TENZİLE AŞÇI/EGEPOSTASI- İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZSU Genel Müdürlüğü Genel Kurul’u, 2022 yılında Ocak ayından itibaren geçerli yüzde 18 ve Temmuz ayından itibaren yüzde 15,5 olmak üzere toplamda yüzde 34,5 oranında zam yapılmasına karar vermişti.

Şubat ayında gerçekleştirilen Olağanüstü genel kurulda, artan enerji maliyetleri gerekçe gösterilerek İzmir'de suya yüzde 30 oranında bir zam daha yapma kararı alınmıştı. Toplantıda ayrıca İzmir’de bir ilke imza atılarak  su zammı Üretici Fiyat Endeksi(ÜFE)’ye endekslenmiş ve her ay ÜFE oranında zamlanmasına karar verilmişti. 

Mayıs ayında uygulanmaya başlanan ÜFE zammı, İzmirli’nin suyuna toplamda yüzde 44,75 zam eklerken birçok İzmirli de su faturalarından şikayet eder hale geldi.

VATANDAŞLARDAN TEPKİLER YÜKSELMEYE BAŞLADI

Özellikle Temmuz ayında gelen çifte zammın ardından birçok vatandaş faturalarının ikiye katlandığını ifade ederek sosyal medya başta olmak üzere birçok platformda art arda gelen zamlara tepki gösterdi ve yerel yöneticilere sorunun çözümü için çağrıda bulundu.

KONUTLARDA 1 YILLIK ARTIŞ YÜZDE 150 CİVARINDA

İZSU Genel Kurullarında alınan kararlar ve art arda gelen ÜFE zamlarıyla birlikte İzmir’de 1 yılda yapılan su zamları yüzde 170’lere dayanırken İzmir’in suyu da Türkiye’nin en pahalı suyu haline geldi.

Gelinen son noktada meskenlerde 0-10 metreküp su İstanbul’da 11,69 lira, Ankara’da 12,77 lira olurken İzmir’de İstanbul ve Ankara’ya göre yüzde 50 oranında daha fazla olan 17,22 liraya yükseldi.

10-21 metreküp su se su İstanbul’da 17,56 lira, Ankara’da 117,94 lira olurken İzmir’de neredeyse iki katı olarak 38,96 lira fiyat tarifesi uygulanıyor. 

İZMİRLİLER MÜŞTERİ GİBİ GÖRÜLMEMELİ

Konuya ilişkin açıklama yapan İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Partili Meclis üyesi Fikret Mısırlı, artan maliyetlerin temelinde kayıp-kaçak oranlarının yattığına dikkat çekti. ÜFE zamlarına değinen Mısırlı, her ay uygulanan zam uygulamasından bir önce vaz geçilmesi gerektiğini belirtti ve “İZSU artık Vadeli İşlemler Borsası’nda işlem gören bir şirket gibi yönetiliyor. İzmir halkı artık bir müşteri gibi görülmeyi bırakılmalı. İzmirliler her ya gelen ÜFE artışlarını karşılamakta zorlanıyor. Bu uygulamanın bir an önce durdurulması gerekiyor. İstanbul ve Ankara Eylül ve Ekim aylarında yüzde 40-50 oranında zam yapmasına rağmen biz onu bile üzerindeyiz. Biz bu zamları yaptık ama bunlarla birlikte ne gibi yaptırımlar yaptık? Geçtiğimiz haftalarda Tire’de 4,5 kilometrelik 4 içme suyu kuyusu açmışız ve bize maliyeti 4 milyon. Bu bir yatırım değil ki. Bu zaten belediyenin asli işlerinden biri. Bir arıtma tesisi mi yaptık ya da elektrik enerjisini ucuzlatmak için alternatif ve sürdürülebilir enerji imkanlarını mı sağladık? Bu zamların telafi edileceği nokta nereden kaynaklanıyor peki? İzmir’in kayıp kaçak oranlarına bakarsak Türkiye’de ortalamanın hemen hemen en çok olduğu il. Yaklaşık 90 milyon metreküpe yakın bir kayıp kaçak var İzmir’de. Bu da yaklaşık 1 milyar lira yapar. Yani biz ek bütçemizle bu kayıp kaçakların önüne geçebilseydik belki bu zamlara bile ihtiyaç kalmazdı” dedi.