Çağatay Güç’ten AK Partili Tugay’a sert sözler: ‘Bugün istifa etmesi gerekir’
YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişinin ardından sürecin perde arkasına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Tugay’la yaklaşık iki aydır görüşemediğini söyleyen Güç, AK Parti’ye geçişin İzmir’de büyük hayal kırıklığı yarattığını belirterek “Kendisinin ‘ben istifa ederim’ diye açıklaması var. Bugün istifa etmesi gerekir” dedi.
- Ege Postası
- 08.10.2026 - 19:16
- Güncelleme: 08.10.2026 - 19:28
HİLAL YAKUT/EGEPOSTASI- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişinin ardından kentte siyasi tartışmalar sürüyor. YENİ Parti İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, düzenlediği basın açıklamasında Tugay’ın AK Parti’ye geçiş sürecine, YENİ Parti’nin gerçekleştirdiği protestolara ve bundan sonraki eylem planlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Güç, Tugay’ın yaklaşık üç ay öncesinden AK Parti ile görüştüğüne dair söylentilerin bulunduğunu, kendilerinin de farklı kaynaklardan bu görüşmelerden haberdar olduklarını öne sürdü.
“Yaklaşık iki aya yakındır görüşme sağlayamadım”
Tugay’la uzun süredir görüşemediğini belirten Güç, “Şimdi 3 ay öncesine kadar başlayan bir süreç bu. Yani o zamandan beri söylentiler çıkıyordu. Görüşüldüğü, görüşülerek sürecin yürütüldüğüne dair birtakım söylentiler çıkmaya başlamıştı. Ve son geçen haftaya kadar neredeyse, iki hafta öncesine kadar hep bu söylentiler bazı arkadaşlarımızca hep yalanlandı” dedi.
Güç, “Biz tabii hem AKP iktidarının içinden gelen bilgilerden, iktidarın içinden gelen bilgilerden hem de çevresindeki bazı insanlardan gelen bilgilerden görüştüğünü biliyorduk. Ama şahısların yalanlamasından dolayı da süreci itidalli yürüttük. Çünkü yani hani orada bir görüşme sağlanıyor ama bizden de uzaklaşmasın, bizden de kendini koparmış gibi hissetmesin diye itidalli yürütmeye çalıştık ve istişare yapmaya çalıştık” ifadelerini kullandı.
Yaklaşık iki aydır Tugay’la iletişim kuramadığını söyleyen Güç, “Yaklaşık ben iki aya yakındır muhtemelen hiç görüşme sağlayamadım. Yani randevu talep ettik, telefonla aradım ulaşamadım. Mesaj da attım görüşemedim” diye konuştu.
“İzmir halkını inanılmaz derecede yaralamıştır”
Tugay’ın AK Parti’ye geçiş açıklamasının İzmir’de büyük tepki yarattığını savunan Güç, “Gelinen noktada dünkü açıklaması gerçekten İzmir'de büyük bir infial yarattı. Neden? Çünkü önüne bir metin konulmuş İletişim Başkanlığı tarafından ve bugüne kadar, tam o güne kadar olan bütün açıklamaların tam tersi bir konuşma metni” dedi.
Güç, Tugay’ın açıklamasının İzmir halkında büyük hayal kırıklığı yarattığını belirterek, “İzmir halkını inanılmaz derecede yaralamıştır konuşması. Yani böyle devasa devasa böyle şey övücü cümleler, hiç mahcubiyet olunmaması, mahcubiyetin olmaması, yani üzüntünün yaşanmaması... Sonuç itibarıyla bu kente, bu kentin seçmenine yapılan resmen bir ihanettir” ifadelerini kullandı.
“Bu sadece belli bir zümrenin değildi”
Tugay’ın CHP’den aldığı oylarla Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğini belirten Güç, “Çünkü bu kentin sol kesimi dediğimiz, sosyal demokrat dediğimiz, Atatürkçü dediğimiz, Cumhur İttifakı'nın, Cumhur İttifakı'na oy vermeyen kesimlerin oylarıyla Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmiş birisi. Bu sadece belli bir zümrenin de değildi. Bir uzlaşıyla sonuçta Büyükşehir Belediye Başkanı oldu ve o uzlaşıyla sağlanan belediye başkanlığı makamını hiç oy vermemiş bir partinin bütün yetkisini onlara bıraktı” dedi.
“Fon krizi sonrası gündem değiştirilmek istendi”
Güç, Tugay’ın AK Parti’ye geçiş tarihinin de fon krizinin ardından seçildiğini öne sürerek, “Şu anda bu sürecin bugün yapılmasının bir nedeni var. Daha önceden de geçebilirdi, o zamanlar da bilgiler geliyordu. Bu fon krizi patlak verdikten sonra gündem değiştirme pozisyonuna girdiler” dedi.
Fon krizinin yüz binlerce kişiyi etkilediğini savunan Güç, “Çünkü fon krizi 450-500 bin insanı doğrudan etkileyen bir, çok 1 trilyona yakın, 1 trilyon TL'ye yakın paranın hiç edildiği, kayıp, çünkü fon çöktü. Ve böyle insanlarımızın işte kredi çekip girdiği veya kendi bütün yatırımlarını koyduğu büyük bir krizin tam ortasında bu gündem değiştirilmek istendi” ifadelerini kullandı.
Güç, “Bunun bir amacı vardı, o yüzden dünü seçtiler ve açıklamasının infial yaratacak şekilde, açıklamasının hazırlanmasının da bence, bizce bir nedeni var. Bilerek yapıldı, bilerek gündem değişsin, o ‘Neden bu açıklamalar yapıldı, nasıl yapabilir?’ gibi konuşmalar yapılsın diye yapıldı” diye konuştu.
“AKP iktidarı ilk seçimde gidecek”
AK Parti iktidarına yönelik eleştirilerini sürdüren Güç, “Bakın ben geçen de söyledim: AKP iktidarı gidici. Bu kesin. Bu arkadaşlar batan geminin birer mensubu. AKP iktidarı ilk seçimde gidecek. Bu kesin, %100. Bütün anketlerde Yeni Parti'nin birinci parti olduğunu herkes görüyor” dedi.
Güç, yaşananların parti içerisinde bir kırılma yaratmayı amaçladığını savunarak, “Burada amaç şu: Burada bir kırılma yaratmak. Parti içerisinde duygusal bir ‘İşte yahu bu işi kıralım, duygusal anlamda birlikteliği çökertelim’ anlamında bir planlama yapıyorlar ama bir türlü işlemiyor. Çünkü biz birlikteliğimizi, mücadelemizi büyütmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“İzmir abluka altına alındı”
YENİ Parti’nin gerçekleştirdiği yürüyüşe de değinen Güç, eylemin İzmir’e yakışan bir yürüyüş olarak planlandığını belirterek, “Çarşamba günü de biz Yeni Parti olarak bir yürüyüş yapmak istedik. Aydınlık bir Cumhuriyet yürüyüşü yapmak istedik. Yani İzmir'e yakışan, İzmir değerlerimizi yansıtan bir yürüyüş yapmak istedik” dedi.
Valilikle yürüyüş konusunda iletişim kuramadıklarını söyleyen Güç, “Ancak öyle bir hal aldı ki İzmir'deki durum, İzmir abluka altına alındı. Bakın ben biraz önce oradan geçtim, şeyin fuarın etrafı, Kültürpark'ın etrafı komple çevrilmiş durumda. Yaklaşık 6 tane TOMA, her kapıda ikişer tane TOMA bekliyor. Yani İzmir'de büyük bir böyle OHAL ilan edilmiş halde, İzmir gergin bir şekilde bekliyor” ifadelerini kullandı.
Güç, Vali ile yaptığı görüşmeyi de aktararak, “Bir gün önce Vali Bey'le görüştüm. Vali Bey dedi ki: ‘İzmir'de yürüyüş yapamazsınız.’ dedi. Ben dedim yani ‘Hani neden yürüyüş? Daha önce her her yerde yürünürken ne değişti?’ dedim. ‘Yürüyemezsiniz, öyle bir karar aldık.’ dedi. Dedik ki ‘Bu bizim en demokratik hakkımız, yürümek istiyoruz.’ dedik ama izin vermedi” diye konuştu.
“Dünkü bütün eylemlerin hepsi planlıydı”
Güç, yürüyüş sırasında farklı güzergâhlar belirlediklerini belirterek, “Biz 3 plan yaptık arkadaşlar. Bunların hepsi, dünkü yapılan bütün eylemlerin hepsi planlıydı” dedi.
Yaşananlar sırasında grubu farklı güzergâhlara ayırdıklarını anlatan Güç, “Biz de dedik ki: Bu planı uygulayacaklar çünkü yani 5 bine yakın polis vardı. O polisle birlikte dağıtacaklardı diye tahmin ettik biz ve grubu biz ikiye böldük ama sonradan üçe bölündüğünü öğrendik” ifadelerini kullandı.
Güç, yürüyüş sırasında kendisini de sivil polislerin takip ettiğini öne sürerek, “Benim etrafımda gün içerisinde neredeyse hiç polis eksik olmadı. Sivil polisle beraber gezdik, yani böyle bana şey eşlik eder gibi geziyordu. Kamera camera şurada duruyordu, ne konuşursak çekiyorlardı” dedi.
“Bugün istifa etmesi gerekir”
YENİ Parti’nin siyah çelenk ve tabutla gerçekleştirdiği protestoya ilişkin konuşan Güç, “Bunların bir amacı var arkadaşlar. Şimdi bir insan öldüğü zaman şey bırakılır, yani çelenk bırakılır ama siyaha döndüğü zaman bu anılma şeyi, yani nefretle anılma unsurudur. Normalde birisini anmak için kırmızı karanfil bırakırsın ama burada ölü karanfili bırakmışsın, bunun siyasi ölü olduğu, tabut bırakmanın siyasi bir mevta olduğu, siyah çelengin klasik olarak bırakılması gerektiği...” ifadelerini kullandı.
Tugay’ın geçmişte yaptığı açıklamalara da değinen Güç, “Ama şunu herkes biliyor, İzmir'deki bütün halk biliyor. Dünkü yaptığı açıklama buradaki değerler açısından, İzmir'in değerleri açısından büyük bir yıkım olmuştur. Ve kendisinin, yani kendisinin açıklaması var ‘ben istifa ederim’ diye. Bugün bugün istifa etmesi gerekir” dedi.
Güç, Tugay’ın geçmişteki sözlerini hatırlatarak, “Çok ağır sözler var bakın arkadaşlar, ben bu sözleri söyleyemem. Yani ‘annem beni evlatlıktan reddeder’, işte ‘arkadaşlarım yüzüme tükürür’... Bunlar ağır laflar. Bu lafları yiyip bunu yapmak büyük bir sorun demektir yani” ifadelerini kullandı.
“İzmir’in damarına basıyorlar”
AK Parti tarafından yayımlandığını söylediği videoya da tepki gösteren Güç, “Şimdi gelinen noktada AKP iktidarının yaptığı bir video var, gördünüz. Yani resmen bizim damarlarımıza damarlarımıza basıyorlar yani. İzmir halkının damarına damarına basıyorlar. İzmir çöplük... çöplük gibi gösteriyorlar” dedi.
Güç, “İzmir'de yaşamayan insanlar İzmir'i bilemez arkadaşlar. O İzmir'deki merkezî hükümetin yarattığı sorunu, kendi çözmesi gereken sorunu, prim sorunuymuş gibi gösterip, İzmir'in dağlarında çöpler yok; İzmir'in dağlarında bizim bu şehitlerimizin kanı var” ifadelerini kullandı.
“İzmir’de yerel yönetim anlamında bir eksiğimiz yok”
İzmir’in sorunlarının yerel yönetimden ziyade merkezi hükümet politikalarıyla ilgili olduğunu savunan Güç, “İzmir'de yerel yönetim sorunu var arkadaşlar. Bakın, İzmir Büyükşehir Belediyesi 500 bin insana sosyal yardım yapıyor. İlçe belediyeleri 500 bin insana sosyal yardım yapıyor. Toplam 1 milyon kişiye İzmir'de sosyal yardım yapılıyor” dedi.
Güç, “İzmir'de yerel yönetim anlamında bir eksiğimiz yok. İzmir'de AKP hükümetinin yapmadığı eksiklikler var bizim kafamızda. İzmir'deki sorun yoksulluk sorunu. İzmir'deki sorun barınma sorunu, işsizlik sorunu. Gençlerin ve çalışan işçilerin aldığı maaşıyla geçinememesi sorunu. Gelecek kaygısı sorunu, okuyan insanların iş bulamaması sorunu. Sorun bunlar. Bunlar merkezî hükümetin yapması gereken işler” ifadelerini kullandı.
“İzmir’in sorunlarıyla ilgilenmeyen iktidar çözemez”
İzmir’e yapılan yatırımlar üzerinden de eleştirilerde bulunan Güç, “İzmir'de hiçbir yatırım yapmadan merkezî hükümet bir başarı sağlayacağını zannediyor” dedi.
Körfez, çevre yolu ve İZBAN üzerinden örnekler veren Güç, “Bakın, körfez temizliği dediğimiz temizliği normalde bakanlık yapması gerekiyor. Yerel yönetimlerin de geçen sene 10 milyar, 15 milyar... 10 milyardan fazla şey, para harcanarak temizlenmeye çalışılıyor. Normalde ikinci çevre yolunu yapmaları gerekiyordu, ikinci çevre yolunu yapmadılar. İZBAN'ın 12 milyar TL borcu var. Bu borcu ‘batsın da İZBAN, batsın da İZBAN işletilmesin’ diye hiçbir borç ile ilgili hiçbir yapılandırmayı yapmıyorlar” ifadelerini kullandı.
Güç, sözlerini YENİ Parti’nin bundan sonraki siyasi çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerle tamamladı:
“İzmir'in sorunlarıyla ilgilenmeyen bir iktidar, İzmir'deki yerel sorunları da çözemezler. Dolayısıyla bundan sonraki sürecimiz bizim gerçekten burada yerel yönetim anlamında da, merkezî hükümet anlamında da doğru yönetilmesine yönelik yapacağımız siyasi eylemler ve siyasi çalışmalar üzerine olacaktır. Biz halkımızla, milletimizle bir olmaya devam edeceğiz. İzmir tarihin en büyük oyunu alacaktır Yeni Parti açısından. Biz bundan eminiz, çünkü örgütlerden eminiz. Yani şu anda 70 bine yaklaşmış bir üye sayısı var ve bunun yarısından fazlası online üye. Bu bir duygusal bir bağdır. Bu, birliğimize olan inançla alakalı bir şeydir. Ve bundan sonraki süreç AKP iktidarı açısından çok pozitif gitmeyeceğini herkesin bilmesi gerekiyor.”
“Hangi sokakta kaç TOMA var, önceden tespit ettik”
Dünkü eylemler öncesinde detaylı bir planlama yaptıklarını söyleyen Güç, “Biz belli aşamaları önceden planladığımız için biz onları aştık. Plansız bir şekilde yapsaydık onlar yaşanabilirdi ama bizim amacımız değildi. Şehirde bunu duyurabilmekti, şehri yanımıza alabilmekti” dedi.
Güç, güvenlik önlemlerine ilişkin ise “Hangi sokakta kaç tane TOMA var, nerede Çevik Kuvvet polisler pozisyon alabilir diye arkadaşlarımızla beraber gezdik biz. Dün de yani dün biz üç defa gezdik alanı” ifadelerini kullandı.
“İzmir halkının tepkisi yoğunlaştı”
Eylem sırasında vatandaşların da yürüyüşe katıldığını belirten Güç, “Biz buradan çıktığımızda partililerle çıktık ama biz şurada yürürken neredeyse üç katına çıktık. Basmane yolunda yürürken arkadaşlarımız Kılınç Şehitler'e girdiği zaman iki üç katına çıktılar. Dolayısıyla burada halkın tepkisinin de yoğunlaştığı bir şey, eylemlilik oldu” diye konuştu.
“Mecliste gerekli tavrı alacağız”
Önümüzdeki hafta yapılması beklenen Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısına ilişkin de konuşan Güç, YENİ Parti grubunun süreci istişareyle yürüttüğünü söyledi.
Güç, “Meclis çoğunluğu bizde şu anda. Cumhur İttifakı'nda olan arkadaşlarımız da var. Yani onlarla birebir diyaloglarımız devam ediyor” dedi.
Cemil Tugay’ın “şehri yeniden oluşturacağız” yönündeki sözlerine de değinen Güç, bu ifadenin kendilerinde soru işareti oluşturduğunu belirterek, “O ranta yönelik bir söz gibi geldi. Herkes öyle algıladı İzmir'de. O planlarla ilgili, planlamayla ilgili bir kafalarını öyle bir şey varsa arkalarında, onunla ilgili biz mecliste gerekli tavrı alacağız” ifadelerini kullandı.
“İzmirliler bu karardan mutlu” açıklamasına tepki
AK Parti İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan’ın “İzmirliler bu karardan çok mutlu, biz anketlerde de sokakta da bunu görüyoruz” yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine Güç, bu değerlendirmeye katılmadığını söyledi.
Güç, “O arkadaşlar sokağa çıkmadığı için tabii bilmiyorlar sokak anketini” dedi.
AK Parti’ye geçen isimlere yönelik de eleştirilerde bulunan Güç, “Daha düne kadar birbirlerine ağır laflar eden insanlar, hakaret eden insanlar bir araya gelmesi de aslında toplum açısından çok da ahlaki bulunmuyor” ifadelerini kullandı.
“Gönüllerde açtıkları yarayı kapatamazlar”
Güç, siyasi geçişlerin toplumda karşılık bulmadığını savunarak, “Onları kapatabilirler de şu insanların gönlünde açtıkları yarayı kapatma şansları yok. Yani bu saatten sonra ilk seçimde gideceklerini biliyorlar” diye konuştu.
“Ben istifa et demiyorum, gereğini yapmasını istiyorum”
Cemil Tugay’ın istifa etmesi yönündeki çağrısının hatırlatılması üzerine Güç, bunun kendi sözü olmadığını, Tugay’ın geçmişte yaptığı açıklamalara işaret ettiğini belirtti.
Güç, “Etmiyorum, kendi söyledi. Ben etmiyorum” derken, devamında şu ifadeleri kullandı:
“Hayır, ben gereğini yapmasını davet ediyorum. Çünkü o ilk söyledi bunu. Yani ben ona ‘Sen bu işi yaptın, istifa et’ demiyorum. O zaten yapması gerekeni yapması gerekiyor. Anlatabildim mi? O söyledi bunu.”
“Bu süreç AKP iktidarının baskılarıyla ortaya çıkarılmaya çalışılan bir süreç”
Siyasi geçişlerin nedenlerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Güç, “Şimdi arkadaşlar, bu süreç Cemil Tugay’ın, Uğur İnan’ın veya İl Başkanı'nın süreci değil. Yani bu süreç AKP iktidarının baskılarıyla ortaya çıkarılmaya çalışılan bir süreç” ifadelerini kullandı.
Güç, bazı kişilerin psikolojik baskı nedeniyle, bazı kişilerin ise varsa dosyaları nedeniyle geçiş yaptığını öne sürerek, “Ya da o baskı kurulan arkadaşlara ‘Sizi hapse atarız, siz hapiste kalırsınız, işte bu belediye elinizden alınır’ gibi tavırlarla psikolojik baskı yapılıyor. İkisi de tehlikeli bir şey” dedi.
“Siyasi ahlak yasası çıkmadan bu işin düzelme şansı yok”
Güç, siyasi parti değişiklikleriyle ilgili “siyasi ahlak yasası” vurgusu yaparak, “Burada bir kere siyasi ahlak yasası çıkmadan bu işin düzelme şansı yok” dedi.
YENİ Parti’nin önümüzdeki süreçte çalışmalarını sürdüreceğini belirten Güç, eylemlerin de plansız şekilde gerçekleştirilmeyeceğini söyledi.
“365 gün eylem bir kavramdı”
Güç, Tuncay Özkan’ın daha önce dile getirdiği “365 gün eylem” açıklamasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
“Eylemlilik sadece alana çıkıp eylemlilik olmaz. Eylemlilik farklı alanlarda mücadeleyle olur” diyen Güç, YENİ Parti İzmir İl Başkanlığı olarak eylemleri planlı şekilde sürdüreceklerini belirtti.
Güç, “Biz her şeyi planlı yaparız. Plansız bir adım atmaya hakkımız yok. Atarsak boşa düşeriz” ifadelerini kullanarak, gerçekleştirilen son eylemin de önceden planlandığını söyledi.
“Yani bu İzmir halkının tepki verdiğini gördü Türkiye. Bütün basınımız gördü” diyen Güç, bundan sonraki süreçte de eylemlerin planlı şekilde devam edeceğini belirtti.
Yorum Yazın