DİSK'e bağlı Gıda-İş Sendikası üyesi işçiler, bugün Kültürpark Montrö Kapısı önünde toplanıp, "Atılan İşçiler Geri Alınsın, Sendika Hakkımız Tanınsın" yazılı pankart açtı. İşten çıkarmaların 81'inci gününde bir araya gelen işçiler, "Karanlığa teslim olmayacağız", "Bu daha başlangıç, mücadeleye devam", "Birleşe birleşe kazanacağız" sloganları attı. Buradan, Philip Morris grubu sigara fabrikasının taşeron firması Euroserve'nin Çankaya'daki ofisi önüne kadar yürüyen işçiler, basın açıklaması yaptı.

"ZAMLAR DAYANILMAZ HALE GELDİ"

İşten atılan, sürgün edilen ve atılmadığı halde fabrikaya alınmayan 200'e yakın kişinin geri alınmasını isteyen işçiler, ücretlerinin iyileştirilmesi ve sendika ile masaya oturulması için firma yöneticilerine çağrıda bulundu. Basın açıklamasını, işçiler adına DİSK Gıda-İş Ege Bölge Temsilcisi Ufuktan Öden okudu. Açıklamada şöyle denildi:

"Bugün ülkenin her yerinde milyonlarca işçi, emekçi, asgari ücrete, yani açlık ve yoksulluğa mahkum edilmiş durumdadır. Aynı şekilde, milyonlarca emekli, asgari ücretin altında bir maaşla çocuklarının eline bakar duruma getirilmişlerdir. Enflasyon ve fahiş zamlar her geçen gün artmakta, hayat işçi ve emekçiler açısından dayanılmaz hale gelmiştir. Ancak bunun karşısında şirketler, tarihi kâr rekorları kırmaktadır.

Bu koşullarda halkımızın, işçi ve emekçilerin örgütlenmek, sendikalaşmak ve bu zulüm düzeninin sona ermesi için mücadele etmekten başka bir şansı kalmamıştır. İşte Torbalı Philip Morris Fabrikası’nda çalışan işçi arkadaşlarımızın yaptığı tam da budur. En demokratik haklarını kullanmışlar, sefalet ücreti olan asgari ücrete, zorunlu mesailere, ağır çalışma koşullarına ve taşeron uygulamasına karşı kadro talepleriyle mücadeleye girişmiş ve sendikamız Disk Gıda-İş’te örgütlenmişlerdir. Sadece burada Marlboro işçileri değil, aynı zamanda Torbalı Betonstar’da, Eskişehir Atışkan Alçı’da, Yasin Çakır Un Fabrikası’nda, İstanbul’da Koç Üniversitesi Hastanesi’nde, Balıkesir Balya’da Eczacıbaşı Esan Madencilik’te, Kocaeli Gebze’de Pulver Kimya’da işçi kardeşlerimizin başına gelen aynı şeydir."

"İÇERİDE KALANLARA 5'ER BİN LİRA SUS PAYI VERİYORLAR"

İşçilerin yasaya aykırı şekilde işten atıldığı, siyasi iktidarın da patronlardan yana saf tuttuğu belirtilen açıklamada şunlar kaydedildi:

"Bütün bu hukuksuz işten atmalar karşısında öncelikle direnen sınıf kardeşlerimizle mücadelemizi birleştirmeliyiz. Ayrıca, bağlı bulunduğumuz DİSK başta olmak üzere, diğer bütün sendikalarda bulunan mücadeleci sınıf sendikacılığı anlayışına sahip tüm sendikalarımızın işten atmaların yasaklanması konusunda hak alma tutumuyla birleşik bir mücadelenin örgütlenmesi kaçınılmazdır ve hayati önemdedir. Burjuvazi, patronlar, işten atmalar, uzun mesai saatleri, baskı ve mobbing uygulamaları, kârları ve her geçen gün işçi sınıfının emeğini daha fazla sömürme konusunda tam bir örgütlülük ve anlayış içinde hareket etmektedir. İşte tam da bu nedenle isçi sınıfının tüm bu nedenler karşısında birliği ve mücadelesi hayati önemdedir. Bunu önemsiyoruz.

Torbalı Philip Morris’te (Marlboro) arkadaşlarımız tam 81 gündür sendikal hakları için direnmektedir. Dün işçi arkadaşlarımızı haksız ve hukuksuz bir şekilde tazminatsız olarak işten atan patronlar, bugün arkadaşlarımıza tazminatlarıyla birlikte ek ödeme de yaparak mücadeleden vazgeçirmeye, uzlaşmaya çağırmaktadırlar. Diğer taraftan, yıllardır işçileri asgari ücrete mahkum ederlerken bugün yeni işe aldıkları işçilere 7 bin-8 bin lira teklif ediyorlar. İçeride çalışmaya devam eden arkadaşlarımıza 5’er bin lira sus payı veriyorlar."

"KARARLIYIZ, ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ"

Açıklamada, işçilerin bu direnişinin Dünya Sendikalar Konfederasyonu ITUC, Avrupa Sendikalar Konfederasyonu ETUC gibi uluslararası kuruluşların da gündeminde olduğu belirtilirken "Bilinmelidir ki Marlboro işçileri davalarında haklıdırlar. Asgari ücret sefalet ücreti olmaktan çıkarılıp insanca yaşanabilecek bir ücrete yükseltilene kadar, işten atılan işçiler işe geri alınana kadar ve sendikal örgütlenme haklarımız tanınana kadar mücadele etmekte kararlıyız. Asla vazgeçmeyeceğiz" denildi.

İŞÇİLER: SENDİKAL HAKLARIMIZIN TANINMASINI İSTİYORUZ

Tarihe yön veren lise: İzmir Atatürk Lisesi Tarihe yön veren lise: İzmir Atatürk Lisesi

ANKA Haber Ajansı'na konuşan işçilerden Hülya Özdemir ise şunları söyledi:

"Sendikada örgütlendikten çok kısa süre sonra işveren tarafından önce 4, sonra 12 arkadaşımız sürgün edilmek istendi. Daha sonra toplu olarak işten çıkarmalar başladı. Şu an arkadaşlarımızın bazılarının hukuki süreçleri devam ediyor. Bazı arkadaşlarımız halen arafta. İşten atılmayıp halen içeri de alınmıyorlar. Mücadelemiz sürüyor. Biz, toplu sözleşme yapılmasını, bizimle görüşmelerini istiyoruz. 81 gündür hiçbir şekilde muhatap alınmadık. Biz, masaya oturulmasını ve toplu sözleşme için görüşme yapılmasını istiyoruz. Yani sendikamızın tanınmasını ve sendikal haklarımızın bize tanınmasını istiyoruz."

Bir diğer işçi Derya Aydın da "80-85 günden beri, sendikalı olmak istedik, önümüze bir sürü engeller çıkardılar. Sendikayı hiçbir şekilde tanımadılar. Daha dün Meclis'te Çalışma Bakanı, kurumsal şirketlerin sendikalı olmalarını öneriyor. ‘Beyaz bayrak takarız, birtakım inisiyatifler tanırız’ diyor. Fakat görüyorsunuz, hiçbir şekilde destek bulamıyoruz. Zaten bizim yetki mektubumuzu kaile dahi almadılar. Hiç muhatap bulamadık. Bir kısmımızı çıkardılar, 150-200 kişi... Bir kısmımızı sürdüler. Bir kısmımız da halen 80- 85 günden beri çalışıyor gözüküyor. 200'ün üzerinde sürülen ve çıkarılan işçi vardır" dedi.