Dolar 45,4001
%0.09
Euro 53,3541
%-0.21
Altın 6.865,210
%-0.59
Bist-100 15.052,00
%-0.54

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
Editör Masası'nda AK Parti'li Çankırı ile CHP'li Tanal'ın gerilimi konuşuldu: Tanal şovu seven bir isim!

Editör Masası'nda AK Parti'li Çankırı ile CHP'li Tanal'ın gerilimi konuşuldu: Tanal şovu seven bir isim!

NEO TV'de yayınlanan Editör Masası'nda AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ile CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal arasında yaşanan gerilime ilişkin konuşan Halil Solak, kullanılan dilin yanlış olduğunu ifade ederek, "Tanal'ın o halini tekrar hatırlatarak ‘Acınızı unuttunuz mu?’ demek, bir siyasetçi açısından da eksi yazar her zaman" dedi. Konuya ilişkin söz alan Hakan Gözalan, siyasetçilerin TBMM'de konuşurken kullandıkları dile dikkat etmeleri gerektiğini ifade ederken, Mithat Umutoğulları ise, Tanal'ın İzmir vekili olmamasına rağmen konuşmasını eleştirdi. Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a yönelik konuşan Umutoğulları, "Kentle ilgili gerçekten konuşmaya başladığında ben inanıyorum ki birçok şeyi düzeltebilir. Ama polemik yaşadığı sürece, tartışma yaşadığı sürece, kendini anlatamadığı sürece İzmirliler Cemil Tugay’ı sevmeyecekler" derken, Solak ise "Birçok şey yapmak istiyor da maddi imkansızlıklardan yapamıyor" dedi.

  • Ege Postası
  • 19.02.2026 - 21:04
  • Güncelleme: 19.02.2026 - 22:05

EGEPOSTASI- NEO TV’de yayınlanan ve moderatörlüğünü Nil Kahramanoğlu’nun yaptığı Editör Masası’nda, İzmir ve Türkiye gündeminin sıcak konu başlıkları masaya yatırıldı. İzmir Şehir Hastanesi’nde meydana gelen skandaldan AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı’nın CHP’li Mahmut Tanal’la yaşadığı gerilime kadar konuşulan programa, NEO TV Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları, NEO TV Genel Müdürü Halil Solak ve NEO TV Genel Yayın Yönetmeni Hakan Gözalan konuk oldu.

İZMİR ŞEHİR HASTANESİ'NDE YAŞANAN SKANDAL ELE ALINDI

NEO TV Ana Haber Spikeri Alper Baran Esin’in İzmir Şehir Hastanesi’nde yaşadığı süreç masaya yatırıldı. Esin’in ameliyat ortamında 6 hastayla birlikte 5 saat boyunca önlükle bekletilmesine tepki gösteren Hakan Gözalan, durumun ciddiyetine dikkat çekerek hastane yönetiminin kayıtsız kaldığını ifade etti.

Gözalan, “Gerçekten de insanlık dışı bir olaya maruz kaldı. 5 saat boyunca koridorda o çıplak bir şekilde ameliyathane kıyafetiyle maalesef uzun bir süre bekletilmiş. Alper Bey'in acilen anjiyo olması gerekiyordu. O gün anjiyo olamadı ve bugün ayın 19'u 2 gün süre geçti. Ben şunu sormak istiyorum. Alper Bey'in kalp damarlarından bazıları tıkalı ve altını çiziyorum. Acil anjiyo olması gerekiyor. Alper Bey şu anda kalp krizi geçirse bunun hesabını kim verecek? Ben bunu merak ediyorum. Şimdi bu insanın acil bir şekilde tedaviye ihtiyacı var ve bu hasta dışarıda ve o günden bugüne dahil olmak üzere birkaç gündür bunu gündeme getiriyoruz. Kendisini aramıyorlar bile ve tekrar sıra almak zorunda kaldı” eleştirilerinde bulundu.

"900'E YAKIN ŞİKAYET VAR, ÇOĞU ÇÖZÜLMEMİŞ"

Yaşanan olay sonrasında İzmir Şehir Hastanesi’ni araştırdığını belirten Gözalan, 900’e yakın şikayet tespit ettiğinin altını çizerek, “Okumuş  veya interneti kullanabilen, sosyal medyayı kullanabilen insanların şikayeti. Ya yaşlı ve engelli vatandaşlarımız. Bunlar sadece 827 şikayet bakın sadece yansıyan. Bunların çoğu çözülmemiş bile. Şimdi şehir hastanesi ile ilgili bu yorumlardan da yola çıkarak yani bir sıkıntı olduğu aşikar” ifadelerini kullandı.

"BU PARAYA DAHA İYİ HASTANELER YAPILABİLİRDİ"

Konuya ilişkin söz alan Halil Solak, hastanenin inşa sürecinde harcanan maliyetin çok yüksek olduğunun altını çizerek hizmet açısından eksik kaldığını savundu.

Solak, “Yaşadığı mağduriyet öyle yenir yutulur bir mağduriyet değil. Çünkü kalp hastalığı kritik. Yani bir günün, bir saatin, beş dakikanın ve hatta otuz saniyenin önemi varken orada beş saat bekletiyorlar. Bu hastaneler yap-işlet-devret modeliyle yapıldı. Hükümet ilk yaparken işte burada 'inşaata finansman harcamayalım' dendi. Ancak burada bir maddi hata var bence.  2025 yılında müteahhitlere ödenen para 111 milyar 100 milyon TL ve bu yılın ocak ayında ödenen para. 22 milyar 230 milyon. Bakın daha ilk ayda ödenen. Bu paralara daha iyi hastaneler yapılabilirdi. Bakın yine Karşıyaka özelinde konuşuyorum. Karşıyaka'daki Devlet Hastanesi yıkıldı. Yerine 10 odalı poliklinik yapıldı. İşte Bayraklı Hastanesi yapıldı. O aks komple oraya gidecek ama ulaşım sıkıntılı? İnsanlar gidip gelemiyor. Sağlık hizmetini verimli alamıyor. İçeride doktorların da yapacağı bir şey yok. Çünkü onlara da bir sürü hasta başvuruyor. Diyorlar ki ‘Beşer dakika’. Belki 5 dakika bile bakmıyorlardır” tepki gösterdi.

UMUTOĞULLARI'NDAN İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE VE HASTANE YÖNETİMİNE SERT TEPKİ!

Umutoğulları, sağlık hizmetlerinde asıl meselenin hastanenin büyüklüğü değil, işlevselliği olduğunu belirterek İzmir Şehir Hastanesi yönetimine ve İl Sağlık Müdürlüğü’ne sert eleştiriler yöneltti.

Umutoğulları, “Mesele hastanenin büyüklüğü küçüklüğü değil de işlevi. İl Sağlık Müdürlüğü bence istifa etsin ya da başhekimi görevden alsınlar. Biri bu yaşadığı sorunu bu kadar ekran önünde anlatmasına rağmen, bu kadar kamuoyunun bununla ilgili bir tepki vermesine rağmen, sosyal medyada yüzlerce insan yorum yapıyor. İl Sağlık Müdürlüğü’nden ses yok. 5 saat boyunca birini radyasyonun olduğu bir alanda bekletiyorsunuz. Hakan az önce ‘900'e yakın şikayet gördüm’ diyor. Hiçbiriyle ilgili bir tek dönüş yok. İzmir Şehir Hastanesi açılalı ne kadar zaman oldu? 2 seneyi geçmiş. İki yıl geçmiş bir kurumdan bahsediyoruz ve Türkiye'de Sayın Cumhurbaşkanı'nın ya da AK Partili siyasetçilerin büyük bir gurur kaynağı olarak bahsettiği İzmir Şehir Hastanesi'nden bahsediyoruz değil mi? Demek ki mesele, Alper çok güzel bir şey söyledi. ‘Mesele bina yapmak değil, onu içindeki insanı yaşatabilmekte’” ifadelerine yer verdi.

Umutoğulları, ayrıca sağlık alanında birçok sorun bulunduğunu, bu tabloya rağmen yetkililerin duyarsız davranmasına sert çıkarak, “Şimdi siz yapmışsınız kocaman, devasa bir yer. Ama buradaki binayı doğru işletmiyor. Eğer buradaki hizmeti doğru vermiyorsanız o zaman yaptığınız hiçbir anlamı yok. Zaten iktidar geldiği günde bile sağlık sorunuyla ilgili bir sürü problemler var. Bütün bunlara rağmen İl Sağlık Müdürü'nün bu konuda kayıtsız kalması, hastane yönetiminin kayıtsız kalması, hatta her şeye sahiplenerek ufacık bir şey olduğunda kamu kurumlarını savunan siyasetçilerin bu konuda duyarsız kalması bizi çok şaşırttı” şeklinde konuştu.

“BU DİL TBMM’YE YAKIŞMAZ”

AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ile CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’ın TBMM’de yaşanan gerilimine yönelik değerlendirmelerde bulunan Halil Solak, Çankırı’nın kullandığı dilin yanlış olduğunun altını çizerek, “Ben o dili yakıştıramadım. Sonuna kadar eleştirebilirsiniz herkesi. Ancak hani o bir kavga görüntüsünden sonra Sayın Tanal'ın o halini tekrar hatırlatarak ‘Acınızı unuttunuz harhalde' demek, bir siyasetçi açısından da eksi yazar her zaman. En başta da söylediğim gibi yakıştıramadım. Belki de sonradan pişman olmuş da olabilir. Naif biri olduğu için kimse üzerine oturtamadı aslında. Yakıştıramadıkları için... Mahmut Tanal da zaten biliyorsunuz. Biraz hiperaktif birisi. Ha o da kalkıp yarın gider olmadık bir yerde, olmadık bir vekile, olmadık bir hakarette bulunur, olmadık bir şeyler yapar. Onu da eleştiririz. Ancak orada sizi eleştirdi, lafınızı böldü diye kalkıp da ‘Acınızı unuttunuz’ denilmez. Bu dil TBMM'ye yakışmaz” ifadelerine yer verdi.

GÖZALAN: ABA ALTINDAN SOPA GÖSTERMEK GİBİ TAVRI VAR!

Her hafta AK Parti’li isimlerin yaptığı gafların konuşulduğunu savunan Gözalan, “Ceyda Hanım İzmir'in önemli siyasetçilerinden bir tanesi. Ancak ‘Acınızı unuttunuz’ sözleri, her ne kadar da bir şiddet çağrısı olmasa da fiziksel bir saldırıyı da hatırlatıyor burada. Bir takım yani aba altından sopa göstermek gibi bir tavrı var burada. Tabii ki kullandığı dil yanlış. Her ne kadar da tasvip etmesek de şöyle bir durum var. Siyasetçiler kameralar karşısında orası Türkiye Büyük Millet Meclisi o makamda konuşurken sözlerine son derece dikkat etmeleri gerekiyor. Biz geçen hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki kavgayı tasvip etmediğimizi konuşmuştuk. Siyaset dili de her geçen gün artarken tabii ki bir kadın vekilimizin bu şekilde bir söylemi bu tartışmaları da beraberinde getiriyor." dedi.

“TANAL ŞOVU SEVEN BİR İSİM”

Çankırı’nın bugüne kadar izlediği siyaset tarzının polemiklerden uzak olduğunu savunan Umutoğulları, Tanal’ın İzmir’in vekili olmadığının altını çizerek, “Aslında baktığımızda Ceyda Hanım daha böyle pozitif siyaset yapan bir AK Parti’li siyasetçi. Mecliste Mahmut Tanal dışında başka bir milletvekili oluyor olsaydı bugün çok başka şey konuşabilirdim ama Mahmut Tanal gerçekten meclis içerisinde çok aktif olan, biraz da şovu seven bir isim. Ceyda Hanım İzmir'le ilgili konuşuyor . İzmir milletvekilleri bir şey söylemiyor. Bir bakıyorsun Mahmut Tanal laf atıyor. Yani senin hâkim olduğun, çok iyi bildiğin bir yer olsa, Şanlıurfa'yla ilgili konuşsa anlarım. Biz sadece o bölümü gördük. Muhtemelen birkaç defa daha sataşınca o da tahrik etmek için böyle bir şey söylüyor. Osman Gökçek bunu yapsa deriz ki ‘Zaten adam kavgadan besleniyor’. Başka biri daha böyle sürekli kavgasıyla, gürültüsüyle hani şey olan biri olsa anlarız ama ben şuna eminim: Yaklaşık üçüncü dönem Ceyda Hanım'ın, iki dönemde İzmir'de, biz bugüne kadar böyle bir tavrını görmedik. Eminim o da bundan sonraki süreçte de kendi tavrını düzeltip, hakikaten İzmir'in onu sevdiği o haliyle siyaset yapmaya devam edecek diye düşünüyorum. Sürekli polemiklerle, kavgayla gündeme gelen bir milletvekili değil” açıklamalarında bulundu.

“TUGAY’IN VERMEK İSTEDİĞİ MESAJ ÇOK DOĞRU”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın ‘Toplu taşıma ücretsiz olmalı’ açıklamalarını değerlendiren Umutoğulları, Başkan Tugay’ın vermek istediği mesajın doğru olduğunu savunarak, İzmir’in Türkiye’de en ucuz ulaşımı yapan belediyelerden biri olduğunun altını çizdi.

Umutoğulları, “Sayın Belediye Başkanı'nın bence buradaki vermek istediği mesaj aslında çok doğru. İşte biz bunları duyalım kendisinden. Hani işte bir inşaat maliyeti planlaması yapılıyor. İşte AK Parti milletvekili diyor ki ‘Sen burayı şimdi bu yıl bir milyar hesaplıyorsun ama işte buranın bitimi 4 milyar. 4 milyar nasıl ödenecek düşünüyor musun?’ diyor. Aslında kendi cevabının içinde yani eleştirisinin içerisinde hükümetin ne kadar aslında yanlış yönetildiğini itiraf ediyor orada ama bir tane CHP'li siyasetçi çıkıp da demiyor ‘Bak ne güzel kendi ağzınla itiraf ediyorsun. Yani inşaatın maliyeti sen bugünkü maliyet hesaplamasını yaparken 1 milyar diyorsun ama, 2,5 milyar diyorsun şimdi. Bak ne güzel itiraf ediyorsun’. Kimse bunu söylemiyor.

Söylemek istediğim şu, biz buna çözüm bulalım. Hizmet binasını nasıl yapacağız? Yollarımızı nasıl temizleyeceğiz? İlçe belediyelerindeki projeleri nasıl tamamlayacağız? Otoparkımızı nasıl yapacağız? İzmir'de daha yaşanır bir hale nasıl gideceğiz? Körfezi nasıl temizleyeceğiz? Bunlara kafa yoralım. Şimdi oturup her gün polemik yaratmak, her gün tartışma yaratmak, her gün kavga etmek. Düşünebiliyor musunuz ya? Her gün bir büyükşehir belediye başkanından ya da belediyenin basın bürosundan 3 - 4 tane tekzip yayınlanıyor.Şimdi biz de diyoruz ki; bak ne güzel çıktı başkan bunu anlatıyor."

“TUGAY KENDİNİ ANLATAMADIĞI SÜRECE İZMİRLİLER KENDİSİNİ SEVMEYECEK”

Umutoğulları, İzmir’in temel sorunlarına odaklanılması gerektiğini belirterek polemik siyasetini eleştirdi. Kentte çözüm bekleyen başlıkların açık olduğunu ifade eden Umutoğulları, “Başkan Cemil Tugay, kentle ilgili gerçekten konuşmaya başladığında ben inanıyorum ki birçok şeyi düzeltebilir. Ama polemik yaşadığı sürece, tartışma yaşadığı sürece, kendini anlatamadığı sürece İzmirliler Cemil Tugay’ı sevmeyecekler. Muhalefetin sadece muhalefet yapmak için muhalefet yaptığını hepimiz görüyoruz. Yıllardır İzmir'de iktidar bunu yapıyor. İzmirli o yüzden hiçbir zaman gelip de burayı AK Parti'ye teslim etmedi. Çünkü o samimiyeti görmüyor, bu kente verdikleri değeri görüyor. Şimdi dolayısıyla o yüzden oy vermiyor. Dolayısıyla Cemil Tugay da bunu fark etmeli bence. Yani iktidarın ona yaptığı, iktidar milletvekillerinin, yöneticilerinin ona yaptığı, haksızlıkları, samimiyetsizlikleri. Bunları anlatsın İzmirlilere” ifadelerine yer verdi.

"BİRÇOK ŞEY YAPMAK İSTİYOR AMA MADDİ İMKANSIZLIKLARDAN DOLAYI YAPAMIYOR"

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Solak, Başkan Tugay’ın birçok projeyi hayata geçirmek istediğini ancak maddi imkansızlıklardan gerçekleştiremediğini vurgularken, toplu ulaşım konusunda ülkedeki enflasyona dikkat çekerek, “Birçok şey yapmak istiyor da maddi imkansızlıklardan yapamıyor zaten bakın. Toplu ulaşım sosyal demokrat ülkelerde ulaşım ve su bedava olmalı ya da minimum olmalı. Herkesin adil şekilde hem suya hem ulaşıma hele de büyük metropollerde ulaşması lazım. Ancak şu günümüz ekonomik koşullarını düşündüğümüz zaman bu pek mümkün değil. Onun için şu an zaten bu 30 lira değil de 40-50 lira olması gerekirken sübvanse ediyorlar. Büyükşehir o kısmı sübvanse ediyor. Mazot pahalı olmasa bu kadar. Bugün mazotun litresi 60 lira. Eğer devlet bu belediyelerden o mazotun ÖTV’sini almasa belki bugün İzmirliler 30 lira değildi. Belki 20 liraya, belki 15 liraya yolculuk yapacak..  Şimdi bu 'ulaşım bedava olsun' lafından Sayın Tugay'ın kafasında az buçuk bazı şeyleri anlayabiliyoruz, ardında ne düşündüğünü. ‘fırsat olsa yapacağım çok şey var ama işte’ diyor” ifadelerini kullandı.

"MEVCUT ÜCRET İZMİR İÇİN UYGUN"

Gözalan, artan ulaşım maliyetlerinin vatandaş üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu belirterek, enflasyon ve maaş artışlarına rağmen ulaşım giderlerinin hızla yükseldiğini belirtti.

Türkiye’deki büyükşehirlerle karşılaştırma yaparak 30 TL olan bilet ücretinin İzmir için görece uygun olduğunu ifade eden Gözalan, “Bu ulaşım maliyetleri bu vatandaşın sırtında gerçekten ciddi bir yük. Önüne alınamaz bir şekilde zaten enflasyon var. Maaşlara zam gelmesiyle beraber ulaşım giderleri de had safhada. 30 TL yani şu an için uygun. Önümüzdeki günlerde zam bekleniyor. Mesela İstanbul'da 42 lira, Bursa'da 40 lira, Antalya'da 35 lira.Şimdi baktığınız zaman asgai ücretlinin maaşından erimelere bakar mısınız? İstanbul'da 7.8, Bursa'da 7.4, Antalya'da 6.5, İzmir'de 5.6. Bakın ulaşım giderlerinden 5.6 oranında sadece İzmir'de asgari ücret erimiş. Şimdi az önce Halil Bey dedi ki 40 lirayı falan buluyor. Doğru. Büyükşehir Belediyesi ciddi bir destek veriyor. Örneğin bir rakamlara baktım şöyle. Yurttaşın bütçesine her ay 900 TL katkı sağlıyormuş. Sadece İzmir Büyükşehir Belediyesi bütçesinden ESHOT'a 2026 yılı için 14 milyar TL bir bütçe takviyesi yapılmış. Yine 2025 yılı için de 11.2 milyar TL. Şimdi tabii ki dedik ki vatandaşın sırtına bir yük gerçekten de benzine, mazota, zamlara yetişemiyor. Bugün mazot 60 TL oldu. Şoför giderleri, araçların bakım giderleri, sosyal belediyecilik gereği tabii ki sonuna kadar. İzmir Büyükşehir Belediyesi Cemil Tugay'ı destekliyoruz” dedi.

"KORDON'DA OTOPARK MÜMKÜN DEĞİL"

Umutoğulları, Kordon’da planlanan otopark projesinin teknik olarak mümkün olmadığını belirterek, bölgenin dolgu alanı olduğuna dikkat çekti. Uzman görüşlerine atıfta bulunan Umutoğulları, “Kordon’da uzmanların söylediği, dolgu alanı zaten. ‘Yapamayız’ diyor. Yapılması da mümkün değil. Aslında İzmir Ticaret Odası Başkanı Özgener daha önce bir öneride bulmuş. Hatta bunun projesi bile hazır. Biz geçen hafta konuştuk ya Kordon'daki dairelere su basıyor. Yani otoparkı yapsan arabaların hepsi suyun altında kalır. Şimdi dolayısıyla teknik olarak zaten kent aşağı çöküyor. Uzmanların açıklaması var. 50 yıl sonra Kordon'u su basarsa Ne olacak ölü yatırım” dedi.

Çözümün bilimsel ve kurumsal iş birliğinden geçtiğini vurgulayan Umutoğulları, “Sayın Cemil Tugay bence şunu yapmalı, bunu hiç yapmıyor. Kentin ileri gelen iş dünyasıyla, teknik birimleriyle bir araya gelip gerçekten ‘Bu kentte ne yapılabilir, nasıl yapabiliriz?’ diye bence görüş, bilgi alışverişi yapmalı. Ticaret Odası Başkanı kentin en büyük makamlarından bir tanesi. Büyükşehir Belediye Başkanı bu şehrin gelişime katkı koyacak. İşte sabah uyandım şuraya otopark yapayım, sabah uyandım buraya park yapayım gibi demek yerine teknik verileri ve bilim adamlarını da ciddiye alması lazım” ifadelerine yer verdi.

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.