Dolar 44,8546
%0.22
Euro 52,8224
%-0.09
Altın 6.966,260
%1.07
Bist-100 14.588,00
%2.72

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°
AK Parti'li Atmaca'dan NEO TV'de Tugay'a 'Meslek Fabrikası' tepkisi... 'Gaziemir' iddialarına çıkış: 'Bankamatikleri belediyeye doldurup 'Silkeleniyoruz' diyorsunuz!'

AK Parti'li Atmaca'dan NEO TV'de Tugay'a 'Meslek Fabrikası' tepkisi... 'Gaziemir' iddialarına çıkış: 'Bankamatikleri belediyeye doldurup 'Silkeleniyoruz' diyorsunuz!'

İzmir Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca, NEO TV'de Gaziemir Belediyesi'nde bankamatik personel bulunduğu yönündeki iddialara ilişkin konuşarak, "Gaziemir'de yaşamayan birisini getirip o belediyeden istisna kapsamında memur yapamazsın. Bankamatikleri belediyeye doldurmuşsun, borcunu ödemiyorsun. Ondan sonra devletin kurumu senden bu parayı istediği zaman da ‘Silkeleniyoruz’ diyorsun" çıkışında bulundu. Öte yandan Meslek Fabrikası eylemini de masaya yatıran Atmaca, bu eylemle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın İzmir kamuoyuna kendini AK Parti ile yakınlığı olmadığı konusunda ispatlamaya çalıştığını öne sürdü.

  • Ege Postası
  • 16.04.2026 - 21:26
  • Güncelleme: 17.04.2026 - 00:17

EGEPOSTASI- İzmir Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca, NEO TV’de yayınlanan Kent ve Siyaset programında Mehmet Ali Deniz’in sorularını yanıtladı.

Atmaca, İzmir'de kamuoyu gündemine yansıyan kooperatif soruşturmasından Gaziemir Belediyesi'ndeki 'bankamatik personel' iddialarına kadar birçok konu başlığına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

TÜRKİYE'Yİ AĞLATAN OKUL SALDIRILARI

Türkiye’nin yüreğini dağlayan Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarına ilişkin başsağlığı dilemekle başlayan Atmaca, “Özellikle bir baba olarak yaşadığımız üzüntüyü tariflemem mümkün değil. Ölen çocuklarımızın, evlatlarımızın yaşadıkları bu süreçte bundan sonrasında tekrar etmemesi anlamında onlara Rabbimden rahmet diliyor, kederli ailelerine de başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Benim eşim de bir öğretmen halen görevde, dolayısıyla kimsenin başına gelmesini istemediğimiz bu durumun bir daha tekrar etmemesi dileğiyle tekrar üzüntülerimi bildirmek istiyorum” ifadelerini kullandı.

"BİZ İÇERİDEN BİLGİ ALMIŞIZ GİBİ BİR ALGI YARATILDI"

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bazı ihalelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan AK Parti’li Atmaca, söz konusu firmanın daha önce soruşturma kapsamında gündeme geldiğini ve konkordato ilan ettiğini öne sürerek, buna rağmen İZSU Genel Müdürlüğü tarafından yüksek bir ihale verdiğini ileri sürdü. Soruşturmaların İzmir'e sıçrayacağına ilişkin açıklamalarının ardından 'içeriden bilgi aldığı' iddialarının da gerçeklikten uzak olduğunu belirten Atmaca, şu şekilde konuştu:

"Örnek olarak söylüyorum, İstanbul'da otobüslerin sık sık ağır arızalandığı, o otobüslerin bakımını yapan ulaşım iç ve dış ticaret anonim şirketi diye bir şirket var. Şimdi bu şirket bir defa İstanbul soruşturması kapsamında sahipleri gözaltına alınmış, şu anda tutuklu mu bilmiyorum. Firma aynı zamanda konkordato ilan etti. Şimdi 2025 yılının 15 Mayıs'ında İZSU Genel Müdürlüğü bu firmaya 594 milyon liralık bir ihale vermiş. Bu birincisi. İkincisi bunlar en spesifik örnekler olduğu için söylüyorum. İsim de telaffuz ediyorum çünkü Büyükşehir Meclisi’nde de bu isimleri telaffuz ettiğim için firma isimlerinden bahsediyorum. YST isimli bir firma var. Bu firma da İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin araç tamir ve bakım işlerini yapıyor ve biz bunları iki sene öncesinden beri Sayın Tugay’a meclislerde sorduk. Yani bakın, önce 45 milyon liralık bir pazarlık usulü iş vermişsiniz. Ondan sonrasında 107 milyon liralık bir açık ihale var, sonrasında 162 milyon liralık tekrar bir pazarlık usulü iş vermişsiniz. Bu yapılan işlemlerin biz doğru olmadığını o zaman söylüyorduk. Fakat gün döndü, YST isimli firma Antalya soruşturması kapsamında itirafçı oldu ve orada atfedilen suçlardan bir tanesi de belediye başkanının oğlunun eski eşine 30 milyonluk bir daire verdiği yönünde bir iddia vardı. Şimdi biz bunları oturup da yorumladığımız zaman İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin bu firmalarla iş yapmasının doğru olmadığını çünkü bu iltisaklı firmaların da soruşturma kapsamına alındığında, bu soruşturmaların İzmir'e sıçrayabileceğiyle bir öngörü olarak koyduk ortaya. Fakat biz öngörüyü cuma günü ortaya koyduk. İki gün sonra dosyalar istenince sanki biz içeriden bilgi almışız gibi algı yaratılmaya çalışıldı. Kesinlikle böyle bir şey yok. Yani bize gelen bilgi ve belgeler Cumhuriyet Halk Partili belediyelerden, onların içindeki arkadaşlardan, Cumhuriyet Halk Partililerden geliyor birincisi. İkincisi de biz bunları açık kaynaklardan çakıştırıyoruz, sağlamasını yapıyoruz ve bunları da kamuoyuyla paylaşıyoruz bu bilgileri. Çok rahatlıkla vatandaş portalımdan giriyorum. Yani bir üyeliğim de yok. Dolayısıyla benim girdiğim, ulaştığım bilgilere herhangi bir yurttaşımız girip de ulaşabilir” açıklamalarında bulundu.

"BÜYÜKŞEHİR UYARILARIMIZI DİKKATE ALMIYOR"

Konuya karşı eleştirilerini sürdüren Atmaca, “Maalesef bizim uyarılarımızı İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimi dikkate almıyor. Bizim uyarılarımızı dikkate almış olsaydı, belki de bugün yaşanması muhtemel birçok sorun yaşanmayabilirdi. Çünkü bu firmaların, mesela YST'nin devamında bir Buztek firması var. YST'nin sahibi Yusuf Yadoğlu, Bostek'in sahibi Fatih Yadoğlu. İki kardeş bunlar. Buna nereden ulaşıyorum ben? Ticaret sicilinin sayfasını açıyorum, oradan görüyorum. Yani bunun için özel bir çabaya da gerek yok. Kamuya açık kaynaklar bunlar. Şimdi bunları açıp bakarsanız, İzmir'in kaynaklarının doğru yönetilmediğini düşünürseniz, bunları açıp bakarsınız, baktığınız zaman da bunları görürsünüz ve bunları görüp de kamuoyuyla paylaşmamak da olmaz” ifadelerine yer verdi.

“FİRMALARIN SİCİLLERİ SIKINTILI”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin söz konusu firmayla çalışmaması gerektiğini savunan Atmaca, “Benim kişisel yorumum bu firmalarla çalışılmaması yönünde. Çünkü bu firmaların diğer illerdeki sicilleri biraz sıkıntılı. Bu sıkıntıyı eğer ben görüyorsam, bu kenti yönetenlerin de görmesi lazım. Eğer göremiyorsa da o zaman orada eksiklikleri var demektir. Ben iddia ediyorum, bu firmalarla çalışılmaya devam edilmesi durumunda, bu sıkıntılar daha da büyüyerek İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde kapsayıcı hale gelecek” şeklinde konuştu.

"İZMİR'DE İNŞAAT FİRMASI MI YOK?"

Söz konusu ihalelerin önemli bir bölümünün İzmir dışındaki firmalara verildiğini öne süren Atmaca, “Mesela bakın, pazarlık usulü iş veriliyor. Yani toplamda şu ana kadar Cemil Tugay'ın iki yıllık süreç içerisinde 10 milyar liranın üzerinde bir pazarlık usulü iş İzmir dışındaki firmalara verilmiş. Ankara var, Diyarbakır var, Antalya var, Kocaeli var. Yani çok ilginç bir şey, Kocaeli'den vidanjör kiralamışlar. Ne alakası var? İzmir'de vidanjör mü yok? En son İZBETON kooperatiflerinin inşaat işlerini İzmir dışındaki firmalara verildi ve çok yüksek miktarlı işler bunlar. Yani 3 milyar, 4 milyarlık işler var ve bunlar pazarlık usulü olarak inşaat firmalarına verildi. İzmir'de inşaat firması yok mu? Neden İzmir'deki firmalar tercih edilmiyor da neden İzmir dışında bu paralar gidiyor? Bu çok ciddi bir soru işaretidir” eleştirilerinde bulundu.

Eleştirilerini sürdüren Atmaca, “Tahmin edici bir açıklama yok çünkü iş dediğim gibi açık ihale değil, pazarlık usulü. Yani siz çağırıyorsunuz, bu işi yaptırıyorsunuz. Aslında bunun asıl halk arasındaki tanıma adrese teslimdir. İzmir'in kaynaklarını İzmir dışındaki firmalara dağıtıyorsunuz. Yani ulufe dağıtır gibi İzmir Büyükşehir Belediyesi bu ihaleleri İzmir dışındaki firmalara dağıtıyor ama Sayın Tugay fuar döneminde çıkıp İzmir'deki iş insanlarından, firmalardan destek istiyor” ifadelerini kullandı.

BELEDİYELERDE 'BANKAMATİK PERSONEL' İDDİALARI

Bornova Belediyesi’nde yaşanan ‘bankamatik personel’ soruşturması üzerinden Buca Belediyesi hakkında iddialarda bulunan Atmaca, “O gün Bornova Belediyesi'nin içinden bana bilgi geldi ve ben bunu sosyal medyamda paylaştım, akşamına da zaten ulusal basında da bu yer aldı. Şimdi bunun savunulacak hiçbir tarafı yok. Hiçbir şekilde tutulacak bir tarafı da yok. Aslında önceki dönem, yani benim Gaziemir Belediye Meclis üyesi olduğum dönemde de bu tür örnekleri biz görüyorduk. Fakat bu kadar yoğun ve fütursuzca yapılmıyordu. Hatta bizim o dönem tespit ettiğimiz bir Cumhuriyet Halk Partili meclis üyesi, Gaziemir meclis üyesi, Buca Belediyesi'nin şirketinde çalışıyor görünüyordu. Bankamatik. Geçtiğimiz günlerde Buca Belediyesi AK Parti Grup Başkan Vekili'miz var, Veli Balyemez. Onun ifade ettiği birkaç konu var. Mesela Cumhuriyet Halk Partisi'nin kadın kolları il başkanı Buca Belediyesi'nde bankamatik çıktı. Sonra çıkışı verildi. Tekrar sonrasında yaptığı açıklamada Cumhuriyet Halk Partisi'nin il binasında çalışan iki kişinin de yine Buca Belediyesi'nde bankamatik olduğu ortaya çıktı" şeklinde konuştu.

GAZİEMİR İDDİALARI: "SEN BANKAMATİKLERİ BELEDİYEYE DOLDURMUŞSUN, SONRA 'SİLKELENİYORUZ' DİYORSUN"

Gaziemir Belediyesi’ne ilişkin iddialara da değinen Atmaca, 15 Aralık 2025 tarihinde yapılan bir atama ile istisnai kadro uygulamasıyla belediye dışından bir ismin memur yapıldığını öne sürerek, "Yine geçtiğimiz günlerde Gaziemir Belediyesi'nde 15 Aralık 2025 tarihinde Veli Ağbaba’nın yakınının istisnai kadrodan memur yapıldığı ortaya çıktı. Bunları biz dile getirdik ve başkana sorduk, bunları neden bu ismi açıklamıyorsun? Kanunen birim müdürlüğü ve üzeri atamalarda ilk mecliste bilgilendirilmesi gerekiyor. Maalesef başkan bunu hangi sayıyla bizden gizledi, halktan gizledi bilmiyorum. Şimdi buradaki yapılan yanlış şu. Bakın, istisnai kadrodan memur yapabilir. Ama kendine oy vermemiş. Gaziemir'de olmayan, Gaziemir'de yaşamayan birisini sen getirip o belediyeden istisna kapsamında memur yapamazsın kardeşim. Bakın, Gaziemirli bir kardeşimizi yapsın, ihtiyacı olan bir kardeşimizi yapsın, inanın ağzıma bile almazdım. Ama şimdi bakıyorsunuz, Ankara'dan bir başka genel başkan yardımcısının danışmanını getiriyor belediye Gaziemir'den bahsediyorum yine. Yani kendi yeğeni getirdi belediyeye. Bütün bunları üst üste koyduğunuz zaman, yani artık nepotizmde bir çağı atlaması yaşıyor Cumhuriyet Halk Partisi ve bir yandan da çıkıp şunu söylüyorsunuz: ‘Silkeleniyoruz’. Kardeşim sen bankamatikleri belediyeye doldurmuşsun. Borcunu ödemiyorsun. Ondan sonra devletin kurumu senden bu parayı istediği zaman da ‘Silkeleniyoruz’ diyorsun. Bunu asla kabul etmiyoruz, kabul etmemiz de mümkün değil” eleştirilerinde bulundu.

"ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE ETE KEMİĞE BÜRÜNECEK"

‘Bankamatik personel’ araştırmalarının yalnızca CHP’li belediyelerde kalmayacağını ifade eden Atmaca, “Ben de çok doğru buluyorum. Önümüzdeki günlerde bunun biraz daha ete kemiğe bürüneceğini tahmin ediyorum. İnşallah Türkiye genelinde bu tür uygulamaların tamamen ortadan kalkması hepimizin temennisi. Sadece işe alınma değil, bir de biliyorsunuz şirketler var, şirketlerin yönetim kurulları var. Yani bir arpalık boyutu da orada söz konusu. Yani o şirketleri de incelediğiniz zaman yönetim kurullarında kimler var, kimler yok, gerçekten yani insan şaşkınlığa uğruyor” açıklamalarını yaptı.

MESLEK FABRİKASI EYLEMİ: "TUGAY KAMUOYUNDA KENDİNİ İSPATLAMAYA ÇALIŞIYOR"

6 Nisan tarihinden bu yana devam eden Meslek Fabrikası eylemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan AK Parti’li Atmaca, “Ben Cemil Bey'in şöyle bir aksiyon aldığını düşünüyorum. İzmir kamuoyunda biliyorsunuz çokça tartışıldı, ulusal medyada da gündeme geldi. ‘Cemil Tugay AK Parti'ye mi geçecek?’ şeklinde. Ondan sonra çok sıklıkla bakanlarla milletvekillerimizle fotoğraflar veriyor. Sonra kadraja girmeme girmemeyle ilgili bir kırılma noktası yaşandı ki bence çok hatalı bir çıkıştı Cemil Bey'in bu çıkışı. Ben şunu görüyorum meslek fabrikası üzerinde: Sayın Tugay, İzmir kamuoyunda kendini ispatlamaya çalışıyor. ‘Bakın, benim AK Parti’yle bir bağımlılığım yok. Ben onlarla çarpışıyorum’.”

Eleştirilerini sürdüren Atmaca, “Çiğli'de 1056 ve 1061 adalar var. Bunlar da İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin çalışanlarına yönelik emekçiler kooperatifi var. Evet. Bir kısmında da imece kooperatifi var. Bakın, bu iki arsa da İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin. 2021 yılında bu arsaların emeklilere verilmesi yönünde biz oy birliği yaptık. O dönemde. Fakat bir yıl sonra tekrar bir meclis kararı getirdiler. ‘Dar gelirli olan üyelerin sayısı yüzde 55'ten az olamaz’ dediler. Yüzde 45'i kime açtılar? Şenol Aslanoğlu, Ümit Erkol, eşleri, yeğenleri, çocukları, bunlara rezidans yapmak üzere açtılar. Siz İzmir'in malına sahip çıkacaksanız, önce oradan başlayın” şeklinde konuştu.

"TUGAY SOYER'E KARŞI HASMANE TUTUM İÇERİSİNDE"

İzmir'de devam eden kooperatifler üzerinden yürüyen tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan AK Parti’li Atmaca, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın “itibarsızlaştırma süreci” yürüttüğünü öne sürerken, eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'e karşı hasmane bir tutum içerisinde olduğunu savundu.

Atmaca, "Sayın Tugay'ın burada bir kastının olduğunu düşünüyorum ben. Kasıt şu: Kooperatif meselesi üzerinden bir itibarsızlaştırma süreci yaşattı. Hatta Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel, 2025 yılı Temmuz ayında bir televizyon programında ‘Kurultay öncesi de bana geldiler. Bunların kooperatif meselesi var dediler’ diye bir cümle kurdu. Kim'i kastetti? İzmir delegasyonundan bahsediyordu. O zaman il başkanı Şenol Aslanoğlu ve İzmir'in sanıyorum 40 delegeydi, bunun 39 tanesi Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekliyordu. Bir tek sadece Sayın Cemil Tugay, Özgür Özel'in yanındaydı ve ‘Bana gelip kooperatif meselesi var bunların dediler ama ben bunu kullanmadım’ dedi. Şimdi ben böyle bir iddia koyamam ortaya ama benim düşüncem şu: O dönemde de bu konuda bu bilgileri aktarabilecek en üst düzey yetkili de Sayın Cemil Tugay'dı. Nereden geliyor bu konu? Örnekköy’deki kooperatiflerin mühürlenmesi sürecinden geliyor. Yani o dönem Kentsel Dönüşüm Daire Başkanı Ayşe Arzu Özçelik bir yazı yazdı, Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay anında Örnekköy'deki inşaatları mühürledi ve kooperatif meselesinin ilk kırılma noktası budur. Dolayısıyla Sayın Cemil Tugay'ın ben kooperatif özelinde Sayın Tunç Soyer'e karşı bir hasmane tutum içerisinde olduğunu düşünüyorum” açıklamalarında bulundu.

'KOOPERATİF' ÇIKIŞI: "İNSANLARIN AKLIYLA DALGA GEÇMEKTİR"

Açıklamasında, kooperatif soruşturmasında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu olduğuna dikkat çeken Atmaca, "Cumhuriyet Halk Partisi'nde il başkanlığı yaptılar. Ümit Erkol şu anda görevdeydi hatta. Üçünü de bakıyorsunuz, aynı sistem içerisinde yer almış. Ümit Erkol'la ilgili benim iki yıldır yine dile getirdiğim 25'e yakın oğluyla birlikte daire devrine imza atmış. Bunları tek tek biz blok numarası, daire numarası, kim devretmiş, kime devretmiş, bunların hepsini ortaya koyduk. Ankara'da kooperatif mi kalmadı kardeşim sen geliyorsun İzmir'de bu işlerin içine giriyorsun? Hadi girdin, eşini getirmişsin, çocuğunu getirmişsin. Burada daire almışsın, satmışsın. 11 tane villa var, bu 11 villanın bir tanesi Ümit Erkol'un üzerine kayıtlı. Sonra yarısını oğlu Ferhat Erkol'a satışını yapıyor. Bunları ilk biz ortaya koyduk. İki yıldır bunları söylüyoruz. Ama daha bunlar yeni yeni ortaya çıkmaya başladı. Gaziemir Aktepe'de kooperatif sürecinde bunlar yaşandı. Sayın Özgür Özel ‘İmza yetkisi dahi yok’ dedi Ümit Erkol için. Hemen akabinde belgeler paylaşıldı. Yani bu gerçekten insanların aklıyla dalga geçmektir.

Burada yapılması gereken Cemil Tugay’a düşen yapılması gereken şuydu: Bu sürece sahip çıkmalıydı çünkü burada kamunun yani İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ve İZBETON firmanın ismiyle insanlar güven tevkini edilerek bu kooperatif sürecine dahil oldular. Dolayısıyla da Sayın Cemil Tugay'ın da şu anda çözüyoruz dediği şey çözüm değil. Bu asla doğru bir şey değil yani bunu yapan siz kabul etseniz de etmenseniz de sizin siyasal mirasınızdır. Siz 27 yıllık CHP mirasının üzerinde oturuyorsunuz şu anda. Dolayısıyla da o gün onu başkası yaptı, beni ilgilendirmez diyemezsiniz. Onun için yani benim özellikle Sayın Tugay’a buradan tekrar çağrım, lütfen bu insanların mağduriyetlerini giderin” şeklinde konuştu.

"BUNLAR AK PARTİ'Lİ BELEDİYEDE YAŞANMIŞ OLSAYDI TÜRKİYE AYAĞA KALKARDI"

CHP'li belediyelere yönelik yürütülen operasyonların 'siyasi' olmadığını savunan Atmaca, "Emin olun AK Partili bir belediyede bunlar yaşanmış olsaydı Türkiye ayağa kalkardı. Ama maalesef biz bunları dile getirmeye çalıştıkça, Cumhuriyet Halk Partili yönetim, genel merkez düzeyinde söylüyorum, bu soruşturmaları itibarsızlaştırmak için ‘Bu siyasidir. Bu soruşturmalar siyasidir’ diyorlar. Halbuki siyasetle bu konunun hiçbir alakası yok” dedi.

İZMİR'İN KÖRFEZ PROBLEMİ NE OLACAK?

İzmir’in başlıca sorunlarından bir tanesi olan Körfez’e ilişkin değerlendirmelerini paylaşan Atmaca, “Körfez alıcı bir ortam. Dolayısıyla, alıcı ortamı kirleten unsurları ortadan kaldırırsanız, bu sorun kendiliğinden çözülmüş olur. Yani önceki dönemlerden bu yana gelecek şekilde körfezin çok ihmal edildiği kanıtını taşıyorum. Geçen dönem biliyorsunuz kendi kendine körfez temizler diye bir dönem hiçbir müdahalede de bulunulmadı. Benim burada naçizane olarak ifade edeceğim birkaç tane konu var. Bir defa Körfeze akan dereler çok önemli. Bu derelerin tabanlarında önceki yıllardan yaklaşık yirmi beş yıl öncesinden yapılmış kanalizasyon hatları var. Sonra da bu dere tabanlarını betonlamışlar süreç içerisinde ve artan nüfus projeksiyonuna göre de o kanalizasyon hatlarının nüfusun yoğunluğunu taşıması mümkün değil. Bunların bir defa kesinlikle revize edilip çaplarının büyütülmesi lazım. Bu yapılmıyor. Yapılmadığı zaman da bir de birleşik sistem üzerine koyduğunuz zaman yoğun yağışlarla birlikte bu kanalizasyon hatları yağmur sularını beraber taşıyamıyor. Taşıyamayınca, bu dere tabanlarında bunlar yüzeye çıkıyor, patlıyor, yüzeye çıkıyor ve doğrudan körfezin içine akıyor. Bakın, en önemli noktalardan bir tanesi bu. İkincisi, dördüncü faz yapılmadan önce bu gelen yoğun yağışlarla birlikte kanalizasyon suları yeterince arıtılamadı ve doğrudan yine körfeze deşarj edilmek durumunda kalındı. Bütün bunları üst üste koyduğunuz zaman, yani körfezin temizlenmesi için öncelikle kirleten unsurların ortadan kaldırılması lazım. Bu unsurları kaldırmadığınız sürece, maalesef bunu gerçekleştirmek mümkün değil. Bizim bir teklifimiz olmuştu. ‘Gelin, bu dönem Körfez Daire Başkanlığı kuralım’ şeklinde. Yazılı olarak sunduk bunu belediye meclisine ama maalesef Cemil Rey ve Cumhuriyet Halk Grubu bunu reddetti. Anlamlandıramadık. Körfez gerçekten farklı disiplinlerin bir arada çalışması gereken bilim insanların bu işin lokomotif olması gereken bir yapı. Dolayısıyla bunun İZSU bünyesinde çözülemeyeceğini zaten bugüne kadar deneyimledik. Bugünden sonra da aynı şeyleri yapıp farklı sonuç beklemek gerçekten normal insanların işi değil. Sadece ve sadece geldiğimiz noktada bir dip taraması, iki kedicik kumu. Yani körfezin indirgendiği nokta bu. Bu da bakış açısının ne kadar sığ olduğunu gösteriyor. Bu sığ bakış açısıyla da körfezin temizlenmesinin mümkün olmadığını görüyoruz.

"HER ŞEYİ HÜKÜMET YAPACAKSA SİZE NE GEREK VAR?"

Başkan Tugay'ın sorunların çözümünde hükümeti işaret ettiğini hatırlatan Atmaca, "Tugay sıklıkla şunu yapıyor: ‘Efendim körfez temizleyin’ ‘Hükümet temizlesin’. ‘Efendim alt yapı?’ ‘Hükümet yapsın’. ‘Kanalizasyon hükümet yapsın. Su hükümet yapsın’. Tamam. Her şeyi hükümet yapsın. O zaman size ne gerek var? O zaman biz İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı değil, İzmir Büyükşehir Belediyesi Müdürlüğü kuralım. Başına da bir müdür atayalım” çıkışında bulundu.

'VİNÇ KAZASI' TARTIŞMASI: TUGAY KENDİ YÖNETTİĞİ KURUMA HÂKİM DEĞİL

Çiğli’de bir işçinin meydana gelen kazada hayatını kaybetmesinin ardından başlayan vinç tartışmalarına da değinen Atmaca, konuya ilişkin Tugay’ın doğru bilgilendirilmediğini savunarak, "Siz orayı özelleştirdiniz, iki milyar gibi bir para veriyorsunuz. Ee orada, ee bir yandan da İstanbul'da güvenlik görevlileri fazla deyip güvenlik görevlilerini çıkartıyorsunuz, sonra o kardeşimiz orada tek başına hayatını kaybediyor ve bununla da ilgili Meclis toplantısında Sayın Tugay doğru bilgilendirme yapmıyor. Maalesef bu konuyla ilgili, ee milletvekilimiz Sayın Ceyda Bölünmez Çankırı, evraklarıyla bu işin nasıl olduğunu gösterdi. Vincin dahi parasını sanıyorum MHP ilçe başkan yardımcımız o ödemiş, ama Sayın Tugay çıktı ne dedi? ‘Biz verdik’ dedi. Yani bu kendi yönettiği kuruma hâkim olamadığı anlamına geliyor, Sayın Tugay'ın doğru bilgilendirilmediğini ve kamuoyuna da doğru bilgi aktarmadığının açık bir göstergesi” şeklinde eleştirdi.

Yorum Yazın

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum.

Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yukarıdaki alan boş bırakılamaz
Yorumlar
Yeniden eskiye
Eskiden yeniye
Öne çıkanlar

Bu habere hiç yorum yapılmamış... İlk yorum yapan sen ol.