Babacan: A senaryosu altılı masanın mümkünse ittifaka evrilmesi

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, seçime parti logosu ve adıyla girme kararlarına ilişkin, “Biz bu açıklamayı yapma ihtiyacını, bu yasa teklifi Meclis’e sunulduktan sonra ve bu teklif Meclis’ten geçtikten sonra, siyasi partilerle ilgili düzenlemeler geçtikten sonra çıkarılan dedikoduların önünü kesmek için… Yoksa partiler için zaten doğal olanı budur. Yani her partinin kendi ismiyle, logosuyla seçime girmesinden doğal bir şey yok ki” dedi. Babacan, ortak cumhurbaşkanı adayına ilişkin de “İsim bazında hiç konuşmuyoruz. Partimiz içinde dahi isim bazındaki görüşmelere, tartışmalara ben rıza göstermiyorum” diye konuştu. Babacan, “A senaryosu, altılı masanın devamı, altılı masanın mümkünse bir ittifaka evirilmesi…Yani bir ittifak perspektifi ile bu çalışmalara biz katkı veriyoruz” dedi.

Politika 30.04.2022, 17:21 30.04.2022, 17:29
Babacan: A senaryosu altılı masanın mümkünse ittifaka evrilmesi

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, gazeteci Özlem Gürses’in Youtube kanalına konuk olarak sorularını yanıtladı. Babacan, şunları söyledi:

“KENDİ KİMLİĞİMİZİ VATANDAŞLARIMIZA ULAŞTIRMAMIZ GEREKİYOR"

DEVA Partisi, Türkiye’nin en yeni siyasi partilerinden birisi. Biz, ikinci yılımızı henüz yeni doldurduk. Bugüne kadar 700’ün üzerindeki ilçede ilçe başkanlarımızı görevlendirdik. 81 ilde il başkanlarımız görevinin başında. Hızlı bir şekilde geri kalan ilçelerimizi de tamamlıyoruz. Ve biz, şu ana kadar hiç seçime girmedik. Kurulduktan sonra gireceğimiz ilk seçim, önümüzdeki genel seçimler olacak. Dolayısıyla biz, yeni bir siyasi parti olarak kendi kimliğimizi, mesajlarımızı münferiden oluşturmamız ve vatandaşlarımıza ulaştırmamız gerekiyor.

"MESAJI ALDIK"

Aslında kronoloji tam şöyle işledi. Biz, 12 Şubat’ta Ahlatlıbel’de ilk altılı masaya oturduk. Tabii altılı masaya oturunca altı parti birleşip tek parti olmuyor. Yine herkes ayrı ayrı bir parti. Ama ortak çalışma alanları, politikalarımızın kesişebileceği ortak müşterek paydaları bulmak üzere biz o masaya oturduk. 28 Şubat’ta da Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi açıkladık. Hemen bundan sonra hükümet, Meclis’e bir yasa tasarısı gönderdi. Daha doğrusu yasa teklifi. Bu, Seçim Yasası’nda değişiklikler yapan bir teklif. Bunu Meclis’e sundukları ilk günden itibaren hükümet yanlısı medyanın bir propaganda kampanyası başladı. Hatta devletin sahip olduğu, hükümetin havuçla veya sopayla kontrol ettiği medya diyelim daha açık ifade etmek gerekirse, onlar bir propaganda yapmaya başladılar. Belli ki tek merkezden, köşe yazarları aynı temayı işleyen yazıları eş zamanlı olarak hemen ertesi gün yazdılar. Dedik ki ‘Burada bir şey var. Bu sadece Seçim Yasası ile ilgili değişiklik değil. Bir de psikolojik bir operasyon var burada yani’. Buradaki mesaj da ‘Yeni partilerin işi bitti. Yeni partiler artık bir; ittifakta olmalarının çok anlamı kalmadı. İki; yeni partiler artık mecburen milletvekili adaylarını diğer partilerin listelerinden seçime sokacaklar.’ Bu propagandayı biz anladık. Mesajı aldık. Bir yandan muhalefet tarafındaki ittifakı zayıflatmaya çalışırken, yani ittifak içerisindeki bağları zayıflatmaya çalışırken bir yandan da çok korktukları, büyük dikkatle takip ettikleri DEVA Partisi’ni acaba nasıl bir psikolojik operasyonla sıradanlaştırabiliriz. Bunun hepsinin biz farkına vardık.

"EN YAKINDAN İZLEDİKLERİ BİZİZ"

Bizi büyük bir rakip olarak görüyorlar. Siz, sağda solda yayınlanan rakamlara bakmayın. Psikoloji, AK Parti, Tayyip Erdoğan psikolojisi, en yakından izledikleri biziz. Çünkü biliyorlar ki asıl ülkenin başarılı olduğu zamanda o başarıların altındaki imza bana ve arkadaşlarıma ait. Bunu biliyorlar. Zaten dikkat edin, bizden ayrıldıktan sonra 2015’ten bu yana hiçbir başarı üretmiyorlar… O yüzden biz de dedik ki ‘Tamam oyunu gördük. Oluşturmaya çalıştığınız psikolojik ortamın da farkına vardık. Dolayısıyla biz bu işlerde yokuz. Biz, yeni kurulan bir siyasi parti olarak kendi ismimizle, kendi logomuzla önümüzdeki seçimlere giriyoruz.’ İşte falanca parti hangi partinin listesinden seçime girecek, biz onlarda yokuz. Biz münferiden, Demokrasi ve Atılım Partisi olarak seçime giriyoruz. Zaten doğal olanı da bu. Ona da ben açıkçası hayret ediyorum. Doğalı zaten budur. Doğalı, partilerin kendi ismiyle, kendi logosuyla seçime girmesidir.

"DESTEĞİN NİTELİĞİ ÇOK DÜŞMÜŞ DURUMDA"

AK Parti’nin barajı geçeceğinin garantisi var mı? Ben, AK Parti’nin yüzde 80-90 oy aldığı, yani Cumhur İttifakı olarak, MHP’nin de desteğiyle yüzde 80-90 oy aldığı ilçelere özellikle gidiyorum. Bütün esnafı ziyaret ediyorum. Kahvehanelerde oturup insanlarla sohbet ediyorum. Sahada öyle bir tablo yok. Desteğin bir niceliği, bir de niteliği var. Desteğin niteliği çok düşmüş durumda.

Nitelik şunun için önemli; AK Parti’ye destek verecek vatandaşlarımızın verdiği kerhen bir destekse ve yeni kurulan bir siyasi partide de gerçekten bir güven, ümit görüyorlarsa o niteliği zayıf bir destek, hemen dönüp bize destek haline rahatlıkla dönebilir.

GÜLTEKİN UYSAL’IN ATTIĞI TWEET SONRASI GERGİNLİK İDDİALARI

Türkiye’de siyasi partilerin beraber çalışma kültürü yeni yeni oluşuyor. Altılı masanın bir hukuku var. O hukuka dikkat edilmesi gerektiğini de insanlar zaman içerisinde öğrenecekler. O bir tecrübe süreci… Geçici bir tatsızlık oluştu. Ama onun telafisi ve tamiri için de ciddi ve samimi bir çaba gördük. O ciddi ve samimi çabanın karşılığını da vermek zorundayız. Bu tür şeyler, hatalar olur ama hatasını yapan hatasını kabul ederse ve bir daha tekrar etmeyeceği konusunda da bir irade koyarsa ona da saygı duymamız gerekir. Aksi halde böyle en ufak konuyu mesele yapıp, Türkiye için bu kadar önemli bir konuda oyun bozan olmamız mümkün olmaz yani. Biz, kurulduk kurulalı zaten kendi logomuzla, kendi ismimizle seçimlere girmek üzere kurulmuş bir siyasi partiyiz. Biz bu açıklamayı yapma ihtiyacını, bu yasa teklifi Meclis’e sunulduktan sonra ve bu teklif Meclis’ten geçtikten sonra, siyasi partilerle ilgili düzenlemeler geçtikten sonra çıkarılan dedikoduların önünü kesmek için… Yoksa partiler için zaten doğal olanı budur. Yani her partinin kendi ismiyle, logosuyla seçime girmesinden doğal bir şey yok ki. Ben öyle bir şey zaten hiç düşünemedim. Biz yeni bir partiyiz. Kendimizi tanıtıyoruz. Bir kurumsal kimlik oluşturuyoruz. Her yerde logomuzu tanıtmaya çalışıyoruz. ‘DEVA Partisi diye bir parti kuruldu’ diye insanlarda farkındalık oluşturuyoruz. Ondan sonra seçim günü giriyor vatandaşlarımız, oy pusulasını açıyor bakıyor, ‘Ben DEVA’ya oy verecektim’ diyor, oy pusulasında DEVA’nın ismi yok. Böyle bir şey zaten düşünülmez.

AKP’nin 20 yıllık bir iktidar dönemi var. Şu anda ülkenin içine düştüğü krizi, şu anda ülkenin içinde yaşadığı büyük hukuk, adalet ve özgürlük sıkıntılarına bakıp geçmişe doğru 20 yılı birden karalamak doğru bir değerlendirme değil. İkincisi; kim ne derse desin, 2002 yılında 3 bin 500 dolarlık bir milli gelirle yöntemi devralıp bunu 12 bin 500 dolara çıkaran bir ekonomi yönetimi var. Onun başında da ben varım.

"SUÇU İŞLEYEN BEN DEĞİLİM"

Telekom özelleştirmesi büyük yaygara çıkıyor. Bu Telekom’un genel anlamda yönetilmesi, borçlanması, borçlarıyla ilgili çözümler, son 5-6 yılda yoğunlaşan bir sürü sorunlar var. Ama ilk özelleşme yapıldığı güne dönelim. O zamanki özelleştirmeden sorumlu bakan Kemal Unakıtan…Telekom’un sadece yüzde 55’i için 6 milyar 550 milyon dolarlık nakit, devlet tahsilat yapmıştır. Bu paranın tamamı yurt dışından Türkiye’ye gelmiştir. Özelleştirilen, bir işletme hakkıdır. Bugün hala Telekom’un bütün gayrimenkulleri, altyapısı devlete aittir. ‘Telekom’u sattılar, şöyle böyle’ diyorlar. Neyi sattık? Sonradan yanlış yönetilmesi ayrı bir mesele. 20 yılı bir torbaya koyamazsınız… Dolayısıyla ben o mahallede oturmuş olabilirim zamanında. Üstelik diyelim ki 2002’den 2015’e kadar o mahallede oturmuşum. Bugün o mahallede suçlar işleniyor, diyorlar ki ‘Sen de o mahallede oturmuyor muydun?’ ‘Oturuyordum da ben eskiden oturuyordum. Bir de suçu işleyen ben değilim, kusura bakmayın’ diyorum… Üstelik bizim dönemde de o mahallede fazla bir suç da yok. Oturduğumuz dönemde o mahalle iyi bir mahalle.

KASIMDA SEÇİM İDDİASI

Biz, teşkilatlarımıza her an seçim olabilirmiş gibi hazır olmalarını konusunda uyarıyoruz. Ama artık nisan ayının sonuna geldik. Yarın 1 Mayıs. Şu anda seçim kararı alınsa, bu haziran sonu temmuz başı olur ve yazın ortasında seçim yapmak Türkiye’de çok şey değil. İnsanlar tarlada, yaylada, tatilde. Sıcakta kampanya yapmak zor. Dolayısıyla biz, bu yaz aylarında bir seçim artık beklemeyiz ama eylül, ekimle beraber havalar makulleşip, kasımda açıklanacak bir tarihte seçimin olabileceği ile ilgili biz, teşkilatlarımıza ‘hazır olun’ dedik. Ama bu sadece bir tahmindir.

"2018’DE ÜLKE TAM 5 YIL KAYBETTİ"

Bizim önümüzdeki seçimlerde gerçekten demokrasimiz için bir ölüm kalım meselesiyle karşı karşıya olduğumuzu önce bir anlamamız gerekiyor. Ve bu seçimleri kazanmak şart. Birinci turda cumhurbaşkanlığını açık ara ile kazanmak ve Meclis’te anayasayı değiştirecek bir çoğunluğu sağlamak; seçimi kazanmayı ben böyle tanımlıyorum. Ve şu anda hiçbir partinin tek başına böyle bir sonucu elde etme imkanı, ihtimali yok. Yani tek bir parti çıkacak, açık bir farkla cumhurbaşkanlığını kazanacak. Erdoğan yapabildi mi 2018’de, yapamadı. MHP’yi yanına katmasa yapamıyordu… Bu gerçek ile karşı karşıyayız. Ben, bu altılı masada hem son toplantımızda hem de önceki toplantımızda genel başkanlara bunu tekrar tekrar ifade ettim… 2018’de bir Millet İttifakı kuruldu ama ortak bir aday konusunda uzlaşma sağlayamadılar. Her parti kendi adayını çıkarttı. Sonuç, ülke tam beş yıl kaybetti. Dolayısıyla bizim A planı dediğimiz, o masanın mutlaka uzlaşma ile tek bir cumhurbaşkanı adayı çıkartması.

"ORTAK ADAY ALTI GENEL BAŞKANDAN BİRİSİ DE OLABİLİR"

İsim bazında hiç konuşmuyoruz. Partimiz içinde dahi isim bazındaki görüşmelere tartışmalara ben rıza göstermiyorum. Ortak aday, altı genel başkandan birisi de olabilir. Mutabakat gerekiyor.  

"BURADAKİ A SENARYOSU, ALTILI MASANIN DEVAMI"

Bu altı partiden bir tanesi bir noktada ‘ben yokum’ derse değişebilir. Ya da mesela ortak cumhurbaşkanı adaylığı konusunda mutabakat sağlayamayabiliriz. İş öyle bir noktaya gelir ki partilerden birisi, ‘Ben kesin kabul etmiyorum’ der. Beşe bir kalınabilir. Öyle bir şeyler olabilir. Buradaki A senaryosu, altılı masanın devamı, altılı masanın mümkünse bir ittifaka evirilmesi bizim için en azından, biz bunu önemsiyoruz. Yani bir ittifak perspektifi ile bu çalışmalara biz katkı veriyoruz. Sonunda ittifak olur olmaz, ayrı. Mesela ortak aday için ittifak da şart değil. Bazen o da karıştırılıyor.”

Yorumlar (0)
banner83
20
açık
banner84
banner82
Namaz Vakti 28 Mayıs 2022
İmsak 03:59
Güneş 05:44
Öğle 13:14
İkindi 17:07
Akşam 20:33
Yatsı 22:10
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31