Gültekin Uysal o tweetin ne anlama geldiğini açıkladı

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Habertürk TV'de Teke Tek programında Fatih Altaylı'nın sorularını yanıtladı. Uysal'ın "Türk milletinin cumhurbaşkanı adayı ile ilgili beklentisinin 3 ölçüsü var" diyerek sıraladığı maddeler arasında "20 yıllık AK Parti döneminde sorumluluğa ortak olmamış olmak" tweeti çok dikkat çekmiş tartışmaları beraberinde getirmişti. Uysal o tweetin ne anlama geldiğini Habertürk'e açıkladı.

Politika 27.04.2022, 08:58
Gültekin Uysal o tweetin ne anlama geldiğini açıkladı

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Habertürk TV'de Teke Tek programında Fatih Altaylı'nın sorularını yanıtladı.

"6'LI MASADAKİ KİŞİLERİ HEDEF ALARAK SÖYLEMEDİM"

Uysal'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

6'lı masadaki kişileri hedef alarak söylemedim. Son tweetimin öncesi var. Türkiye'de kendisini muhalefette konumlamış önemli bir muhalefet kitlesi var. Sürecin tarif ettikleri var. Hele hele masada birliket oturduklarımı hedef alacak sözler değil. En nihayetinde kendilerini kas etmediğimi ifade ettim. O noktada problem yok. Siyasetin içindeyiz. Biz de 70 yıllık hareketiz. Yeri gelir 70 yılın hesabı sorulur. Kendileri de açıklıyor 'eğer bir sorumluluk düşüyorsa kabul ediyoruz' diyorlar. İşin sahibi sayın Erdoğan'dır. O sürecin içerisinde isimeri merkeze alarak değerlendirme yapmadığımı da kendilerine ifade ettim. Onlar da benim beyanımı esas olarak kabul ettiler.

"TÜRKİYE TRAVMATİK BİR DÖNEMİN İÇERİSİNDE"

Bu tür birliktelikler aritmetik toplam değil; kimyanın oluşması. Sözümüzü her zaman gücümüzü mucibince ifadeler. Türkiye travmatik bir dönem içerisinde. Bugün demokrasi, hukuk ve laikliği milli güvenliğin şemsiyesi olarak değerlendiriyorum. Irak ve Suriye gibi iki çökmüş ülkeye komşuyuz.Bütün bunların maliyetini yaşıyoruz. Bütün olumsuzluğa rağmen Türkiye Islahat Fermanı ile eşitlik hukukunu kurmuş. Önemli mesafeler almışız. Elbette 27 Mayıs gibi süreçler de yaşanmış. Biz temel değerleri esas alıyoruz.

Sayın Davutoğlu'nun bir serzenişi oldu. Elbette her partinin bir siyasi geçmişi var. Bütün meseleleri konuştuk. Bir tartışma ve olumsuzluk olmadı. Medeni insanlarız. Sorumluluk duygusuyla hareket ediyoruz. Kendi endişelerini dile getirdi. İktidara itirazı olan kitleler var. İktidardan kopmuş ama temayülleri netleşmemiş kitleler var. O kitlelerin endişelerinden bahsedildi. Ben böyle yorumladım.

"MUHALEFETE MUHALEFET ETSİN DİYE KURULAN PARTİLER VAR"

2007 çok kritik bir dönem. Yüzde 10 barajı. Seçmenlerin doğrudan tercih attıkları partiye oy veremez hale getirdi. Anavatan ve DYP birleşmesiyle demokratik nizam içerisinde dengeleyecek bir unsur olarak toplumsal beklenti vardı. Türkiye siyasette operasyonlar süreci yaşadı. MHP'ye, CHP'ye yapılan operasyonlar konuşuldu. Partilerin genel başkanları iddia koyuyor. Bir gün farklı tercih yapıyorsunuz bu da parti tabanımızda müthiş bir güvensizliğe, sorgulamaya vesile oldu. 2007 Cumhurbaşkanı seçildi. 367 tartışmaları. Birleşmeyi başaramamış, toplumun beklentisi hayal kırıklığına uğradı. Bu güne gelişin yolu döşendi. Çok ciddi siyasi maliyeti oldu.

Kendi adımıza, durduğumuz noktada ahbap-çavuş içerisinde siyaset belirlemiyoruz. Partilerin kurulları var. Sayın Erdoğan zaman zaman Menderes'i referans verir. Bugün CHP ile niye buluşuyorsunuz diye soruyorlar. Temel gerekçelerimizi anlatıyoruz. Biz masa etrafında temel prensiplerimiz ülkenin birliği, beraberliğini başarabilmek. Siyasal operasyonlar dönemi vatandaşta güvensizliğe sebebiyet veriyor. Muhalefete muhalefet etsin diye kurulan partiler var. Biz asla ve kata buna izin vermeyiz.

"TÜRKİYE'NİN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE İHTİYACI VAR"

Biz siyasi partiler kendi programı hedefleri var. Türk demokrasisinin oksijeni tükenmek üzere. Değişen siyasi rekabet iklimi, şartları, farklılıklara rağmen siyasi partilerin ortak paydada mücadele etmesini gerektiriyor. Her geçen gün maliyetin millet aleyhine olduğunu görüyoruz. Türkiye'nin iklim değişikliğine ihtiyacı var. İklim değişikliği yaşamadan uluslararasında, bölgesinde yaşama şansı yok. Elbette bu normal rekabet dönemi değil. Seçime kadar daha da kutuplaşacağını görüyoruz. Türkiye 6 Mayıs 2018 tarihinde hangi saikle İstanbul seçimini iptal ettiğini biliyoruz. Sandık, seçim güvenliği toplumun geniş kesimlerinde endişe duyuyor.

"SURİYE MESELESİ PROBLEMLER YUMAĞINA DÖNÜŞTÜ"

Farklı tonlamalar ekonomiden diğer politika sahalarına kadar. Suriye meselesi problemler yumağına dönüştü. Konut piyasasına bakalım. İktidara karşı müthiş özgüvensizlik var. Türkiye'ye dönük milli güvenlik endişelerimiz var. Elbette sığınmacılar geri gitmeli. Kendi vatanlarında huzur ve refah içinde yaşamalı. Senkronize işleyecek süreçler tabi. Toplumdaki itiş kakış. Hatay Belediye Başkanı feryat etti. Hatay çok hassas bölge. Kilis gibi kendi nüfusunun üzerinde Suriyeliyi ağırlamak durumunda kalmış bölgeler var. Toplumda Suriyeli cadı avı yapar gibi peşine düşmek değil, devlet aklı işleterek çözüm üretmek. Türkiye pekçok kriz yaşadı. Maalesef ne krizler çıkarken, ne çözerken. Sayın Erdoğan'ın Kaşıkçı cinayetiyle ilgili onlarca sözü. Ama yargılama hakkını kendi sözlerinin hilafına feda edildiğini görüyoruz.

"TÜRKİYE'NİN MESELESİ İKTİDAR DEĞİL, İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ"

Öncelikle aday belirleme, siyasi kararlar alma hem strateji meselesi hem de zamanlaması var. Sıcak atmosfere girmeden bunları konuşursak işin içinden çıkamayız. İttifaklar geçmişte hülle yoluyla oluyordu bugün resmi çerçevesi var. Son olarak iktidarın yaptığı değişiklik var. Türkiye'nin meselesi iktidar değil iklim değişikliği. Vasıfları bunlar olmalı. İsimler üzerinden değil de nitelikleri üzerinden, şartların icbar ettiği şeyler üzerinden. Türkiye'nin hangi şartlarda siyasi, iktisadi, toplumsal şartlarda seçim atmosferine gireceği belli değil. Seçilme yetisi, potansiyeli yüksek olan aktör. Bu süreci yönetecek zihin genişliğine sahip lider profili. Bir zam tsunamisi içerisinde, yoksullaştığı, orta sınıfın gelecek hayali kuramadığı Türkiye var bugün. Bu niteliklere sahip siyasi akılla bütün bunlar değerlendiriir.

6'LI MASADA NELER VAR?

Anlayış birlikteliğin zemini var orada. 6'lı masa etrafında seçim güvenliği, siyasi ahlak yasası, vatandaşımız riskli alanlarıyla ilgili hazırlıkları da örmeye gayret ediyoruz. Katar başta olmak üzere askeri akitleri var. TSK'nın başka bölgelerde riske girmesini hiçbir zaman istemeyiz. Bosna'dan Afganistan'a uluslararası güç içerisinde Türk askeri de gönderildi. Suriye'de hiç de işi olmayan rejim değiştirme teşebbüsü ortaya çıkan iktidar boşluğu başka şeyler ortaya çıkardı.

7 Nisan 2023 tarihinden yapılacak seçimde yeni yasa uygulanmayacak. İktidarın bir zamanlama ile beraber sanal, olumlu iklim yaratarak. Şundan eminimiz, artık bundan daha kötüsü olmaz kanısı var. İktidarın daha iyi olacağına dair olumlu bir hikaye yazmak, bir bahar havası estirelim, elde kalmış son varlıkları da finanse edelim. Ama sarmal haline gelmiş Türkiye'yi yönetemeyecek süreçler olarak görüyorum. Yazın sonunda muhtemelen olur. Çölden Katarlar, Rusya'dan oligarklar gelecek, ayrıca turizm sezonu. Değerlendirmeyi yapmak çok erken. Şu çok net, iktidarın siyasal düzenlemeyi mühendislikle beraber bütün hesabı pozitif performans sergilemekten ümidi kesmiş ki, 6'lı masayı hedef alarak birtakım düzenleme yapmayı seçti.

"HER BİRİMİZİN ÖNEMLİ DEĞERLENDİRMELERİ VAR"

Bugün de düzenlemeyi yapıyor ama köprünün altından çok sular aktı. Bugün parlamentodan hükümet çıkmıyor. Sıklet merkezi Cumhurbaşkanlığı. Beraberinde elbette hele hele iktidarı devralmak 6 siyasi parti, Meclis'te nitelikli çoğunluğu ve referanduma getirme hedefinde. Elbette siyasi partilerin müstakil kimliklerinden vazgeçmesi mümkün değil.

Başta CHP ve siyasi partiler her birimizin bu süreçte önemli değerlendirmeleri var. Burada kişi karşıtlığı üzerinden değil Türkiye'nin menfaatleri üzerinden değerlendirme yapılıyor. Rusya'nın Ukrayna'nın işgali bütün bunlar Türkiye'nin dış politika tercihini mutlaka etkileyecektir. Ana akım siyasi partiler dış politikada uzun süre ortak çerçevede yürümüştür.

"TEMEL HEDEFİMİZ ÇOĞULCU DEMOKRASİYİ KURABİLMEK"

Dini referanslı, muhafazakar referanslı AK Parti dönemi laikliği artık bir toplumsal talep haline getirdi. Hukuk, demokrasi, laiklik milli güvenlik şemsiyesi bu ülkenin. Zaman zaman sert laikliği, dışlayıcı, dayatmacı bir anlayışla birileri din düşmanlığı olarak dayattı. Birileri bunun propagandası yaparak din düşmanlığı yapılıyor dedi. Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli ayrıştırdığı husus vatandaşlık temelini kurabilmiş olması. Irak ve Suriye'de etnik veya mezhebi referansla haklara sahibiz. Ama biz öyle değiliz. Temel hedefimiz çoğulcu demokrasiyi kurabilmek.

Osman Kavala oradan yargılanan insanlarla düşüncesinden uzak bir şekilde biz hukuku merkez almak zorundayız. İktidar partisi Gezi olaylarını çok derinden anlamlandırdı. Bu dava üzerinden siyasal iklimi daraltmak, bir gözdağı vermek, alanları daraltmak için yargının aparat haline getirildiği. Sıralı davalarla birinden beraat etmiş kişiyi adeta düşman hukuku uyguladınız. Bu vicdanları yaralıyor. Türkiye'nin bu sarmaldan, fasit daireden çıkması lazım.

Ergenekon, Balyoz davasını hatırlayalım. Sayın Erdoğan 'bu davaların hakim,savcısıyım', sayın Baykal 'Avukatıyım' diyordu. Biz herkesin hukukundan emin olduğu Türkiye'yi, korkusuzca yaşama hürriyetini teminat alacak yapılanmayı gerçekleştirmek durumundayız.

Yorumlar (0)
banner83
24
açık
banner84
banner82
Namaz Vakti 23 Mayıs 2022
İmsak 04:05
Güneş 05:47
Öğle 13:13
İkindi 17:06
Akşam 20:29
Yatsı 22:05
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31