Babacan’dan Basmane Çukuru çıkışı: 'Bu sadece siyasi mesele değil, rant meselesi'
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İzmir’de yaptığı açıklamalarda belediye başkanlarının parti değiştirmelerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Parti değişikliklerinin yaşandığı yerlerde rantın da yüksek olduğunu savunan Babacan, “Bu sadece bir siyasi mesele değil. Aynı zamanda bir rant meselesi” dedi. Basmane Çukuru tartışmasına da değinen Babacan, imar rantlarının önlenmesi için yasal düzenleme çağrısı yaptı.
- Ege Postası
- 30.10.2026 - 11:18
- Güncelleme: 30.10.2026 - 11:32
HİLAL YAKUT/EGEPOSTASI- Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İzmir’de basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişinin ardından kente yönelik yatırımların artmasıyla ilgili değerlendirmesi sorulan Babacan, merkezi hükümetin seçim sonuçlarına göre hizmet anlayışını değiştiremeyeceğini belirtti. Basmane Çukuru’nun satışa çıkarılmasına ilişkin tartışmalara da değinen Babacan, belediye başkanlarının parti değiştirmelerinde rantın etkili olduğunu öne sürdü. Babacan, imar rantları ve kamu ihalelerine ilişkin yasal düzenleme çağrısı yaparken, olası seçim iş birlikleri hakkında da açıklamalarda bulundu.
“Seçimlerden sonra hizmette adalet olur”
Babacan’a, Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçmesinin ardından İzmir’e yapılan yatırımların artması ve iktidarda olmayan belediyelerin yatırım alamadığı yönündeki algı soruldu. Merkezi hükümetin, kendisine oy vermeyen kentlere hizmet götürmekten kaçınmasının demokrasi anlayışıyla bağdaşmayacağını belirten Babacan, seçim sonrasında bütün vatandaşlara eşit ve adil hizmet götürülmesi gerektiğini söyledi. Babacan, “Şimdi, demokrasi böyle bir yönetim değil arkadaşlar. Yani sana oy vermezsen, senin bulunduğun şehirde bana oy çıkmazsa ya da başka parti belediyesi kazanırsa, siz merkezi hükümet, merkezi hükümetin hizmetlerinden umursunuz. Bu siyasette, adalette, seçimlere kadar partiler rekabet içinde çalışır ama daha sonra ülkeyi yönetme iradesini, ülkeyi yönetme yetkisini eline alanlar 86 milyona eşit ve adil hizmet götürür. Yine bir şehri düşünün. Diyelim ki bir belediye başkanı seçildi, değil mi? Bir mahalleden ona oy çıkmamıştır. Şimdi ne yapacak? O mahallenin suyu kesilecek mi, ilgilenmeyecek mi? O mahallenin kanalları da şimdi tamir edilmeyecek mi? Ne demek?” ifadelerini kullandı.
Babacan, “Rekabetle seçimler olur ama seçimlerden sonra hizmette adalet olur, eşitlik olur. Maalesef bu şu anda Türkiye'de, şu anda iktidarın yürüttüğü bu durumdan ama vatandaşlarımız bunun hepsini bir kenara not ediyor. Hepsini yazıyorlar kenara” diye konuştu.
“Rant nerede çoksa, bu tür işler orada çok”
Belediye başkanlarının parti değiştirmeleriyle ilgili de konuşan Babacan, bu değişimlerin rantın yüksek olduğu bölgelerde daha fazla yaşandığını ileri sürdü. Parti değişikliklerinin yalnızca siyasi bir mesele olmadığını savunan Babacan, “havuç ve sopa” yöntemleriyle belediye başkanlarının yönlendirildiğini iddia etti. Belediyelerdeki parti değişikliklerine ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Babacan, “Şimdi bakıyorum şöyle, belediyelere bakıyorum, nerelerde daha çok bu tür işler? Rant nerede çoksa, bu tür işler orada çok. Yani havuçla, sopayla belediye başkanlarının parti değiştirmesiyle alakalı meseleler. Daha çok rantın da çok olduğu ilçelerde ve illerde olduğunu görüyoruz. Yani bu sadece bir siyasi mesele değil. Aynı zamanda bir rant meselesi” ifadelerini kullandı.
Basmane Çukuru için imar rantı uyarısı
İzmir’in kronik sorunlarından Basmane Çukuru’nun satışa çıkarılacağı yönündeki tartışmalar ve meslek odaları ile muhalefet partilerinin tepkileri de Babacan’a soruldu. Alanın satışa çıkarılması durumunda İzmir’in rant pazarına açılıp açılmayacağına ilişkin soruyu yanıtlayan Babacan, imar rantlarının önlenmesi için yasal düzenleme yapılması gerektiğini söyledi. Bu konuyu 2014 yılından bu yana gündeme getirdiğini belirten Babacan, “Defalarca bunu daha 2014'ten bu yana, 12 yıldır dile getiriyorum. Bu imar meseleleri, imar rantları ile ilgili meseleler, eğer sağlam bir yasal düzenlemeyle çözülmezse, yani özellikle imar rantları ile ilgili konular sağlam bir yasal çerçeveye kavuşmazsa, bu sorunlar Türkiye'de bitmez” dedi.
Yolsuzlukla mücadelede sistemin ve hukuki mekanizmaların önemine dikkat çeken Babacan, “Diyorlar ki, ya bizim artık toplum bozuldu, toplum çözüldü, öyle bir şey yok. Ya bu toplumun mayasında dürüstlük var, bu toplumun mayasında açıklık var, şeffaflık var, öyle bir şey yok. Toplum bozuldu, artık değişti, öyle bir şey yok. Düzgün bir sistemin doğru yasal düzenlemeleriyle yolsuzluğu büyük ölçüde elersiniz. Bu belediyelerle ilgili yasal çerçeve düzenlemeden bu iş bitmez. Maalesef, mesele rantsa, mesele yolsuzluksa, çoğunda parti fark etmiyor arkadaşlar. Onu da bilmemiz lazım” diye konuştu.
“Bir ayda Meclis’ten geçer”
İmar rantlarının yanı sıra kamu ihale yasasının da yolsuzlukla mücadelede önemli olduğunu söyleyen Babacan, Avrupa Birliği ülkelerinde uygulanan kamu ihale yasasının Türkiye’de de çıkarılması gerektiğini savundu. Babacan, “Biz yıllardır söylüyoruz. Şu Avrupa Birliği'nin 28 ülkede uygulanan kamu ihale yasasını gelin Türkiye'de çıkaralım diyoruz. Bir ayda Meclis'ten geçer, hani süre verdiniz, bir ayda Meclis'ten geçer. 3 ay sonra tam uygulanmaya başlanır. Ondan sonra görün bakanlıklarda, belediyelerde tasarruf nasıl başlıyor, görün” dedi.
Kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin eleştirilerde bulunan Babacan, “Yani şu anda 1 liralık işi en az 2 liraya, 3 liraya, 4 liraya mal ediyorlar. 1 liralık iş 1 liraya mal olsun, hemen kaynak artacaktır. Ve birden hizmet daha bol bol sağlanacaktır vatandaşlarımıza” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin ekonomik tablosuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Babacan, “Başka, böyle giderse Türkiye'de bir avuç zengin daha zengin olur, geniş kitleler de fakirleşmeye devam eder. Ülkede orta direk kalmadı ya. Orta direk çöktü tamamen Türkiye'de yani. Fakir daha fakirleşiyor, bir de bir avuç zengin daha da zenginleşiyor” dedi.
Yeniden Refah Partisi ile seçim iş birliği mesajı
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ile gerçekleştirdiği görüşmenin içeriği ve olası seçim ittifakı ihtimali de Babacan’a soruldu. DEVA Partisi’nin yeni bir siyasi alternatif oluşturmak için çalıştığını belirten Babacan, seçimlere dönük iş birliği modellerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Babacan, “Biliyorsunuz bizim bir süredir üzerinde çalışmakta olduğumuz bir yeni alternatif inşası var. Bunu, Ekim 2024'te yaptığımız ikinci olan kongremiz aslında ilk yürütmüş olduk. Hemen arkasından Meclis'te Yeni Yol grubuyla da önemli bir adım atmış olduk. Tabii Yeni Yol sadece Meclis çalışmalarıyla sınırlı bir birliktelik. Ama seçimlere doğru giderken, seçime dönük iş birliği modellerini geliştirmemiz gerekiyor. Daha çok sayıda siyasi partiyle bu seçime doğru daha yakın çalışmamız gerekiyor ve iktidarın karşısına gerçek bir alternatif, güçlü ve ‘Sizden daha iyi yaparız’ diyen bir alternatifin bu seçimlerde oluşturulması gerekiyor. Bizim tüm gayretlerimiz bu yönde.”

Yorum Yazın