DEM Partili Akın'dan İzmir Körfezi için TBMM’de 11 soruluk önerge
DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, İzmir Körfezi’nde yaşanan ekolojik sorunları TBMM gündemine taşıdı. Akın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına verdiği soru önergesinde; Körfez’deki renk değişimlerinden alg patlaması riskine, balık ölümlerinden Gediz Havzası’ndan taşınan azot ve fosfor yüküne kadar 11 başlıkta yanıt istedi.
- Ege Postası
- 08.09.2026 - 16:39
- Güncelleme: 08.09.2026 - 16:51
DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, İzmir Körfezi’nin kirliliğine ilişkin hazırladığı soru önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yöneltilen 11 soruluk önergede; İzmir Körfezi’nin farklı noktalarında görülen renk değişimleri, alg patlaması ve ötrofikasyon riski, 2024 ve 2025 yıllarında yaşanan balık ölümleri ve yoğun koku, Gediz Nehri’nin taşıdığı kirlilik yükü, Menemen Ovası’ndaki sulama dönüş suları ve sanayi tesislerinin denetimleri ele alındı.
“Renk değişimleri incelendi mi?”
Akın, Körfez’in farklı noktalarında görülen renk değişimlerinin Bakanlık tarafından incelenip incelenmediğini sordu. Önergede, Mavişehir, Liman, Alaybey, Konak Pier, Göztepe ve İnciraltı gibi bölgelerde görülen renk değişimlerine dikkat çekilerek şu değerlendirmeye yer verildi:
“Paylaşılan uydu görüntülerine ilişkin değerlendirmelerde İzmir Körfezi'nin Mavişehir, Liman, Alaybey, Konak Pier, Göztepe ve İnciraltı gibi farklı noktalarında alg yoğunluğu veya alg patlaması riskiyle ilişkilendirilebilecek belirgin renk değişimleri tespit edildiği belirtilmektedir. Uydu görüntülerindeki renk değişimleri tek başına alg patlamasının kesin kanıtı olmamakla birlikte, klorofil-a, çözünmüş oksijen, besin tuzları ve fitoplankton analizleriyle doğrulanması gereken önemli bir erken uyarı göstergesidir.”
Akın, bu bölgelerde klorofil-a, çözünmüş oksijen, toplam azot, toplam fosfor, nitrat, fosfat ve fitoplankton ölçümleri yapılıp yapılmadığını da Bakanlığa sordu.
Alg patlaması için erken uyarı sistemi sorusu
Soru önergesinde İzmir Körfezi’nde alg patlaması ve ötrofikasyon riskinin sürekli izlenip izlenmediği de gündeme getirildi.
Akın, Bakanlığa “İzmir Körfezi'nde alg patlaması ve ötrofikasyon riskini sürekli izleyen bir erken uyarı sistemi bulunmakta mıdır?” diye sordu. Sistemin bulunması halinde kaç izleme istasyonunda, hangi parametrelerin ve hangi sıklıkla ölçüldüğünün açıklanmasını isteyen Akın, Körfez’deki ekolojik risklerin önceden tespit edilmesine yönelik izleme mekanizmalarının önemine dikkat çekti.
2024 ve 2025’teki balık ölümleri de soruldu
Akın’ın Bakanlığa yönelttiği sorular arasında 2024 ve 2025 yıllarında İzmir Körfezi’nde yaşanan balık ölümleri, yoğun koku ve oksijen azalması olayları da yer aldı.
Önergede konuya ilişkin şu ifadeler kullanıldı:
“2024 ve 2025 yıllarında İzmir Körfezi'nde yoğun koku ve balık ölümleriyle kendisini gösteren ciddi ekolojik sorunlar yaşanmıştır. 2026 yılında aynı dönemde benzer ölçekte bir koku ve balık ölümü yaşanmamış olması olumlu olmakla birlikte, bu durum Körfez'deki ekolojik risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmemektedir.”
Akın, söz konusu olayların ardından kirlilik kaynaklarının havza bazında dağılımını ortaya koyan bir çalışma yapılıp yapılmadığını ve yapıldıysa sonuçlarının ne olduğunu sordu.
Gediz Nehri’nin Körfez’e taşıdığı kirlilik yükü
Soru önergesinin önemli başlıklarından birini Gediz Nehri oluşturdu. Akın, Gediz Nehri’nin İzmir Körfezi’ne taşıdığı toplam azot, toplam fosfor, nitrat, fosfat, organik madde, sediment ve diğer kirleticilerin yıllık yükünün hesaplanıp hesaplanmadığını sordu. Hesaplama yapılıyorsa 2024, 2025 ve 2026 yıllarına ait değerlerin açıklanmasını isteyen Akın, Gediz Havzası’ndan Körfez’e ulaşan kirliliğin tarımsal faaliyetler, sanayi tesisleri, evsel atık sular ve diğer kaynaklar itibarıyla dağılımının belirlenip belirlenmediğini de gündeme getirdi.
Önergede ayrıca her bir kaynağın toplam kirlilik yükündeki payının ne olduğu soruldu.
Ağılı Deresi’ndeki azot ve fosfor değerleri
Akın, Menemen Ovası’ndan sulama dönüş sularını taşıyan Ağılı Deresi’ni de önergesine taşıdı. Bakanlığa, Ağılı Deresi’nde toplam azot ve fosfor başta olmak üzere su kalitesi parametrelerinin düzenli olarak ölçülüp ölçülmediğini soran Akın, 2024, 2025 ve 2026 yıllarına ait ölçüm sonuçlarının açıklanmasını istedi.
Önergede konuya ilişkin şu değerlendirme yer aldı:
“Özellikle Gediz Nehri ile beslenen Menemen Ovası'ndan sulama dönüş sularının taşındığı Ağılı Deresi'nde toplam azot ve fosfor değerlerinin yüksek olduğu, bu parametreler açısından su kalitesinin III. sınıf düzeyinde bulunduğuna ilişkin ölçümler kamuoyuna yansımıştır. Azot ve fosfor yüklerinin İç Körfez gibi sığ ve su değişiminin sınırlı olduğu bir ekosisteme taşınması; ötrofikasyon, alg çoğalması ve çözünmüş oksijen azalması bakımından ciddi risk oluşturmaktadır.”
Akın ayrıca Ağılı Deresi’nde tespit edilen yüksek azot ve fosfor değerlerinin kaynağının belirlenmesine yönelik kaynak bazlı bir kirlilik araştırması yapılıp yapılmadığını sordu.
Sanayi tesislerinin denetimleri de gündemde
Soru önergesinde Gediz Havzası’ndaki sanayi tesislerinin atık su deşarjlarına ilişkin denetimler de yer aldı.
Akın, sanayi tesislerinin atık su deşarjlarının 2024, 2025 ve 2026 yıllarında kaç kez denetlendiğini sordu. Denetimlerde mevzuata aykırılık tespit edilen işletme sayısının ve uygulanan yaptırımların açıklanmasını istedi. Bunun yanında tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan azot ve fosfor kirliliğinin azaltılması, sulama dönüş sularının kontrolü ve su kalitesinin iyileştirilmesine yönelik Bakanlık tarafından yürütülen veya planlanan somut çalışmaların neler olduğu da soruldu.
“Gediz Havzası ile İzmir Körfezi birlikte ele alınmalı”
Akın, Gediz Havzası ile İzmir Körfezi’ni birlikte ele alan bütünleşik bir eylem planı bulunup bulunmadığını da Bakanlığa yöneltti.
Önergede şu soru yer aldı:
“Gediz Havzası ile İzmir Körfezi'ni birlikte ele alan; kirliliğin kaynağında azaltılması, tarımsal drenaj sularının kontrolü, sanayi atık sularının denetimi, dere ve nehir su kalitesinin izlenmesi ve Körfez ekosisteminin korunmasını kapsayan bütünleşik bir eylem planı bulunmakta mıdır? Bulunmuyorsa hazırlanması planlanmakta mıdır?”
Önergede ayrıca İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nin kapasitesinin artırılması, dere temizlikleri ve dip çamuru tarama çalışmaları gibi yatırımlar gerçekleştirildiği belirtilirken, Körfez’e ulaşan kirlilik yükünün yalnızca kentsel atıksu kaynaklı olmadığı vurgulandı.
“Kirlilik yükünün kaynağında azaltılması gerekiyor”
Akın’ın önergesinde, Gediz Havzası’ndan İzmir Körfezi’ne taşınan kirlilik yükünün azaltılmasının Körfez’in kalıcı biçimde iyileştirilmesi açısından önem taşıdığı ifade edildi.
Önergede bu konu şöyle dile getirildi:
“Bu nedenle İzmir Körfezi'nin kalıcı biçimde iyileştirilmesi, yalnızca Körfez içerisindeki arıtma, dere temizliği ve dip çamuru çalışmalarının sürdürülmesiyle değil, Gediz Havzası'ndan Körfez'e taşınan kirlilik yükünün kaynağında azaltılmasıyla mümkün olacaktır. Körfez'deki mevcut durumun sürekli izlenmesi ve olası ekolojik krizlerin önceden tespit edilmesine yönelik etkin bir erken uyarı sisteminin oluşturulması da büyük önem taşımaktadır.”
2027 ve sonrası için ölçülebilir hedefler soruldu
Önergenin son sorusunda ise önümüzdeki dönemde deniz suyu sıcaklığının yükselmesi, rüzgarın azalması ve su sirkülasyonunun zayıflaması gibi koşullarda ortaya çıkabilecek riskler gündeme getirildi. Akın, azot-fosfor yükünün devam etmesi halinde alg patlaması, ötrofikasyon ve çözünmüş oksijen azalması risklerine karşı Bakanlığın uyguladığı veya hazırladığı bir erken uyarı ve acil müdahale protokolü bulunup bulunmadığını sordu.
SORU ÖNERGESİ#İzmirKörfezi'ndeki kirliliğin önlenmesi konusunda neler yapılacağını @csbgovtr Bakanı @murat_kurum'a sorduk.
— İbrahim Akın (@ibrahimyesilsol) September 8, 2026
Önergeyi okumak için linki ziyaret edebilirsiniz. https://t.co/GKlVKg6zQV pic.twitter.com/IPRDQA6V0O
Yorum Yazın