir anda alınmış bir karar değildi. On yıllardır ‘cezaevi taşınsın, bu alan kente kazandırılsın’ diye çalışılıyordu. Bu süreçte farklı dönemlerde görev yapan büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarının katkısı vardı.”

Cezaevinin kaldırılmasının ardından hedeflerinin bölgeyi rekreasyon ve yeşil alan olarak düzenlemek olduğunu vurgulayan Tatı, Buca’nın geçmişte “yeşili ve pınarlarıyla anılan” bir yer olduğunu ancak bugün ciddi bir yeşil alan yoksunluğu yaşadığını dile getirdi.

78 bin metrekarelik alan için “yeşil alan” beklentisi

Söz konusu alanın büyüklüğüne dikkat çeken Tatı, planların ilk aşamalarında bölgenin tamamen yeşil olarak düzenlenmesi için çaba harcadıklarını ifade etti:

“2020’deki planlara bakarken burayı tamamen nasıl yeşil yaparız diye düşünüyorduk. Bugün gelinen noktada bırakın tamamını, küçük bir bölümünü kurtarabilecek miyiz diye konuşuyoruz.”

Tatı’ya göre alan yalnızca Buca’nın değil, tüm İzmir’in ortak değeri niteliğinde.

“Tüm partiler başta yapılaşmaya karşıydı”

Süreç boyunca farklı siyasi partilerden ve sivil toplum kuruluşlarından isimlerin ortak şekilde yapılaşmaya karşı çıktığını belirten Tatı, belediye meclisinde yaşanan değişimi ise eleştirdi.

Başlangıçta herkesin “yeşil alan” görüşünü savunduğunu ifade eden Tatı, meclis oturumuna verilen aranın ardından oyların değiştiğini iddia etti:

“20 dakikalık bir ara verildi. O aradan sonra ‘hayır’ diyenler bir anda ‘evet’ demeye başladı. Tüm partilere adeta sihirli değnek değmiş gibiydi.”

İmar planı eleştirisi: “Yoğunluğu kaldıracak altyapı yok”

Bölgenin zaten yoğun bir yapılaşma baskısı altında olduğunu belirten Tatı, yeni konut ve ticaret alanlarının Buca’nın mevcut sorunlarını daha da artıracağını savundu:

*Şirinyer ve çevresinde trafik yoğunluğu

*Yetersiz park ve sosyal alanlar

*Okullarda kalabalık sınıflar

*Artan nüfus baskısı

Tatı, planlanan yapılaşmanın yüzlerce yeni konut ve araç anlamına geleceğini belirterek, “Bu yükü kaldıracak altyapı yok” dedi.

“Bu alan rant tartışmalarının merkezine çekiliyor”

Tatı, kamuoyunda çeşitli şirketlerin projeyle ilgilendiğine dair iddialar bulunduğunu belirterek özellikle Cengiz Holding isminin konuşulduğunu söyledi. Bu konuda resmi bir belge olmadığını ifade eden Tatı, “Duyumlar var, kesin olsa belgeleriyle çıkarım” dedi.

Meslek odalarına çağrı: “Tüm gücünüzü buraya verin”

Sürece itiraz eden meslek odalarına da seslenen Tatı, özellikle Şehir Plancıları Odası üyelerinin mücadeleyi büyütmesi gerektiğini söyledi:

“Burası çocuklarımıza bırakabileceğimiz nadir alanlardan biri. Tüm itirazlarınızı buraya yoğunlaştırın, bu alanı birlikte kurtaralım.”

Geçmiş örnekleri hatırlattı: “Buca daha önce de benzer süreçler yaşadı”

Tatı, geçmişte Buca Stadı ve De Jongh Köşkü gibi alanlarda benzer tartışmalar yaşandığını hatırlatarak, bu alanların da yapılaşma baskısıyla karşı karşıya kaldığını anlattı. De Jongh Köşkü’nün daha sonra farklı kullanım kararlarına konu olduğunu ifade etti.

İller Bankası ve planlama sürecine eleştiri

Planlama sürecinde merkezi kurumların rolünü de eleştiren Tatı, İller Bankası’nın karar süreçlerinde belirleyici olduğunu savundu.

“Bu kadar hızlı ilerleyen bir planlama süreci soru işareti yaratıyor. Yangından mal kaçırır gibi karar alınmamalı.”

“Bu sadece bir imar meselesi değil, kentin geleceği meselesi”

Tatı açıklamasının sonunda tüm siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına ve Bucalılara çağrıda bulunarak sürecin yeniden değerlendirilmesini istedi:

“Bu oyunun parçası olmayalım. Yarın ‘biz burayı yeşil düşünüyorduk’ dememek için bugün harekete geçmeliyiz. Buca’nın nefes alacağı son alanlardan biri risk altında.”

 “Cezaevi alanında acele karar telafisi olmayan sonuçlar doğurur”

Buca’daki eski cezaevi alanına ilişkin tartışmalara değinen Tatı, söz konusu bölgenin yıllardır atıl durumda olduğunu ancak alınacak kararların geri dönüşünün olmayacağını ifade etti.

Tatı, alanın şu anda fiilen otopark gibi kullanıldığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Eğer yasal olarak durduramıyorsak, hukukçulara danışarak süreci zamana yaymanın yollarını aramalıyız. Bazen zaman en iyi ilaçtır.”

Alanla ilgili kamuoyunda farklı senaryoların konuşulduğunu söyleyen Tatı, projenin bir müteahhit firmaya devredileceği iddialarına da değinerek Cengiz İnşaat isminin gündeme geldiğini dile getirdi.

“Takas formülü masaya gelebilir”

Tatı, çözüm için alternatif bir öneri de sundu. Buca’da yıllardır sorunlu halde bulunan ve yaklaşık 110 dönümlük alanı kapsadığını ifade ettiği su kuyusu koruma bölgelerinin değerlendirilerek bir takas modelinin gündeme alınabileceğini söyledi.

Bu yaklaşımın “çözümsüz bir mesele olmadığını” savunan Tatı:

“Bu hasta ümitsiz vaka değil, iyileşir. Doğru planlama yapılırsa hem şehir kazanır hem sorun çözülür.” dedi.

“Cemil Tugay’ın Ankara temasları doğal”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın Ankara’da gerçekleştirdiği görüşmeler üzerinden yapılan siyasi yorumlara katılmadığını belirten Tatı, yerel yönetimlerin yatırım ve kredi arayışı için merkezi idareyle görüşmesinin olağan olduğunu söyledi.

Tatı, bu ziyaretlerin farklı anlamlara çekilmesini doğru bulmadığını şu sözlerle anlattı:

“Bir belediye başkanı şehri için kaynak arıyorsa tüm kapıları çalar. Bu, başka bir partiye geçeceği anlamına gelmez.”

“Partiler üstü görüşmeler siyasetin doğasında var”

Tatı, yerel yöneticilerin farklı siyasi partilerle temas kurmasının yanlış yorumlandığını belirterek, birçok belediye başkanının benzer görüşmeler yaptığını ancak bunun kamuoyuna yansımadığını ifade etti.

Bu çerçevede Adalet ve Kalkınma Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi ile yapılan görüşmelerin “İzmir’e hizmet amacı taşıdığını” savundu.

“Cemil Tugay CHP’den ayrılır iddialarını ciddiye almıyorum”

Tatı, kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen siyasi aidiyet tartışmalarına da net yanıt verdi. Cumhuriyet Halk Partisi vurgusu yapan Tatı, Tugay’ın farklı bir siyasi rotaya gideceği iddialarını gerçekçi bulmadığını söyledi.

“Cemil Tugay’ın amacı İzmir’e kredi bulmak, yatırım getirmek. Bu çabayı başka yerlere çekmek doğru değil.”

“Akçeli işlerde meclis üyeleri bağımsızdır”

Belediye meclislerinde ekonomik değer taşıyan kararların niteliğine dikkat çeken Tatı, bu tür konularda grup kararı anlayışının geçerli olmayacağını savundu.

Tatı’ya göre:

*Maddi sonuç doğuran yatırımlarda meclis üyeleri bireysel sorumluluk taşır.

*Bu tür kararlarda siyasi disiplin mekanizması işlemez.

*Her üyenin kendi hukuki değerlendirmesini yapması gerekir.

Kordon projesine temkinli yaklaşım: “Zemin gerçeği unutulmamalı”

İzmir’de tartışılan bir diğer başlık olan Kordon’a yapılması planlanan yer altı otoparkı projesi hakkında da konuşan Tatı, projeyi “vizyoner” bulduğunu ancak zemin gerçekliğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Son dönemdeki yoğun yağışları hatırlatan Tatı, olası risklere dikkat çekerek şu uyarıyı yaptı:

“Dolgu zemin gerçeğini hesaba katmak zorundayız. Eğer böyle bir alanda binlerce araçlık otopark yapılırsa ve ciddi bir yağış yaşanırsa bunun sonuçları ağır olabilir.”

“İzmir’in lokomotifinde sorun yok”

Konuşmasının sonunda İzmir yönetimine dair genel bir değerlendirme yapan Tatı, Büyükşehir yönetiminin çalıştığını ancak yerel ölçekte koordinasyon sorunları yaşandığını savundu.

“İzmir’in lokomotifinde sıkıntı yok. Lokomotif çalışıyor. Önemli olan vagonların aynı uyumla hareket etmesi.”

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.