İYİ Parti’den AK Partili Tugay Protestosu: 'İzmir’in iradesi bir rozet töreninde devredilemez'
İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişinin ardından basın mensuplarıyla bir araya geldi. Doğan, Tugay’ın geçmişte AK Parti’ye yönelik sözlerini hatırlatarak “Ne değişti?” diye sordu ve “Bir belediye başkanını aldınız, İzmir’i değil” dedi.
- Ege Postası
- 08.10.2026 - 11:23
- Güncelleme: 08.10.2026 - 14:33
HİLAL YAKUT/EGEPOSTASI- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişinin ardından kentte siyasi tepkiler sürüyor. Dün YENİ Parti önderliğinde başlayan yürüyüş ve siyah çelenkli protestonun ardından bugün İYİ Parti İzmir İl Başkanı Ülkü Doğan, basın mensuplarıyla bir araya geldi. Doğan, Tugay’ın geçmiş yıllarda AK Parti’ye yönelik sarf ettiği sözleri gündeme getirerek “Ne değişti?” sorusunu yöneltti.

“Bir belediye başkanını aldınız, İzmir’i değil”
Doğan, Tugay’ın AK Parti’ye geçişinin İzmir’in siyasi tercihinin değiştiği anlamına gelmeyeceğini belirterek, “Yani dün acaba İzmir'de sandık kuruldu, yaklaşık 4 milyon seçmen sandığa gitti, AK Parti'ye oy kullandı da AK Parti seçimi kazandı da bizim haberimiz mi yok? Ya da İzmir'i İzmir yapan bütün güzellikleri, bütün değerleri, insanları bir yere gitti de İzmir'i biz kayıp mı ettik? Bu açıdan gerçekten hayretle izliyorum. Bakın, ya dün olan şey çok basit. Bir kişiye rozet takıldı aslına bakarsanız. Bir belediye başkanı seçildiği partiden ayrıldı, AK Parti'ye geçti. Yanında belki üç beş kişi daha gider, hepsi bu. Bir belediye başkanını aldınız, İzmir'i değil” dedi.
Doğan, “Siz bu transferle de İzmir'i kazandık olarak görüyorsanız, aslında dün de bugün de İzmir'de neden seçim kaybettiniz çok açık ortadadır. Çünkü İzmir'i, İzmirliyi, İzmir'in hassasiyetlerini hiç tanımamış, hiç öğrenememişsiniz” ifadelerini kullandı.
“İzmir’in iradesi bir rozet töreninde devredilemez”
İzmir’in siyasi tercihinin belediye başkanının parti değiştirmesiyle değişmeyeceğini savunan Doğan, “Çünkü bir şehrin siyasi tercihi, belediye başkanının parti değiştirmesiyle kendiliğinden değişmez o arka planda. İzmir'in iradesi de bir rozet töreninde devredilemez. O yüzden size şunu söylemek istiyorum: Belediye başkanı sizin olsun, zaten İzmirli pek de sevmiyordu ama İzmir İzmirlinindir” diye konuştu.
“İnsan soruyor tabii, ne değişti?”
Tugay’ın geçmişte AK Parti’ye yönelik sözlerini hatırlatan Doğan, “Daha birkaç ay öncesinde Meslek Fabrikası önünde yaşananları hiçbirimiz unutmadık. Orada Sayın Tugay, AK Parti'ye ‘Bundan sonra sizin korkulu rüyanızım’ demişti. Hatta ‘İçimdeki savaşçıyı göreceksiniz’ demişti, gördük. Taraf değiştirmeyi ‘etik değil’ olarak söylemişti. AK Parti'ye geçme ihtimalinin ‘milyonda bir olduğunu, milyonda bir bile olmadığını’ söylemişti. Bugün ise eleştirdiği partinin rozetini taşıyor. İnsan soruyor tabii, ne değişti?” dedi.
Doğan, AK Parti yönetiminin ve milletvekillerinin de geçmişte Tugay’a yönelik “beceriksizliğini” vurgulayan söylemleri olduğunu belirterek, “Yani o rozet takılınca bir anda ‘beceriksiz’ buldukları belediye başkanı İzmir için büyük bir kazanım mı oldu? Bunun da nedenini sorgulamak gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Seçmenin iradesi siyasi partiler arasında pazarlık konusu değil”
Siyasi transferlere de tepki gösteren Doğan, “Mesele, sandıktan çıkan iradenin seçimden sonra siyasi transferlerle değiştirilmek istenmesidir. Seçimlerde vatandaşın önüne biliyorsunuz farklı tercihler, farklı siyasi partiler, farklı vaatler konuluyor ve vatandaş bir tercih de bulunuyor. Ama sonra seçim bitiyor, o tercihleri çöpe atıyoruz ve genel merkezlerde yapılan görüşmelerle o siyasi irade değiştirilmek isteniyor. O zaman soruyorum, sandığın ne önemi kaldı? Anlamı ne?” dedi.
Doğan, “Biz İYİ Parti olarak işte tam da buna karşıyız. Çünkü seçmenin iradesinin, siyasi partiler arasında el değiştirecek bir pazarlık konusu olmadığını söylüyoruz. Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun dediği gibi: ‘Seçmenin iradesi ciro edilemez. Sandıkta kazanamadığınız iradeyi, Ankara'da rozet takarak hiç kazanamazsınız’” ifadelerini kullandı.
“Devletin imkanlarından yararlanmanın şartı rozet takmak mıdır?”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İzmir’e destek açıklamalarına da değinen Doğan, “Bir de Sayın Cumhurbaşkanı'nın sosyal medya paylaşımında İzmir'e destek açıklamaları var ve İzmir'e bütün imkanlarıyla destek verileceğini söylüyor. O zaman şunu da sormak gerekiyor: Sayın Cumhurbaşkanı, bu imkanlar bugüne kadar neredeydi? İzmir'in pek çok sorunu var; işte körfez kirliliği, ulaşım, altyapı vesaire vesaire. Şimdi belediye başkanının yakasına rozet takıldı diye İzmir yeni imkanlara, sunumlara kavuşacaksa, burada da cevaplanması gereken ciddi bir soru var: Devletin imkanlarından yararlanmanın şartı, iktidar partisinin rozetini takmak mıdır?” dedi.
Doğan, “Biz İzmir'e yapılacak her doğru yatırımı, her projeyi, her hizmeti alkışlarız, yanında oluruz. Ama kamu kaynaklarının siyasi tercihlere göre dağıtılmasına da karşıyız. Devletin kaynakları bir siyasi partinin seçim kampanyası bütçesi değildir” diye konuştu.
“Cemil Tugay’ı yakından takip edeceğiz”
Belediye yönetiminin sorumluluğunun da devam ettiğini belirten Doğan, “İzmir'in hizmet bekleyen pek çok sorunu var, işte biraz önce saydıklarım. Bu sorunların da bundan sonra çözümünü de takip edeceğiz. Şunu iyi bilin: Biz bugünden sonra, bundan önce yaptığımız gibi ama bugünden sonra daha da fazla, AK Parti rozeti taktıktan sonra Cemil Tugay'ı yakından takip edeceğiz. İhaleler nasıl veriliyor? Nereler imara açılıyor? Hangi krediler bugüne kadar onaylanmamışken bundan sonra onaylanacak? Bütün bunları sıkı bir şekilde takip edeceğiz ve kamuoyuyla da paylaşacağız” ifadelerini kullandı.
Belediye çalışanlarına da değinen Doğan, “Keza belediyede çalışan personelin, alın teriyle evine ekmek parası götürmeye çalışan emekçi kardeşlerimizin de yanındayız. Belediyeler hiçbir partinin iş ve işçi bulma kurumu değildir. Orada yapılacak her türlü haksız işten çıkarmanın da bizzat karşısında olacağımızı da şimdiden söylemek isterim” dedi.
“Bu kişiyi İzmir’in önüne kimin koyduğuna da bakmak lazım”
Doğan, Tugay’ın aday gösterilmesi sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, “Değerli basın mensupları, tabii bu yaşananların sorumluluğunu sadece Sayın Tugay'a ya da AK Parti'ye yüklemek yetersiz kalır. Bu yaşananların sorumlularını aynı zamanda bu belediye başkan adaylarını İzmir'in önüne koyanlara da sormak zorundayız. Şimdi bu, bugün bu transferlere tepki gösterenlere bakıyorum, 2020 öncesinin, en son İYİ Parti'den ayrılıp Cumhuriyet Halk Partisi'ne geçen bir milletvekili de vardı. Umarım bugün parti değiştirmenin yalnızca size doğru yapıldığında siyasi bir tercih, sizden başka bir partiye doğru gittiğinde ihanet sayılamayacağını anlamışsınızdır” ifadelerini kullandı.
Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun siyasi transferlere ilişkin daha önce yaptığı uyarıları hatırlatan Doğan, “‘Bu kapıyı açmayın’ demişti. Çünkü siyasette transferleri normalleştirirseniz, açtığınız o kapı tek yönlü çalışmaz. Bugün, o kapıdan size dün o kapıdan size gelenler olurdu, işte bugün de o kapıdan çıkıp giderler” dedi.
“İzmir’in önüne neden aday olarak konulduğunu da konuşmak gerekir”
Doğan, sözlerini Tugay’ın aday gösterilme sürecine ilişkin eleştirileriyle sürdürerek, “Bu kişiyi, Sayın Tugay'ı, İzmir'in önüne aday olarak kimin, hangi ölçütlerle çıkardığına da bakmak lazım. Sayın Özgür Özel'in bir yapay zeka açıklaması vardı, anlaşılan o ki yapay zeka pek işe yaramamış. Yıllardır İzmir'in siyasi tercihlerini garanti görmenin, aday belirlerken liyakati ve kent yönetimindeki yeterliliği ikinci plana atmanın sonuçlarını hep birlikte bugün görüyoruz. İzmirli ve İzmir, bir siyasi partiye duyduğu yakınlık nedeniyle yetersiz hizmetlere razı olmak zorunda değildir” dedi.
Bir belediye başkanının aday gösterilmesinin yalnızca parti yönetimlerinin kararıyla ilgili olmadığını belirten Doğan, “Bir belediye başkanının aday gösterilmesi yalnızca parti yönetimlerinin kararıyla ilgili değildir. O kararın sonuçları bugün olduğu gibi bütün bir şehri bağlar. Bu nedenle bu adayları belirleyenlerin de seçmene karşı bir siyasi sorumluluğu vardır. Bugün yalnızca Cemil Tugay'ın neden gittiğini değil, onun neden İzmir'in önüne aday olarak konulduğunu da konuşmak gerekir” diye konuştu.
Doğan, açıklamasının sonunda, “Artık İzmir'in önünde iki ayrı siyasi hesap var: Birincisi, yıllardır İzmir'in kendisine verdiği siyasi desteği garanti sayıp aslında İzmirlinin hassasiyetlerini bilen, İzmir'in kendi, İzmir'e özgü hassasiyetlerini kullanan bunu garanti görüp bu şehrin sorunlarını çözmekte yetersiz kalanlara; ikincisi de yıllardır İzmirlinin sandıkta vermediği siyasi yetkiyi bugün transferlerle elde ettiğini düşünenlerdir. İzmir'in oyunu garanti görenlerle, İzmir'i transferlerle kazandığını sananların ortak yanılgısı aynıdır: İzmirliyi hesaba katmamak” ifadelerini kullandı.
“Okullarda silah sesleri yükseliyorsa herkes hesabını vermeli”
Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçişini İYİ Parti adına değerlendiren Doğan, ülkenin bu tür gündemlerle "göz ardı" edilen asıl gündemlerine de değindi. Ülkü Doğan, son dönemde okullarda yaşanan olaylara ilişkin Milli Eğitim Bakanı’na istifa çağrısında bulunarak, “Son dönem okullarda biliyorsunuz, okullar açılalı daha bir ay olmadı ama çok acı, çok vahim olaylar yaşadık. Milli Eğitim Bakanından bir istifa bekliyoruz ama bütün bu olaylardan sonra. Çocuklarımızın dersini dinlemesi gereken yerde silah sesleri yükseliyorsa, burada herkesin sorumluluğunu bilmesi ve bunun hesabını vermesi gerekir” dedi.
“Tarım politikalarında iflas yaşanıyor”
İncirde açıklanan taban fiyat üzerinden iktidarı eleştiren Doğan, geçen yıl 300 lira olan 1. kalite incirin bu yıl 250 lira olarak açıklandığını belirterek, “Geçen sene 1200 lirayla toplattığı inciri bu sene 2000 liranın üzerinde bir fiyatla toplatmış. Yani %83'lük bir artışla toplatmış ama fiyatlar %17 düşmüş. İzmir'in en stratejik, en önemli tarım ürünlerinin tamamında tarım politikaları iflas etmiştir” dedi. Doğan, “Türkiye gibi, İzmir gibi bu kadar zengin, bu kadar bereketli topraklara sahip bir ülkede tüketici gıdaya ulaşamıyorsa, üretici zararını çıkaramayıp ürününü dalında bırakıyorsa, o ülkede artık tarım politikası iflas etmiştir” diye konuştu.
“Adalet herkes için eşit uygulanmalı”
Ekonomik sıkıntılarla birlikte Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki iddialara da değinen Doğan, “Bir tarafta ay sonunu getiremeyen milyonlarca vatandaşımız var. Hepimiz geçinemiyoruz bildiğiniz gibi. Asgari ücretle temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor, açlık sınırının altında yaşıyor. Fakat bir yandan da bir eski bakan var. Hakkındaki iddialar çok vahimdi. 2 milyarın üzerinde bir kazanç sağladığı iddia ediliyordu 4 ay içerisinde” dedi. Fon krizine ilişkin de konuşan Doğan, “Sayın Cumhurbaşkanı ‘Fon krizinde sorumlulardan hesap sorulacak’ demişti. Ama biz Türk milleti olarak, Sayın Genel Başkanımızın dediği gibi, ‘helalleşmek’ istemiyoruz; biz hesaplaşmak istiyoruz. Biz bu fon krizine karışan herkesin tek tek çıkıp milletin huzurunda hesap vermesini istiyoruz. Kimsenin makamı bu hesabı vermekten muaf değildir” ifadelerini kullandı.
“İzmirliye soracağız”
Dünkü gelişmelerin ardından İzmir’in iradesinin yok sayıldığını savunan Doğan, İYİ Parti olarak 30 ilçede stant kurarak İzmirliye siyasi transferler ve belediye başkan adaylarının belirlenmesi konusunda görüşlerini soracaklarını söyledi. Doğan, “İzmirli, belediye başkan adaylarının nasıl seçilmesini istiyor? İzmirli, siyasi parti transferlerinin, bu nerede, hangi makamda olursa olsun, ister milletvekili ister belediye başkanı, parti değiştirmeleri hakkında ne düşünüyor? diye soracağız ve bize söylemek istediklerini soracağız. 30 ilçemizin tamamında stantlarımızdayız. İzmirli hemşehrilerimizin stantlarımıza yoğun ilgi göstererek bu soruları cevaplayacağını biliyoruz. Sonuçları da kamuoyuyla paylaşacağız. Bundan sonrasında da biz İzmirliyle birlikte İzmir için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
“Kişinin beyanı esastır bizim için”
Açıklamasının sonunda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Doğan, İzmir'den başka belediye başkanlarının AK Parti’ye geçmek için görüşmeler yaptığı yönündeki iddialara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Doğan, “Sayın Cemil Tugay için de biliyorsunuz bu iddialar soruldu. Ben yine aynı şeyi söyledim: Kişinin beyanı esastır bizim için. Gerçek esas olmadığını da dünkü olaydan sonra görmüş olduk ama ben bir insan geçmeyeceğini söyledikten sonra onun beyanını esas almanın doğru olduğunu düşünüyorum. Bu iddialar bizim de kulağımıza geliyor. Hatta bu iddiaları güçlendiren birtakım somut iddialar da dile getiriliyor.” dedi.
“Bir ziyaret teklifinde bulunulmadı”
CHP İzmir İl Başkanı Utkü Gümrükçü'nün "ortak akıl turu" ziyaretlerinde kendisine de ziyaret teklifi gelip gelmediği yönündeki sorusuna Doğan, “Yani bir ziyaret teklifinde bulunulmadı çünkü gündemimiz çok yoğundu. Bir de cenazem vardı geçtiğimiz hafta içerisinde. Burada da değildim, dolayısıyla bu, böyle bir görüşme gerçekleşmedi. Ama hani bu bizim, sadece bizim fikrimiz ya da sadece bizim ufkumuzda olan bir durum da değil. Fakat görüşmeyi değerlendiriyoruz." yanıtını verdi.
“Umarım bu eylemlerin şiddeti artmaz”
YENİ Parti’nin düzenlediği eylemlerde polis müdahalesi yaşanmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Doğan, “Umarım bu eylemlerin şiddeti artmaz. Sonuç itibarıyla insanlar barışçıl protesto haklarını, barışçıl yöntemlerle kullandıkları sürece aslında bu anayasal bir güvence altındadır. Ama burada insanların sokağa dökülmesi, sokakta birtakım olumsuzlukların yaşanması, yani emniyet güçlerimizle vatandaşların karşı karşıya getirilmek zorunda kalması bizim için hoş şeyler değil. İzmir'in bunlarla da anılmıyor olması gerekir. Aslına bakarsanız sokağa çıkılmadan önce yapılması gerekenler yapılmış olsaydı dün bu tablo yaşanmazdı. Cumhuriyet Halk Partisi'nin bölünmesi ve giderek sertleşen bir İzmir'de ne yazık ki bu tartışmaların odağına dönüşmüş durumda. Bir hem bir il başkanı olarak hem bir İzmirli olarak karşı şehirde emniyet güçleriyle vatandaşların karşı karşıya getirildiğini görmek istemem. Bu eylemlerin de sürmeyeceğini biliyorum. Bu bir partinin eylemi. Ama o parti mensuplarının önce bu adayları seçerken yanlış yaptıklarını kabul etmesi gerektiğine inanıyorum. Yani İzmirliye de bu konuda hesap vermeleri gerekir” ifadelerini kullandı.
“Önemli olan isimler değil, zihniyet”
Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun süreci takip ettiğini belirten Doğan, “İkinci konu, Genel Başkanımız İzmir milletvekili aynı zamanda, kendisiyle de bu süreci takip ediyoruz. Yani bu transfere sadece bir Cemil Tugay'ın AK Partiye geçişi olarak değerlendirmemek lazım. Burada tek önemli olan isimler değil, önemli olan zihniyet. Yani İzmirli seçmenin iradesinin yok sayılması, bir rozet değiştirilerek İzmir'in kazanıldığı hüsnüvesi, diğer taraftan da İzmirliye ceketimizi assak kazanır kibriyle bugünlere kadar hizmetliğe mahkûm edip, hizmetliğe mahkûm edip gelinen bu nokta." dedi.
Yorum Yazın