Çiğli Meclisi’nde transfer tartışması: 'AK Parti’ye geçiş olduğu zaman hainlik oluyor'
Çiğli Belediye Meclisi’nde siyasi parti değişiklikleri, İZBAN’ın 90 dakika uygulaması, meclis toplantılarının canlı yayınlanmaması ve kredi kullanımı gündeme geldi. AK Parti Grup Sözcüsü Yeşim Tuncer, parti değiştiren milletvekilleri üzerinden yürütülen tartışmalara tepki göstererek, “AK Parti’ye geçiş olduğu zaman hainlik oluyor. Bu yanlış bir söylem, burada bir adaletsizlik oluyor” dedi. Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız ise kredi tartışmaları sırasında, “Hiç kimse işinden, aşından olmayacak” açıklamasını yaptı.
- Ege Postası
- 16.10.2026 - 16:23
- Güncelleme: 16.10.2026 - 16:42
HİLAL YAKUT/EGEPOSTASI- Çiğli Belediyesi ekim ayı meclis toplantısının ikinci birleşimi, Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız yönetiminde gerçekleştirildi. Toplantıda Atiye İbrahim Yağcı Parkı yapım işi ile Yaşam Koridoru Tasarım Projesi’nin finansmanı için İller Bankası A.Ş.’den kredi kullanılması ve 53 iş makinesi ile aracın alımına yönelik kredi konusu görüşüldü. Mecliste ayrıca İZBAN’ın 90 dakika uygulaması, toplantıların canlı yayınlanmaması ve siyasi parti değiştiren milletvekilleri üzerinden yaşanan tartışmalar öne çıktı.
Koç’tan kredi sorusu: “2-3 ay sonra bu kredi yüzünden işçi çıkaracak mısınız?”
Çiğli Belediyesi Meclisi’nin gündemine, Atiye İbrahim Yağcı Parkı yapım işi ile Yaşam Koridoru Tasarım Projesi’nin finansmanı için İller Bankası A.Ş.’den kredi kullanılması konusu geldi. Kredi işlemlerinin yürütülmesi amacıyla Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız’ın yetkilendirilmesinin görüşüldüğü önerge, acil koduyla komisyonlara gönderildi ve meclise ara verildi. Aranın ardından önerge Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan oy birliğiyle, Hukuk Komisyonu’ndan ise oy çokluğuyla kabul edildi.
Mecliste 53 iş makinesi ve aracın alınması için başvurulması planlanan krediye ilişkin komisyon raporu da tartışıldı. Önerge, komisyonlarda oy çokluğuyla kabul edildi.
YENİ Parti Grup Başkan Vekili Alev Koç, krediyle ilgili endişelerini dile getirerek, “İller Bankası bütçeyi hayatta tutan radikal kalemlerden biridir. Siz burada hiçbir koşulda, yani ‘kesinti oranına bağlı kalmaksızın’ ibaresi getirdiğinizde biz tabii ki yine söylüyorum kötü niyetli düşünmemekle birlikte diyelim ki krediler çekildi, bu filo alındı, biz kurdeleleri kestik, havai fişekler patladı, balonlar uçuruldu. 2-3 ay sonra dönüp bize, ben bunun taahhüdünü özellikle Cumhur İttifakı'ndaki arkadaşlarımızdan almak istiyorum. Bana 3 ay sonra gelip bu mecliste ‘150-200 işçi çıkardık. Çünkü İller Bankasındaki kesintinin tamamı bu krediye harcandı’ diyecek misiniz? Bu bir soru önergesidir, yorum değil” dedi.

Yıldız: “Hiç kimse işinden, aşından olmayacak”
Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, Koç’un sorusuna yanıt vererek, “Hiç kimse işinden, aşından çıkarılmayacak. Bu krediyi de biz uzun vadeli, çok düşük faiz oranlarıyla çekiyoruz. Geçen mecliste burada bir meclis üyemizin ifade ettiği üzere yıllardır Çiğli Belediyesine kazandırılamayan 53 tane iş makinesi ve aracın alımı ile ilgili. Sağ olsun Sayın Bakanımız Murat Kurum ve İller Bankası Genel Müdürünün talimatıyla hızlandırıldı ve bu kredi onaylanmak üzere bir meclis kararı alacağız” diye konuştu.
İZBAN’ın 90 dakika uygulaması mecliste gündem oldu
CHP’li meclis üyesi Edibe Tokmak Yılmaz, İZBAN’da 90 dakika uygulamasının yeniden gündeme gelmesini değerlendirerek, “Hepimizin bildiği bir şey var: İzmir'de bir 90 dakika uygulaması vardı. Hatta hepimizin demeyeyim de benim gibi her yere belediye otobüsleriyle ya da toplu taşıma araçlarıyla giden insanların bildiği bir şey bu. 90 dakika uygulaması bir süre önce biliyorsunuz Ulaştırma Bakanlığı'nın ‘Biz sizin payınızı ödeyemeyiz’ ama vatandaşlarımız uzun süre, 90 dakikayı İZBAN'da kullanamadı. Ama her ne hikmetse Cemil Başkan'ın geçmesiyle birlikte bu sabah böyle bir haber gördüm. Doğrusu ne diyeceğimi bilemiyorum. ‘Biz zarar etmemek için zaten vermemiştik’ derseniz çok inandırıcı değil. Zaten toplu taşımada belediyeler para kazanmaz, kâr amaçlı değildir, sübvanse edilir yani desteklenir belediyeler tarafından. Yani bir kent merkezi hükümeti desteklemediği zaman hizmet alamayacak mı? Peki nerede demokrasi, eşit yurttaşlık, bütün haklardan ya da hizmetlerden yararlanma? Bu devlet hepimizin devleti değil mi? Bu bütçe hepimizin bütçesi değil mi? Bunu tarihe not düşün” dedi.
Yılmaz’dan canlı yayın tepkisi
Yılmaz, meclis toplantısının canlı yayınlanmamasına da tepki gösterdi. Yılmaz, konuşmasının devamında, “Bugün buraya geldiğimde canlı yayının olmadığını gördüm. Canlı yayın var mı dedik, ‘Hayır’ dediler. Oysa bunun bir demokrasi gereği olduğunu söylemiştik. Hatta o dönem bir arkadaşımız, ‘Çiğli halkının burada konuşulanları öğrenme hakkı var’ demiştik. Kendisine katılıyorum bütün kalbimle. Bugün ve geçen mecliste ki bu uygulamayı da kınadığımı yine tarihe not düşmek istiyorum, Çiğlilerin bilgisine sunmak istiyorum” ifadelerini kullandı.
Kaner: “İZBAN’ın 90 dakikaya dönmesini başından beri savunuyoruz”
AK Partili meclis üyesi Özgür Kaner ise 90 dakika uygulamasına ilişkin değerlendirmesinde, “İZBAN, yüzde 50 İzmir Büyükşehir Belediyesi ve yüzde 50 Devlet Demiryolları ortaklığıyla işletilen, kâr amacı gütmeyen bir toplu ulaşım kuruluşudur. Geçtiğimiz yıl Cumhur İttifakı meclis üyeleri olarak İZBAN’ın 90 dakika uygulamasından çıkarılmaması gerektiğini savunduk. Çünkü raylı sistemle diğer toplu taşıma araçları arasında aktarma yapan yolcuların bu uygulamadan yararlanması gerektiğini düşünüyoruz. İZBAN yönetiminin, aktarmalı yolculuklardan elde edilen gelirlerin elektronik ödeme sisteminden yeterli düzeyde aktarılmadığı ve yolcu sayılarıyla ilgili tereddütler bulunduğu gerekçesiyle uygulamanın kaldırılmasını talep etmesi üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde yapılan oylamayla İZBAN 90 dakika uygulamasından çıkarılmıştı. Biz de bu karara karşı idari dava açtık ve süreci takip ettik. Bugün gelinen noktada 90 dakika uygulamasına geri dönülmesi, başından beri savunduğumuz görüşün haklılığını ortaya koyuyor. İZBAN’da aktarma süresinin 120 dakikaya çıkarılması yönünde de bir çalışma da gündemde” dedi.
Kaner’den canlı yayın için “teknik sorunlar çözülsün” çağrısı
Meclis toplantılarının canlı yayınlanması konusunda da hassasiyet taşıdıklarını belirten Kaner, “Eğer yayında bir kesinti veya teknik aksaklık yaşanıyorsa bunun derhal giderilmesi gerekiyor. İki yıldır Çiğli’nin kapalı kapılar ardında değil, şeffaf bir yönetim anlayışıyla yönetilmesi gerektiğini savunuyoruz. Meclis üyelerinin sorunlara ilişkin tutumlarının, çözüm önerilerinin ve halkın beklentilerinin herkes tarafından görülebilmesi büyük önem taşıyor. Bu nedenle canlı yayın konusundaki talebimizi yineleyerek teknik sorunların bir an önce çözülmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Koç’tan AK Partili Gökçekaya’ya teşekkür
YENİ Parti Grup Başkan Vekili Alev Koç, meclisteki tartışmalar ve söz hakkı konusuna değinerek AK Partili Murat Gökçekaya’ya teşekkür etti.
Koç, “Yaklaşık 4,5 yıldır bu mecliste görev yapıyorum. AK Parti’de saygı duyduğum, siyasi görüşlerimiz farklı olsa da aklına ve vicdanına güvendiğim isimler var. Bunlardan biri de Hüseyin Çelik’tir. Kendisi, AK Parti’nin temel ilkeleri arasında yoksullukla, yolsuzlukla ve yasaklarla mücadeleyi saymıştır. Ancak mecliste mikrofonun kapatılması, söz hakkının engellenmesi ve önergelerin okunmasına izin verilmemesi bu ilkelerle bağdaşmaz. Bu tür tutumlar hem demokratik anlayışa hem de siyasi kurumların halkla ilişkilerine zarar verir. Alevi inancına mensup biri olarak, cenazelerde ve taziyelerde gösterdiği duyarlılık nedeniyle Murat Gökçekaya’ya teşekkür ediyorum. Ancak Cumhur İttifakı’nın geçmişte meclis çalışmalarına yeterince katılmadığı dönemler de yaşandı. Siyasi temsilin güçlü olması kadar halkla doğru ilişki kurmak da önemlidir” dedi.
“Bir kurum kendi temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa halkın ihtiyaçlarını nasıl karşılayacak?”
Bütçe konusunda da değerlendirmelerde bulunan Koç, belediye tesislerindeki temel ihtiyaçlara dikkat çekti. Koç, “Bütçe yalnızca rakamlardan ibaret değildir; halkın günlük yaşamında hissedilen hizmettir. Belediyenin tesislerinde kahve, soda gibi basit ihtiyaçların karşılanamaması, hatta bazı alanlarda tuvalet kâğıdı bulunmaması bile hizmet kalitesini sorgulamamıza neden oluyor. Bir kurum kendi temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa halkın ihtiyaçlarını nasıl karşılayacak? Ekonomik sorunların insan hayatını nasıl etkilediğini de unutmamalıyız. Geçim sıkıntısı nedeniyle yaşamına son veren emekli polis memurunun yaşadıkları hepimizi düşündürmeli. Bütçe dediğimiz şey, insanların hayatına dokunabilmektir” ifadelerini kullandı.
350 milyon liralık krediye Ankapark örneği
Koç, Atiye İbrahim Yağcı Parkı için gündeme gelen 350 milyon liralık krediyi de değerlendirdi. Ankara’daki Ankapark örneğini hatırlatan Koç, “Ankara’daki Ankapark örneği, kamu kaynaklarıyla yapılan yatırımların ne kadar dikkatli planlanması gerektiğini gösteriyor. Melih Gökçek döneminde yapılan bu park, kamuoyunda büyük tartışmalara konu oldu ve geride kalan dinozor heykelleriyle anılır hâle geldi. Çiğli’de de yalnızca yatırımın maliyetine değil, halka sağlayacağı faydaya ve sürdürülebilirliğine bakmalıyız. Geçmişteki hatalardan ders çıkararak kamu kaynaklarını doğru kullanmalı, Çiğli halkına gerçek anlamda hizmet etmeliyiz” dedi.
Tuncer: “Onur Emrah Yıldız ile birçok kez tartıştım ve sorun yaşadım”
AK Parti Grup Sözcüsü Yeşim Tuncer de meclisteki tartışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Tuncer, Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız ile geçmişte birçok kez tartışma yaşadığını ancak buna rağmen kendisine yönelik hakaret içeren ifadeler kullanmadığını söyledi.
Tuncer, “Daha düne kadar biz de eleştirilerimizi dile getiriyor, gerektiğinde sesimizi yükseltiyor ve tartışıyorduk. Ancak bunları belirli bir seviye ve saygı çerçevesinde yapıyorduk. Alev Hanım’ın az önce dile getirdiği yasakçı zihniyet, söz hakkı vermeme ve ‘Kapa çeneni’ gibi ifadeler konusunda ben de bir kadın olarak önceki dönemde benzer davranışlarla karşılaştım. Madem kadın haklarını savunuyoruz, o zaman neden o dönemde benim hakkımı savunmak için de sesini yükseltmedi? Ben kendi hakkımı elbette kendim savundum ancak bir kadın olarak yanımda durmasını da beklerdim. Ayrıca bir belediye başkanı için ‘taze AK Partili’ gibi ifadeler kullanılmasını doğru bulmuyorum. Bir kişinin siyasi tercihlerini benimsemeyebilir, bazı kararlarını eleştirebiliriz; ancak saygılı olmak zorundayız. Ben Onur Emrah Yıldız ile burada birçok kez tartıştım ve sorun yaşadım. Buna rağmen kendisine hiçbir zaman ‘hain’, ‘düşkün’ ya da ‘onursuz’ demedim. Bu tür ifadeler siyasetin sınırlarını aşan, insanları inciten ve etik olmayan söylemlerdir. Biz burada Çiğli için mücadele ediyoruz. Amacımız, ilçemize nasıl katkı sağlayabileceğimizi ve halkımız için neler yapabileceğimizi ortaya koymaktır” açıklamasını yaptı.
Tuncer’den parti değişikliklerine tepki: “AK Parti’ye geçiş olduğu zaman hainlik oluyor”
Konuşmasının sonunda Cumhuriyet Halk Partisi’nden YENİ Parti’ye geçtiği belirtilen milletvekilleri üzerinden yaşanan tartışmalara değinen Tuncer, parti değiştiren isimlere yönelik söylemlerin sorgulanması gerektiğini ifade etti.
Tuncer, “Cumhuriyet Halk Partisi’nden Yeni Parti’ye geçtiği belirtilen milletvekilleri konusuna da değinmek istiyorum. CHP, yüz yılı aşkın geçmişi olan bir parti. Bu durumda, söz konusu milletvekillerinin neden başka bir partiye geçme kararı aldıklarını da sorgulamak gerekiyor. AK Parti'ye geçiş olduğu zaman hainlik oluyor. Bu yanlış bir söylem, yani burada bir adaletsizlik oluyor. Bunu söylemek istiyorum. Öncelikle iğneyi kendimize batırmamız lazım” ifadelerini kullandı.

Yorum Yazın