CHP'li Evsen'den AK Partili Ünal'a sert yanıt: 'Ortada iddia varsa adres yargıdır!'
Karşıyaka Belediyesi AK Parti Grup Başkan Vekili Hasan Ünal’ın belediye yönetimi ve Belediye Başkanı Yıldız Ünsal'a yönelik yaptığı eleştirilere yanıt veren CHP Karşıyaka Meclis Grup Başkanvekili Mustafa Evsen, “Belediyelerin içine sokulduğu mali darboğazın sorumluluğunu görmezden gelip emekçi maaşları üzerinden siyaset yapmak fırsatçılıktır” dedi. 'İşçi maaşı' ve 'tekstil pazarı' eleştirilerini algı operasyonu olarak nitelendiren Evsen, "Eğer ortada bir iddia varsa, adres bellidir: Yargı. Ama görüyoruz ki amaç hukuk değil, gündem yaratmaktır. ifadelerini kullandı.
- Ege Postası
- 10.04.2026 - 16:13
- Güncelleme: 10.04.2026 - 18:09
EGE POSTASI - CHP Karşıyaka Meclis Grup Başkanvekili Mustafa Evsen, AK Partili Hasan Ünal’ın Karşıyaka Belediyesi’ne yönelik eleştirilerine sert sözlerle yanıt verdi.Ünal’ın açıklamalarını “gerçekleri çarpıtarak kamuoyunu yanıltmaya yönelik ve tamamen siyasi polemik üretme amacı taşıyan sözlerden ibaret" olarak nitelendiren Evsen, “Belediyelerin içine sokulduğu mali darboğazın sorumluluğunu görmezden gelip, emekçi maaşları üzerinden siyaset yapmak en hafif ifadeyle fırsatçılıktır." ifadelerini kullandı.
Belediyeye yönelik “yönetim zafiyeti” eleştirilerine de tepki gösteren Evsen, “Bunu “zafiyet” olarak göstermek; ya bilgisizlik ve konuyu anlamamaktır ya da bilinçli olarak çarpıtmaktır, bilinçli bir algı operasyonudur.. Karşıyaka Belediyesi’ne ‘yönetim zafiyeti’ yaftası yapıştırmaya çalışmadan önce, mensubu olduğunuz siyasi anlayışın bu ülkeyi sürüklediği ekonomik tabloya bakın” ifadelerini kullandı.
Bostanlı Tekstil Pazarı süreci üzerinden yapılan eleştiriler için ise; "İddia edildiği gibi “adres belli değil”, “şirket kim” gibi söylemler, kamuoyunda şüphe yaratmaya yönelik, somut veriyle desteklenmeyen iddialardır.. Süreç içerisinde gelen talepler, hukuki değerlendirmeler ve sahadaki ihtiyaçlar doğrultusunda revizyon yapılması ise bir “zafiyet” değil, tam tersine katılımcı ve sorumlu belediyeciliğin gereğidir. Elinizde somut bir belge varsa açıklayın, yoksa Karşıyaka halkını yanıltmaktan vazgeçin." yanıtını verdi.
Evsen, Karşıyaka Belediyesi'nde hiçbir sürecin gizli, kapalı kapılar ardında ya da kamu zararına yol açacak şekilde yürütülmediğini vurguladı.
Evsen'in açıklamasının tamamı şu şekilde;
"AK Parti Karşıyaka Meclis Grup Başkanvekili Hasan Ünal’ın yaptığı açıklamalar, gerçekleri çarpıtan, kamuoyunu yanıltmaya yönelik ve tamamen siyasi polemik üretme amacı taşıyan sözlerden ibarettir. Kendisi bir kez daha gerçekleri çarpıtmayı, emekçilerimizin alın teri ve spekülasyonlar üzerinden siyaset üretmeyi tercih etmiştir.
Açık konuşalım:
Karşıyaka Belediyesi üzerinden “yönetim zafiyeti” algısı yaratmaya çalışanlar, önce kendi siyasi anlayışlarının bu ülkeyi getirdiği ekonomik tabloyla yüzleşmelidir. Karşıyaka Belediyesi’ne “yönetim zafiyeti” yaftası yapıştırmaya çalışmadan önce, mensubu olduğunuz siyasi anlayışın bu ülkeyi sürüklediği ekonomik tabloya bakın. Belediyelerin içine sokulduğu mali darboğazın sorumluluğunu görmezden gelip, emekçi maaşları üzerinden siyaset yapmak en hafif ifadeyle fırsatçılıktır.
Bugün belediyelerin yaşadığı mali baskının, artan SGK yüklerinin, kesinti yapılan iller bankası paylarının, derinleşen ekonomik krizin sorumlusu kimdir?
Bu sorunun cevabını vermeden, çıkıp burada “işçi maaşı” üzerinden siyaset yapmak en hafif tabiriyle samimiyetsizliktir.
Kent A.Ş. çalışanları üzerinden yapılan siyaset ise son derece talihsizdir. Kent A.Ş. emekçileri üzerinden siyaset yapılmasına asla izin vermeyiz. Hiç kimse Karşıyaka Belediyesi emekçilerinin alın teri üzerinden siyasi rant elde etmeye kalkmamalıdır. Belediyemiz, tüm ekonomik zorluklara rağmen çalışanlarının haklarını korumak için azami gayreti göstermektedir.
Türkiye’deki genel ekonomik koşullar, yerel yönetimlerin gelir-gider dengesi ve merkezi idarenin uygulamaları ortadayken, meseleyi yalnızca belediye yönetimine indirgemek iyi niyetli değildir. O emekçiler bu kentin alın teridir. Ve bilinmelidir ki Karşıyaka Belediyesi, tüm zorluklara rağmen çalışanını da, esnafını da korumaya devam etmektedir.
Öncelikle şunu açıkça ifade etmek gerekir:
Karşıyaka Belediyesi hiçbir süreci gizli, kapalı kapılar ardında ya da kamu zararına yol açacak şekilde yürütmez. Tam tersine, tüm süreçler hukuk çerçevesinde, denetlenebilir ve şeffaf şekilde ilerlemektedir. İddia edildiği gibi “adres belli değil”, “şirket kim” gibi söylemler, kamuoyunda şüphe yaratmaya yönelik, somut veriyle desteklenmeyen iddialardır.
Bostanlı Tekstil Pazarı süreci üzerinden yapılan eleştiriler de aynı çerçevede değerlendirilmelidir. Yaratılmak istenen algı tam anlamıyla bir manipülasyondur.
Bu proje, Karşıyaka’da ekonomik hareketliliği artırmak ve belediyemizin gelirlerini arttırmak amacıyla planlanmıştır. Süreç içerisinde gelen talepler, hukuki değerlendirmeler ve sahadaki ihtiyaçlar doğrultusunda revizyon yapılması ise bir “zafiyet” değil, tam tersine katılımcı ve sorumlu belediyeciliğin gereğidir. Bunu “zafiyet” olarak göstermek; ya bilgisizlik ve konuyu anlamamaktır ya da bilinçli olarak çarpıtmaktır, bilinçli bir algı operasyonudur.
Elinizde somut bir belge varsa açıklayın, yoksa Karşıyaka halkını yanıltmaktan vazgeçin.
Ortaya atılan rakamlar, “şu kadar toplandı, bu kadar nereye gitti” gibi iddialar ise somut delilden yoksun, tamamen spekülasyondur.
Eğer ortada bir iddia varsa, adres bellidir: Yargı.
Ama görüyoruz ki amaç hukuk değil, gündem yaratmaktır.
“Bir öyle, bir böyle” denilerek eleştirilen süreç; aslında esnafın ve vatandaşın görüşlerinin dikkate alınmasının sonucudur. Bizim anlayışımızda dayatma değil, ortak akıl vardır.
Bizim belediyecilik anlayışımızda:
Dayatma yoktur, rant yoktur, kapalı kapılar ardında iş yoktur.
Ortak akıl vardır, kamu yararı vardır.
“İşçiyle kavga, esnafla kavga, meclisle kavga” gibi ifadeler ise siyasi acziyetin dışavurumudur, tamamen siyasi bir manipülasyondur.
Karşıyaka Belediyesi kimseyle kavga etmez.
Ama şunu da açık söylüyoruz:
Karşıyaka’nın hakkını savunurken, kamu zararına yol açacak hiçbir girişime de boyun eğmez.
Meclis içi süreçler üzerinden “kriz” üretmeye çalışanlara da bir çift sözüm var:
Demokrasi, sizin alışık olduğunuz gibi tek seslilik değildir.
Farklı görüşler olur, tartışılır, kararlar alınır.
Bunu “kaos” diye pazarlamak, ancak siyaseten çaresiz kalanların başvurduğu bir yöntemdir.
Son olarak şunu net ifade ediyorum:
Karşıyaka Belediyesi ne iflas etmiştir ne de yönetilemez haldedir.
Asıl yönetememe hali, yıllardır bu ülkeyi ekonomik çıkmaza sürükleyen anlayışın kendisidir.
Bugün çıkıp Karşıyaka’ya ders vermeye çalışanlar, önce ülkenin içine düşürüldüğü tabloya ve bu tabloda kendi paylarına bakmalıdır.
Biz buradayız.
Karşıyaka için çalışmaya, üretmeye, emekçilerimizin alın terine sahip çıkmaya, sorunları çözme çabamıza ve kamu yararını savunmaya devam edeceğiz.
Hiç kimsenin şüphesi olmasın:
Ne bu kentin emekçisini ne esnafını ne de bir kuruş kamu kaynağını siyasi hesaplara kurban ettirmeyiz.
Karşıyaka halkı gerçeği görmektedir.
Algıyla değil, hizmetle siyaset yapanlarla, sadece konuşanları ayırt edecek ferasete sahiptir.
Karşıyaka halkı kimin çalıştığını, kimin sadece konuştuğunu çok iyi bilmektedir."

Yorum Yazın