Dolar 33,0812
%0.01
Euro 36,1070
%-0.14
Altın 2.600,120
%-0.54
Bist-100 11.139,00
%0.05

Pzt

-8°

Sal

-12°

Çar

-3°

8 Mart bitince...

Özellikle bekledim. Aynı gün yazmamak adına, peki neden?

O kadar çok 8 Mart’a dair yazılar yazdım ki inanamazsınız. Tarihçesini anlattım, neden kutlandığını ve aslında bir kutlama değil anma olduğunu…

Gazeteler, dergiler, köşe yazıları, röportajlar…

Sonuç? Sonuç aynı…

Hala kadın cinayetlerini konuşuyoruz. Hala kadınların haklarını alamadıklarını konuşuyoruz. Hala erkek egemen bir toplumun içinde çalışırken bile ücret ayrımcılığı konuşuyoruz. Kotaları konuşuyoruz. Mobingleri, tacizleri konuşuyoruz…

Biz kadınlar 8 Martı kutluyoruz. Çiçekle, böcekle, hediyelerle kutluyoruz. Yemeklerle hatta bazen eğlenerek, gülerek kutluyoruz. Ohhh ne güzel, hakkımız elbette ama az öncede söylediğim gibi 8 Martta biz, bu yolda can veren emekçi

kadınlarımızı anıyoruz aslında. O yüzden karanfil yakışıyor. Her gün gülelim eğlenelim ama gerçekleri bilelim, olayı sevgililer gününe dönüştürmeyelim diyeceğim ama hepimiz yapıyoruz, ben de dâhil…

Bir de tabi kutlamak yerine diyerek başlayan bir sürü sosyal mesajla da kafamız karışmıyor değil. Bazen aptala dönüyor ne yapacağımızı şaşırıyoruz. Kutlasak bi dert kutlamasak bi…

İşin birkaç yönü olduğu kesin…

Ülkemizde ve aslında dünya da ne yazık ki kadınlar genel anlamda zulüm görüyor hatta ne yazık ki öldürülüyorlar. Bu acımasız sayılar üstelik gittikçe artıyor. Ne acı bir tablo, ne üzücü…  Oysa medeniyet gittikçe artarken, beklenilen kadın ve kadın hakları ile ilgili olumlu tablolar…

Tabi ki yine de her şeye rağmen umutluyuz. Umudumuzu asla yitirmeyiz. Ama görünen o ki daha çok mücadele etmemiz gerekiyor. 

Ne zaman ki bu ülkede pozitif bir ayrımcılık adına bile olsa, ‘Kadınlar Gününü’ kutlamayız, buna gerek duymayız işte o gün haklarımızı elimize almışız demektir. 

Ya da ironi yapalım mı?

Ne zaman ki bu ülkede pozitif bir ayrımcılık adına, ‘Erkekler Gününü’ kutlarız, işte o gün bütün haklarımızı elimize almışız demektir. 

Tabi bu işin şakası çünkü hakkın erkeği kadını yahut çocuğu olmaz. Hak herkes için haktır aslolon ise eşit haklara sahip olmaktır. Şiddet her kime yapılıyorsa, kötüdür. Ve ölüm hiç kimseye, hiçbir sebeple yakışmaz, yakıştırılamaz. 

Aynı gün içinde 8 Mart adı altında yazı yazmak istemediğim için ve aslında yılardırda aynı cümleleri kurmaktan bir nevi yıldığım için bekledim. Gördüğünüz gibi aynı şeyleri hep birlikte takrar edip duruyoruz. 

Umuyorum az öncede söylediğim gibi bütün haklarımıza en kısa zamanda sahip oluruz, bu yolda daha fazla can vermeyiz ve işte o zaman gerçek manada bir kutlama yaparız.

Yazımı bitirirken her zaman olduğu gibi, konu kadın haklarına gelince elbette Atamazı yâd etmeden olmaz. Bütün dünya ülkelerinin kadınlarından önce, bizim ülkemizin kadınlarına kıymet vermiş, seçme ve seçilme hakkı dahil olmak üzere bütün haklarını kadınlara üstelik onları her veciz sözüyle yücelterek vermiştir. Bize düşen sahip çıkmaktır. 

İşte o zaman her gün bize 8 Mart olur diyor ve bütün kadınları, emekçi kelimesini çok sevmeme rağmen bu kez ayırmadan (ki annelerimiz ki ev hanımlarımız, çalışan-çalışmayan bütün kadınlarımız), bütün dünyayı omuzlarına yüklenmiş kadınlarımızın bu özel gününü kalben kutluyorum…