TENZİLE AŞÇI/EGEPOSTASI- Türkiye, bir yıldan uzun bir süredir koronavirüs salgınıyla mücadele ediyor. Mücadele kapsamında geçtiğimiz yıl Mart ve Kasım aylarında birtakım kısıtlamalar hayata geçirilmiş ve kahvehaneler kapatılmıştı.

Kapalı kalınan süreler göz önünde bulundurulduğunda salgında en büyük ekonomik darbeyi alan kesim de kahvehane esnafı oldu.

Merkezi hükümet, ekonomik zararın temini için bir dizi maddi desteği hayta geçirmişse de bu destekler aylarca iş yapamayan kahvehaneler yarasına pansuman olamamıştı.

Bu bağlamda, İzmir Kahveciler Odası, salgın nedeniyle kapalı olan işletmelere yapılan maddi desteklerin yeterli olmadığını yapılan basın açıklamasıyla duyurdu.

İzmir Kahveciler Odası’nda yapılan açıklamada ayrıca, birçok iş yerinin mağdur olduğunu ve ayrıca kapalı olan mekanların vergi, sigorta muhtasar ödeyemeyecek durumda oldukları ifade edildi ve iktidara seslenilerek vergilerin ertelenmesi talep edildi.

Kahveci esnafı adına açıklamayı yapan İzmir Kahveciler Odası Başkanı İsmail Hakkı Kırdı, kahvehane, internet ve oyun salonlarının bir yıllık bilançosu üzerinden salgın döneminde yaşanan sıkıntıları anlattı ve yetkililerden taleplerini dile getirdi.

“ŞİMDİ SİZİN ZAMANINIZ”

Salgın dönemi boyunca açık oldukları sürelerde oyun yasağı olduğu için bu sürelerde iş yapamadıklarını hatırlatan Başkan Kırdı, Anayasa’nın 173. Maddesine vurgu yaptı ve “Bir yıldır kahvehaneler bir süte için açıldı ancak tekrar kapandı. Ancak oyun oynanmadığı için işlevlerini yapamadılar. Bu anlamda kahvehaneler açılmasının faydası olmadığı gibi zararları çok oldu. Biz bu sürede kiramızı, elektriğimizi suyumuzu ve katı atık bedellerimizi ödemek zorundaydık. Vergilerimiz de ödedik. Biz bu bir yıllık zaman içerisinde beş yıllık olan gelirimizden bir yılımızın zararını ödememiz mümkün değil. Çünkü bizler çok ufak paralar kazanan, çocuğuna harçlığını veren ve geçimini sağlayan kahveci esnafıyız. Bizim, devletten taleplerimiz var. Bu hastalığın var olduğunu kabul ediyoruz. Ancak biz, söylemeye devam edeceğiz. Anayasanın 173. Maddesine göre Devlet esnaf ve zanaatkârı korur. Biz bu maddeye istinaden diyoruz ki: Biz devletimize vergimiz, sigortamızı ödedik ve istihdam yarattık Bu anlamda biz her zaman devletimizin ve milletimizin yanında olan bir teşkilat oldu. Bize şu anda destek verin ve vereceğiniz destekle ayakta duralım. Çünkü biz ufak paralarla ayakta duruyoruz. Şimdi sizin zamanınız diyoruz” dedi.

“KAHVEMİZDE İŞ YAPAMIYORUZ”

Devletin verdiği desteğin kahveci esnafının yarasına pansuman olmadığını savunan Başkan Kırdı, “Sağ olsun devletimiz bize destek verdi ama geç verdi. Bir 5 bin liralık kira desteği verildi. Ancak bu destek yeterli değil Kapalı olan dönemler içerisinde kısa çalışma programı adı altında işçiye ve memura ödeme yaptınız, bu devlete vergi ve sigorta ödeyen esnafa bu kadar bir destek yeterliyse vicdanlarınıza bırakıyorum. Şu anda kahveci esnafı zor durumda. Ayrıca, vergi affı çıkardınız. Sağ olsun. Taksitlendirme yaptık, taksitlerimizi ödeyeceğiz. Ama kahvemizde iş yapamıyoruz. Oyun oynatamadığınız sürece insanlar kahvelere gelmiyor. Çünkü insanlar kahvelere oyun oynamak için geliyorlar. Kahvehaneler yer altına girdi. Onlar kumarhane, kahvehane değil. Saklamak gizlemek iyi bir şey değil. Biz diyoruz ki; oyunlarımız açın. Siz mekanlara, otobüslere HES koduyla giriliyor. Biz de sağlığımızı ve çocuklarımız düşünüyoruz. Biz de işletmelerimizde oyunların serbest olmasını ve işletmelerin iş yapmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

KATI ATIK BEDELİ ÇAĞRISI

Salgın döneminde kamuoyunda büyük yankılar bulan su faturalarındaki katı atık bedellerine de değinen başkan Kırdı, ilçe belediye başkanlarına ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e seslendi ve şunları söyledi; “Kapalı kalınan dönmelerde 5 liralık su faturasına 460 lira katı atık bedeli eklendi. Bu hangi vicdana ve kanuna uyar birisi çıksın açıklasın. Belediye başkanımıza da izah ettim. Bütün belediye başkanlarına sesleniyorum. Kapalı olan işletmelerde atı atık bedelleriyle ilgili karar çıkarın. Ödeyenler varsa ve iade yapılmıyorsa su faturalarından düşün. Yarın öbür gün o kahvehanelere geleceksiniz. Oralarda kırmızı kart görmeyin. Büyükşehir Belediye Başkanından bizzat rica ediyorum. Ortak bir kararla kapalı olan dönemlerde alınan katı atık bedellerinin açık olan dönemlerde gelecek faturalardan düşürülmesini istiyorum. Devletin yaptığı yapılandırmalar var. Bunların ödeme tarihleri geldi. Bir kısmını ödedik. Diğerlerini de önümüzdeki ay ödeyeceğiz. Kapalı olan mekânlarımız da göz önünde bulundurarak bu yapılandırmaların bozulmaması gerekiyor. Devletimizin ayrıca vergilerle ilgili yıl sonuna kadar stopaj, sigorta ve muhtasar gibi vergilerimizin gelecek yılın başından itibaren ödenmesi yönünde düzenleme yapılmasını, katı atık ödeme sisteminin hükümet tarafından düzenlenmesini talep ediyorum. Bu anlamda bize destek veren ilçe başkanlarımıza teşekkür ediyorum ve büyükşehir belediye başkanımızdan desteklerin devamını talep ediyorum.”

“BİR KAPANMA OLURSA TAMAMEN BİTERİZ”

Vaka sayılarının artmasıyla yeniden kapanma gündeme gelirken konu hakkında da değerlendirmelerde bulunan Başkan Kırdı, “Bugün bilim kurulunun toplantısı var. Bu konuda eğer bizim meslek gruplarımızın içinde kapanma olursa bunu kaldıracak durumda değiliz. Şu anda sadece çay satabiliyoruz. Ama bu da tatmin etmiyor. Eğer böyle bir kapanma olursa biz, tamamen biteriz” dedi.

Bir yıllık sürede ‘Battık ve öldük’ diyen kahveci esnafı “Biz battığımız için gülmeye başladık artık” dediler ve sembolik olarak bir pasta kestiler.