Babacan İzmir’den iktidarı topa tuttu

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Ödemiş 1. Olağan Kongresi’nde konuştu. Gündeminde yoksulluk ve ekonomi olan Babacan, Merkez Bankası rezervleri, çiftçinin durumu, halkın yoksulluğu ve müzik yasağı üzerinden iktidarı eleştiri yağmuruna tuttu. 

Politika 23.06.2021, 16:53 24.06.2021, 17:08
Babacan İzmir’den iktidarı topa tuttu

TENZİLE AŞÇI/EGEPOSTASI- DEVA Partisi İzmir’de tam kapanmanın bitmesiyle birlikte ilçe kongreleri ve ilçe başkanlıkları açılışları start verdi.

Partinin İzmir’deki ilk ilçe başkanlığı açılışı ise DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın katılımıyla Kiraz’da gerçekleşti. 

Kiraz açılışının ardından Babacan, Ödemiş 1. Olağan Kongresi’ne katılmak üzere Ödemiş’e geçti.

Kongreye, Babacan ve ev sahibi DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Seda Kaya Ösen’in yanı sıra, Genel Başkan Yardımcıları; Sanem Oktar, Sadullah Ergin, Mehmet Emin Ekmen, Sema Aliye Kavaf, Aysun Hatipoğlu, Mustafa Ergin, İdris Şahin, Genel Başkan Başdanışmanları Kerem Altun, Ali İhsan Behramoğlu, DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Seda Kaya Ösen, Ödemiş İlçe Başkanı Halil Karakaş ve çok sayıda partili katıldı.

“O GÜN BUGÜNDÜR DE KENDİSİNİ GÖREN OLMADI”

Türkiye’de siyaset, deva partisiyle birlikte yepyeni bir soluk kazandığını ifade ederek sözlerine başlayan Babacan, sorunlara çözüm odaklı yaklaştıklarını ifade etti. Ülkenin en önemli sorunlarından birinin yoksulluk olduğunun altını çizen Babacan, “Kurulduğumuz ilk günden bu yana, özgür ve zengin bir Türkiye tasavvuru ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. DEVA partisi, kısa süre içerisinde farkını ortaya koydu. Kurulduktan 8 ay sonra seçimlere girmeye hak kazanan bir parti oldu deva partisi. Bu seçilme hakkını bu kadar kısa sürede doğal yollardan kazanan başka hiçbir siyasi parti olmamıştı. Nedir bu fark? Ülkemizdeki yaygın muhalefet anlayışı, sadece sorunlardan şikâyet etmekle sınırlı. E bizim vatandaşımız zaten sorunları biliyor. Bizim asıl farkımız çözüm üretmek. Ülkenin problemlerini sıralayıp, çözüme gelince ‘iktidar olunca konuşuruz’ demeye alışmışlar. Biz, tek tek çözümleri de üretiyor.  Siyasetin bir laf üretme kısmı var, bir de iş üretme kısmı var.  Biz, iş üretiyoruz. Neyi, nasıl yapacağımızı, ne kadar sürede yapacağımızı açıkça anlatıyoruz.  Ayağı yere basan, sağlam, tutarlı, uygulanabilir eylem planlarını vatandaşlarımızla paylaşıyoruz. İktidarımızın ilk 90 ve 360 gününde yapacaklarımızı şimdiden hazırlıyoruz. Bu kapsamda 20 ayrı başlık altında, 400’ün üzerinde eylem hazır. Eylem planlarımızı hem belli bir takvime bağlıyoruz, hem de bu eylemlerin bütçesini hesap ederek gerçekçi planlar ortaya koyuyoruz.  Bizde boş konuşmak ve atıp tutmak yok.  İlk eylem planımız Adana’da açıkladık. Daha sonra Mersin’de tarım politikaları konusunda seçimden sonraki 90 günde yapılacakları 56 maddeyle sıraladık. Böyle bir şey bugüne kadar bu ülkede yapılmadı. İktidar partilerine bakıyoruz, tamamen kedi dertlerinde, kendi siyasi ikballeri ve şahsi bekalarıyla meşguller. Onun için bu ülkenin sorunlarına çare bulamıyorlar. Biz Ödemiş’teyiz. Bundan önce Kiraz’daydık. Her adımda çiftçimizle konuşup dertlerini dinledik. Çiftçimiz çok dertli. Maliyetler almış başını gitmiş. Geçen yılın bu dönemine göre gübre iyatları en az ikiye katlanmış durumda. Hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımız için yem maliyetleri... En az ikiye katlanmış.  Mazot fiyatları da almış başını gitmiş. Bütün bunların kök sebebi, şu anki hükümetin döviz kurlarının kontrolünü kaybetmiş olması. Bir kayıp Bakan var ya… Ne diyordu? ‘Ben döviz kuruna bakmıyorum.’ O gün bugündür de kendisini gören olmadı. Sen bakmıyorsun da çiftçi bakıyor. İlaç, gübre, mazot, üretimde kullanılan her şey döviz. Sen dövize bakmaya bakmaya ne hale getirdin” dedi.

“130 MİLYAR DOLARLIK REZERVİ YOK ETTİLER”

Merkez Bankası rezervlerine ilişkin iktidar kanadından yapılan açıklamaların gerçeği yansıtmadığını ifade eden Babacan, döviz rezervlerinin eksilerde olduğunu ifade etti ve “2018 Haziran seçimlerinde ilk defa partili cumhurbaşkanı göreve başladı ve ne yaptı? Akrabasını ekonominin başına koydu. O gün bugündür Merkez Bankasının 130 milyar dolarlık rezervini yok ettiler. Cayır cayır yediler. Merkez Bankası’nın döviz rezervi şu anda eksi 60 milyara düştü. Sen Merkez Bankası’nı 150 milyar borçlandırdığını niye söylemiyorsun? Bu devletin bu milletin parası o. İki yılda çarçur ettiler. Biz teslim aldığımızda Merkez Bankası’nın döviz rezervleri 27 milyar dolardı. 2002’de ben ekonomi bakanı olarak göreve başladığımda biz bu rezervi 136 milyar dolara çıkardık. O rezervler bizi ihracatçımızın, turizm sektörü çalışanlarımızın, çiftçilerimizin alın teriydi. Çarçur ettiler. Döviz rezervleri bir ülkenin dışarıda gelecek ekonomik dalgalanmalara karşı en önemli silahıdır. Ak akçe kara gün içindir. Bunlar döviz rezervlerini tüketti. Arkasından Merkez Bankası’nın yedek akçelerine yöneldi. Tam 65 milyar liralık yedek akçeyi bir günde sıfırladılar bir günde harcayıp bitirdiler. Bütün bunlar pandemi öncesinde oldu. Salgın hastalık gelip vurunca da vatandaşımızın sıkıntısını azaltacak kaynak kalmamıştı ellerinde. Bunun için bizim vatandaşımızı çok büyük problem yaşadı. Bunun için gençlerimiz işsiz kaldı. Biz bunları biliyoruz. Ama bugün ülkeyi yönetenlerin bu ülkenin gerçeklerinden tamamen koptuğunu görüyoruz” diye konuştu. 

“ÇÖPLERDEN GIDA TOPLAYANLARI GÖRDÜM” 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı pazarda gezme çağrısında bulunan Babacan, “Geçenlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Bu ülkede açlık mı var? Aç varsa biraz da siz doyurun’ diyor. Gittiğim her ilin merkezine çöplerden gıda toplayanları gördüm. Dünya Bankası’nın bütün raporlarında Türkiye’de mutlak yoksulluk var.  Biz bunu sıfırlamıştık. Türkiye’de mutlak yoksulluğu biz tamamen sıfırlamıştık ama onlar Türkiye’de mutlak yoksulluğu yeniden getirdiler Zengin daha zengin, fakir daha fakir oluyor. Fakat ülkeyi yönetenler etraflarındaki 3-5 zengini gördükleri için bu ülkeden kopmuş durumdalar. Bu ülkeyi tanımıyorlar, bilmiyorlar. Sayın Erdoğan gelse Ödemiş’in pazarına 15 dakika dolaşsa çiftçinin halini görecek. Yapmıyor yapamıyor. İktidar partisinin milletvekillerinin bile sokağa çıkacak halleri kalmadı. Vatandaşlara verilecek cevapları yok” ifadelerini kullandı. 

“FAİZ HALA YÜKSEKSE TEK SORUMLUSU CUMHURBAŞKANININ KENDİSİDİR”

Ülkenin para politikalarını da eleştiren Babacan, yüksek faizlerin sorumlusu olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı gösterdi ve şunları söyledi; “Türkiye her anlamda büyük zorluklar yaşıyor. Türkiye’nin birçok sorunu ve gündemi var. Biz, farkımızı apaçık ortaya koyduk. Bizim gündemimizde Türkiye’nin sorunlarına acil ve somut çözümler üretmek var. Sorunları görüyoruz, biliyoruz çözümlerimizi sunuyoruz. Biz, İktidarın ilk 90 gününde çiftçinin borcunu faizsiz olarak erteleyeceğiz. Bunlar ne yapıyor? Yapılandırıyor, eski taksiti üstüne bir tane daha biniyor. Bunu ötelemek gerekiyor. Ayrıca çiftçimizle ilgili haciz işlemlerini kaldıracağız. Ben 11 yıl Türkiye ekonomisinin başında oldum ve Ziraat Bankası ilgilendiğim kuruluştu. O dönemde çiftçi borçlarımızın yüzde 99’u tam gününde ödeniyordu. Borcunu ödeyemeyen çiftçi yoktu. Tarlaya, traktöre haciz yoktu.  Bugün çiftçinin zarar etmesi çiftçinin değil, ülkeyi yönetenlerin suçu. Siz kötü yönetin, kontrolü elinizden kaçırın, dünyanın en yüksek faizini Türkiye’de uygulayın. Çiftçimiz ne yapsın? Yüksek faizin tek suçlusu mevcut hükümet. Ben hükümet diyorum da aslında tek kişi. Dedi ki; ‘bütün yetkiyi bana verin, faiz de döviz de nasıl düşecek göstereceğim’ demişti. Ne oldu? Faiz, döviz aldı başını gitti. Ezilen kim? Bizim çiftçimiz, emeklimiz, gençlerimiz, vatandaşlarımız. Bütün bunlarda tek sorumlu var? Bütün yetkiyi tek elde toplatan var ya.. Sorumluluğu da onda. Gece yarısı Merkez Bankası Başkanı değiştirmekle kötü yönetimin sorumluluğundan kurtulamaz. Varlık Fonu diye bir şey kurdular. Bu bir ilktir. Atayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, atanan Recep Tayyip Erdoğan. Merkez Bankası’nı şamar oğlanına dönüştürdü. Yol geçen hanına döndü. Madem beğenmiyor, kendisi otursun başına, düşürsün faizi.  Büyün güç ve yetki elindeyken bu ülkede faiz neden düşmüyor? Bugün Ödemiş’ten Cumhurbaşkanı’na yine soruyorum.  Merkez Bankası’nın faizi neden hala yüzde 19? Neden hala düşüremiyorsunuz? Bugün faiz hala yüksekse tek sorumlusu cumhurbaşkanının kendisidir. Ha indiremiyorsa, yüksek faiz gerekli diyorsa çıksın açıklasın”

TARIMDA KURAKLIKTA KANAL İSTANBUL ÖRNEĞİ

Babacan, tarımdaki diğer sorunlara da değindi ve “Bir başka konu mazottaki ÖTV. Biz onu çiftçimize iade edeceğiz. Gübre maliyetinin yarısını biz karşılayacağız. Yemde de yüzde 590’ye varan desteklerle çiftçimizin yanında olacağız Bir başka sorun tarımda kuraklık. Burada suyu 250 metreden çıkarıyoruz diyorlar. Yeraltı sularımız tükeniyor. Çiftçimizin acil sulama sistemine ve sulama yatırımlarına ihtiyacı var. Hesap ettik. Tam 22 milyar dolar tutuyor. Kanal İstanbul ne kadar biliyor musunuz? En az 20 milyar dolar. 60’a kadar çıkıyor. Biz diyoruz ki; madem paranız var, kaynağınız var. O yatırımları derhal ama derhal sulama yatırımlarına sevk edin. İlerleyen günlerde bir temel atma töreni olacak. O temel atma töreni, olmayan kanalın üstünden geçecek köprünün temeli” dedi.

“KOPYA ÇEKMEKLE YAPAMIYORLAR”

Ülkenin sorunlarının temelinde adaletsiz bir sistem olduğunu ifade eden Babacan, kurtuluşun tek yolunun hukuk devleti olmaktan geçtiğin söyledi ve “Kendisini yasalarla ve anayasayla bağlı hissetmeyen bir yönetim zihniyeti var. Hukuku işletmiyorlar. Kurumları zayıflatıyorlar. Güveni yok ediyorlar. Bunların sonucunda da yatırımlar azalıyor. Ekonomimiz nefes alamıyor. Ülkemizin hedefleri küçülüyor. Vatandaşımızın cebi küçülüyor. Bakın biz aylardır söyleyip duruyoruz ama kopya çekmeyi bile beceremiyorlar. Ne diyoruz? ‘Ekonomiyi düzeltmenin yolu hukuk devletinden geçer’ diyoruz. Reçete çok basit. Ekonomiyi düzeltmenin yolu hukuk devletinden geçer. Şu anda Türkiye’yi yönetenlerin, bunu büyük puntolarla masalarının üzerine yazmaları lazım. Her gün, sabah akşam, günde on defa da onu okumaları lazım. ‘Ekonomiyi düzeltmenin yolu hukuk devletinden geçer.’ Kopya çekmekle yapamıyorlar, tembel öğrenci kopya çektikten sonra unutuyor. Bunu unutmadan, her gün on defa tekrarlamaları lazım. Yanlarında çalışanlara da ‘bana her gün hatırlat; ekonomiyi düzeltmenin yolu hukuktan geçer’ demeleri lazım. Ama yapmıyorlar. Neden biliyor musunuz? Çünkü hakla, hukukla işi kalmamış bunların. Biliyorsunuz, iktidardaki partinin meşhur bir 3y’si var: Yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklar. Bunlarla mücadele vaadiyle iş başına geldiler. Yoksulluğu her gün artırıyorlar. Yolsuzluğu zaten hiç söylemeye bile gerek yok” diye konuştu. 

“ESAS SİZ KUSURA BAKMAYIN SAYIN ERDOĞAN”

AK Parti’nin iktidara gelmeden önce gündeme getirdiği ‘3Y’ üzerinden iktidarı ve tüm yasaklar kalkmasına rağmen müzikli eğlence mekanlarına getirilen yasağı eleştiren Babacan, şunları söyled; “Biz de diyorduk, yasaklar nerede kaldı? Hemen bir yasak daha getirdiler. Müzik yasağı. Gerekçesi neymiş, biliyor musunuz? Pandemi. Pandemi önlemlerini açıklarken söylüyor bunu. Ya, hani diyor ya, “Merkez Bankası’nın döviz rezervlerini pandemi döneminde harcadık.” Milletin gözünün içine baka baka gerçekleri çarpıtıyorlar. Rezervleri pandemiden önce eritmeye başladılar. Pandemi başladığında rezervler sıfıra düşmüştü zaten. Ama sığına sığına koronavirüse sığınıyorlar. Bakın gene aynısını yapıyorlar. Yahu, pandemiyle müziğin ne alakası var? Sizin şu müzisyenlerle alıp veremediğiniz ne var? Bu nasıl bir akıldışılıktır? Zaten tüm bu pandemi dönemi boyunca müzisyenlerimize dertlerine derman olacak bir destek vermediniz.  Hepsini açlığa mahkûm ettiniz. İnanılır gibi değil. Sayın Erdoğan yasağı açıklarken bir de diyor ki ‘Kusura bakmasınlar.’ Esas siz kusura bakmayın Sayın Erdoğan, siz kusura bakmayın. Bu toplum birbirine saygı duymayı sizin yasaklarınızdan öğrenmeyecek. Siz; inanç özgürlüğü yasaklanan, eğitim hakkı yasaklanan insanların onurlu mücadelesiyle iktidara geldiniz. Şimdi siz yıllarca özgürlük mücadelesi veren o insanlardan aldığınız yetkiyle, başka insanların özgürlüğünü mü kısıtlamaya çalışıyorsunuz? Biz buna izin vermeyeceğiz. Yasaklarla, baskılarla sanatı ve toplumu şekillendiremeyeceksiniz. Neymiş? Gürültü oluyormuş. Çok ses oluyormuş. Koronavirüsten önce ses olmuyor muydu? Müzik aletinden ses çıkmasını koronavirüs mü sağladı? Pandemiyi, bu sağlık afetini, baskı mazeretine çevirdiler. Yasaklara daha fazla müsaade etmeyeceğiz. Türkiye’nin hak ettiği hukuk düzenini; adil, şeffaf ve demokratik bir yönetim düzenini kuracağız. Önce güveni tesis edeceğiz, ardından topyekûn zenginleşeceğiz. Ülkemizi bir avuç çetenin, mafyanın ve suç örgütlerinin cirit attığı bir ülke olmaktan kurtaracağız.” 

"ÜLKEMİZİ TARIMDA KENDİ KENDİNE YETEN GÜÇLÜ BİR KONUMA YERLEŞTİRECEĞİZ"

Kongrede konuşan DEVA Parti İzmir İl Başkanı Seda Kaya Ösen ise tarımın geldiği noktadan kurtuluşun üreticinin yanında olmaktan geçtiğini belirterek, “Pandemi şartlarında rağmen teşkilatlanmaya ve halkımızın sorunlarına deva olmaya devam ediyoruz. Hepimizin, ülkemiz ve kedimiz için elimizi taşın altına koyduk. Birçoğumuz geçmişinde siyaset yok. Milletimizin derdine deva olmak var. Ülkenin gücünden yararlanmak, fedakarlık var. Kısır çelişkilerde vakit kaybetmeden çözüm önerilerimizi anlattık. Bütün ilçe teşkilatlarımız böyle çalışıyor demokrasi milletimizin sesini egemen kılmaktır. İşte DEVA bunun için var. İl ve ilçe başkanlarımız atılımın ve çözümün merkezleridir. Küçük Menderes havzamız, Ödemiş hak ettiği ekonomiye ulaşamıyor. Yem fiyatları yüzde 70 zamlandı. Ama sütün fiyatı geri çekilme çalışmakta. Patates tarlada para kazandırmıyor. Yakın gelecekte gıda alarm verecek. Mazot gübre tohum fiyatlarında ki artış çiftçinin belini büktü. Banka borçları nedeniyle traktörlere haciz gelmektedir. Gelecek için üreticimize sahip çıkmamız gerekiyor. Bugün devlette yargı yürütmenin emrinde, basın büyük baskı altındadır. Bu nedenle eşitlik ve özgürlüğe ödün vermeden toplumsal refahı yaygınlaştımak için şeffaf bir yönetim oluşturmak zorundayız. Ayrımcılığı reddetmek demokrasinin temel unsurudur. DEVA Partisi kadınlar, gençlere inanan, güvenen; sevgi ve saygı ile yaklaşan toplumun her kesimine kucak açan çoğulcu bir partidir. Bu mücadelede çiftçinin alın terinin heba olmasına izin vermeyeceğiz. Ülkemizi tarımda kendi kendine yeten güçlü bir konuma yerleştireceğiz. Köylümüzün, çiftçimizin hak ettiği refaha ulaşmak için elimizden geleni yapacağız. Partimiz İzmir ve Türkiye’ye hayırlı olsun” dedi.

“BU DERTLİ GÜNLERİN DEVASI OLACAĞIZ”

DEVA Partisi Ödemiş İlçe Başkanı Halil Karakaş, “Ülkemizin geçti bu zor günlerde her birimize bir umut ışığı olarak yola çıkan Genel Bakanımız ve Deva partimiz yarınlara daha güvenli bakmamız için bizlere ilham kaynağı oluyor. Bizlerde ilçe yönetimi olarak Ödemiş’imizin sorunlarını çözüm, sizlerin gözü kulağı olacağımıza söz veriyoruz. Artık izlemeyi bırakıp sorunları çözmek ve ödemişe deva olma vakti geldi. Bu dertli günlerin devası olacağız. Milletimizi ve ödemişe deva olmak inşallah bizlere nasip olacaktır” diye konuştu.

ALİ BABACAN İZMİR ÖDEMİŞ’TE ESNAFLA BULUŞTU

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ilçe kongresi vesilesiyle gittiği İzmir Ödemiş’te esnafı ziyaret etti.

Bir kahveci esnafı Babacan‘la konuşurken, kahvelerde uygulanan yasaklarla ilgili veryansın etti: “AVM’ler serbest, yüz kişi oraya giriyor, büyük şirketler serbest.. Oralarda virüs olmuyor, bizim kahvelerde 3 kişi çay içecek ama yasak… Bıktık kahvelerle uğraşmalarından. Nedir çektiğimiz? Bıktık ya! Kahveci nasıl para kazanacak? Akıllarına gelmiyor… Ben 5 bin TL kirayı nasıl ödeyeceğim?”

‘Ülkemiz bize değer vermiyor’

Bir fen lisesi öğrenci ise ülkenin öğrencilere değer vermediğinden şikayet etti: “Bu ülkede öğrencilere, liselilere hiç değer verilmiyor. Çok büyük bir kayırma olduğunu düşünüyorum. Biz Fen lisesi öğrencileri olarak üç sene ilkokul tarzı bir okulda okuduk. Yeni yaptıkları okulu ise imam hatibe çevirdiler. Tüm dünyada fen liselerinin laboratuvarı, çalışma imkanları olur ama biz yararlanamadık. Maalesef ülkemiz bize hiç değer vermiyor.”

Yorumlar (0)
banner83
36
açık
banner84
banner82
Namaz Vakti 27 Temmuz 2021
İmsak 04:21
Güneş 06:01
Öğle 13:23
İkindi 17:15
Akşam 20:35
Yatsı 22:08
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30