Dolar 45,3532
%0.24
Euro 53,5211
%0.56
Altın 6.875,620
%0.87
Bist-100 15.063,00
%0.15

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
CHP'li Özlale'den NEO TV'de İYİ Parti'li Özel'e çarpıcı yanıt: Acemiliğine veriyorum! 'Meslek Fabrikası' çıkışı: İyi niyet aramam

CHP'li Özlale'den NEO TV'de İYİ Parti'li Özel'e çarpıcı yanıt: Acemiliğine veriyorum! 'Meslek Fabrikası' çıkışı: İyi niyet aramam

CHP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, NEO TV’de devam eden Meslek Fabrikası tartışmaları üzerinden AK Parti'ye yüklenerek, "Gerçekten bir üniversiteye kampüs katmak istiyorlarsa bir sürü arsa gösteririm. Direkt olarak imar ve konut için değerlendirip ondan sonra mesleki eğitimi Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanan gençleri o binadan çıkarttığınızda ben burada iyi niyet aramam” ifadelerini kullandı. Öte yandan İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel'in kendisine yönelik yaptığı 'pişmanlık' açıklamasına da yanıt veren Özlale, "Acemiliğine, gençliğine veriyorum" dedi. Ayrıca CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in ara seçim çağrısına ilişkin konuşan Özlale, iktidara yüklenerek "'Gel sen Ankara'da dur ve benim canımı sıkma’ diyor. Vallahi kusura bakmasın, biz de onun canını sıkmaya devam ediyoruz” dedi.

  • Ege Postası
  • 17.04.2026 - 23:51
  • Güncelleme: 18.04.2026 - 00:35

EGEPOSTASI- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Enerji ve Tabii Kaynaklar Politika Kurulu Başkanı ve İzmir Milletvekili Ümit Özlale, NEO TV’de yayınlanan Haber Aktif programında Alper Baran Esin’in sorularını yanıtladı.

Özlale, Türkiye ve İzmir gündeminde yer alan konu başlıklarını masaya yatırarak dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

MESLEK FABRİKASI EYLEMİNDE 12 GÜN GERİDE KALDI

İzmir Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinden Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçen Meslek Fabrikası eylemine ilişkin konuşan Özlale, “Biz bugün o haklı mücadelelerimizi bir kez daha Meslek Fabrikası'nın önünde Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile beraber duyuracağız ve ondan sonrasında da hukuki sürecin tamamlanmasını bekleyeceğiz. Bence bu gündemle başlamak harika oldu. Bu da aslında Türkiye'deki siyasetin nereye geldiğini de gösteriyor. Şimdi Türkiye'de şu anda bütün bu konjonktürde belki de en kırılgan gruplardan bir tanesi de gençlerdir. Malum yeni sanayi devrimiyle beraber yeni becerilere ihtiyacımız var. Mesleki eğitim çok önemli. Mesleki eğitim günümüzün belki de en önemli konularından bir tanesi ve ben planlama komisyonunda olduğum için mesleki eğitime ayrılan bütçenin giderek düştüğünü görmek bana üzüntü veriyor. Ama gençlerimiz özellikle İzmir'deki gençlerimiz 21. yüzyılın becerileriyle buluşturmak, onlara hak ettikleri teknik işleri sağlamak, kendi paralarını kazanmanın duygusunu, onurunu, gururunu yaşatmak hepimizin boynunun borcu. Yani benim de boynumun borcu Ak Partili milletvekillerinin de boynunun borcu. Şimdi burada iyi işleyen bir meslek fabrikası var. burada iyi işleyen bir meslek fabrikası var. yüzyüzeyce öğrenci her dönem buradan elde ettikleri becerilerle iş buluyorlar. Kendi alın terleriyle para kazanıyorlar. Dediğim gibi entelektüel bir işte yani yoksulluğun yönetilmediği, yoksulluğun düşürüldüğü bir dünyanın özlemiyle bizler bu meslek fabrikasını İzmir'in hizmetine sunduk. Bütün bu siyasi tartışmalardan hocam ilk zarar gören kim derseniz, bu ülkenin, bu İzmir'in gençleri zarar gördü. Ben hep şunu söylemiştim, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde de bir basın açıklaması yaptığımda şunu söylemiştim" ifadeleriyle Meslek Fabrikası'nın gençler için önemine dikkat çekti.

"AK PARTİ VE CHP BURADA BİR İŞ BİRLİĞİNE GİDEBİLİR"

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün elinde çok sayıda arsa ve bina bulunduğunu hatırlatan CHP’li Özlale, “Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün birçok arsası var, birçok binası var. Öyle değil mi? Yani oradaki sertifikasyon geçerli değilmiş. O zaman gelin elbirliğiyle iş birliği yapalım. Orada çocuklar mesleki eğitimi daha iyi bir sertifikasyonla devam etsinler. Bundan daha basit ne olabilir ki? Dediğim gibi, bu çocukların mağdur olmasını önleyebiliriz. Yani AK Parti ile Cumhuriyet Halk Partisi burada bir iş birliğine gidebilir ama ‘Ben yaptım oldu’ mantığıyla, polis zoruyla insanları aldıkları eğitimden dışlamak ne demektir? Ondan sonrasında ‘O eğitimin zaten sertifikasyonu yetersiz’ diyorsunuz. Bu bence direkt olarak kendi yaptığınız hukuksuzluğu gerekçelendirmek oluyor” dedi.

ELEKTRİK FABRİKASI ÖRNEĞİ ÜZERİNDEN AK PARTİ'YE SERT ÇIKIŞ: "BEN BURADA İYİ NİYET ARAMAM"

Tarihi Elektrik Fabrikası üzerinden de örnek veren Özlale, AK Parti’nin İzmir’deki yaklaşımını eleştirerek, "Elektrik fabrikası tarihi binalardan bir tanesi. O zaman bu elektrik fabrikasını sizler bir üniversite kampüsünün hizmetine sunun. Ne yapacaklar orayı? Derdiniz buysa o zaman elektrik fabrikası sunsun. Oradaki planınız nedir? Oradaki plan bunu bir müteahhite vermek. Öyle değil mi? Eğer derdiniz gerçekten İzmir'in tarihi binalarını, sembol binalarını, üniversitelerin kampüslerine katmak ise, bakın orada bir tane örnek var. Elektrik fabrikası boş duruyor. Hayır onu yapmıyorlar. Onu müteahhit verip orada bir konut projesi yapmak istiyorlar. Öte yandan mesleki eğitimin devam ettiği bir yere diyorlar ki, ‘Biz burayı bir kampüse veriyoruz’. O yüzden de ben burada AK Parti'nin İzmir'deki çabasını hiç iyi niyetli görmüyorum. Gerçekten olumlu bir sonuç almak istiyorlarsa, gerçekten bir üniversiteye kampüs katmak istiyorlarsa bir sürü arsa gösteririm, bir sürü bina gösteririm. Direkt olarak imar ve konut için değerlendirip ondan sonra mesleki eğitimi Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanan gençleri o binadan çıkarttığınız zaman ben burada iyi niyet aramam” şeklinde konuştu.

KREŞLERE BAKANLIK TARAFINDAN GÖNDERİLEN TEBLİGATLAR: "AYNI FİKRİ KENDİ BELEDİYELERİNDE UYGULADILAR"

İZELMAN bünyesinde faaliyet gösteren kreşler ve kent lokantalarına ilişkin Bakanlık tarafından gönderilen tebligata değinen CHP'li Özlale, söz konusu uygulamaların sosyal belediyecilik anlayışının yaygınlaşmasının ardından benzer adımların AK Parti'li belediyelerde de atıldığını savundu.

Özlale, “Baktılar ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bu başlattığı Kent Lokantası, işte kreşler çok iyi sonuçlar verdi. Dezavantajlı gruplar, gelir grupları bunlardan yararlandı. İnsanlar ucuza yemek yedi, insanlar yine ucuza çocuklarını kreşe gönderdi. O zaman 'Biz bunu yapalım' dediler. Tabii ki bunun isim babası, fikir babası CHP olduğu için, bir yandan CHP'nin Cumhuriyet Halk Partisi'nin yaptığı uygulamaları da uygulamaları kapatmaya, kırmaya çalışırken, aynı fikri kendi belediyelerinde uyguladılar. Bu bile kendilerinin ne kadar çeliştiğini ve bu fikrin ne kadar aslında güzel bir fikir olduğunu söylüyor. Ha bir de şu da var: Belediyenin görevi kendi lokantası açmak mıdır? Birinci görevi o değildir. Fakat eğer sizler gıda enflasyonunu dünyanın en yüksek enflasyonlarından bir tanesi haline getirirseniz, gıdaya erişimi, nitelikli kaliteli yemeğe erişimi bu kadar pahalı hale getirirseniz, o zaman belediyeler de vatandaşlarına ucuza yemek verme görevini üstlenecek. Normalde çocuğunu kreşe gönderemeyen kreşleri çok pahalı bulanlar, okul öncesi eğitimin de çocuğun gelişiminde ne kadar faydalı bir hizmet olduğunu gören belediyeler de dar gelirli vatandaşlara bu hizmeti sundular ve müthiş geri bildirimler aldı. Bu geri bildirimlerden sonra iki şey yaptı AK Parti. Bir, bu kreşleri karalamaya çalıştılar. İkincisi, bu kreşlerin benzerlerini kendi belediyelerinde açmaya çalıştılar” şeklinde eleştirilerde bulundu.

'EKONOMİ' ELEŞTİRİSİ

“23 yıllık iktidarın sonucunda AK Parti hiçbir şekilde ekonomiyi toparlayamayacağını, sokaklarda asayiş sağlayamayacağını kabul etti” diyen Özlale, “İktidarda kalmak da istiyorlar. O zaman da bunu şu stratejiyle devam ettirmeye çalışıyorlar. iktidardaki güçlerini bir kontrolsüz ve işte ceberrüt denebilecek olan bir yargı yoluyla. Onlar bugün baktığınız zaman gazetecisinden iş insanına, hadi siyasetçileri Cumhuriyet Halk Partisi'ni bırakın, hani siyasetçileri bırakın. Her meslek kolundan insanın hapsedilmekte tehdit edildiği, bizzat hapsedildiği, hukuksuz yargılanmaların artık ülkenin bir normalliği olduğu bir gündemden geçiyoruz. Yani AK Parti aslında insanları ikna ederek değil, insanları korkutarak, muhalefeti bastırarak, geçmişte hiçbir faydası olmadığını gördüğümüz örnekleri dönemi bize bir daha yaşatmaya çalışarak iktidarda kalmaya çalışıyor ve aslında bu dönemde açtıkları her hukuksuzluk, her hukuksuz kapı, bir süre sonra kendilerinin de içinden geçmek isteyeceği bir içinden geçmek zorunda kalacak bir şeye geçecek. Bu pandoranın kutusunu açtığınız zaman, hukuksuzluğu bu ülkenin bir normu hale getirdiğiniz zaman, geçmişte gösterdiği gibi bu süreçten siz de zarar görmeyecek misiniz? Bu belki kısa dönemde size bir nefes alma yaratıyor ama bunun Türkiye'ye faydası olmadığı için AK Parti'ye de faydası yok” eleştirilerinde bulundu.

"UTANMADAN EMEKLİLERDEN OY İSTİYORSUNUZ"

Türkiye ekonomisine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Özlale, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in performansına eleştirilerde bulunarak, “Sayın Şimşek Haziran 2023'te geldi. Neredeyse üç yıl. Enflasyon hala aynı. Demek ki üç yıl sonunda enflasyonda bir başarı sağlayamamışız. Mesela ona bakalım, üç yıl boyunca sanayi üretimi yatay seyrediyor. Sadece tekstil hazır giyimden 300 binin üstünde kişi işsiz kaldı. Şimdi bana bu üç yıl içerisinde Sayın Şimşek gelip tek bir tane olumlu giden makroekonomik gösterge söylesin, ‘Tamam, biz başarılıyız’ deriz. Şimdi, baktığınız zaman ekonomi kırılgan. Ekonomi ne kadar kırılgan olduğunu Kırmızı Krizinde bir kez daha gördük. Mayıs Haziran'da gelecek olan bir şok var. Bu küresel şoku şu anda absorbe edebilmek için, onun Türkiye ekonomisindeki olumlu etkilerini şimdi itibaren bertaraf edebilmek için milyarlarca dolar para yakılıyor. Dünyanın en büyük fon yöneticileri buraya geliyor ve şunun garantisini alıyor. Faizleri düşürmeyin ki, bizler bir süre daha buraya çok yüksek TLY faizli den yararlanmak üzere fonlarımızı getirin. Hocam şöyle bir şey var şimdi. Üç yıl boyunca enflasyon düşürmemişsiniz. Faizler hala çok yüksek, yüzde kırkların üstünde. Kimse burada Hürmüz krizini gerekçelendirmesin. Yani Hürmüz oldu, Rusya-Ukrayna savaşı oldu, Ukrayna bile Rusya-Ukrayna savaşında bizden daha fazla etkilenmedi. Üç yıldan beri siz ne gıda enflasyonu düşürebiliyorsunuz ne kira maliyetlerini düşürebiliyorsunuz. Emeklilere neredeyse en temel ihtiyaçlarını bile karşılamaya hakkı vermiyorsunuz. Her zaman hedeflediğiniz enflasyon üzerinden bir zam veriyorsunuz ve gerçekleşen enflasyon her zaman hedef enflasyonun çok üstünde çıkıyor ve ondan sonra utanmadan sıkılmadan emeklilerden oy istiyorsunuz” şeklinde dikkat çeken ifadelere yer verdi.

"BİZ HÜRMÜZ KRİZİNİN EN KÖTÜSÜNÜ DAHA GÖRMEDİK"

Küresel enerji piyasalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP'li Özlale, önümüzdeki dönemde daha büyük ekonomik etkilerin görülebileceğini ifade ederek, "Biz Hürmüz krizinin en kötüsünü daha görmedik. Mayıs Haziran gibi bu bir küresel şok gelecek, bir küresel enflasyon şoku ve tedarik zincirinde bir kırılma gelecek ve biz esas bizim sanayi üretiminin etkisini o zaman görmeye başlayacağız. Bu bir. İkincisi, eşel mobil sistemin tekrardan devreye alınması olumlu ama yeterli değil. Türkiye maalesef enerjide hala, bunca başarı hikâyesinin tırnak içerisinde söylüyorum, söylenmesine rağmen enerjide dışa bağımlı azaltabilmiş bir ülke değil. O bakımdan dolardaki herhangi bir artış, bizim enerji malzemelerimizdeki artış, bizim enerji maliyetlerimizi çok ciddi anlamda arttırıyor ve enerji enflasyonumuz bizim yüzde otuzun üstünde. Yani Avrupa'da en yüksek enerji enflasyonuna sahip ülke biziz. Dolayısıyla biz ne Hürmüz krizinden önceki süreci iyi yönetebildik, ne de o süreci iyi yönetebildik. Enerji politikası anlamında söylüyorum" şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

TÜRKİYE'Yİ SARSAN OKUL SALDIRILARI: "BİZ BUNUN GİBİ FACİALARI DAHA ÖNCE DE YAŞADIK"

Türkiye’yi sarsan Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarına ilişkin konuşan Özlale, Kartalkaya Yangını’nı örnek göstererek, “Biz bunun gibi faciaları daha önce yaşadığımızda bunların birinci derecede sorunları cezalandırılmadı. Cezalandırıldı mı? Ben hayattaki en yakın arkadaşımı Kartalkaya'da kızıyla beraber kaybettim. Kartalkaya faciasının yaşandığı sabah, Kültür ve Turizm Bakanı, Ankara'da otelde bu faciayı öğrendiği zaman spor yapmaya devam etti ve başına hiçbir şey gelmedi. Soruşturma izni vermedi. Bürokratların da soruşturma açılmasına izin vermedi. Ne oldu? Bir komisyon kuruldu. Hiçbir şey olmadı. Ondan sonra burada siz Eğitim Bakanı'nın, İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ya da bu olayda sorumsuzluğu olan herhangi birisinin ceza alacağını inanıyor musunuz?” sorusunu yöneltti.

"BEN SENİN YAPTIĞIN HUKUKSUZLUĞA BOYUN EĞMEM"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ara seçim çağrısı kapsamında yürüttüğü siyasi parti ziyaretlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özlale, "Sayın Erdoğan'ın sık sık tekrarladığı bir cümle var. 'Gel Ankara'da siyaset yap'. Bu şu anlama geliyor: Türkiye'yi dolaşma. Bizim hukuksuz yere yargıladığımız İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarını yalnız bırak. Ondan sonra gel Ankara'da konforlu bir siyaset yap, ben de sana dokunmuyorum. Sayın Özgür Özel de aynen kendisine ve bir Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanına yakıştığı gibi 'Ben sana boyun eğmem' diyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihinde böyle bir şey yok. Cumhuriyet Halk Partisi'ni kuranlar ülkede Kurtuluş Savaşı'nı başlığıyla vermiş olan çok kıymetli insanlar. Ve onların kurdukları partinin genel başkanı da, kusura bakmasın ama bir kişinin, yani Sayın Erdoğan'ın isteği üzerine Ankara'ya gelip konforlu bir siyaset yapmaz. Nasıl Cumhuriyet'imizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk o zaman ki sarayın istediğini yapmayıp bir kurtuluş savaşı mücadelesini canı pahasına başlattı silah arkadaşlarıyla beraber. Onun açtığı yoldan da Sayın Özgür Özel, aynen hem kendisinden hem de Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanına yakıştığı şekilde yapıyor. Kusura bakma, bu dönem konforlu bir siyaset yapma dönemi değildir. Ben senin yaptığın hukuksuzluğa boyun eğmem" çıkışında bulundu.

Konuya ilişkin sözlerini sürdüren Özlale, “’Ben Ankara'da dururum, mecliste milletvekilllerim durur, ben kendim sarayda dururum, ama Cumhuriyet Halk Partisi de Türkiye'nin dört bir yanında dolaşıp çözüm önerilerini anlatmasın, vatandaş dinlemesin, gel sen Ankara'da dur ve benim canımı sıkma’ diyor. Vallahi kusura bakmasın, biz de onun canını sıkmaya devam ediyoruz” çıkışında bulundu.

İYİ PARTİ'Lİ ÖZEL'İN O AÇIKLAMASINA CEVAP: ACEMİLİĞİNE VERİYORUM

İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk Özel’in kendisine yönelik söylediği ‘Pişman olduğuna inanıyorum’ sözlerine de yanıt veren Özlale, “Bir buçuk sene içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi bana verilebilecek bütün görevleri makamları verdi ve ben elimden geldiğince bunun hakkını vermek için çalışıyorum. Birazdan da sizden sonrasında da meslek fabrikasına gideceğiz. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi bana çok kıymet verdi. Ve ben de bana verdikleri değerin karşılığını getirmeye çalışıyorum. Osman Bey benim çok eskiden beri tanıdığım birisidir. Yani daha İYİ Parti'ye girmeden önce tanıdığım birisidir. Genel Sekreterlik makamında kendisine başarılar diliyorum. Bence önünde başarılı bir siyasi gelecek de var. Acemiliğine, gençliğine veriyorum. Yarın Osman bana ‘Hocam’ der, ben ona ‘Osman’ derim. Yarın ne bir gün bir yerde karşılaştığımızda da ‘Acemiliktir, bu gençliktir, olur biter’ derim, geçer” ifadelerini kullandı.

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.