DİSK'e bağlı Genel- İş Sendikası İzmir Şubesi üyeleri, bugün Konak Meydanı'ndaki Sosyal Güvenlik Kurumu binasının önünde bir basın açıklaması yaptı. AK Parti hükümetinin muhalefet partilerindeki belediyelerin taşınmazlarına ipotek ve haciz koymasını, banka kredilerini onaylamamasını ve İller Bankası'ndan gelen payları düşürmesini protesto eden işçiler, "İpoteği kaldır, işçi evine ekmek götürsün" pankartı açtı. İşçiler, "Hükümet istifa", "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz", "Yandaşa değil emekçiye bütçe", "Gün gelecek devran dönecek, AKP halka hesap verecek" sloganları attı.

"AMAÇLARI 'BELEDİYELER İŞ YAPMIYOR' DEDİRTMEK"

Soyer yardımların toplandığı Fuar İzmir'i ziyaret etti Soyer yardımların toplandığı Fuar İzmir'i ziyaret etti

DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, basın açıklaması öncesinde, "Bu ülkede o kadar çok sorun var ki; hangisine değineceğimizi, hangisine karşı mücadele edeceğimizi şaşırıyoruz. Ama en son, seçime giderken muhalif belediyeleri susturmak, Güneydoğu'daki belediyelere kayyum atayarak ve Batı'daki, Anadolu'daki belediyelerdeki baskıları da bir bir yaşıyoruz. Amaçları işçilerle halkı karşı karşıya getirmek ve 'bu belediyeler iş yapmıyor' dedirtmek. Ama bizi karşı karşıyaka getiremeyeceksiniz. Haziranda bunun hesabını sandıkta vereceğiz" dedi.

"BELEDİYELER İŞÇİ MAAŞLARINI ÖDEYEMEYECEK DURUMA GELDİ"

Sarı, basın açıklamasında ise ülkede kriz nedeniyle enflasyon sürekli artarken, işçilerin alım gücünün azaldığını, gelir dağılımının bozulduğunu ve yoksulluğun ağırlaştığını dile getirdi. AKP hükümetinin taraflı uygulamaları nedeniyle belediye işçilerinin bu krizde iyice mağdur olduğunu anlatan Sarı, şöyle konuştu:

"Ülkede ekonomik ve siyasal olarak tam bir yıkım içindeyiz. Ekonomik kriz ile birlikte enflasyon her geçen gün artarken, işçilerin alım günü azaldı, gelir dağılımı bozuldu, yoksulluk arttı, yaşam koşulları ağırlaştı. Hayat pahalılığına karşı her gün yoksullaşan işçiler en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale geldiler. Kamu hizmetleri, özelde de belediye hizmetleri hem toplumun temel taşları hem de işkolumuzda çalışan işçilerin istihdam alanıdır. Bu yüzden belediyelere uygulanan taraflı ya da davranışlar doğrudan bizi ve üyelerimizi ilgilendirmektedir. Ayrıca hem işçi maaşı ve hem de belediyelerin hizmetleri için gönderilen İller Bankası payı merkezi hükümet tarafından kesintiye uğratılıyor. Bu durumda geliri olmayan belediyeler işçi maaşlarını ödeyemeyecek duruma gelmişlerdir. Üstelik bir de bunun üzerine SGK ve vergi daireleri, vergi borçlarını bahane ederek bazı belediyelerinin borçlarına, bazı belediyelerin tüm varlıklarına ipotek koymuştur. Bu durum yasal değildir. Çünkü SGK ve vergi borcu ne kadarsa o kurumun o kadar mal varlığına ipotek ve haciz konulması gerekmektedir. Ancak, muhalif belediyelere eşi benzeri görülmemiş şekilde, tüm taşınmazlarına ihtiyati tedbir kararı konulmuştur. Hesaplarına haciz konulmuştur."

YANDAŞ BELEDİYEDE İŞÇİ OLSAK BAŞIMIZA BUNLAR GELECEK MİYDİ?"

AK Partili belediyelerde ise durumun tam tersi olduğunu vurgulayan Memiş Sarı, şunları söyledi:

"Hatırlarsınız, Melih Gökçek döneminde Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne her türlü kolaylık sağlanmış, hatta yeni yasa çıkarılarak vergi borçları silinmiştir. Aynı şekilde Aliağa Belediyesi’nde, Bergama Belediyesi’nde cami, okul gibi kamu yararına olan yerler vergi borçlarına karşılık SGK'ya ve vergi dairelerine devredilmiştir. Dahası da var; son 10 yılda 128 kez vergi indirimi yapılmış. Şimdi sorarız; yandaş bir belediyede çalışan işçiler olsak bu başımıza gelecek miydi? Bunların sonucu olarak da belediyeler ek bir geliri olmadığı ve mal varlıklarını değerlendiremediği gibi aynı şekilde İller Bankası'ndan gelen paylar da yüzde 50 kesilmiştir.

Bu ülkenin neyi varsa soyan, neyi varsa talan eden 5'li çetenin bütün borçlarını, vergi borçlarını siliyorsunuz ama halka hizmet eden, işçileriyle ölümden doğuma kadar tüm hizmeti sürdüren belediyelerin maaşlarına bile haciz koyacak kadar alçalıyorsunuz, küçülüyorsunuz. Bunu sizin yanınıza bırakmayacağız. Bırakmayacağız. Ancak bu böyle gitmez diyen ve hayatı elleriyle yaratan işçiler, seçim günü geldiğinde ülkeyi elleriyle yeniden yaratarak, sandıkta bu açlığın, yokluğun ve yoksulluğun hesabını soracaktır."

HÜKÜMETE ÇAĞRI YAPTI

Sarı, AK Parti hükümetine şu çağrıyı yaptı:

"Buradan siyasi iktidara ve ilgili bakanlıklara sesleniyoruz, İller Bankası'ndan gelen payı düşürmek yerine, bu payı kamu yararına kullanacak olan belediyelere enflasyon oranında arttırarak gönderin. Bankaların belediyelerin talepleri doğrultusunda kredi onayı vermesinin önündeki engelleri kaldırın."

Uygulamadan bir an önce vazgeçilmesini isteyen Memiş Sarı, "Bozuk düzende sağlam çark olmaz diyorlar. Ama bozuk düzeni değiştirecek olan ve dünyayı yaratan işçilerin elleridir. İşçilerin güçleridir. Bugün sembolik olarak SGK ve vergi dairesinin önündeyiz. Ama iktidar, bizi bu açlığa mahkum eden hamlelerinden vazgeçmezse, bakanlıkların önünde, yetmezse AKP İl Binası’nın önünde hep birlikte tüm işçilerle olacağımızı buradan kamuoyuna duyuruyoruz" dedi.

"EĞER BU SORUN ÇÖZÜLMEZSE BİZ HAZİRANDA KOMPLE ÇÖZECEĞİZ"

Sarı, TBMM'de grubu bulunan siyasi partilere ve AK Partili belediye meclis üyelerine de bir çağrı yaparken, şunları söyledi:

"Mecliste grubu bulunan ve 'İzmir Milletvekiliyim' diye sokaklarda gezen, AKP, MHP, İYİ Parti, CHP, HDP milletvekillerine buradan sesleniyoruz; İzmir'de işçinin ekmeğini kesecek tüm hamlelere karşı Meclis’te yüksek sesle, direnişle cevap vermezseniz yarın sokaklarda işçilerden oy beklemeyin, oy istemeyin. İktidarın milletvekillerine ve iktidarın burada, belediyelerde bulunan meclis üyelerine sesleniyoruz. İzmir'de hizmet üretilmiyor diyen AKP'li meclis üyelerine sesleniyoruz. Bu kadar çok İzmir'i, bu kadar çok işçiyi ve emekçiyi düşünüyorsanız, iktidar elinizde, tek adam yanınızda, söyleyin bir kararnameyle bu sorunu çözsün. Eğer bu sorun çözülmezse biz işçiler, emekliler, memurlar, çalışanlar bu sorunu haziranda ya da daha önce yapacağınız seçimde komple çözeceğimizin sözünü çok yüksek sesle söylüyoruz."