CHP Konak eski İlçe Başkanı Karamustafaoğlu'ndan NEO TV'de çarpıcı mesajlar: 'Biz ayrıştırıcı bir rol oynamıyoruz'
Cumhuriyet Halk Partisi Konak eski İlçe Başkanı Sinan Karamustafaoğlu NEO TV’de çarpıcı açıklamalarda bulundu. Eski ilçe başkanları olarak toplanmalarına ilişkin Karamustafaoğlu, “Biz ayrıştırıcı bir rol oynamıyoruz. Yani böyle onlardan fazla rolümüz yok. Biz bu partinin iktidar olması için mücadele etmiş bir kadroyuz. Bilgilerimizi, birikimlerimizi aktarmaya çalışıyoruz sorulduğu sürece. Yok istemiyorlarsa biz toplantıya devam edeceğiz. Varlığımızı sürdürmek istiyoruz. Yani biz bu partide varız arkadaş. Yani biz bu partinin emektarlarıyız. Bu partide eksik bir şeyler varsa bunları yönetim kadrolarındakilere ulaştırmak zorundayız. Zamanında da bize aynı şeyleri yapıyorlardı. Yani biz bundan hiçbir şekilde de sorun yaratmadık.” dedi.
- Ege Postası
- 10.03.2026 - 11:18
- Güncelleme: 10.03.2026 - 11:28
EGE POSTASI- Cumhuriyet Halk Partisi Konak eski İlçe Başkanı Sinan Karamustafaoğlu NEO TV’de yayınlanan Uyandırma Servisi programına konuk oldu. Kutluhan Nesil’in sorularını yanıtlayan Karamustafaoğlu, İzmir’de görev yapmış eski ilçe başkanları ile bir araya gelme nedenlerini anlatırken, parti içinde yaşanan değişime ilişkin mesajlar verdi. İzmir’de yaşandığı öne sürülen partinin oy kaybına ilişkin reçete verirken, eski ilçe başkanları olarak kendilerine danışılması ve fikir alınması noktasında beklentilerini sıraladı.
CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ile yaptıkları görüşmeye ilişkin Karamustafaoğlu şunları söyledi:
“Biz Sayın İl Başkanı'nın daveti üzerine onlar çağırmışlardı gittik. Daha önce biz Bir randevu talebinde bulunmuştuk ama yoğunluk nedeniyle bir gecikme oldu. Sonra kendisinin davetiyle gittik. Çağatay Bey ile ilk defa orada tanıştık. Daha öncesinde tanışıklığımız yok. Bir önceki hafta veya ondan bir 10 gün önceydi. Konak ilçe başkanlığının danışma kurulu toplantısında Ben konuşmamı bitiridikten sonra oradaydı. Bir el sıkıştık. Onun ötesinde bir tanışıklığımız yoktu.
Bizim başlattığımız bir arada olmak, yeni gündemi konuşmak, yeni gündemle ilgili konuları tartışmak üzere eski ilçe başkanlarını bir kahvaltılı toplantı düzenledik. Ve iki toplantı yaptık. Toplantıya çağırmıştık. Çağrıyı yapan da bendim doğal olarak. O vesileyle onun gerekçelerini anlattım kendisine. Yani buradan bir farklı sonuç beklemeyin. Yani son 40 yılın, yani 1984 ile 2025 arasındaki 40 yıllık bir sürecin sol siyaset adına, Cumhuriyet Halk Partisi adına, sosyal demokrasi adına hafızasını taşıyor bu insanlar.” dedi
“ESAS YÜKÜ ONLAR ÇEKER”
Karamustafaoğlu eski ile başkanları olarak toplanmalarını ve amaçlarını şöyle açıkladı:
“161 arkadaşımız var. Ölenler var. Onları saygı, sevgiyle anıyorum. Yaşayanların bir kısmı rahatsız gelemiyor, katılamıyor. Onun dışındakiler katılıyor. Şimdi bu insanlar bir süreç yaşamışlar. 1984 yerel seçimlerinde %24 oy aldık. SODEP'le. Daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi'nin oyları %60'lara tırmandı. Bu tırmanışı yapan örgütlerin başkanları bunlar. Örgüt başkanlığı yapmış bunlar. Hepsinin bu %60'a gelişte bir imzası var. Kimi 6-7 yıl ilçe başkanlığı yapmış, kimisi 2 yıl yapmış, kimisi 4 yıl yapmış… ama hepsinin örgüt başkanı olarak bir katkısı var. Sol partilerde, bütün partiler öyledir de, sol partilerde, bilhassa sosyal demokrat partilerde ilçe örgütleri esasında, esas dinamodur. Esas yükü onlar çeker. Çünkü halkla onlar temas halindedirler. Sürekli üye ile temas halindedir. Üye yazmak zorundadır. Delege seçimi yapmak zorundadır, ilçe seçimlerini yapmak zorundadır, sandık sorumlularını bulmak zorundadır. İşin mutfağı orası aslında. Her şey orada oluyor. Sayın İl Başkan'ına da söyledim. Siz protokol durumundasınız. Elbette protokolü bir taraftan yapıyorsunuz. Genel başkan adına davranış sergiliyorsunuz. Ama her il başkanı ilindeki ilçelerin koordinasyonunu da sağlıyor.

“DOST OLAN İNSAN DOSTUNA YANLIŞINI ADABIYLA SÖYLEYEN İNSANDIR”
Ama ilçeler o işi mutfakta aşı pişiriyor. Her işte Selçuk'tan Kınık'a kadar işte ne bileyim işte Çeşme'den Foça’ya kadar. Oralarda mutfak çalışıyor. Herkes orada bir yemek pişiriyor. Yani siyaset orada oluşuyor. Bunu il oradan aldıklarını topluyor götürüyor bunu kendisine. Doğal olarak bu arkadaşların bir araya gelmesinde şöyle bir iyi taraf, iyi taraftan bakarsanız, iyi tarafı var şudur. Eğer bir takım eksikler, yanlışlar varsa bunlar bunu konuşurlar ve size de aktarırlar. Derler ki ‘ne yapıyorsunuz? Böyle yapmayın siz bunu şuradan yapsanız daha iyi olur.’ Dost olan insan dostuna yanlışını adabıyla, usluluğuyla söyleyen insandır. Çünkü ben size bir şeyi eksik yaptım. Dostum benim eksiğimi söyleyen insandır. Biz böyle biliriz. Böyle olur kendisine de bizi sabırla da dinledi. Uzun bir sunum yaptım. Diğer arkadaşlarım da katkı sundular. Sabırla da dinledi. Not da aldı. Belli ki bir kendine özgü bir şey yapacak. Bir yönetim anlayışı oluşturacak. Ama işi zor. Onu kestiriyorum. Çünkü yeni bir kadroyla çalışıyor.
“AYRIŞTIRICI BİR ROL OYNAMIYORUZ”
Biz ayrıştırıcı bir rol oynamıyoruz. Yani böyle onlardan fazla rolümüz yok. Biz bu partinin iktidar olması için mücadele etmiş bir kadroyuz. Bilgilerimizi, birikimlerimizi aktarmaya çalışıyoruz sorulduğu sürece. Yok istemiyorlarsa biz toplantıya devam edeceğiz. Toplantılarımızda da konuştuğumuz konular bunlar. İyi değilse o ilçenin belediyesine veya büyükşehir belediyesine sunmak zorundayız. Yani oraya ulaşamıyorsak ilçelere, illere ulaşmak çok daha kolay.
“CHP'NiN OYLARI DÜŞTÜYSE BURADA BiR ZAFiYET VAR”
Yani evde oturur, eleştiriyor da olabiliriz. Sokakta eleştiriyor olabiliriz. Bunu yapanlar vardır. Ama biz o sorumluluğu paylaşmak istiyoruz. Burada bir tersinden okuma yanlış olacak. Hem arkadaşlarım adına yanlış hem benim adıma da yanlış. Tersinden okumak. Bizi anlamamak anlamındadır. Yani. Bizim önerdiğimiz şey şu. %60'ken şimdi %50'nin altına düşüyorsa İzmir'de oylar ve bu tartışılıyorsa ben düşüp düşmediğini bilmiyorum ama anketler öyle yayınlanıyor. Deniyor ki; işte %50'nin altına düştü CHP'nin oyları. Eğer düştüyse burada bir zafiyet var. el birliğiyle bunu toparlamamız gerekiyor. Yani bir yerlerde hata yapıyoruz o zaman.”
“BİZ BU PARTİDE VARIZ ARKADAŞ!”
Eski Konak İlçe Başkanı Sinan Karamustafaoğlu açıklamasının devamında şunları söyledi:
“Biz bir kere şunu söyledik, biz eleştiriyorsak, biz eleştiri yapıyorsak eleştiri yaparız ama küsmeyiz yani küsme alışkanlığımız yok. Eleştiri yaparız. Niye yaparız? Bir yerde bir hata vardır. Yönetim kadroları görmemiş olabilir uyarırız. Veya bildikleri bir şeyde de artık harekete geçmeleri gerektiğini, eyleme geçmeleri gerektiğini hatırlatmak için eleştiririz. Yani burada bir şey yok ama küsmemiz söz konusu değil. Bunun üzerinden işte bir sohbet oldu. ilçelerde, illerde ki koordinasyonlarla ilgili. Biz kendisine de sayın il başkanına ve oradaki yanındaki yardımcılarına şunu da söyledik. Biz bu toplantıları iki nedenle yapıyoruz.
Varlığımızı sürdürmek istiyoruz. Yani biz bu partide varız arkadaş. Yani biz bu partinin emektarlarıyız. Bu partide eksik bir şeyler varsa bunları yönetim kadrolarındakilere ulaştırmak zorundayız. Zamanında da bize aynı şeyleri yapıyorlardı. Yani biz bundan hiçbir şekilde de sorun yaratmadık. Biliyorduk ki Gültepe'de Konak’ta… örneğin Konak ilçeyi alırsak, Gültepe'de bir sorun varsa önce oranın ilçe başkanı ve belediye başkanı o sorunla ilgilenmek zorundadır. Onu çözemiyorsa, Büyükşehir'e gidecekse il başkanı kanalıyla gidecek. veya ilçe başkanı direkt belediye başkanına ulaşacak. Yani bizim buradaki görevlerimiz Türkiye'yi yönetmek değil. Türkiye'nin bir parçası olan İzmir'i yönetmek. İzmir'i yönetirken de iyi bir yönetim göstermemiz gerekiyor. %60'lara çıktığımız gibi bizi halk İyi çalışmazsanız %40'lara %30'lara da düşürür.
“ESKİ İLÇE BAŞKANLARI HAFIZADIR”
Her dönem bunu böyle düşünmek gerekiyor. Biz toplumun Bu kentte mutlu olması için. Ne yapılması gerekiyorsa onu yapmalıyız. Bir dönem. Yani şu var örgütü tasviye ederek birilerinin yönetimine sunarsanız Yani kamu görevi yapan bir arkadaşımızın ... o dönemki kamu görevi yapan arkadaşlarla olan çelişkilerimizden kaynaklanan bir demeçti. Ve oy kaybetmiştik. %58 ile kazandığımız büyükşehiri bir sonraki seçimde. Konak’ta örneğin %50'lerin altına düşmüştük. O düşüşü İfade ediyorum. Genel Başkan'a da o zamanki Genel Başkan Sayın Kılıçdaroğlu'na da. Onu söylemiştim bir toplantıda. Efendim yani bizimle konuşmalısınız.İlçe başkanları şu anki ortamın hafızasıdır. Neler oluyor onlardan öğrenebilirsiniz. İl başkanıyla konuşursanız sadece Konak’la konuşursunuz. Konak’ı anlatır veya Karşıyaka’yı anlatır nereyle konuşmuşsa. Ama siz ilçe başkanlarla oturur bir gün konuşursanız, ilçe başkanlar da sorunlarını anlatırsa. Siz de o sorunları sorunların sahipleriyle konuşursanız. problemi çözersiniz. Aynı şey bugün de geçerlidir.”
"PARTİ KAN KAYBEDER. BUNA İZİN VERMEYİN"
Artık kaybetmeye tahammülümüz yok diyen Karamaustafaoğlu:
“Şunu söylemek istiyorum. Biz 2023'te %2 oyla. Seçim kaybı. Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybettik. %2 oy. Seçim kaybettik. Demek ki %2 oy Çok büyük bir yol. Seçim kaybediyorsunuz. Beş seneniz gidiyor, karşı taraf yönetiyor sizi. Şimdi böyle bir şeye tahammülümüz yok. O zaman kırıp dökmeden arkasından bir kurultay yaşadık. Bir Genel Başkan değişimi oldu. Kadrolar değişti gibi ama bir yenileşme, bir değişim hareketi başlatıldı partide. Şimdi bu başlatıldıysa Bunun kadroları oluşturulması gerekiyor bu yeni değişim ve dönüşümün, yenileşmenin kadrolarının oluşması gerekiyor. Bu kadroları oluşturamazsanız o değişimi de yapmamış olursunuz. Sadece isim değişikliği olmuş oluyor. Yani bunları da yapacak. Bunlar için de önerdik ben o şeylerde danışma kurullarında söyledim. Orada da söyledim. Sosyal demokrat, Cumhuriyet Halk Partisi sosyal demokrat bir kitle hareketi yaratmalıdır. O kitle hareketinden bu yeni değişimi anlatarak tartışmak gerekiyor. Tartışırsanız bu parti, yani Cumhuriyet Halk Partisi konuşan, tartışan ve yarışan bir partidir. Bunları ortadan kaldırırsanız Yani konuşmayı kısıtlarsanız, tartışmayı kavga sanarsanız ve yarışmayı da daraltırsanız genel merkez hegemonyalı bir yapıya dönüştürürseniz bu parti kan kaybeder. Buna izin vermeyin. Hem şikayet ediyorsunuz, diyorsunuz ki; ‘bu iktidar şunları şunları şunları yapmıyor.’ Ve doğru da söylüyorlar. büyük bir mücadele var. Türkiye müthiş bir süreçten geçiyor. Yani ne olacağını kestirmek de çok kolay değil. Genel Başkan canhıraş bir mücadele veriyor.” dedi
“BİZ BİR DANIŞMA KURULU GİBİYİZ”
Kendilerine danışılması gerektiğini vurgulayan Karamaustafaoğlu, “Biz bir danışma kurulu gibiyiz. Bize bir şey danışın ya… Yani ne zarar edersiniz? Biz burayı tanıyoruz diye bize sorun. Bu insanlara sorun. Şurada biz yeni bir şey yapıyoruz, yeni bir hareket geliştiriyoruz. Ne yapalım? bilgi alsanız ne olur. Bir şey mi olur? O sizin yerinizi almaz, bir şey yapmaz. Siz orada zaten görevdesiniz. Gelin danışın bunlara… Daha önce belediye başkanlığı yapmış, il başkanlığı yapmış arkadaşlardan da bir bilgi edinin, onlardan da alın. Eski meclis üyelerini toplayın onlardan alın. Şimdi bunu yaptıktan sonra. O da yetmez. Ondan sonra da tutun kendi ilçe başkanlarınızla oturun, aldığınız bilgilerle bir harmanlama yapın, gidin genel başkana deyin ki; ‘İzmir'de biz bunları yapmazsak kaybediyoruz.’ Genel başkanla kavga edecekseniz genel başkan sizi gerekiyorsa görevden alıyorsa alsın. Ama siz doğruları söyleyin kardeşim. Yani bunu söyleyeceksiniz. Bunu söylemezseniz yani hep yutarsak, eksikleri söylemezsek. İsyan ediyor bu sefer.” Diye konuştu
“ŞİMDİ BÜTÜN FATURA GENEL BAŞKANA ÇIKIYOR”
Genel Başkanı korumak için çalışılması gerektiğini anlatan Karamasutafaoğlu, “İzmir'in şöyle bir durumu var. İzmir'deki yerel kadroların tümü genel merkez tarafından belirlenerek oluşturuldu. Şimdi bütün fatura genel başkana çıkıyor. O zaman genel başkanı korumak için biraz çalışacaksınız. Yani söylediğimiz bu. Yani şikayetler var. Şimdi, Şöyle bir şey. Bir önceki Büyükşehir Belediye Başkanı hapiste. Süreci mevcut belediye başkanıyla keşke konuşabilseler yani dışarıda olsa. ‘Ya biz şurada bırakmıştık bunu şöyle yapalım.’ diye konuşulması gerekiyor. Bu konuşulabilirse çok daha verimli olur. Bu yok. Bunlardan biz hoşlanmıyoruz. Bizim örgüt de bunlardan hoşlanmaz. Bizim tartışmalarımız içeride olur. Çok kıyasıya tartışmalar oluyor.
Kızarız birbirimize. Ama tartışma bittikten sonra çıkar, oturup yemeğimizi yeriz, oturup sohbetimizi ederiz. Yani bizim kongrelerimiz de öyledir. Son birkaç kongre. Bunun dışında Bir şey yok. Biz tartışabilmek zorundayız, zaten tartışırsanız hata yapmaktan kurtulursunuz. Her gün bir şey öğreniyoruz.” dedi.
"İL BAŞKANI’NIN SIKINTISI BÜYÜK"
Güzelbahçe'de oturduğunu ifade eden Karamustafaoğlu, “Güzelbahçe'de oturuyorum. Güzelbahçe Belediye Başkanı'ndan herkes memnun. Konak’ı sormak lazım. Onu ilçe başkanı bilir, soracak. Sorun var mı? Karabağlar’ı soracak, Buca'yı soracak, Karşıyaka'yı soracak, işte Bergama'yı soracak. Nerede belediyemiz varsa ki 28 ilçede belediyemiz var. Oralarda neler oluyor, nasıl oluyor? İl Başkanı tabii belediyede bir süre çalıştığı için ilçe başkanlarını, ilçe belediye başkanlarını tanıyor. Onlarla umuyorum, diliyorum ki temas halindedir. Oralarda ne oluyor, ne bitiyor. İl Başkanı'nın o anlamda sıkıntısı çok büyük bana göre. Toplayabildiği bilgileri genel başkanla konuşabilmesi lazım. Genel Başkan’la da konuşulacak bir zaman yok. Onun da yoğun bir programı var, sıkıntılı bir süreç. Parti ve ülke başka başka sıkıntılı bir süreç yaşıyor.” dedi.

KOCAOĞLU İLE ARASINDA GEÇEN BİR OLAYI ANLATTI
Görevdeyken Kocaoğlu ile yaşadığı bir anısını anlatan Karamustafaoğlu, “Ben görevdeyken Kocaoğlu Büyükşehir Belediye Başkanı, metro çalışmasını yapıyor. Hatay'da. Orada bir gecikme olmuştu. İş insanlarıyla bir toplantıda iş insanları bu gecikmenin nedenini anlattılar. Ben de. kendi aramızdaki bir toplantıda Sayın Başkan'a dedim ki; yani biz bunu başkasından öğreniyoruz. Bunu bize anlat ki biz de orada gidip halka anlatalım dedim. Sonra o duyuldu. İşte ben yerel basında gündem oldum yine. Sonra bir kanal çağırdı beni… Orada söyledim. Bakın Ankara'da da İstanbul'da da metrolar yapılıyor. Onları iktidar yapıyor. Bunu Aziz Kocaoğlu yapıyor. Nereden para buluyor? Nasıl buluyor? Devletin katkısı yok. Hakikaten yok. Gerçekten ya. Hele bu son dönemde okuduklarımız basından, sizden dinlediklerimize göre tamamen belediyeleri Sayın Cumhurbaşkanı, Hatta diyordu daraltın bunları, sıkıştırın o bir bakanlar toplantısında. Orada duyduk kendisi söyledi. Kendi ağzından dinlediğimiz bir şey. Bir, sıkıştırma var. Çok ciddi bir sıkıştırma var.” dedi.
“AKP'Lİ BİR BELEDİYE OLSA ELİNDEN ALINABİLİR MİYDİ?”
Meslek Fabrikası, eski Gasilhane ve Egemenlik Evi binalarının Vakıflar’a devredilmesiyle ilgili, “En son işte bu binaların devri konusunda. Ya kardeşim bunlar Türkiye Cumhuriyeti'nin malı değil mi? Vakıflara geçecekmiş. Ya vakıflar neyi kullanıyor? Vakıfların elinde olan bir sürü şey yıkılıyor. Yerle bir oluyor. Yani burada kullanılıyor. Bırakın bu kullanılsın. Yani bunun AKP'li bir belediye olsa elinden alınabilir miydi? Alınamazdı. Almazlardı böyle bir şey olmazdı. Biz eski dönemleri yaşadığımız için biliyorum, eskiden böyle şeyler olmazdı. Yani herkesin hakkı kendisine pay edildirdi. İzmir Türkiye'nin katma değerine ne kadar pay veriyor? yüzdesine göre ne kadar alıyoruz çıkartmak gerekiyor. almıyor. Çıkartılan rakamlar gösteriyor ki İzmir verdiği verdiği değer kadar, değerin yarısını bile almıyor. Herkes kendi şehrini yönetse bir başka biçimiyle. İzmir çok daha rahat edecek. Yani burada sadece Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarını veya yönetimleri suçlamakla bir yere varılamıyor.” dedi.
“AKP'NİN KURULUŞTAKİ KADROLARIYLA YENİ KADROLARI ARASINDA ÇOK BÜYÜK FARKLAR VAR”
Karamustafaoğlu, “AKP'nin kuruluştaki kadrolarıyla yeni kadroları arasında da çok büyük farklar var. Çok önemli isimler vardı. Benim de tanıdığım. Ben üniversite ders kitapları basım yayın işi yapan bir iş insanıydım.bize kitap yazan Ve AKP'li kuruculardan olan insanlar vardı. Onların devlet anlayışı onların bu tür kurdukları ilişkiler açısından şimdikilerle kıyas kabul etmez. O bir devlet geleneğidir. O devlet geleneğini içselleştirememiş bir sürü AKP'li siyasetçi var. Onlar da işi böyle yokuşa sürüyorlar. Biraz da demagojiye kaçıyor iş ve kilitleniyor. Doğal olarak cevap veriyor. İl başkanı cevap vermek zorunda ona. Yine çok sabırlı cevap veriyor herhalde. Yani ben olsam biraz daha sert cevap veririm. Bu anlamda da yerel yönetimlerin Cumhuriyet Halk Partili her yerdeki yerel yönetimlerin büyük bir sıkıntısı olduğunu biliyorum.” dedi.
“SİYASAL ÖRGÜTLENME İZMİR'DE İZMİRLİ'NİN HOŞLANMADIĞI HOŞGÖRÜDEN YOKSUN”
İzmirlilerle sınırın iyi tutulması gerektiğini savunan Karamustafaoğlu, “Şimdi İzmirli'nin alıştığı bir standart var. Yani yoluyla, kentin düzeniyle, temizliğiyle, ilişkilerle, zabıtasından… İşte otobüsünden suyuna kadar. Elektrik kesiliyor. Belediyeye soruyorlar ‘ya niye kestiniz’ diye. Elektriğin belediye ile bir işi yok. Ama yani insanlar sabahtan gözlerini açtığı zaman o kentin şehremini dedikleri belediyeye dönüyorlar. Yani ‘bu eksik’ diye. Eğer bir eksik varsa, İzmirli'nin alıştığı temiz kent, uygar kent, sorunsuz kent, ulaşımda sorun olmayan kent diye bir tanımlaması varsa ve burada bir bozulma varsa, toplum doğal olarak kızıyor. Yani burada niye kızıyorsun deme şansımız yok kızar da halk haklıdır. Bakıyor ki Belediye veya yönetim bir şeyler yapmak istiyor ama kaynak bu tarafın elinde. O zaman dönüyor iktidara da kızıyor. Bu taraftaki siyasal örgütlenme İzmir'de İzmirli'nin hoşlanmadığı hoşgörüden yoksun. Bu özgürlükleri kısıtlandığı zaman, bunlara karşı laf edildiği zaman Diyor ki; ‘evet yol bozuk. Arabalar zamanda kalkmıyor, zamanda ulaşamıyorum. Ama bu benim yaşama felsefeme karşı davranış koyuyor. Ben burada duruyorum.’ Ne kadar durur? İşte o sınırı iyi tutmak lazım. Yani O sınırda kayma olunca oylarda düşüş oluyor. Yani sonra toparlanıyor. Sonra? Bizimkiler nasıl olsa derse Tekrar düşüyor. O nedenle İzmir bana göre İzmir Türkiye'nin kendine özgün tek kent. Hiçbir başka kentle kıyaslayamazsınız. İzmir'in böyle bir Kültürü var. Birbirine saygısı var. Hoşgörüsü var.” dedi.

Yorum Yazın